Türk Eğitim Derneği’nin davetiyle eğitim editörleriyle birlikte gittiğimiz Diyarbakır’da her köşede kadın elinin izini gördük. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Gastro İnovasyon Merkezi bünyesindeki Key Ma Kadın Girişimi ve Üretimi Kooperatifi, tarladan mutfağa kadar kadın emeğiyle üretim yapıyor. 2024’te kurulan Key Ma Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meryem Özdemir Ok, kadın emeğini, yerel üretimi ve gastronomi kültürünü bir araya getiren çalışmaları, 150 yıllık tarihi bir bina olan Gastronomi ve İnovasyon Merkezi’nde sunuyor.
350 YÖRESEL TARİF
Ok, ilde turizm ve gastronomi alanında kadın istihdamını artırmayı planladıklarını belirterek şunları söylüyor: “2020’de yaklaşık 150 yıllık tarihi bir yapıyı Gastronomi ve İnovasyon Merkezi olarak açmak için harekete geçtik. İlimizde turizmde gastronominin daha fazla öne çıkması, yerel halkın ve özellikle kadınların daha iyi gelire erişmesi, istihdama katılması ve sahip oldukları kültürel mirası bu alanda değerlendirmesi için çalışmalara başladık. Eğitim programları yaptık. 7 farklı kadın kooperatifini buluşturarak 2024 yılında Key Ma Kadın Kooperatifi’ni kurduk. Burada kadınlar kendi evlerinde gibi üretim yapıyor. Üye kooperatiflerden ve kadın üreticilerden ürün temin ediyor. Dokuz kadın tam zamanlı olarak çalışıyor, ancak 30 kadınla esnek çalışma modeliyle işbirliği yapıyoruz. Belirli yaş grubundaki kadınlara ulaştık ve onlardan geleneksel tarifleri aldık. Diyarbakır’ın farklı ilçelerinde üretilen özgün ürünleri ve yöresel tarifleri derledik. Yaklaşık 350 yöresel tarifle ulaştık. Tüm ürünler geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor, eski tarifler kullanılıyor. Diyarbakır’ın tescilli yöresel yemeklerinin sunumuna odaklanıyoruz. Ayrıca daha önce derlediğimiz yöresel tariflerin coğrafi işaret tescil başvurularını Ticaret ve Sanayi Odası ile birlikte yürütüyoruz.

BAKANLIK ONAYLI EĞİTİM
Merkezde, yine belirli yaş grubundaki kadınlarla birlikte yöresel üretime başladık. Genç kadınlara da eğitimler verdik. Diyarbakır mutfağı üzerine özel bir eğitim modeli oluşturduk. Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte “Diyarbakır Mutfağı” eğitim modülünü hazırladık. 59 tescilli lezzete göre oluşturulan bu program, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından da onaylandı. Yetişkin eğitimleri yapıyoruz. Ancak aynı zamanda liselerde ve üniversitelerde de bu mutfak eğitimlerinin yaygınlaşması gerektiğine inanıyoruz.
59 ÜRÜN TESCİL ALDI
Şu ana kadar 59 ürün tescil aldı. Dört ürün ise başvuru aşamasında. Ancak saha raporlarımıza göre tescil potansiyeli taşıyan yaklaşık 300’e yakın yöresel lezzet daha var. Bunların arşiv çalışmalarını da tamamladık. Diyarbakır peynir çeşitleri üzerine de çalışmalar yaptık. Hangi peynirlerin hangi yöntemlerle üretildiğini ortaya çıkardık. Şu an tescil başvurusu hazırlanan üç özgün peynir çeşidimiz var. Bunlar farklı saklama ve üretim teknikleriyle hazırlanıyor. Boğazkere üzümü, Karacadağ pirinci gibi ürünlerin yanı sıra Diyarbakır örgü peyniri gibi tescilli ürünlerin de üretim ve tanıtım süreçlerini yürütüyoruz. Kırsal üreticilerin de dahil olduğu gastronomi rotaları geliştirmeye çalışıyoruz.
HEVSEL BAHÇELERİ YEŞERDİ...
Bu yıl ilk kez Hevsel Bahçeleri’nde üretime de başladık. Kadınlar eğitim alıyor, üretime katılıyor. Tarımsal ve hayvansal ürünleri onlardan alıp işleyerek pazara sunuyoruz. Temel hedefimiz; Diyarbakır’a özgü yöresel ürünlerin turizme kazandırılması ve bu üretim zincirinde yerel üreticilerin, özellikle kadınların gelir elde etmesi.” Coğrafi işaretli ürünlerin global pazardaki önemine vurgu yapan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya ise üretim potansiyeli taşıyan yüzlerce ürün daha bulunduğu belirterek “Bütün ilçelerimizde araştırmalarımızı yaparak ürünleri tespit ediyor, coğrafi işaretini alıyor ve tanıtımını yapıyoruz. Bu günlerde kendine has görüntüsü, tadı ve aroması olan Çermik biberinin, Amerika’da pizzalarda kullanılması için çalışıyoruz” diyor.
TARİHİN SADIK BEKÇİSİ
Diyarbakır’ın birçok yerinde uygarlık tarihine ışık tutan kazılar da yer alıyor. Arkeolog Doğan Şan, bize bu kazılarda çalışan kadınları gösteriyor. Ergani ilçesindeki 10 bin yıllık Çayönü Tepesi’ndeki kazıda da 30’dan fazla kadınla karşılaştık. Kadınlar bu ince iş için özellikle seçiliyormuş. Çünkü toprak altındaki narin buluntuları kadınlar daha özenle çıkarabiliyormuş. Bir de tarihin sadık bekçisi 59 yaşındaki Abbas Yorulmaz ile tanışıyoruz. Çayönünü’nün gönüllü muhafızı Abbas Yorulmaz 41 yıldır burada. Sadakatini ve tarih sevgisini, “Beni kovsalar, yine gelip burayı kontrol ederim” diyerek anlatıyor. Dicle Nehri’nin kenarında, Ergani Ovası’nın kalbinde yer alan Çayönü Tepesi, milattan önce 10 bin yılına uzanan köklü geçmişiyle insanlık tarihine dair çok önemli izler barındırıyor. Yorulmaz da çocukluğundan beri burada yaşıyor. 1963 yılında keşfedilen ve ilk kazıları arkeologlar Dr. Halet Çambel ile Prof. Dr. Robert J. Braidwood tarafından başlatılan höyükte kazılar 1991 yılında güvenlik gerekçesiyle verilen aranın ardından 9 yıl önce yeniden canlandı.

41 YILDIR ÇALIŞIYOR 3 AYDIR MAAŞ ALIYOR
Bugün yürütülen kazılarla, insanlığın ilk köylerinden birindeki yaşam ortaya çıkıyor. Abbas Yorulmaz henüz 18 yaşındayken kazıya kabul edilmek için ayakkabısının içini kartonla doldurup boyunu uzatarak yaşını büyük gösterdiği o andan itibaren Çöyünü’nden kopmamış. Kazı başkanları, profesörler, ekipler değişse de oranın tek değişmez parçası Abbas Yorulmaz olmuş. Alana girdiğinde adeta zamanın ötesine geçtiğini söyleyen Yorulmaz, şöyle konuşuyor: “Ben şimdi oraya girdim mi, sanki gözüm mercek oluyor. Çoğu buluntuyu ben fark ediyorum. Ekiptekiler ‘Nasıl buluyorsun?’ diye şaşırıyor. O taş, o toprak içime bir çocuk gibi doğmuş. Oradan çıkan tek bir boncuğu dünyalara, tonlarca altına değişmem. Bir parça bulduğum an hemen fotoğrafını çekip ekiplere teslim ederim.” Uzun yıllar boyunca hiçbir ücret almadan, tamamen gönüllülük esasıyla Çayönü’nü gözü gibi koruyan Abbas Yorulmaz, sadece son 3 aydır devletten resmi bir ücret almaya başladığını belirtiyor. Hocalar gidiyor, ekipler değişiyor ancak Yorulmaz, 10 bin yıllık sırların üzerinde sadakatle nöbet tutmaya; sabah akşam alanı gezerek insanlığın ortak mirasını korumaya devam ediyor.

1 hafta önce
46










English (US) ·