Adalet Bakanı Akın Gürlek, konuk olduğu canlı yayında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
(FOTO: AA )
Bakan Gürlek'in açıklamalarından satır başları...
"TERÖR SORUNUNU AŞACAĞIZ"
"Terörsüz Türkiye sürecine çok önem veriyoruz. İnsanlar artık terör sorunundan kurtulmak istiyor. Çok önemli adımlar atıldı. Süreç güzel gidiyor, bu süreçten sonra bunun meyvelerini toplayacağız. Türkiye kendi içerisinde terör sorununu çözdüğü zaman güvenli alan haline gelir. Bu süreci çok önemsiyoruz. Meclis bu rapor çerçevesinde takdir hakkı kullanacak. Terör sorununu aşacağız.
(FOTO: AA )
"ŞAHSA İLİŞKİN DÜZENLEMELER OLAMAZ"
Yapılacak düzenlemeler kesinlikle genel affa ilişkin olamaz. Şahsa ilişkin düzenlemeler de olamaz. Bunu net şekilde ayırmamız gerekiyor. Şahsi cezasızlık sonucunu doğuracak düzenlemeler yapılamaz. Genel af çağrışımı oluşturacak bir düzenleme söz konusu olamaz. Aynı şekilde cezasızlık algısı oluşturabilecek düzenlemeler de kabul edilemez. Bu husus raporda da belirtilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız da kamuoyuna yaptığı açıklamalarda bunu ifade etmiştir. İnfaz Kanunu'nda düzenleme yapılabilir, Terörle Mücadele Kanunu'nda değişiklik yapılabilir ya da Yüce Meclis yeni bir yasa çıkarabilir ve geçici maddeler ihdas edebilir. Bu tamamen Meclis'in takdirindedir.
(FOTO: AA )
Türkiye yalnızca tek bir terör örgütüyle mücadele etmiyor. Maalesef FETÖ, DEAŞ, DHKP-C gibi birçok terör örgütüyle karşı karşıyayız ve yoğun bir mücadele yürütülüyor. Böyle bir düzenleme yapılırken diğer terör örgütlerinin bundan yararlanmaması için gerekli önlemlerin alınması gerekir. Bu konuda Meclisimizin gerekli hassasiyeti göstereceğini düşünüyorum. Raporda da özellikle bu husus vurgulanmıştır. Yapılacak düzenlemelerin diğer terör örgütlerine uygulanmaması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Takdir Yüce Meclis'imizindir. Biz de süreci takip ediyoruz.
"RAPORDA UMUT HAKKI İFADESİ YOK"
Raporda umut hakkı diye bir ibare yok. Kişiye özel düzenleme olmaz. Yasal düzenleme genel affa ilişkin şahsa ilişkin olamaz, cezasızlık algısı oluşmamalı.
"YASADIŞI BAHİS, ŞİKE VE TEŞVİK SUÇLARIYLA İLGİLİ ÖZEL BİRİMLER KURMAYI PLANLIYORUM"
Bu kapsamda Türkiye genelinde yasadışı bahis, şike ve teşvik suçlarıyla ilgili tüm başsavcılıklar bünyesinde özel birimler kurmayı planlıyorum. İstanbul bu konuda örnek oldu. Mücadelemiz kararlılıkla devam edecek.
Başsavcılıktan Adalet Bakanlığına taşıdığım konulardan biri de uyuşturucuyla mücadeledir. Bu da yasadışı bahis ve şike gibi toplumun kanayan yaralarından biridir. Maalesef 14 yaşındaki gençlerin uyuşturucu kullandığını gördüm. Çok yaygın bir sorunla karşı karşıyayız. Elbette bu meselenin sosyolojik ve psikolojik boyutları da var. Gençler neden uyuşturucuya yöneliyor? Bunun temel nedenlerine inmek gerekir. Ancak biz yargı olarak suç boyutuyla ilgileniyoruz.
Sıklıkla şu eleştiri yapılıyor: "Hep kullanıcılar yakalanıyor, peki baronlar nerede?" Ben buna katılmıyorum. Sistem şöyle işliyor: Önce kullanıcı tespit edilir. Ardından dağıtıcıya, yani sokak satıcısına ulaşılır. Sonra ana dağıtıcıya ve nihayetinde büyük kartellere ulaşılır. Bu zincirleme bir süreçtir. Tüm dünyada da sistem bu şekilde işler. Kullanıcıdan başlayarak yukarı doğru ilerlersiniz.
"FUTBOLUN TEMİZ OLMASI LAZIM"
Bütün futbol maçları inceleniyor. Buranın temiz alan olarak kalması lazım. Şike ile mücadeleye dair özel bir ekip kurmayı düşünüyorum. Uyuşturucu operasyonlarının devamı gelecek. Dosyaların hepsi deliliydi."
SAPKIN İÇERİKLERLE MÜCADELE
Çocukların genel ahlakının da korunması gerekiyor. Maalesef çocukları cinsiyetsizliğe sevk eden yayınlar yapılıyor. Biz genel ahlaksızlığa sevk edenlere de operasyon yaptık. Sosyal medyada çocuklarımızı cinsiyetsizliğe sürükleyen, ahlakını bozan şahıslarla mücadele edeceğiz.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR
İnfaz düzenlemesi yapmamız lazım. Çocukları kullanan örgüt üyelerinin cezalarını artırdık. Gerekirse düzenleme yapacağız, çocuk cezanın tamamını yatacak. Ekranlarda, sosyal medyada, sanal dünyadaki yayınlar vs. bunların incelenmesi gerekiyor. Suç işleyen çocuğun ailesi de sorumludur. Arkadaşlarıma talimat verdim, dünyada nasıl uygulanıyor inceliyoruz. Norveç'te ceza verme işini 10 yaşına kadar çektiler.
SAHTE HESAPLARA SÜRE
15 yaş altına ilişkin düzenlemeyi Aile Bakanlığımız yürütüyor ve bu konuda Meclis'te komisyon çalışması yapıldı. Adalet Bakanlığı olarak biz 15 yaşını tamamlamış kişiler için düzenleme yapıyoruz. Amaç güvenli bir dijital alan oluşturmak. Nasıl olacak? Banka hesabına girişte olduğu gibi bir doğrulama sistemi öngörüyoruz. Kimlik doğrulama kodu ile hesap aktif hale gelecek. Kişisel verilerin sosyal medya şirketlerine veya devlete aktarılacağı yönündeki endişeler doğru değil. Sadece doğrulama kodu sistemi olacak; bu, güvenli giriş anlamına gelecek.
Almanya ve İspanya gibi ülkelerde de anonim hesaplara yönelik sıkı düzenlemeler var. Biz de 12. Yargı Paketi kapsamında bu düzenlemeyi hayata geçirmek istiyoruz. Sosyal medya platformları, BTK ve İletişim Başkanlığı ile toplantılar yapıyoruz. Geçiş süreci öngörüyoruz. Örneğin dört ay içinde hesap doğrulanmazsa hesap kapatılabilecek. Amacımız güvenli ve sorumlu bir dijital ortam oluşturmak. Sosyal medyada birine hakaret eden, tehdit eden veya şantaj yapan kişi bunun sorumluluğunu taşımalıdır. Bu düzenlemeyi çok önemsiyorum ve göreve geldiğim günden beri bu konuda özel bir ekip çalışıyor.
AVUKATLARIN CEZAEVİ GÖRÜŞMELERİ
Öncelikle 206 bin avukatımıza selam ve hürmetlerimi iletiyorum. Avukatlık çok kutsal bir meslektir. Savunma, yargının üç temel unsurundan biridir ve vazgeçilmezdir. Avukatlarımızın zor şartlarda çalıştığını biliyorum. Ancak İnfaz Kanunu'nun 59. maddesinde terör ve örgüt suçları bakımından özel bir düzenleme var. Eğer bir avukat, sanıkla yaptığı görüşmede örgüt adına kurye faaliyeti yürütürse; yani örgütün talimatlarını iletir, dışarıya mesaj taşır ya da örgüt propagandası yaparsa, somut delil ve mahkeme kararıyla görüşme kısıtlanabilir veya kaldırılabilir.
Bu düzenleme zaten mevcut. İstanbul'daki soruşturmalarda bunu gördük. Örneğin Adnan Oktar suç örgütü dosyasında, bir ay içinde 292 avukat ziyareti gerçekleşti. Bu sayı dikkat çekicidir. Somut delillerle bazı avukatların kurye olarak kullanıldığı tespit edildi. Cezaevindeki örgüt mensuplarına "etkin pişmanlıktan yararlanmayın" şeklinde mesajlar iletildiği görüldü. Ancak burada önemli olan husus şudur: Mutlaka mahkeme kararı olacak ve somut olgu bulunacak. Avukatın örgüt faaliyetleri kapsamında kurye görevi yaptığını gösteren somut delil olmadan herhangi bir kısıtlama söz konusu olamaz.

10 saat önce
22










English (US) ·