Binlerce çiftin merak ettiği konu: Evlenmeden önce krediyle alınan ev kimin?

56 dakika önce 28

Evlilik arifesindeyken kredi ile alınan ev kimindir? Bu şekilde ev sahibi olan çiftlerin merak ettiği soru bu? Yargıtay'ın emsal kararlarına göre “Evin tamamına veya otomatik olarak yarısına ortak olmazsınız. Ancak evlilik sırasında yapılan kredi ödemeleri nedeniyle alacak hakkınız doğabilir.” İşte detaylar...

Hürriyet'in haberine göre;

Karardaki en önemli cümle de şu: “Aksi ispat edilemediğine göre evlilik içi kredi ödemelerinin edinilmiş mallardan karşılandığının kabulü gerekir...”

Yani tapunun evlilikten önce alınmış olması, evlilik sırasında yapılan kredi ödemelerinin mal rejimi hesabının tamamen dışında kalacağı anlamına gelmiyor.

Peki, tüm evli çiftleri ilgilendiren Yargıtay’ın örnek kararı nasıl alındı?”

DAVAYA KONU OLAY NEYDİ

Yargıtay’ın önüne gelen olayda, taşınmazın alınması için davalı eş adına 240 bin lira tutarında, 120 ay vadeli konut kredisi çekildi. Kredinin 7 taksiti evlilikten önce, 32 taksiti evlilik sırasında, kalan taksitleri ise mal rejiminin sona ermesinden sonra ödendi. Davacı eş de taşınmazın alınmasında kullanılan kredinin evlilik birliği içinde ödenen taksitleri nedeniyle “değer artış payı” alacağı istedi.

MAHKEME NE YAPTI

 Evlenmeden önce krediyle alınan ev kimin

İşte uyuşmazlığın düğüm noktası burası. Yerel mahkeme, davacının evlilik sırasında yapılan kredi ödemelerinden kaynaklanan “değer artış payı” talebini geri çevirdi. Temyizde, Yargıtay, ödeme kaynakları ve taşınmazın değeri araştırılmadan karar verilemeyeceğini belirterek, yerel mahkeme kararını bozdu.

Ve çok açık bir şekilde mahkemeye şu mesajı verdi: “Mahkemece, Daire’nin kredi ile mal alımına dair yerleşik ilke ve esasları çerçevesinde davacının toplam talep miktarı gözetilerek evlilik içi konut kredisi ödemeleri yönünden taşınmazdaki değer artış payı alacağı talebinin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken...” Yani Yargıtay, evlilik içinde yapılan kredi ödemelerinin de hukuki niteliğinin ve bunlardan doğan alacağın hesaplanmasını istedi.

EVİN YARISI DEĞİL ALACAK HAKKI

Burada önemli olan şu: Evlilik sırasında taksit ödenmiş olması, diğer eşi otomatik olarak evin ortağı yapmıyor. Değer artış payı, bir eşin diğer eşe ait mala yaptığı katkı nedeniyle doğabiliyor. Evlilikten önce alınan evin kredi taksitleri ortak gelirlerden veya diğer eşin kişisel malından ödenmişse, bu ödemeler “kişisel mala” katkı olarak değerlendirilebiliyor. Hesap, evin yarısı üzerinden değil; yapılan katkının miktarı, oranı ve taşınmazın mal rejiminin sona erdiği tarihteki değeri üzerinden yapılıyor. Katılma alacağı ise yasal mal rejiminde, eşin edinilmiş mallarının borçlar düşüldükten sonra kalan artık değerinin yarısı esas alınarak hesaplanıyor. Evlilikten önce alınan ev, kural olarak bu hesaba doğrudan dahil edilmiyor. Ancak evlilik sırasında yapılan ödemeler, mal rejimi hesabını etkileyebiliyor. Bu iki alacak birbirinden farklı. Aynı ödeme iki kez hesaba katılamıyor.

TAPUDAKİ İSİM TEK BELİRLEYİCİ DEĞİL

Özetle tapunun kimin üzerinde olduğu tek başına belirleyici değil. Evin ne zaman alındığı kadar, kredi taksitlerinin ne zaman ve hangi parayla ödendiği de önem taşıyor. Evlilikten önce alınan ev kişisel mal sayılsa bile, evlilik sırasında bu evin borcuna yapılan katkı mal paylaşımında dikkate alınabiliyor. Ancak bu, evin yarısının devredileceği anlamına gelmiyor. Söz konusu olan, somut olayın özelliklerine göre hesaplanacak bir alacak hakkı.

Son söz: Tapu evlilikten önce alınmış olabilir. Ancak evlilik sırasında ödenen kredi taksitleri boşanma hesabının dışında tutulmuyor.

Habere git