CNN TÜRK ABD Temsilcisi Yunus Paksoy, ABD ile İran arasındaki gerilime ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bölgede Amerikan askerî varlığının güçlendirildiğini belirten Paksoy, "Bu hafta bizim CNN TÜRK'teki seçim yayınlarımız her an savaş yayınlarına dönebilir" dedi. Paksoy, olası bir nükleer silah kullanımının dünya genelinde yeni bir silahlanma yarışını tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
ABD ile İran arasındaki gerilim dünya gündemindeki yerini korurken CNN TÜRK ABD Temsilcisi Yunus Paksoy, canlı yayında Washington yönetiminin bölgedeki askerî hazırlıklarına ve olası çatışma senaryolarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
CNN TÜRK sunucusu Fulya Kalfa'nın sorularını yanıtlayan Paksoy, bölgede artan askerî hareketliliğin geniş çaplı bir çatışma ihtimaline işaret ettiğini değerlendirdi.
"SEÇİM YAYINLARI HER AN SAVAŞ YAYINLARINA DÖNEBİLİR"
ABD'deki seçim sürecinin takip edildiği bir dönemde Orta Doğu'da yaşanabilecek gelişmelere dikkat çeken Paksoy, şu ifadeleri kullandı:
"Bu hafta bizim CNN TÜRK'teki seçim yayınlarımız her an savaş yayınlarına dönebilir. Ve bunun çok güçlü emareleri var. Yani seçim 2026 özel yayınları savaş 2026 özel yayınlarına dönebilir bir anda. Bunu da bekliyoruz."
Paksoy'un sözleri üzerine Fulya Kalfa, bu değerlendirmenin başlı başına bir manşet niteliği taşıdığını belirterek ABD'nin bölgedeki askerî hazırlıklarını sordu.
Kalfa, olası bir saldırının hava harekâtıyla mı sınırlı kalacağı, kara operasyonu ihtimalinin bulunup bulunmadığı ve ABD'nin bölgedeki askerî yığınağının artıp artmadığı sorularını yöneltti.
"ABD BÖLGEDEN ASKER ÇEKMEDİ, TAKVİYE YAPTI"
ABD'nin bölgedeki askerî varlığını azaltmadığını söyleyen Paksoy, hava savunma sistemleri ve askerî uçak sevkiyatlarına ilişkin bilgiler paylaştı.
Paksoy, Teksas'tan gönderilen Patriot hava savunma sistemlerinin İsrail'e ulaştığını belirterek bunun olası bir çatışmada ABD ile İsrail'in birlikte hareket edebileceğine işaret ettiğini savundu.
İsrail'e son günlerde çok sayıda Amerikan tanker uçağının gönderildiği yönündeki bilgileri de aktaran Paksoy, bu uçakların uzun menzilli hava operasyonlarında savaş uçaklarına yakıt ikmali sağlamak amacıyla kullanıldığını anlattı.
Bölgeye ilave asker sevkiyatı ve uçak gemisi gönderilmesine yönelik hazırlıklara da değinen Paksoy, söz konusu hareketliliği büyük çaplı bir askerî operasyon ihtimaliyle ilişkilendirdi.

"TÜM BOMBALARIN ANASI" İDDİASI
Paksoy, olası bir çatışmada ABD'nin MOAB olarak bilinen ve kamuoyunda "Tüm Bombaların Anası" adıyla anılan mühimmatı kullanabileceği yönündeki iddialara da değindi.
Yaklaşık 10 ton ağırlığındaki bu konvansiyonel bombanın ABD tarafından 2017 yılında Afganistan'da DEAŞ bağlantılı hedeflere karşı kullanıldığını hatırlatan Paksoy, İran'a yönelik olası bir operasyonda farklı askerî seçeneklerin gündeme getirildiğini ifade etti.
PAKSOY: "TAKTİK NÜKLEER EL BOMBASI DEĞİL"
Fulya Kalfa'nın değerlendirmelerine yanıt veren Yunus Paksoy, taktik nükleer silah kavramının kamuoyunda zaman zaman tehlikesi yeterince anlaşılmadan kullanıldığını söyledi.
Paksoy, "Taktik nükleer dediğimiz şey el bombası değil ki. El bombası değil, havan topu değil" ifadelerini kullandı.
Nükleer silahların yıkıcı gücüne dikkat çeken Paksoy, bazı modern nükleer silahların 1945 yılında Hiroşima'ya atılan atom bombasından çok daha yüksek patlama gücüne sahip olabildiğini anlattı.
"BİR KEZ KULLANILIRSA TABU YIKILIR"
ABD Başkanı Donald Trump'ın nükleer silah kullanımına ilişkin tartışmaların merkezinde yer almasını değerlendiren Paksoy, böyle bir kararın yalnızca Orta Doğu'yu değil, küresel güvenlik düzenini de etkileyebileceğini söyledi.
Paksoy, nükleer silahın yerleşim yerlerinden uzak bir hedefe karşı kullanılmasının bile uluslararası düzeyde önemli bir eşiğin aşılması anlamına geleceğini savundu.
Bu durumun başka ülkelerin de nükleer silah kullanımını değerlendirmesine zemin hazırlayabileceğini belirten Paksoy, Rusya-Ukrayna savaşı ile Hindistan-Pakistan gerilimini örnek gösterdi.
"DÜNYADA YENİ BİR SİLAHLANMA YARIŞI BAŞLAYABİLİR"
Olası bir nükleer saldırının uzun vadeli sonuçlarına ilişkin uyarılarda bulunan Paksoy, ülkelerin kendi güvenliklerini sağlamak amacıyla nükleer silahlanmaya yönelebileceğini ifade etti.
Türkiye'nin de bölgede başlayabilecek yeni bir silahlanma yarışının tehlikelerine dikkat çektiğini belirten Paksoy, sözlerini şu değerlendirmeyle tamamladı:
"Donald Trump'ın bu akşam, yarın akşam, bu hafta sonu verebileceği bir felaket karar tüm dünyayı öyle bir döneme sokar ki artık bunun sonu alınamaz. Karanlık günler bizi bekliyor."











English (US) ·