Güncelleme Tarihi: Mayıs 30, 2026 12:59
Derleyen: ÖZGÜR YILDIZ & Fotoğraflar: iStock
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 30, 2026 12:59
Henüz 19 yaşındayken prediyabet sınırına geldiği söylenen Georgia, yıllarca gizli yeme atakları ve başarısız diyetlerle mücadele etti. Sağlık uyarısı sonrası yemek ile kurduğu ilişkiyi değiştiren genç kadın, yaklaşık 60 kilo vererek hem bedenini hem de yaşam tarzını baştan aşağı dönüştürdü.
1/15
Henüz 19 yaşındayken doktorunun karşısında oturan Georgia, kan şekeri, tansiyon ve vücut kitle indeksi sonuçlarına bakarken hayatını değiştirecek uyarıyı aldı. Doktoru, tüm sağlık göstergelerinin yanlış yöne gittiğini ve tip 2 diyabetin eşiğinde olduğunu söyledi.
O dönem 1,73 metre boyunda ve yaklaşık 130 kiloydu. Yaşı çok genç olmasına rağmen sağlık verileri çok daha ileri yaştaki birinin sonuçlarını andırıyordu.
2/15
Doktoru, karbonhidratları kesip yüksek yağlı ve düşük karbonhidratlı bir beslenme düzenine geçmesini önerdi. Ancak Georgia’ya göre asıl mesele karbonhidratlar değildi.
Yıllardır gizlice sürdürdüğü yeme atakları, duygusal açlık ve yemekle kurduğu sorunlu ilişki, kilo probleminin merkezindeydi. Sağlık uyarısı ise artık bu döngüyü görmezden gelemeyeceği bir noktaya geldiğini gösterdi.
3/15
Georgia’nın çocukluk ve gençlik yıllarında kilosu sık sık değişti. En kilolu dönemlerinde büyük beden kıyafetler giyiyor, kilo verdiği dönemlerde ise çok daha küçük bedenlere sığabiliyordu.
Ancak bu iniş çıkışların hiçbiri kalıcı olmamıştı. Çünkü sorun yalnızca ne yediği değil, neden yediğiydi. Yemek, onun için çoğu zaman bir rahatlama ve saklanma alanına dönüşmüştü.
4/15
Georgia, çocukluğunda kadınların zayıf olması gerektiği düşüncesinin sık sık vurgulandığı bir ortamda büyüdüğünü anlatıyor. Aile içindeki diyet kültürü, dergilerdeki beden algısı ve çevreden gelen yorumlar, yeme davranışı üzerinde derin izler bıraktı.
Okulda kilosu nedeniyle zorbalığa uğraması ise tabloyu daha da ağırlaştırdı. Eve dönerken çikolata, cips ve şeker alıyor; bunları odasında gizlice yiyordu.
5/15
Ailesi onun bu davranışlarını fark etse de sorunun derinliğini anlamakta zorlandı. Georgia, doktorlara, diyetisyenlere ve kişisel antrenörlere götürüldü. Hatta gençlere yönelik zayıflama kamplarına gönderildi.
Bu kamplardan birinde çok az yemekle ağır egzersizler yapmak zorunda kaldığını, bir haftada yaklaşık 10 kilo verdiğini ancak eve döndükten kısa süre sonra hepsini geri aldığını söylüyor.
6/15
Georgia, ailesinin kötü niyetli olmadığını özellikle vurguluyor. Onların gerçekten yardım etmek istediğini biliyordu. Fakat uygulanan yöntemler, onun yemekle kurduğu duygusal ilişkiyi çözmüyordu.
Kısıtlayıcı diyetler ve ağır egzersizler kısa süreli sonuç veriyor, ancak yalnızlık, utanç ve suçluluk hissi daha da büyüyordu.
7/15
2014 yılında doktorundan aldığı uyarı, Georgia için dönüm noktası oldu. Tip 2 diyabet riski artık soyut bir ihtimal değil, çok yakın bir gerçekti.
Geleceğini düşündüğünde ilaçlar, sürekli takip ve daha ağır sağlık sorunları ihtimaliyle yüzleşti. Bu korkutucuydu ama aynı zamanda hâlâ bir şeyleri değiştirme şansı olduğunu da gösteriyordu.
8/15
Kalıcı çözümü bulması birkaç yıl sürdü. 20 yaşında Londra’ya taşındı ve çalışmaya başladı. Gün içinde öğle yemeğini atlıyor, iş çıkışı arkadaşlarıyla içki içiyor, akşamları ise fazla yemek yiyordu.
Hafta sonları uzun brunch’lar, alkol ve paket servislerle geçiyor; pazar akşamı ise pazartesi yeniden başlayacağına dair kendine söz veriyordu. Bu döngü tanıdıktı ama artık sürdürülemez hale gelmişti.
9/15
Georgia sonunda Londra’dan uzaklaşıp Galler sınırına yakın bir yağ kaybı kampına katıldı. Bu kez kamp deneyimi çocukluğundaki kadar yıkıcı olmadı; aksine ona ihtiyaç duyduğu düzeni verdi.
Programda kontrollü beslenme, egzersiz ve grup görüşmeleri vardı. Georgia, burada yalnızca kilo vermeyi değil, yemekle kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmeyi öğrendi.
10/15
Egzersiz onun için tamamen yabancı değildi. En kilolu dönemlerinde bile spor salonuna gidiyor ve antrenörlerle çalışıyordu. Ancak bu kez odağı yalnızca kalori yakmak değil, sürdürülebilir alışkanlıklar geliştirmekti.
Beslenmesini protein, sebze, meyve ve daha doğal gıdalar etrafında şekillendirdi. Sağlıklı yağlar ve karbonhidratlar arasında denge kurmayı öğrenmeye başladı.
11/15
Kamp sonrası evine döndüğünde yeni düzenini devam ettirdi. Kalori takibi yaptı, yemeklerini evde hazırladı ve dışarıdan sipariş alışkanlığını büyük ölçüde azalttı.
Biftek, fırında patates, salata, sebzeli tavuklu sote ve bolonez soslu makarna gibi yemekler rutinine girdi. Bu kez beslenme düzeni sıkıcı ya da cezalandırıcı değil, uygulanabilir hissettiriyordu.
12/15
Georgia çikolatayı tamamen hayatından çıkarmadı. Bunun yerine onu daha dengeli şekilde tüketmeyi öğrendi. Öğleden sonra paket paket atıştırmak yerine, birkaç parçayı yoğurt, protein tozu ve meyvelerle karıştırarak tüketiyordu.
Bu küçük değişiklikler, yeme isteğini bastırmaktan çok yönetmeyi öğretti. Zamanla bedenine ve kararlarına daha fazla güvenmeye başladı.
13/15
Kamp süreci ve sonrasındaki aylarda Georgia yaklaşık 20 kilo verdi. Ardından spor salonunda ağırlık bölümünde daha özgüvenli olmak için güç antrenmanlarına yöneldi.
Bu süreçte Mark adlı bir antrenörle çalışmaya başladı. Mark, ona “düzeltilmesi gereken biri” gibi davranmadı; bedeninin sandığından çok daha güçlü olduğunu gösterdi.
14/15
Georgia haftada 4 gün antrenman yapmaya başladı. Kısa süre içinde ağırlık çalışmalarında ciddi ilerleme kaydetti ve daha önce gözünde büyüttüğü egzersizlerden keyif almaya başladı.
Mart 2018’deki düğün gününe gelindiğinde yaklaşık 60 kilo vermişti. Fotoğraflarda yalnızca daha zayıf değil; daha güçlü, daha özgüvenli ve daha mutlu görünüyordu.
15/15
Georgia bugün bir güç ve kondisyon koçu ile beslenme uzmanı olarak çalışıyor. Kendi deneyimi, başkalarına da sürdürülebilir alışkanlıklar kazandırma motivasyonuna dönüştü.
Ona göre kalıcı değişimin sırrı bedeni cezalandırmak değil, onunla birlikte çalışmak. Kas kütlesini artırmak, yeterli protein almak, günlük hareketi artırmak, düzenli uyumak ve zararlı diyet kalıplarını geride bırakmak uzun vadeli sağlığın temel parçaları arasında yer alıyor.

1 hafta önce
55









English (US) ·