İtalya'da 1877 yılında pamuk fabrikası kurmak amacıyla yola çıkan sanayici Cristoforo Crespi ve oğlu Silvio Crespi, yalnızca bir üretim tesisi değil, işçilerin tüm ihtiyaçlarını karşılayan örnek bir kent inşa etti.
Kuzey İtalya'daki Adda Nehri kıyısında kurulan ve "Crespi d’Adda" adı verilen bu yerleşim, sanayi ile sosyal yaşamı tek bir merkezde buluşturan tarihi bir "şirket kasabası" olarak öne çıkıyor.
Dönem İtalya'sında fabrikaların çevresinde konut ve altyapı yetersizliği bulunması üzerine Crespi ailesi, nitelikli iş gücünü elde tutmak ve üretimi kesintisiz kılmak amacıyla radikal bir adım attı.
Fabrikanın etrafına inşa edilen bu planlı şehirde işçiler için bahçeli müstakil evler, okul, hastane, kilise, tiyatro, spor tesisleri ve halka açık çamaşırhaneler yer aldı. Üstelik köydeki konutlara nehrin gücüyle çalışan hidroelektrik santralinden ücretsiz elektrik sağlandı.
UNESCO TARAFINDAN KORUMA ALTINA ALINDI
Crespi d’Adda'nın kentsel tasarımı, dönemin sosyal yapısını da doğrudan yansıttı. İşçiler, yöneticiler, doktor ve rahip gibi farklı statülerdeki çalışanlar için mesleki hiyerarşiye uygun konutlar inşa edildi.
Mülk sahibinin çalışanlarının ihtiyaçlarıyla "doğumdan ölüme kadar" ilgilendiği bu model, bir yandan işçilerin yaşam kalitesini artırırken diğer yandan şirkete olan bağımlılığı artırıp olası işçi çatışmalarının önüne geçmeyi hedefleyen stratejik bir yönetim biçimi olarak uygulandı.
Görkemli kentsel dokusunu ve mimari yapısını bir asrı aşkın süredir korumayı başaran, konutlarında hâlâ yaşamın sürdüğü Crespi d'Adda, Avrupa sanayileşme tarihinin en bütüncül örneklerinden biri sayılıyor. Sanayi devriminin bu simge şehri, 1995 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alarak koruma altında tutuluyor.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

5 saat önce
34










English (US) ·