Giriş Tarihi: 19 Eylül 2026 17:46 Son Güncelleme: 19 Eylül 2026 17:54
ahaber.com.tr - Özel Haber
On yıllardır Türkiye’nin en can yakıcı meselelerinden biri olan ve binlerce ocağa şehit ateşi düşüren terör belasında tarihi bir dönüm noktasına gelindi. Eli kanlı terör örgütü PKK’nın fesih kararı alması, silah bırakma sürecinin resmen başlaması ve Meclis çatısı altında atılan adımlarla Türkiye, 47 yıllık terör defterini kapatmaya hazırlanıyor. Yerli ve milli savunma sanayisinin gücü, güvenlik güçlerinin tavizsiz mücadelesi ve devlet-millet birlikteliğiyle Türkiye, terörün kökünü kazıyarak aydınlık ve müreffeh bir geleceğin kapılarını aralıyor.
Türkiye, geçmişte her televizyon açıldığında yürekleri dağlayan acı haberlerle sarsılmıştı. Şehit Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan'dan Silvan'daki hain pusuda şehit düşen vatan evlatlarına kadar binlerce ocağa ateş düşmüştü.
O karanlık yıllarda feryat eden acılı bir anne, "Genç yaşında bizi mahvettiler; ah yavrular, delikanlılar, çok gençtiler, nasıl kıydılar." sözleriyle yürek yakan feryadını dile getirmişti.
Terörün parçaladığı ailelerin dramı, evlat nöbetleriyle meydanlara taşınmıştı. Evlat nöbetindeki bir baba, "Benim oğlum 6'ncı sınıfa gidiyordu, daha 15 yaşındaydı; bu Allah'tan reva mıdır?" ifadelerini kullanmıştı.

Yıllarca evladına hasret bırakılan bir başka anne ise "5 sene oldu görmedim, hasretinden yanmışım; biz dua ediyoruz ki evlatlarımız askerimize, devletimize karşı gelmesin" sözleriyle dökülen gözyaşlarını ve tükenmeyen hasretini aktarmıştı.
Bu topraklarda nesiller terör bültenleriyle büyümüştü. Hükümetler değişmiş ancak terör gündemden düşmemişti. Doğu ve Güneydoğu'da yatırımlar baltalanmış, turizm ağır darbe almış ve çocukların istikbaline korkunun gölgesi düşmüştü.

GABAR'DA DEĞİŞEN KADER VE BOZULAN KİRLİ OYUNLAR
Sınırların hemen ötesinde petrol fışkırırken Türkiye topraklarındaki zenginliklerin yıllarca atıl bırakılmasının arkasındaki sinsi tezgahın, terörün kökünün kazınmasıyla tamamen deşifre olduğu ifade edilmişti.
Nitekim Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "Hani eskiden beri hep düşünürdük ya, Gabar'daki keşiften sonra bu ülkede birilerinin niçin terörün bitmesini istemediğini çok daha iyi anlıyor muyuz?" ifadeleriyle Türkiye'nin petrol kaynaklarından yararlanmaması için kurulduğu belirtilen uluslararası tuzaklara ve kirli senaryolara dikkat çekmişti.
Bölgenin terörden arındırılmasıyla birlikte kaynakları sömüren ve milletin huzurunu hedef alan tüm oyunların tek tek bozulduğu belirtilmişti.

MİLLİ GÜVENLİK DOKTRİNİYLE GELEN TARİHî DÖNÜŞÜM
Milletin "Artık yeter!" haykırışının ardından Türkiye, güvenlik doktrininde köklü bir zihniyet değişimine imza atmıştı.
Savunma sanayiindeki yerli ve millî atılımlar, göklerdeki gururumuz İHA ve SİHA'lar, sınır ötesinde gerçekleştirilen Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Pençe harekâtları ile MİT'in nokta atışı operasyonları sayesinde tehdit doğrudan kaynağında kurutulmuştu.
Bir zamanlar silah seslerinin yankılandığı Hakkari'nin Çukurca ilçesi, kararlı operasyonların ardından doğa sporları ve foto safari festivallerinin merkezine dönüşmüştü.

Sahadaki bu tarihî dönüşüm; 27 Şubat 2025 çağrısı, PKK'nın fesih kararı, silah bırakma görüntüleri ve TBMM çatısı altındaki komisyon çalışmalarıyla 2026'daki çerçeve kanun adımlarının da önünü açmıştı.
Sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini belirten Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' vizyonumuzun menziline ulaştırılmasını devlet-millet el ele vererek kalıcı biçimde çözeceğiz" sözleriyle devletin iradesini vurgulamıştı.

TERÖRÜN BİTTİĞİ TÜRKİYE: MÜREFFEH VE AYDINLIK BİR GELECEK
Bugün İstanbul'dan Şırnak'a, Ankara'dan Hakkari ve Diyarbakır'a kadar parklarda neşeyle koşan çocuklar ve cıvıl cıvıl sokaklar, tesis edilen huzur ikliminin en somut göstergeleri olmuştu.
Türkiye'nin girdiği yeni dönemi müjdeleyen Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "Terörün, silahın, şiddetin, illegalitenin devri artık kapanmıştır... Pek çok konuda yeni bir dönem bizi bekliyor" ifadeleriyle yeni bir dönemin kapısını aralamıştı.

Yirmi yıl önce hayal dahi edilemeyen hedefler bir bir gerçeğe dönüşürken Türkiye, enerjisini, kaynağını ve vaktini ekonomiye, üretime, teknolojiye ve kardeşliğe harcayarak yarının nesillerinin "terör" kelimesini yalnızca tarih kitaplarında okuyacağı aydınlık bir geleceğe doğru ilerlemişti.
Mobil uygulamalarımızı indirin

1 saat önce
37










English (US) ·