CUMHURBAŞKANI ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında önceki gün yapılan MYK toplantısının ana gündem maddesi Terörsüz Türkiye süreci oldu. Edinilen bilgilere göre, Halep’in YPG unsurlarından temizlenmesinin Suriye’de kalıcı barış, huzur ve güvenliğin tesisi açısından önemli bir kazanım olduğunu belirten Erdoğan, “Halep’teki son gelişmeler 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanması için tarihi bir fırsat. Türk, Kürt ve Araplar arasında kardeşliğin bozulmasına izin veremeyiz. Süreci hassasiyetle yönetmeliyiz, tahriklere karşı dikkatli olmalıyız” dedi.
TÜM ÖNLEMLER ALINDI
Suriye ordusu ile SDG arasındaki çatışmaların Türkiye’nin güvenliğini nasıl etkileyeceğine yönelik değerlendirmeler yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin güvenliğini tehdit edecek bir durumun oluşmaması için gerekli tüm önlemler alındı. Terör örgütünün Suriye’deki uzantısı maksimalist ve irrasyonel taleplerine rağmen Suriye hükümeti kuşatıcı bir anlayışla hareket ediyor. Bu yaklaşımın devam etmesi Suriye halkının hayrına olacaktır” ifadelerini kullandı.
AK Parti MYK toplantısının en önemli gündem maddelerinden birisi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yasadışı bahis ve kumarla mücadeleyle ilgili yaptığı sunum oldu. Edinilen bilgilere göre, yasadışı sanal bahis ve kumarla mücadelenin çeşitli başlıklar altında artırılması gerektiği anlatılan sunumda en önemli adımın toplumun bilinçlendirilmesi ve farkındalığın artırılması olduğu kaydedildi.
Sunumda 2022 yılına göre yasadışı bahis ve kumar oynayanların sayısının 3 kat artış gösterdiği ve oynayanların yaşının alt sınırlara doğru düşmeye başladığı aktarılırken, artışın sebebi olarak ise cep telefonları, erişimin kolaylaşması ve spor müsabakalarının çeşitlenmesi gösterildi.
REKLAM KISITLAMA VE KAMU SPOTU
Bu konunun sadece hükümet ve parti meselesi olmadığına vurgu yapılan sunumda ilk aşamada reklam kısıtlama ve kamu spotları hazırlama çalışmaları üzerinde duruldu. Önümüzdeki 1 aylık süreçte hükümetin konuyla ilgili hem yasal hem de yönetmelik anlamında yapacağı çalışmalarını netleştireceğine yönelik değerlendirmeler yapılan toplantıda bazı MYK üyeleri, siyasetçilere bu konuda “eşim kumara alıştı, çocuğum alıştı” diye çok fazla şikâyet geldiğini de anlattı.
ERDOĞAN’DAN ÖNLEM TALİMATI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iç cepheyi kuvvetlendirmenin yolunun aileden geçtiğine dikkat çekerek bu konunun üzerinde durulması gerektiğini vurguladı. Erdoğan’ın, “Kumar, aile yapısını tehdit eden bir unsur. Aile içinde ciddi yıkımlara yol açıyor. Bu nedenle parti olarak da hükümet olarak da bu konuyu ciddi bir şekilde ele alın. Gerek yönetmelik gerek kanuni düzenleme anlamında çalışmalarınızı yapın” dediği öğrenildi.
2026 KOLAY GEÇMEYECEK
CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın, toplantının açılış kısmında dikkat çeken bir yorum yaptığı da öğrenildi. Erdoğan’ın, “Dünyanın 2026 yılının ilk başlangıcındaki gelişmelere bakarsanız, bu yılın çok kolay geçmeyeceğini gözlemliyorum” dediği aktarıldı.
ANKARA’NIN İRAN’DAKİ OLAYLARA BAKIŞI: YÖNETİM MEŞRU REFORM TALEPLERİNİ GÖZ ÖNÜNE ALMALI
ANKARA, İran’da yaşanan olayları dikkate izliyor. Ankara’nın konuyla ilgili yaklaşımının “İran’da yaşanan olayların daha fazla şiddet sarmalına girmeden, meşru toplumsal reform talepleri de göz önüne alarak bir an önce son bulması önemli” diyerek açıklayan yetkililer şu noktalara dikkat çekiyor:
“İran’da kitlesel hareketlenmeler, İran toplumunun ihtiyaç ve taleplerinin üzerine artık dayanılamaz noktaya ulaşan ekonomik sıkıntıların da eklenmesiyle ortaya çıkan kaçınılmaz bir durum olmuştur. Bu kapsamda halkına çözümü sunacak olan İran yönetiminin de artık meşru reform taleplerini dikkate alması olayların yatışması noktasında önemli etken olacaktır.
DIŞ MÜDAHALE İSTİKRARSIZLIK DOĞURUR
İran’a yönelik olası bir dış müdahale daha fazla istikrarsızlık doğurabilir. Sorunu İran’ın kendi içinde çözmesi ideal olanıdır. İran’a yönelik bir dış gücün müdahalesinin İran ve bölge için daha fazla istikrarsızlık doğuracağı ve ciddi sınamalara sebebiyet vereceği açıktır. İran’ın dinamikleri ve coğrafi özellikleri itibarıyla Suriye ya da Irak olmadığı unutulmamalıdır. İran’ın mevcut sorunlarını kendi içerisinde kendisinin çözmesi rasyonel ve arzu edilen bir durum olacaktır. İstikrarsızlığın artması durumunda göç hareketlerinin ortaya çıkabileceği, ülke içinde etnik çatışmaların yaşanabileceği ve bölgedeki terörist oluşumların yeniden canlanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Krizin dış boyutuyla tırmanması durumunda Türkiye bölgede ve uluslararası arenada tansiyonu düşürmek adına üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırdır.”
BAHÇELİ: SURİYE’DE ENTEGRASYON TAMAMLANMALI
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis grup toplantısında özetle şunları aktardı: “Halep’teki çatışmalar her açıdan düşündürücüdür. SDG/YPG yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Trump ise ayaküstü bunları satmıştır. PKK’nın örgütsel varlığı feshedilmiş, silahlar bırakılmıştır.

İMRALI’NIN ÇAĞRISI GEÇERLİ
SDG/YPG’nin de akıbeti aynı olmalıdır. Bizim için yegâne geçerli olan İmralı’nın 27 Şubat çağrısıdır, üstelik bölücü terör örgütünün bütün yapılarını bağlamaktadır. SDG/YPG bundan bağımsız değildir. Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm’in yandaşıdır, İsrail’in kuklasıdır, PKK’nın kurucu önderliğine saygısız ve sadakatsizdir. Hiç kimse, bilhassa DEM Parti, Halep’te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını söyleyemez. Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır, acısı bizim acımızdır. Halep’te sivilleri canlı kalkan yapan SDG/YPG’dir.
KİMSEYE KAZANDIRMAZ
DEM Parti yetkililerinin ‘Türkiye’yi uyarıyoruz’ diyerek başlayan söz ve açıklamaları, SDG/YPG’yi aklama ve arkalama niyetleri hakikaten çok üzücü ve sorunlu bir dildir. Terörsüz Türkiye’nin adım adım gerçekleştiği bir süreçte, her türlü fedakârlık yapılıyorken birdenbire Halep gerekçesiyle sokaklara dökülmek, sivri dile saplanıp kalmak hiç kimseye bir şey kazandırmayacaktır. Türk’ün kanı Kürt’e, Kürt’ün kanı da Türk’e haramdır. Çünkü biz kardeşiz, biz kader ve keder ortağıyız. SDG/YPG’nin Ankara’ya davet edilip müzakere edilmesini istemek ya aceleye getirilmiş bir açıklama veya meseleyi kavrayamayan ve gerçekleri göz ardı eden bir akıl tutulmasıdır. İsrail’in güdümündeki terör örgütüyle pazarlık nasıl olacaktır? Türkiye Cumhuriyeti böylesi bir zillete nasıl onay verecektir? Muhatap bellidir, PKK’nın kurucu önderinden başkası asla değildir.”
DEM PARTİ’YE: PARMAK SALLAYAMAZ
BAHÇELİ konuşmasında DEM Parti’ye de şöyle seslendi: “DEM Parti’nin Türkiye partisi olma yönündeki mücadelesini görmekle beraber, eski hastalıkların zaman zaman nüksetmesinin sorumluluk ahlakıyla çatışacağını düşünüyorum. Bu parti, Türkiye’nin partisidir ve bu haliyle Türkiye’ye parmak sallaması asla ve kat’a meşru, masum ve makul görülemeyecektir. SDG/YPG’nin muhatabı Suriye Cumhuriyeti Devleti’dir, nihayet 10 Mart Mutabakatı’nın zamanı dolsa da karşılıklı uzlaşma ve müzakerelerle İmralı’nın da çağrısı olan entegrasyon süreci tamamlanmalıdır. Türk’ün kaderi Kürt, Kürt’ün kaderi Türk’tür diyeceğiz. Herkes üstüne düşen sorumluluğu, siyasi hesapları bir kenara bırakarak yerine getirmelidir. İçinden geçtiğimiz hassas ortam tahrik ve kışkırtmalara açıktır. Bu nedenle önümüzdeki süreç dikkat ve sağduyu gerektirmektedir. Milli varlık tehlikeye düşerse gereğini yapmaya da hazır olduğumuz unutulmamalıdır. Bayrağın gönderden indiği yerde maldan, mülkten ve candan vazgeçmeyen bin kere namerttir. Tahrik ve tertiplere dikkat edeceğiz. Tek bir ses, tek bir nefes olacağız.”

EMEKLİ MAAŞLARI İYİLEŞTİRİLMELİ
MHP Lideri Bahçeli, “Emeklilerimizin derdi derdimiz, beklentileri beklentimizdir. En düşük emekli maaşı alan kardeşlerimizin sosyal ve ekonomik durumlarını iyileştirmek için gerekirse elimizi değil gövdemizi taşın altına koymalıyız. Onları sefalet ücretine değil en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşımalıyız. Emeklilerimizin sonuna kadar yanındayız, hepsine hürmetlerimizi sunuyoruz” dedi. GÜNSU ÖZMEN/ANKARA
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM grup toplantısında üzerinde Ayet-el Kürsi yer alan yüzük ve rozetiyle dikkat çekti.

1 ay önce
24









English (US) ·