Bingöl’ün kaderini değiştiren yatırım

2 hafta önce 30

Bir fabrika, kurulduğu şehrin ya da bölgenin kaderini sadece ekonomik açıdan değil; sosyal, kültürel, demografik ve hatta psikolojik açıdan tamamen değiştirebilir. Tarih, tek bir fabrikayla küllerinden doğan şehirlerle dolu. Almanya Wolfsburg’taki Volkswagen Fabrikası ve Japonya’daki Toyota City belki de en uç örnekler. Türkiye’nin tarihinde ilk örnekler arasında Karabük’teki Karabük Demir Çelik ile Nazilli’deki Sümerbank Basma Fabrikası’nı saysam sanırım yanlış olmaz.

Peki ya son örnek...

Kesinlikle Bingöl’deki Sütaş Fabrikası derim. Tam adıyla Sütaş Doğu Güneydoğu Anadolu Sütçülük Projesi Bingöl Entegre Tesisleri. Geçtiğimiz hafta Sütaş’ın davetlisi olarak gittiğimiz Bingöl’de hem tesisi hem de yatırım sonrasında bölgedeki gelişmeleri yerinde görme fırsatı bulduk. Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz ve Sütaş Ana Marka ve Kurumsal İletişim Direktörü Eylem Soyluoğlu’ndan bilgiler aldık.

Mesleğim gereği yurtiçinde ve yurtdışında çok fazla sayıda fabrika gezdim. En ince ayrıntısına kadar düşünülüp aynı kampüs içinde böylesine derli toplu kurulmuş çok fabrika görmedim desem yeridir.

Bingöl’ün kaderini değiştiren yatırım

GÜNLÜK 1.000 TON SÜT İŞLEME KAPASİTESİ

3 bin 200 dekar toplu bir arazi üzerindeki tesiste 10 bini sağmal olmak üzere toplamda 22 bin 500 baş damızlık süt sığırı bulunuyor. Böylece bölgede yapılacak süt hayvancılığı yatırımları için gerekli damızlık süt sığırı ihtiyacı karşılanırken aynı zamanda Süt Ürünleri Fabrikası’nın ihtiyacı olan sütün yüzde 25’i de üretiliyor. Günlük 600 ton kapasiteye sahip aynı kampüsteki Karma Yem Fabrikası ise tesisteki süt ineklerinin ihtiyacı olan karma yemin tamamını üretiyor. Son halkadaki 1.000 ton/gün süt işleme kapasitesi ile kurulan Süt Ürünleri Fabrikası ise aynı anda 18 ayrı ürünü üretip paketleyebilme imkânına sahip. Bizzat gezdiğimiz fabrikanın son teknoloji ile çalıştığını gözlemledik. Fabrika baştan aşağı boru ve kablolar ile donatılmış. Sütü ilk alım noktasından son paket haline kadar görmenize imkân yok. Tamamen kapalı devre yapılan üretimin tek bir amacı var: Maksimum hijyen. 

Bingöl’ün kaderini değiştiren yatırım

ELEKTRİK VE ISI ENERJİSİ ÜRETİYOR

Çiftliklerin ve fabrikaların organik atıkları 6.4 MWh kapasiteli biyogaz tesislerinde işleniyor, elektrik ve ısı enerjisi (buhar) üretiliyor. Ayrıca 4.2 MW kapasiteli Güneş Enerji Santrali de kurulmuş. Yenilenebilir enerji üretimini artırmak için çatılara kurulan güneş enerji santrali ile GES kurulu gücü 11.5 MWp’a ulaşmış. Özetle, Bingöl Sütaş tesisleri ihtiyaç duyduğu tüm elektriği kendi imkânları ile kendisi üretiyor.

Tüm bu yazdıklarıma bakıp, sakın abarttığımı düşünmeyin! Sütaş, Bingöl’de gerçekten sürdürülebilirliği odağa alan yeni bir dünya yaratmış. Etkilenmemek mümkün değil.

Ama tüm bu yatırımların odağında Bingöl var. 5 yıl önce kurulan fabrika ve her geçen gün gelişen üniversite şehrin çehresini ve sosyal hayatını değiştirmeye başlamış. Bingöl’de yeni otel yatırımları, restoranlar hemen dikkat çekiyor. En önemlisi, bölge halkının Sütaş yatırımıyla bulduğu moral. Yatırım, bölge için iş demek aş demek. Fabrikada çalışanın mavi ve beyaz yakalıların çok büyük bir bölümü Bingöllü. Sadece fabrikada çalışanlar değil Sütaş ile birlikte daha profesyonel süt üretmeye başlayan çiftçileri, taşımacılık sektörünü ve diğer tüm paydaşları düşündüğünüzde Sütaş’ın entegre tesisleri için Bingöl’ün kaderini etkileyen bir yatırım olmuş diyebilirim. Emeği geçen herkesin eline sağlık!

‘EN KRİTİK ADIM ‘ARAZİ’ TAHSİSİYDİ’

SÜTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz’a ‘bu yatırım için en kritik an neydi’ diye sordum: ‘Arazi’ dedi ve devam etti: “Aksaray fabrikamızın etki raporunu açıkladığımız toplantıya dönemin Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz da katılmıştı. O toplantıda bize bir davette bulundu. “Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya da yatırım niyetiniz var. Gelin, o yatırımı Bingöl’de yapın” dedi. Fabrika için önerdiği arazinin hemen yanına havaalanı inşa edileceğini de söyledi. Şimdi hem fabrika hem de havaalanı faaliyette. Eğer bu arazi olmasaydı, bu fabrika olmazdı.” Günümüzün en büyük sorunlarından biri, sanayi yatırımları için böylesine büyük arazilerin bulunamaması. Sütaş lehine irtifak hakkı kurularak sağlanan arazi Bingöl yatırımın en kritik adımı olmuş. Benzer sanayi yatırımlarının artması için umarım arazi konusunda kalkınma odaklı başka şehirlerde de benzer yöntemler geliştirilmeye devam edilir. Yatırımlar artsın istiyorsak işe arazi ile başlamamız şart!

Bingöl’ün kaderini değiştiren yatırım

SÜTAŞ YATIRIMI BİNGÖL’Ü NASIL SIÇRATIYOR

PROF. Dr. Erinç Yeldan ve Bölgesel Kalkınma Uzmanı Kamil Taşcı tarafından hazırlanan “Sütaş Doğu Güneydoğu Anadolu Sütçülük Projesi Bingöl Entegre Tesisleri Yatırımının Sosyo-Ekonomik Etkileri” raporunda 2018-2033 projeksiyonu için yapılan tespitler çok çarpıcı:

- Ekonominin omurgası haline gelmesi: Raporun vadettiği en çarpıcı veri, 2033’e gelindiğinde Bingöl’ün toplam Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nın (GSYH) yüzde 61’inin doğrudan ve dolaylı olarak Sütaş yatırımı ve yarattığı ekosistem sayesinde oluşacak olması.

Fert başı gelirde rekor sıçrama: Sütaş yatırımı olmasaydı Bingöl’de kişi başına düşen gelirin 2033’te 7 bin 322 dolar olması bekleniyordu. Rapor, yatırımın etkisiyle bu rakamın yüzde 40 artışla 10 bin 221 dolara ulaşacağını öngörüyor.

Refah sıralamasında zirveye yolculuk: Bu gelir artışı sayesinde Bingöl, Türkiye genelindeki fert başı gelir sıralamasında 73. sıradan 38. sıraya kadar yükselecek.

- Bölgesel istihdam gücü (1’e 8 Oranı): Fabrikada açılan her 1 kişilik doğrudan istihdam, çarpan etkisiyle bölgede 8 kişilik ilave istihdam yaratıyor.

- Tersine göç ve nitelikli nüfus dönüşümü: Yatırımın hane halkı gelirlerini artırması sayesinde, bölgenin kronik sorunu olan dışarıya göçün durması, hatta batıdaki eğitimli ve nitelikli nüfusun bölgeye geri dönmesi tetikleniyor.

- Yan sektörlerin doğuşu: Sadece sütçülük değil; makine-ekipman üretimi, ambalaj sanayii, inşaat, tarımsal teknolojiler ve destek hizmetleri gibi çok farklı iş kollarının bölgede ilk kez kümelenmeye başlayacağı bilimsel olarak modellendi.

Habere git