Erzincan, Tunceli, Bingöl, Erzurum, Bayburt ve Gümüşhane... 1500 yıllık sessizlik bitiyor mu? 5 ili kapsayan 7'lik deprem çemberi yeniden aktifleşti

1 saat önce 39

Buse Güngör | CNNTurk.com Muhabiri

Jeofizik Mühendisi Ali İlker Bulut, Türkiye’de son dönemde artan deprem hareketliliğini değerlendirerek, yaşanan sarsıntıların “deprem fırtınası” olarak değil, tektonik hareketliliğin doğal sonucu olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Bulut, özellikle Yedisu Fayı, Marmara Bölgesi, Ege ve Girit hattı ile Türkoğlu-Osmaniye segmentine dikkat çekerek, büyük deprem riskinin sürdüğünü ve hazırlık sürecinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.

DEPREM SAYISINDAKİ ARTIŞIN NEDENİ

Bulut, Balıkesir ve Kütahya’daki jeotermal ve volkanik kaynaklı depremlerin yanı sıra, 6 Şubat depremlerinin tetiklediği artçı sarsıntılar ve Girit Adası çevresindeki yoğun aktivasyonun Türkiye’de deprem sayısını ciddi şekilde artırdığını belirtti.

Türkiye’de yıllık ortalama 18 bin ila 24 bin arasında değişen deprem sayısının 2025 yılında 50 binin üzerine çıktığını ifade eden Bulut, “1 ile 7 büyüklüğü arasında yaklaşık 50 bin depremle karşılaştık. Bu durum bir sıklık görüntüsü veriyor ancak bu depremler, ülkemizin tektonik yapısının doğal sonucudur” dedi.

LEVHA HAREKETLERİ DEPREMLERİ TETİKLİYOR

Türkiye’nin Afrika, Arap ve Avrasya levhaları arasında sıkıştığını belirten Bulut, bu hareketin sürekli deprem ürettiğini söyledi.

“Afrika ve Arap levhaları bizi sıkıştırıyor, Avrasya levhası ise kuzeyde önümüzde duruyor. Türkiye batıya doğru hareket etmek istiyor. Bu hareket sürdükçe deprem aktivasyonu da devam ediyor” diyen Bulut, küçük depremlerin de büyük depremlerin habercisi değil, sistemin aktif olduğunu gösteren işaretler olduğunu ifade etti.

Erzincan, Tunceli, Bingöl, Erzurum, Bayburt ve Gümüşhane... 1500 yıllık sessizlik bitiyor mu 5 ili kapsayan 7lik deprem çemberi yeniden aktifleşti

YEDİSU FAYI İÇİN KRİTİK UYARI

Bulut, özellikle Kuzey Anadolu Fayı’nın Yedisu segmentinin uzun süredir kırılmayan ve büyük deprem üretme potansiyeli taşıyan alanlardan biri olduğunu vurguladı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 1996 yılında yayımladığı çalışmalarda da bu bölgenin büyük deppremler üretebilecek alanlardan biri olarak tanımlandığını hatırlatan Bulut, Erzincan ile Bingöl arasındaki Yedisu segmentinin 7’nin üzerinde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi ve “Yaklaşık 250 yıllık bir periyoda yaklaşıyoruz. Yıllık hareket hızına göre burada ciddi bir enerji birikimi var. Erzincan, Tunceli, Bingöl, Erzurum, Bayburt ve Gümüşhane’nin büyük bölümünde etkili olabilecek bir deprem bekliyoruz” dedi.

“HİÇBİR İL YÜZDE 100 HAZIR DEĞİL”

Depreme hazırlık konusunda Türkiye’de hiçbir ilin tam anlamıyla hazır olmadığını belirten Bulut, özellikle 1999 Marmara Depremi’nin bu konuda milat olduğunu söyledi.

AFAD’ın risk haritalarının ve yapı denetim sistemlerinin önemli olduğunu belirten Bulut, “Kırmızı bölgelerde yapı denetimi, zemin etütleri ve eğitim çalışmaları zorunlu. Ancak yüzde 100 hazırız demek mümkün değil” ifadelerini kullandı.

DEPREM RİSK HARİTALARI NASIL GÜNCELLENİYOR?

2019 yılında yayımlanan AFAD risk haritasına da değinen Bulut, bu haritaların belirli bir süreye göre değil, sahadaki yeni kırıklar ve büyük depremler sonrası güncellendiğini söyledi ve “Yeni bir fay kırığı oluşursa haritaya yeni kırmızı alanlar eklenebilir. Bunun belli bir son kullanma tarihi yok, tamamen bölgedeki hareketliliğe bağlı” dedi.

TÜRKOĞLU-OSMANİYE HATTI DA RİSKLİ

Son günlerde sıkça gündeme gelen Türkoğlu-Osmaniye hattına ilişkin değerlendirmede bulunan Bulut, bu bölgenin de Doğu Anadolu Fayı üzerinde önemli bir sismik boşluk olduğunu söyledi.

6 Şubat depremlerinde kırılmayan bu segmentin yaklaşık 1500 yıllık bir periyoda sahip olduğunu belirten Bulut, “Bu bölge zaten risk haritalarında kırmızı olarak yer alıyor. Bilinmeyen tek şey depremin ne zaman olacağı” dedi.

Bilimsel makalelerin sosyal medyada yanlış yorumlandığını ifade eden Bulut, bu çalışmaların halkı korkutmak için değil, devletin yönetmelik ve önlem süreçlerine veri sağlamak amacıyla yapıldığını söyledi.

MARMARA DEPREMİ BEKLENİYOR

Marmara Bölgesi için büyük deprem beklentisinin sürdüğünü belirten Bulut, Kahramanmaraş merkezli depremlerin Marmara’yı doğrudan tetikleyeceği yönündeki yorumlara ise temkinli yaklaştı ve “Doğu Anadolu’daki bir depremin Kuzey Anadolu Fayı’nı doğrudan tetiklemesini beklemeyiz. Ancak Marmara zaten kendi periyodunu doldurmuş, 7’nin üzerinde deprem üretmesi beklenen bir alan” dedi.

İstanbul, Kocaeli, Yalova, Sakarya, Düzce, Tekirdağ, Bursa ve Çanakkale’nin ciddi risk altında olduğunu belirten Bulut, yalnızca kuzey kolun değil, Bursa üzerinden geçen güney kolun da büyük tehlike oluşturduğunu söyledi.

Erzincan, Tunceli, Bingöl, Erzurum, Bayburt ve Gümüşhane... 1500 yıllık sessizlik bitiyor mu 5 ili kapsayan 7lik deprem çemberi yeniden aktifleşti

EGE VE GİRİT HATTINDA TSUNAMİ RİSKİ

Ege Bölgesi’nde de riskin sürdüğünü belirten Bulut, İzmir ve çevresinde tarihsel olarak büyük depremler üreten fayların bulunduğunu hatırlattı.

Son dönemde özellikle Girit Adası ve Antalya Körfezi çevresindeki sismik hareketliliğe dikkat çeken Bulut, bu bölgelerde tarihsel süreçte 8’in üzerinde depremler yaşandığını söyledi ve “Son süreçte Girit çevresinde 72 deprem meydana geldi. Bunların önemli bir bölümü 5 ve üzeri büyüklükteydi. Deniz içi depremlerde en büyük risk ise tsunami ihtimalidir” ifadelerini kullandı.

“HAZIRLIK YOKSA YAPILABİLECEK BİR ŞEY YOK”

Deprem konusunda en önemli unsurun hazırlık olduğunu vurgulayan Bulut, kesin tarih vermenin mümkün olmadığını ancak riskli alanların net şekilde bilindiğini söyledi ve “Biz depremin ne zaman olacağını hesaplayamıyoruz ama nerede olabileceğini biliyoruz. Bu nedenle yapılması gereken tek şey hazırlık. Hazırlık yoksa yapılabilecek başka bir şey yok” dedi.

Habere git