Kalın bağırsak (kolon) ve rektumdan gelişen kanserleri ifade eden kolorektal kanser, günümüzde en önemli halk sağlığı sorunlarından biri haline geldi. Çünkü görülme sıklığı hızla artıyor. Üstelik artık gençlerde de görülüyor.
Mart ayının tüm dünyada “Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı” olarak kabul edildiğini hatırlatan Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Afig Gojayev, hastalığın istatistikleri, risk faktörleri ve hayat kurtaran tarama yöntemleri hakkında şu bilgileri paylaştı:
Dünyadaki ve ülkemizdeki tablo düşündürücü
Uluslararası Kanser Araştır-maları Ajansı (IARC) tarafından yayımlanan küresel kanser istatistiklerine göre, kolorektal kanser dünyada görülme sıklığı açısından üçüncü, kanserden ölümler açısından ise ikinci sırada yer alıyor. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1,9 milyon kişi bu tanıyı alıyor. Türkiye’de de benzer bir tablo var. Sağlık Bakanlığı verilerine göre kolorektal kanser, ülkemizde en sık görülen kanserler arasında üçüncü sırada yer alıyor ve her yıl yaklaşık 20 bin yeni vaka tespit ediliyor.
SİNSİ TEHLİKE
Kolorektal kanserlerin büyük çoğunluğu bağırsakta oluşan ve “polip” adı verilen küçük, iyi huylu oluşumlardan gelişir. Bu poliplerin kansere dönüşmesi yaklaşık 10 yıl gibi uzun bir zaman alır. Bu uzun süre aslında bizim için bir fırsattır. Tarama testleri sayesinde polipler erken dönemde tespit edilip çıkarılabilir ve böylece kanser gelişimi daha başlamadan önlenebilir.

Kimler risk altında?
Kolorektal kanser gelişiminde rol oynayan risk faktörleri şöyle sıralanabilir:
-İleri yaş (Özellikle 50 yaş ve üzeri)
-Ailede kolon kanseri öyküsü bulunması
-Bazı kalıtsal sendromlar ve inflamatuvar bağırsak hastalıkları
Ayrıca yaşam tarzı da hastalığa davetiye çıkarır. Aşırı kırmızı ve işlenmiş et tüketimi, obezite, sigara, alkol kullanımı ve hareketsiz yaşam riski artırır. Buna karşılık liften zengin beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı kilo kontrolü ise hastalığa yakalanma riskini azaltır.
Tarama yaşı 45’e kadar düştü
Ülkemizdeki ulusal tarama programına göre 50–70 yaş arasındaki bireylerde her iki yılda bir ‘gaitada gizli kan testi’ yapılır ve 10 yılda bir kolonoskopi yaptırmak etkili bir yöntemdir.
Son yıllarda uluslararası kılavuzlar, hastalığın genç yaşlarda da artış göstermesini dikkate alarak taramaya başlama yaşının 45’e çekilmesini önermektedir. Ailesinde risk faktörü olanların çok daha erken yaşlarda doktora başvurması hayati önem taşır.”
En önemli mesajımız şudur: 45 yaşından itibaren kolorektal kanser taramalarına mutlaka başlanmalıdır.

Kolonoskopiden korkmayın
Toplumda kolonoskopi ile ilgili yersiz bir korku var. Kolonoskopi günümüzde son derece güvenli ve rutin olarak uygulanan bir işlemdir. İşlem sırasında ‘sedasyon’ adı hafif uyku sağlayan ilaçlar verildiği için hasta hiçbir şekilde ağrı veya acı hissetmez.
Sadece 20–30 dakika süren bu işlemin ardından hastalar aynı gün normal hayatlarına dönebilirler. En büyük avantajı ise, sadece tanı koymakla kalmayıp, kanser öncüsü poliplerin o anda çıkarılmasına imkan tanımasıdır.”
Bu belirtileri sakın göz ardı etmeyin
Kolorektal kanser erken dönemde çoğu zaman hiçbir belirti vermez. Ancak şu durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir:
-Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik (uzun süren kabızlık veya ishal),
-Dışkıda kan görülmesi,
-Nedeni açıklanamayan kilo kaybı,
-Karın ağrısı veya nedeni belirsiz kansızlık.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

2 saat önce
38










English (US) ·