Bakan Güler'den net mesaj: Türkiye her türlü tehdide hazırlıklı

1 gün önce 73

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, ABD-İsrail ve İran ile başlayıp, Körfez ülkelere yayılan çatışmaları değerlendirdi. Türkiye'nin gerilimin yayılmasını önlemeyi amaçlayan bir anlayışla hareket ettiğini vurguladı. Bakan Güler; Türkiye ile Suriye'nin çatışma riskine, S-400'lerin durumuna, ABD ile ilişkilere ve Suriye'deki gelişmelere ilişkin de önemli mesajlar verdi.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ortadoğu'da ABD-İran-İsrail hattında tırmanan gerilimi ve Türkiye'nin savunma stratejilerini değerlendirdi. Bölgenin adeta bir "ateş çemberi" olduğunu vurgulayan Bakan Güler, terör örgütlerinin kaos ortamından faydalanma girişimlerine karşı TSK'nın teyakkuzda olduğunu belirtti. S-400 ve F-35 süreçlerine dair Ankara'nın net tutumunu ortaya koyan Güler, yerli savunma sistemi "Çelik Kubbe" için de ilk kez tarih vererek 2026-2029 yıllarını işaret etti.

ORTADOĞU DENGELERİ VE TERÖR TEHDİDİ
Ortadoğu'daki çatışmaların geniş bir coğrafyayı etkileme potansiyeline dikkat çeken Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Türkiye, bu tabloyu soğukkanlılıkla takip eden; gerilimin yayılmasını önlemeyi önceleyen bir anlayışla hareket ediyor. Bununla birlikte terör örgütlerinin, bölgede yaşanabilecek otorite boşluğu ve iç karışıklıklardan istifade ederek kazanımlarını artırma amacı içinde olduklarını da biliyoruz. Bunu Irak ve Suriye'de açıkça gördük" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin her türlü senaryoya hazırlıklı olduğunu kaydeden Güler, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz açısından temel ilke nettir: Türkiye'ye yönelebilecek her türlü tehdidi kaynağında ve zamanında bertaraf edecek hazırlık ve caydırıcılık" sözleriyle kararlılık mesajı verdi.

İSRAİL İLE ÇATIŞMA RİSKİ VE KOORDİNASYON KANALLARI
Bölgedeki gerilimin Türkiye-İsrail ilişkilerine yansımasını yorumlayan Bakan Güler, askeri bir çatışma ihtimalini düşük gördüklerini belirterek, "Doğrudan askeri bir çatışma riski mevcut olsa da bu ihtimali şu an için çok düşük görüyoruz. Olası istenmeyen durumların önüne geçilmesi amacıyla, sahada yanlış anlaşılmaları ve kazara bir çatışma riskini azaltmaya yönelik temas ve koordinasyon kanalları, ilgili kurumlarımız arasında gerektiğinde işletilmektedir" açıklamasında bulundu.

S-400 VE F-35 SÜRECİNDE "EN MAKUL ÇÖZÜM" VURGUSU
ABD ile yaşanan CAATSA krizi ve S-400 hava savunma sistemlerinin geleceğine dair teknik detayları paylaşan Güler, "Biz bu sistemi tedarik ettikten sonra, NATO sistemleri ile entegre etmeden tek başına (stand-alone) kullanma konseptimizi ABD'li muhataplarımıza bildirdik. Sonuç itibarıyla, biz hâlen bu fikrin en makul çözüm olduğunu değerlendiriyoruz. Öte yandan, ABD makamlarıyla F-35'e yönelik görüşmelerimizi de sürdürmeye devam ediyoruz" dedi. F-35 programına geri dönüşün hem ikili ilişkiler hem de NATO güvenliği için kritik olduğunu belirten Bakan, yerli projelerin de hız kesmeden devam ettiğini ekledi.

ÇELİK KUBBE GELİYOR: 2026-2029 TAKVİMİ
Milli savunma sanayindeki yerlilik hamlesine değinen Bakan Güler, dışa bağımlılığı asgari seviyeye indirecek sistemlerin envantere girmeye başladığını müjdeledi. Güler, Türkiye'nin hava sahasını koruyacak olan "Çelik Kubbe" sistemiyle ilgili olarak, "Çelik Kubbe'nin teslimat takviminin 2026-2029 yılları arasında olmasının öngörüldüğünü" vurguladı.

SURİYE'DE ABD-SDG HATTINDA POLİTİKA DEĞİŞİKLİĞİ
Suriye sahasındaki diplomatik ve askeri dengelere de değinen Milli Savunma Bakanı, ABD'nin bölgedeki terör örgütü SDG/YPG ile ilişkisinde fiili bir değişim gözlemlediklerini kaydederek, "ABD'nin son dönemde SDG yerine Suriye Hükümeti'ni muhatap alan açıklamaları ve yaklaşımları ABD ile ortak bir paydada buluştuğumuzun göstergesidir" ifadelerini kullandı.

Habere git