Terörsüz Türkiye süreci için beklentiler yükselirken;
MHP Lideri Devlet Bahçeli birbiriyle iç içe geçen krizler üzerine çok önemli açıklamalar yapıyor.
“Çok önemli” diyorum çünkü;
CHP’deki krizin yalnızca bir siyasi partiyi değil Türkiye’yi ilgilendirdiğini açıktan söylüyor.
Ve bunu Terörsüz Türkiye sürecinden önümüzdeki kritik eşiklerin nasıl aşılacağına bağlıyor.
Türkgün Gazetesi Başyazarı Yıldıray Çiçek soruyor. Bahçeli anlatıyor.
Bana göre bu öyle kolayca okunup geçilecek bir söyleşi değil.
Değerlendirmeler ve öngörüler çok derin.
Genel olarak bakınca;
CHP içindeki kriz ve bölünme riski ile “Terörsüz Türkiye” süreci iç içe geçiyor.
Bu iki süreç Türkiye’nin geleceği açısından önemseniyor.
Devlet Bey’in şu sözlerinin altını çizmek gerekiyor:
“Unutulmamalıdır ki CHP’nin iç sorunu gibi görünen meseleler aynı zamanda devlet ve milletin de sorunudur. Toplumsal huzuru bozan, siyasal istikrarı tehlikeye atan, hukuka güveni sorgulayan bu tavır sürdürülebilir değildir. Bunun için devlet ve milleti ilgilendiren her konu gerçekliğin ve sağduyunun zemininde tartışılmalı, istikrar ön planda tutulmalıdır.”
Bahçeli, CHP’nin varlık nedenini hatırlatarak uyarıyor:
“CHP’nin toplumsal ve siyasal hayatta birleştirici ve bütünleştirici bir rolü olduğu göz ardı edilmemelidir. Dile getirilen tarihsel iddiaya rağmen CHP bugünkü durumuyla kurucu kodlarından çok uzakta bulunmakta, tarihi sorumluluğunu yüklenememektedir.”
Görünen odur ki;
Bahçeli CHP’deki krizin derinleşmesinin hatta bölünmeye gitmesinin siyasi istikrarı sıkıntıya sokacağı görüşünde.
Dahası Terörsüz Türkiye süreci açısından da olumsuz etkiler yaratacağı düşüncesinde.
O nedenle CHP’nin kurucu parti ayarlarına dönmesi gerektiğini hatırlatıyor.
ÖZEL’E DE KILIÇDAROĞLU’NA DA ELEŞTİRİ Nitekim
“Dile getirilen tarihsel iddiaya rağmen CHP bugünkü durumuyla kurucu kodlarından çok uzakta bulunmakta, tarihi sorumluluğunu yüklenememektedir. Ne Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ne de Sayın Özgür Özel söylem ve eylemleriyle CHP’nin tarihsel sorumluluğuna uygun bir görüntü ortaya koyamamaktadır.”
Ve iki isme de bir uyarı:
“Sayın Özel ve Sayın Kılıçdaroğlu’na düşen şapkalarını önlerine koyarak samimi bir özeleştiri yapmak ve hakikati perdelemeden soruna çözüm bulmaya çalışmaktır.”
PEKİ BUNLARI NİYE SÖYLÜYOR
Devlet Bahçeli CHP ile ilgili bu değerlendirmeleri niye yapıyor?
Bu sözler başka bir partinin “iç işlerine karışmak” anlamına gelebilir mi?
İşte kritik olan da bu nokta.
Çünkü Devlet Bey bu sözleri CHP’nin içişlerine karışmak amacıyla söylemiyor.
Ve bu nedenle de “CHP’nin iç sorunu gibi görünen meseleler aynı zamanda devlet ve milletin de sorunudur” ifadesini kullanıyor.
Ve bunda da çok haklı.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE ETKİSİ
Devlet Bahçeli’nin yaptığı tespitler ve uyarılar;
CHP içindeki krizin başta terörsüz Türkiye süreci olmak üzere Türkiye’nin önündeki kritik dönemleri olumsuz etkileyeceğini gösteriyor.
Bu gerçeği de şu sözlerle özetliyor:
“Etrafımızdaki ateş çemberinden daha güçlü çıkmak, yeniden dünyaya nizam veren bir devlet ve millet haline gelmek için terörsüz Türkiye önemli bir eşiktir.”
METE HAN’DAN ATATÜRK’E Devlet
Terörsüz Türkiye süreci Türkiye’nin yükselmesini, şahlanmasını sağlayacak bir süreçtir.
Yıllardır akan kanın ve maddi manevi kayıpların son bulmasıyla Türkiye önümüzdeki yüzyıla damgasını vuracak bir sıçrama eşiğine ulaşacaktır.
Bu eşiğe ulaşabilmesi de siyasetin kurumlarıyla, TBMM’yle mümkün olacaktır.
CHP’deki kriz işte bu süreçleri olumsuz etkileyecektir.
Devlet Bahçeli’nin anlatmak istediği bağlantının özeti budur.
Ve işte bu noktada Türkiye için çizdiği rotanın ipuçlarını veriyor:
“Varsa bir hastalığımız teşhisini biz koyacak ve tedavisini biz yapacağız. Kısır döngü içine hapsedilmiş bir Türkiye özlemi duyanlara sesleniyorum; buna izin vermeyeceğiz. Bizim esin kaynağımız tarihimizdir. İlhamımızı Mete Han’dan, Sultan Alparslan’dan, Fatih Sultan Mehmet’ten ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten alırız. Vakit gelmiş ve mekâna kavuşmuştur. Gelecek Türk ve Türkiye Yüzyılı’dır.”
MHP Lideri Bahçeli’nin bu sözleri Türkiye’nin geleceği açısından çok önemlidir.
Bu vizyonu ve rotayı diri tutmak gerekiyor.
Bu nedenle Devlet Bey’in Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu’na yaptığı şu çağrının önemi yüksektir:
“Şapkalarını önlerini alıp düşünmeliler...”
Bu sözleri demokrasinin gereği olarak;
“Kurultay yapılma ihtiyacı” olarak da algılıyorum.
Umarım Bahçeli’nin bu tespit ve uyarıları yeterince algılanır...

1 hafta önce
41










English (US) ·