Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 11. Anadolu Medya Ödülleri töreninde medya dünyasının başarılı isim ve kuruluşları ödüllerine kavuştu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın katıldığı törende konuşan Türkiye Basın Federasyonu Genel Başkanı Sinan Burhan, medya dünyasındaki "tarafsızlık" tartışmalarına sert sözlerle yanıt verirken, "Bu ülkeye ideolojik düşmanlık yapanlar hariç, mesleğe emek veren herkese ödül verdik" dedi.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen törende medya sektörünün farklı alanlarında ödüle layık görülen isim ve kuruluşlar açıklandı. Törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da katılırken, Türkiye Basın Federasyonu Genel Başkanı Sinan Burhan'ın açıklamaları geceye damga vurdu.
"BİZ TARAFLIYIZ" RESTİ
Burhan, Anadolu medyasına verilen ödüller üzerinden yapılan eleştirilere sert tepki gösterdi. Bazı medya kuruluşlarının belirli kesimler tarafından ödüllendirilmediğini savunan Burhan, "Onlar tarafsız, biz yandaşız. Kusura bakmayın, artık bu söylemleri kimse kabul etmiyor" ifadelerini kullandı.
Burhan, ödüllerin yalnızca kendilerine yakın isimlere verilmediğini belirterek, "Bu ülkeye ideolojik düşmanlık yapanlar hariç, mesleğe emek veren herkese ödül verdik" dedi.
"TARAFSIZLIKTAN BAHSEDEMEZLER"
Medya dünyasındaki geçmiş tartışmalara da göndermede bulunan Burhan, "Düne kadar 'Muhtar bile olamaz' manşetleri atanlar, darbeleri alkışlayanlar, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ve milletin değerlerini yok sayanlar bugün tarafsızlıktan bahsedemez" sözleriyle dikkat çekti.
Burhan ayrıca yabancı medya kuruluşlarının Türkiye'deki yayın politikalarını da eleştirdi. Yabancı medya kuruluşlarının ülkede kargaşa çıkarmaya yönelik bir strateji izlediğini savunan Burhan, "Aile düşmanlığı ve LGBT propagandası yapıyorlar. Bu milletin değerlerini aşağılayan bir anlayışa sahipler" ifadelerini kullandı.
Dijital mecralara yönelen reklam gelirlerine de dikkat çeken Burhan, geçtiğimiz yıl Google, Instagram ve YouTube gibi platformlara 158 milyar lira reklam harcaması yapıldığını belirterek, yerli ve milli bir çözüm çağrısında bulundu.
ANADOLU MEDYASINA "POZİTİF AYRIMCILIK" ÇAĞRISI
Burhan, Anadolu medyasının yaşadığı ekonomik ve yapısal sorunlara ilişkin taleplerini de sıraladı. Medya mensupları için yeşil pasaport talebini yineleyen Burhan, özellikle savaş, deprem ve yurt dışı görevlerinde çalışan gazeteciler için destek istedi.
Uydu ücretlerinin yerel televizyonlar üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu belirten Burhan, "Uydu fiyatlarının düşürülmesi ve Anadolu medyasına pozitif ayrımcılık yapılması en önemli talebimizdir" dedi.
Telif hakları ve özel sektörde çalışan muhabir, kameraman ve montajcıların özlük haklarına ilişkin sorunların da çözülmesini isteyen Burhan, sektör çalışanlarının yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekti.
CEVDET YILMAZ'DAN DEZENFORMASYON UYARISI
11. Anadolu Medya Ödülleri programında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Türkiye, 10 binlerce canına ve en az 2,3 trilyon doları aşan ekonomik kaynağına mal olan terör meselesini çözme yolunda çok önemli bir fırsat yakalamıştır" diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu fırsatın heba edilmesine veya sabote edilmesine asla izin vermemeliyiz. Bu süreçte çeşitli provokasyonlar, dezenformasyon çabaları olabilir."
Burada konuşan Yılmaz, bölgenin uzun süredir ardı arkası kesilmeyen krizler, savaşlar ve çatışmalarla karşı karşıya olduğunu, kural tanımazlığın yaygınlaştığı bu ortamın kadınların, çocukların, masum sivillerin ve gazetecilerin hayatına mal olduğunu söyledi.
Gazze'de 7 Ekim 2023'ten bu yana 270'in üzerinde gazetecinin İsrail saldırılarında şehit olduğunu hatırlatan Yılmaz, bu süreçte İsrail'in yeleklerinde "PRESS" ibaresi bulunan basın mensuplarını bile isteye hedef aldığını, gazetecilerin görevlerini yapmalarını engellemek için her türlü hukuksuzluğa başvurduğunu ifade etti.
Yılmaz, bu ağır tablo karşısında uluslararası medya kuruluşlarının sergilediği tutumun da ibret verici olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
"Basın özgürlüğü, tarafsız habercilik, haber alma hürriyeti, medya ve savaş hukuku söz konusu olduğunda yüksek perdeden konuşan pek çok yabancı basın kuruluşu, İsrail'in gazetecilere yönelik saldırılarını sadece seyretmekle yetindiler. Katliamları haberleştirirken bile failleri perdeleyen bir dil kullandılar. Gezi olaylarında ülkemizde haftalarca kamp kuran bu kuruluşlarının gözünde 73 bin masum ve 270 gazeteci sadece birer istatistiğe dönüştü.
Zalimlerin korkulu rüyası hakikatin aydınlığıdır. Zalimleri en fazla korkutan hakikattir, bunun aydınlığıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın mazlumlardan yana hakikatleri gür bir şekilde ifade eden liderliğinde, bu zor zamanlarda insani değerleri yaşatan, destekleyen basın mensuplarını yürekten tekrar kutluyorum. Hükümet olarak, Türkiye Cumhuriyeti olarak, işini hakka, hukuka, hakikate dayalı olarak yapan bu basın mensuplarının yanında olmaya devam edeceğimizi, her zaman kalbimizin, gönlümüzün onlarla birlikte attığını ifade etmek istiyorum."
Toplumun ve hayatın aynası olan basının, halkın sesini ve ülkenin müşterek hafızasını taşıyan temel mecralardan biri olduğunu belirten Yılmaz, basın ve yayın ekosisteminin kılcal damarlarını oluşturan yerel medyanın bu bakımdan ayrı değer taşıdığını vurguladı.
Yılmaz, bünyesinde çok sayıda yerel ve bölgesel radyo, televizyon, gazete ve dergi bulunan Türkiye Basın Federasyonunun da bu alanda önemli sorumluluk üstlendiğini dile getirerek, Federasyonun 16 yıllık birikiminin Anadolu medyasının dayanışma gücünü büyüttüğünü ve sesini daha geniş kitlelere ulaştırdığını ifade etti.
"MİLLETÇE ÇOK UYANIK OLMAMIZ GEREKİYOR"
Terörsüz Türkiye'nin hedefinin milletin geleceğini ve kardeşliğini doğrudan ilgilendiren son derece önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:
"Dün milli irademizin tecelligahı olan Gazi Meclisimizde 467 kabul oyuyla tarihi bir yasa geçmiş oldu. Bu çok önemli bir gelişme. 467, hatırladığım kadarıyla hiç olmadı. Varsa da ben bilmiyorum doğrusu. Çok tarihi bir oy oranı. Bu yüksek destek, Terörsüz Türkiye konusunda milli iradenin tavrını, toplumun desteğini ve ulaşılan siyasi mutabakatı göstermesi bakımından son derece anlamlı, değerli bir oy oranı. Bu açıdan gerçekten önemli bir gün yaşadık dün.
Türkiye, 10 binlerce canına ve en az 2,3 trilyon doları aşan ekonomik kaynağına mal olan terör meselesini çözme yolunda çok önemli bir fırsat yakalamıştır. Bu fırsatın heba edilmesine veya sabote edilmesine asla izin vermemeliyiz. Bu süreçte çeşitli provokasyonlar, dezenformasyon çabaları olabilir. Hassas bir sürece girmiş durumdayız. Özellikle silahların bırakılmasını kapsayan bu hassas dönemde basına da medyaya da çok önemli bir görev düştüğünün altını çizmek isterim. Depremlerde, çeşitli krizlerde de yaşıyoruz. Sosyal medyanın da etkisiyle hiçbir hakikate dayanmayan dezenformasyon çabalarıyla ülkemizi rayından çıkarmaya çalışan çevreler olabilir. Bu beladan Türkiye'nin kurtulmasını istemeyen, bu prangalardan ülkemizin kurtulmasını istemeyen çeşitli güç odakları olabilir ve bunların çabaları olabilir. Buna karşı milletçe, bütün kesimler olarak çok uyanık olmamız gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Meydanı terör üzerinden siyasi hesap yapan ve ülkemizin huzurunu kendi çıkarlarına feda eden çevrelere bırakmamalıyız."
Yılmaz, siyasetin, medyanın ve milletin ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesinin, bu sürecin başarıya ulaşması bakımından büyük önem taşıdığına işaret ederek, "Medya mensuplarımız başta olmak üzere kamuoyuna söz söyleyen her aktörün kullandığı dile, verdiği mesaja ve oluşturduğu etkiye özen göstermesi elbette ki beklentimizdir. Tarih, ülkemizin terörden kurtulmasına omuz verenleri de bu yürüyüşe engel çıkarmaya çalışanları da kaydedecektir. Terörsüz Türkiye hedefini sorumlulukla destekleyenler, milletimizin vicdanında ve derin hafızasında hak ettikleri yeri alacaklardır." diye konuştu.
Bu sürecin tamamen bir "Türkiye modeli" olarak başladığının ve devam ettiğinin altını çizen Yılmaz, "Üçüncü bir gözün olmadığı, milli irademizle ve kapasitemizle temel sorunları çözme gücümüzü ortaya koyduğumuz bir süreçtir. Türkiye'nin bu temel meselede ortaya koyacağı başarı, diğer sorun alanlarında da ülkemize güç verecektir." ifadelerini kullandı.
"UNUTMAMALIYIZ Kİ ORTAK PAYDAMIZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ"
Yılmaz, eleştirinin bulunmadığı yerde gelişme olmayacağını, hakkaniyetli eleştirinin ilerlemenin, gelişmenin, sorun çözmenin de dinamiği olduğunu vurgulayarak, şunları dile getirdi:
"Doğru bir usulle, doğru bir üslupla ifade edilemeyecek hiçbir fikir yoktur. Elbette bazı konularda farklı düşünebiliriz, farklı fikirlerimiz olabilir. Meselelere farklı açılardan bakabilir, geçmişe ve geleceğe ilişkin ayrı değerlendirmeler yapabiliriz. Ama unutmamalıyız ki ortak paydamız Türkiye Cumhuriyeti, milletimizin huzuru, ülkemizin güçlü ve müreffeh geleceğidir. İsimlerimiz farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, vesayetçilerin kalem oynattığı ve farklı seslerin bastırıldığı tek tipçi medya düzeninin geride bırakıldığını kaydeden Yılmaz, "Kim ne derse desin, geçmişte medya özgürlüğü vardı, çoğulcu medya vardı, sonra bu zayıfladı diye ifade edenlere şunu söylememiz lazım, vesayetçi bir demokraside medya özgürlüğü olmaz. Olsa olsa vesayetin çeşitli kanallarla ifade edilmesi olur. Vesayetçi demokrasiden normal bir demokrasiye geçmiş olmamız, medya için de aslında çok daha özgürlükçü bir ortam oluşturmuştur." şeklinde konuştu.
Yılmaz, Anadolu medyasının farklı alanlarda karşılaştığı zorlukların farkında olduklarını belirterek, "Bugüne kadar hiçbir zaman Anadolu medyamızın beklentilerine duyarsız kalmadık. Bundan sonra da bütün imkanlarımızla bu sorunların aşılması, daha kaliteli, daha olumlu bir çalışma ortamına ulaşılması yolunda elimizden gelen desteği vereceğimizi ifade etmek istiyorum." dedi.
11. Anadolu Medya Ödülleri'nin hayırlara vesile olmasını dileyen Yılmaz, ödüle layık görülen kurumları, kişileri, medya mensuplarını kutladı.
Yılmaz, organizasyonu gerçekleştiren Türkiye Basın Federasyonuna, jüri üyelerine ve katkı sunanlara teşekkür etti.
İŞTE 11. ANADOLU MEDYA ÖDÜLLERİ'NİN SAHİPLERİ
Törende ödüle layık görülen isim ve kuruluşlar şöyle:
Yılın Televizyon Kanalı: TRT Kürdi
Yılın Ankara Temsilcisi: Ülke TV Ankara Temsilcisi Mustafa Pala
Yılın Fikir Adamı: Sadık Albayrak
Yılın Diplomasi Muhabiri: CNN Türk ABD Temsilcisi Yunus Paksoy
Yılın Kültür Kanalı: TVNET
Yılın Moderatörü: Bengütürk TV Program Müdürü Cem Açıkgöz
Yılın Ekonomi Kanalı: Bloomberg TV
Yılın Gazete Genel Yayın Yönetmeni: Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Özay Şendir
Yılın Televizyon Yöneticisi: TV100 Genel Yayın Yönetmeni Deniz Gürel
Yılın Yayın Koordinatörü: Beyaz TV Genel Koordinatörü Yeliz Tercanlı
Yılın Köşe Yazarı: Türkiye Gazetesi Ankara Temsilcisi Akif Bülbül
Yılın Vefa Ödülü: Gazeteci Cahide Hayrunnisa Çiçek ve Filistinli Gazeteci Amir Lafi
Yılın Televizyon Dizisi: Uzak Şehir
Yılın Savunma Dergisi: SAVTEK Dergisi
Yılın Muhabiri: NTV Muhabiri Osman Terkan
Yılın Yerel TV Genel Yayın Yönetmeni: Altaş TV Genel Yayın Yönetmeni Funda Altaş Şimşit
Yılın Televizyon Programı: MasterChef Türkiye
Yılın Türk Dünyası Haberleri: Haber Global adına Genel Yayın Yönetmeni Taha Dağlı
Yılın İnternet Haber Sitesi: Haberler.com adına Genel Yayın Yönetmeni Bedia Teymur
Yılın Televizyon Yorumcusu: Türkmedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel
Yılın Platformu: TRT Tabii
Yılın Yerel Radyosu: Keskin FM
Yılın Karikatür Sanatçısı: Yeni Akit Gazetesi Karikatüristi Kemal Güler
Yılın Yerel Gazetesi: Halıkent Gazetesi
Yılın Ekonomi Yazarı: Sabah Gazetesi Yazarı Faruk Erdem
Yılın Genel Yayın Yönetmeni: A Haber Genel Yayın Yönetmeni Abdulhalik Çimen
Yılın Haber Spikeri: TRT Haber Spikeri Fatih Çimen

1 saat önce
23










English (US) ·