Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulunuyor. Küresel sistemin çivisinin çıktığını söyleyen Bahçeli adalet terazisinin şaştığını ve imtihana mahkum edildiğini ifade etti. Türk milletinin köşeye sıkıştırılamayacağını söyleyen MHP lideri Bahçeli gaflete düşmeyip aynı bayrak altında Türkiye'nin istikbale yürüyeceğini söyledi. Bölgede kurulan her tezgahın Ankara'dan görüldüğü de vurgulayan Bahçeli "Örgütler aparat olarak sahaya sürülmek isteniyor" dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulunuyor.
DEVLET BAHÇELİ'NİN AÇIKLAMALARINDA ÖNE ÇIKANLAR
Küresel sistemin çivisi çıktı.
Washington'un tehdit diliyle, Tel Aviv'in katliamları aynı masada buluşuyor.
Bölgemizin kalbine her gün hançer saplanıyor.
Türk milleti köşeye sıkıştırılamaz. Fitnenin diline teslim olmayacağız. Bir olup aynı bayrak altında istikbale yürüyeceğiz.
İsrail barışa meydan okuyor. Müzakere masasına bomba düşüyorsa orada şantaj vardır.
Sınır ötesinde kurulan her tezgah Ankara'dan görülmektedir
Ayrıntılar geliyor...
BAHÇELİ'NİN AÇIKLAMALARININ TAMAMI
Muhterem arkadaşlarım, değerli milletvekilleri. Bugün grup toplantımızı şereflendiren iki ilimiz bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi Çanakkale Kahramanları, ikincisi ise Köroğlu Ayvazlar'dır. Öncelikle Türk Millî Takımı'nın Amerika'da Dünya Kupası'na katılması münasebetiyle birçok çevre, millî takımımızı memnun kılacak ve başarı sağlayacak bir üslupla bazı marşların yarışmasını açmıştı. Geçmişte söylenen bazı şeylerin tekrarıyla millî takımımızı Amerika'ya yolcu etmeyi düşünüyorlardı. Böyle bir dönemde Milliyetçi-Ülkücü Hareket'in hassasiyetlerini göz önüne alarak ülkücü sanatçılarımızdan istirham ettim. Kısa sürede bir marş hazırlayın ve bunu Amerika'ya gitmeden evvel Türkiye duysun istedim. Biraz evvel sizlere arz edilen marş odur. O sanatçıları tebrik ediyor, gözlerinden öpüyorum.
KARDEŞLİK MESAJI
Muhterem dava arkadaşlarım, muhterem hanımefendiler, beyefendiler, basınımızın kıymetli temsilcileri. Konuşmamın başında sizleri saygıyla selamlıyor, gönüllerinize huzur, hanelerinize bereket, çalışmalarınıza muvaffakiyet getirecek hayırlı bir hafta geçirmenizi diliyorum. Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından televizyon ekranları, radyo kanalları ve sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza samimi dileklerimi iletiyorum. Gönül ve kültür coğrafyalarımızda zulmün pençesinde kimliğini, harbin ateşinde ümidini, baskının gölgesinde şerefini muhafaza mücadelesi veren tüm kardeşlerimize selamlarımı gönderiyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantımız vesilesiyle bir kez daha sizlerle aynı çatı altında bulunmaktan memnuniyet duyuyorum. Sözlerimizin, gözlerimizin, hazırlıklarımızın, gayretlerimizin ve niyetlerimizin milletimize hizmete vesile olmasını temenni ediyorum. Hepinizi muhabbetle ve en derin kardeşlik duygularımla selamlıyorum.
İSRAİL ÖZDE BEBEK KATİLİ BİR İŞGAL ŞEBEKESİ
Değerli dava arkadaşlarım, dünyanın neresinde bir milletin barış ve huzur iklimi hedef alınsa, bir devletin kalbine silahlar doğrultulsa, nerede bir mazlumun ahı yükselse, neresinde bir ananın yüreği ateşe verilse, orada yalnızca o ülkenin değil, bütün insanlığın imtihanı başlamış demektir. Bugün yakın coğrafyamızda yaşananlar da bize sadece savaşların, gerilimlerin ve diplomatik çekişmelerin seyrini değil, aynı zamanda uluslararası hukukun ve insanlık duygularımızın seyrettiği istikametin vahim tablosunu göstermektedir. Atalarımız, "Ateş düştüğü yeri yakar." demiştir. Fakat bugün yakın coğrafyamızda harlanan ateş, yalnızca düştüğü yeri değil, sınırları aşan, bombalar yağdıran, gökleri karartan, denizleri kabartan ve dumanı kapımıza kadar dayanan tehlikeli bir yangına dönüşmüştür. Tarihî tecrübelerimiz ve uluslararası gündeme Ankara'dan açılan penceremizden baktığımızda görünen manzara açık ve nettir. Bölgenin kalbine düşen her kıvılcım, ihmale uğradıkça yeni cephelere, yeni krizlere, yeni göçlere, yeni güvenlik tehditlerine ve yeni emperyal hesaplara kapı aralamaktadır. Sözde barış çağrılarının gölgesinde yeni cepheler açılmakta. Yalan diplomasi cümlelerinin, samimiyetsiz insani temennilerin arkasında askerî yığınaklar büyümekte. Hukukla perdelenen söylemlerin ardında kanlı çıkar hesapları yürütülmektedir. Bir tarafta dünyayı pazarlık masası bilip haritaları cetvelle çizen, milletleri menfaat aracı, mazlumları pazarlık kozu olarak gören hırs küpü bir emperyalist siyaset bezirgânı vardır. Diğer tarafta ise sözde devlet, özde bebek katili bir işgal şebekesi. Hastaneleri, okulları, mülteci kamplarını ve daha kundaktaki çocukların kefenlerini üzerine güvenlik yalanları ve sınır politikaları inşa eden kanlı bir savaş makinesi vardır. Bu namussuz karabatak düzeni ne ateşkes tanımakta ne de insanlığın kadim ve ortak değerlerini çiğneyip geçerken dünya milletleri karşısında küçük bir mahcubiyet göstermektedir.
"KÜRESEL SİSTEMİN ÇİVİSİ ÇIKMIŞ"
Bu tablo karşısında gerçeği bütün açıklığıyla söylemek mecburiyetindeyiz. Küresel sistemin çivisi çıkmış, adalet terazisi şaşmış, kantarın topuzu kaçmış, güç dengeleri yerinden oynamış, insanlığın müşterek vicdanı kan kokusuna karışmış petrol ve toprak rant siyasetleri arasında ağır bir imtihana mahkûm edilmiştir.

1 hafta önce
35










English (US) ·