Ceren Naz Büyük
Oluşturulma Tarihi: Eylül 13, 2026 07:00
Otizmli ultra maraton yüzücümüz Tuna Tunca dünyanın en zorlu açık su yüzme etapları arasında gösterilen Okyanus Yedilisi’nin dördüncü parkuru Catalina Kanalı’nı 2 Eylül’de 11 saate yakın sürede geçmeyi başardı. ABD’deki yaklaşık 35 kilometrelik kanalı başarıyla tamamlayan sporcumuzla ve annesi Gül Nur Tunca’yla bu zorlu yolculuğu konuştuk.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
İzmir Belediyespor sporcusu Tuna Tunca (23), otizm spektrumunda bir genç... Yüzmedeki başarılarıyla adından söz ettiriyor.
2025 yılında 13 saat 26 dakikada Manş Denizi’ni yüzdü ve Manş’ı solo geçen ilk otizmli erkek sporcu oldu. Ardından Cebelitarık Boğazı’nı yüzerek geçti. Bu yıl da Kuzey Kanalı ve Catalina Kanalı’nı tamamlayarak Ocean’s 7 (dünyanın en zorlu yedi büyük okyanus kanalı) yolculuğunda dört parkuru geride bıraktı ve bunu yapan tek otizmli sporcu oldu.
◊ Catalina Kanalı’nı geçtiğin anda ne hissettin?
Çok mutlu oldum. Annem, antrenörüm Mert Onaran ve Emre Abi (Yüzücü arkadaşı Emre Deliveli) yanımda oldukları için çok mutluydum. Gece ve dalgalı denizde yüzmek biraz zordu. Ama ben dalgaları çok seviyorum.
◊ Denizde en çok hangi anı seviyorsun?
Denizin içinde yalnız kaldığım anı seviyorum. Etrafımda sadece su ve sessizlik oluyor ve kendimi çok özgür hissediyorum.
◊ Denizde olmak sana kendini nasıl hissettiriyor?
Suyun içinde olmayı seviyordum. Suyun sessizliğini ve ışık oyunlarını çok seviyordum. Kendimi orada rahat ve iyi hissediyordum.

◊ Uzun bir yüzüş sırasında yorulduğunda ne yapıyorsun? Seni devam ettiren şey ne?
Aslında çok kolay yorulmuyorum. Kendime hep “Devam et” diyorum. Mesafeyi hiç düşünmüyorum, önümdeki küçük hedefe odaklanıyorum. Bazen sadece bir sonraki kulaç için yüzüyorum. Beni devam ettiren şey bitirmek istemem. Başla ve bitir.
◊ Manş Denizi, Cebelitarık, Kuzey Kanalı ve Catalina arasında en zor olan sence hangisiydi ve neden?
En zor olan Kuzey Kanalı’ydı. Çünkü su soğuktu ve yaklaşık
16 saat sürdü. Denizanalarına dikkat ederek yüzmem gerekti.
◊ Yüzmek için farklı ülkelere gidiyorsun. Seyahat etmeyi de seviyor musun??
Evet, yeni yerler görmek ve farklı denizlerde yüzmek hoşuma gidiyor. Yüzmek için başka ülkelere gitmek benim için çok iyi bir motivasyon. Dünya mutfaklarını denemeyi de çok seviyorum.
◊ Yüzme dışında nelerle ilgileniyorsun? Boş zamanlarında neler yaparsın?
Müzik dinlemeyi, puzzle yapmayı, mutfakta zaman geçirmeyi ve ormanda yürüyüş yapmayı seviyorum. Bir de babamla koltukta yatıp televizyon izlemeyi...
◊ En sevdiğin şey ne?
Mutfakta yemek hazırlamak. Hep açım çünkü.
◊ İnsanların seni nasıl tanımasını istersin?
Sadece ‘uzun mesafe yüzücüsü’ olarak değil, hedeflerinin peşinden giden biri olarak tanısınlar isterim. Bir şeyi gerçekten istiyorsam, sonuna kadar uğraşırım. Hedefimde yediliyi tamamlamak var. İşbirliği içinde, disiplinle hazırlanırım.

“Bir annenin ‘Çocuğum okyanusları geçecek’ demesi kolay değil”
◊ Tuna’nın yüzmeye ilgisini ilk ne zaman fark ettiniz?
Küçükken de kendi dünyası olan, dünyayı farklı algılayan, farklı bir zihin yapısına sahip ve sevdiği şeylere çok güçlü bağlanan bir çocuktu. Suya ilgisini çok erken fark ettik. Denizin içinde kendini farklı bir şekilde rahat ve özgür hissediyordu. Zamanını, gece yarılarına kadar denizde geçiriyordu. Kışın da
dahil.
◊ Tuna’nın bu kadar uzun mesafeleri yüzebileceğine ilk ne zaman inandınız?
İlk havuz yarışlarıyla başladı Tuna; ancak asıl tutkusu her zaman denizdi ve rekabeti seven bir mizacı yoktu. Antrenörümüz Mert Onaran’ın ilk kez Tuna’nın çok dayanıklı bir sporcu olduğunu ve açık suda yüzebileceğini söylemesiyle ve desteğiyle başladı her şey. İlk uzun yüzüşlerini yaptığında bunun sıradan bir tutku olmadığını anladım. Ama açıkçası bir annenin “Çocuğum okyanusları geçecek” demesi kolay değil.
◊ Tuna denize girdiğinde bir anne olarak neler hissediyorsunuz?
İki duyguyu aynı anda yaşıyorum. Bir tarafta çok büyük bir gurur, diğer tarafta her annenin yaşayacağı endişe. Özellikle uzun ve zorlu geçişlerde gözüm hep onda oluyor. Artık biliyorum ki suyun içindeyken çok güçlü ve ne yaptığını biliyor.
◊ Tuna’nın otizmli olması nedeniyle iletişiminde veya günlük hayatında zorlandığı durumlarda yüzme ona nasıl yardımcı oldu?
Yüzme kendisini ifade ettiği alanlardan biri oldu. Suyun içinde daha özgür, mutlu ve daha kendisi gibi. Belki kelimelerle anlata-
madığı birçok şeyi kulaçlarıyla anlatıyor. Yüzmenin ona kattığı en önemli şeylerden biri özgüven oldu. Başardıkça “Ben de yapabilirim” duygusu güçlendi. Onun farklı çalışan zihni, bizim ‘zor’ dediğimiz şeylerle baş ederken ona kendine özgü bir yol sunabiliyor.
‘Daha büyük gurur yok’
◊ Tuna’yı Manş Denizi’ni, Cebelitarık’ı, Kuzey Kanalı’nı ve Catalina’yı geçmiş bir genç olarak gördüğünüzde aklınızdan ne geçiyor?
Dört büyük geçişi tamamlamış, 23 yaşında bir genç var karşımda. Ama benim için asıl başarı sadece denizleri geçmesi değil. Kendi yolunu bulması, potansiyelini ortaya çıkarması ve başkalarının onun adına çizdiği sınırların ötesine geçmesi. Bundan daha büyük bir gurur düşünemiyorum.
◊ Uzun yüzüşlerden sonra Tuna’nın kendisine verdiği en güzel ödül ne oluyor?
Motivasyonlarından biri yüzüşün sonunda önceden planladığı bir yemeği yemek. Her geçişin sonunda kendine küçük bir ödülü vardı. Manş Kanalı’nı geçtiğinde fish and chips (balık ve cips), Cebelitarık’ta kalamar tapas, Kuzey Kanalı’nda yine kalamar ve dondurma, Catalina’da hamburger ve cheesecake yedi. Uzun yüzüşlerin hazırlık süreçlerinde diyetisyen takibiyle çok dengeli besleniyor ve bazı sevdiği yiyeceklerden uzak duruyor. Yarış sonrasında önceden planladığı o yemeği yemek onun için ayrı bir keyif. Bazen uzun ve zorlu bir yüzüşün sonunda onu bekleyen yemeği konuşmak bile motivasyon olabiliyor. Bir de bizim artık değişmez bir geleneğimiz var: Her geçişten sonra mutlaka roller coaster’a (hız treni) biniyoruz! Asıl motivasyonu başladığı işi bitirmek. Yemek zaferin keyfi, roller coaster daha fazla adrenalin kısmı.
◊ Uzun yüzüşlerde sizi şaşırtan veya unutamadığınız bir olay yaşadınız mı?
Kuzey Kanalı’nda denizanalarıyla karşılaşma ihtimali bizi çok düşündürmüştü. Tuna’nın onlara temas etmeden yüzebilmesi ve kendisini koruyabilmesi için antrenmanlarda sahte denizanaları kullanarak çalıştık. Karşılaştığında panik yapmadan yönünü değiştirmesi ve denizanalarından uzak durarak yüzmesini istiyorduk. Geçiş sırasında bizi şaşırtan bir şey yaptı. Denizanalarıyla karşılaştığında, onları kendisinden uzaklaştırmak için elleriyle, baş kısmından nazikçe iterek yoluna devam etti. O anda, hazırlıklarımızın ötesinde kendi çözümünü bulduğunu gördüm.
◊ Otizmli çocukları olan ebeveynlere ne söylemek istersiniz?
Bazen sınır, çocuğun kapasitesi değil; ona sunulmayan fırsatlar. Bir çocuğun neler yapamayacağını tahmin etmek yerine, neler yapabileceğini keşfetmek gerekiyor. Her çocuğun kendini iyi hissettiği, yeteneğini ortaya çıkarabildiği bir alan mutlaka var. Ailelere çocuklarını spora yönlendirmelerini öneriyorum. Çocuğun potansiyelini görebilen ve ona inanan doğru eğitmenle çalışmanın da çok önemli olduğuna inanıyorum. Biz Mert Onaran gibi bir antrenörle yollarımız kesiştiği için kendimizi çok şanslı hissediyoruz.

6 saat önce
34










English (US) ·