Araştırmalara göre gemi, 1500’lü yıllarda Avrupa’dan yola çıkan bir ticaret seferine aitti. Uzmanlar, enkazın büyük ihtimalle Portekiz bandıralı bir gemiye ait olduğunu değerlendiriyor. Dönemin ünlü keşif rotaları üzerinde ilerleyen geminin, şiddetli fırtına ve sert kıyı koşulları nedeniyle rotasından saparak karaya oturduğu düşünülüyor. Ardından geçen yüzyıllar içinde deniz çekildi, kıyı hattı değişti ve kumlar gemiyi tamamen örterek çölün bir parçası haline getirdi.
Yapılan kazılarda geminin yalnızca gövdesi değil, taşıdığı yük de büyük ölçüde korunmuş halde bulundu. Ekipler, enkazın içinde altın sikkeler, işlenmiş mücevherler, fildişi parçaları, bakır külçeleri ve çeşitli ticari mallar tespit etti. Özellikle farklı coğrafyalara ait paraların bulunması, geminin uluslararası ticaret yaptığını ortaya koyuyor.

Uzmanlara göre bu keşif, yalnızca bir 'hazine buluntusu' değil. Enkazda ele geçirilen nesneler, 16. yüzyıldaki deniz ticareti ağları, ekonomik ilişkiler ve denizcilik teknolojisi hakkında önemli veriler sunuyor. Ayrıca geminin yapım teknikleri ve kullanılan malzemeler de dönemin gemi inşa anlayışına ışık tutuyor.
Arkeologlar, bölgede yapılan jeolojik incelemelerde geçmişte buranın aktif bir kıyı hattı olduğunu belirledi. Zamanla yaşanan iklim değişimleri ve kıyı hareketleri, geminin bugün çölün ortasında görünmesine neden oldu. Bu durum, enkazın oksijenle temasının sınırlı kalmasını sağladığı için birçok parçanın günümüze kadar korunmasına yardımcı oldu.
Yetkililer, kumların altında başka kalıntıların da bulunabileceğini belirtiyor. Uzmanlara göre, bu keşif yalnızca başlangıç olabilir. Çölün derinliklerinde, tarihin henüz anlatılmamış başka hikayeleri de saklı olabilir.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

2 saat önce
37










English (US) ·