Fenerbahçe, futbolda uzun yıllar başarıya hasret ama madalyonun diğer tarafına bakında 'spor kulübü' tanımının tam karşılığını vermeye devam ediyor. Aziz Yıldırım'ın başkanlığı döneminde çıta yükselten amatör branşlar, sistemin sorunsuz işlemesi ile işlevselliğini ve başarı konusunda istikrarını sürdürüyor.
Basketbol şubesi son 10 yılda hem kadınlar hem de erkeklerde Avrupa'nın zirvesine abone. Sırf kadın basketbolunda bile Türk takımları ulusal ve uluslararası 117 kupa kazandı, 54 kupanın sahibi tek başına Fenerbahçe oldu. Voleybolda, sermaye ve devlet bankalarına karşı verilen inanılmaz rekabet ile yine uluslararası kupalarda adından söz ettiren bir spor kulübü. Olimpiyatlara yolladığı rekor sporcu sayısı ile ülke sporuna göz ardı edilemeyecek bir katkı sunması bambaşka bir konu başlığı.
Bunlar spora biraz ilgisi olan herkesin bildiği şeyler, 'ama neden şimdi gündeme getiriyorsun' diyenleriniz illa ki olacaktır. Fenerbahçe’nin 500 milyon Euro civarındaki borcunun faturasını, amatör şubelere yıkmaya çalışan zihniyete daha fazla sessiz kalınamayacağını düşündüm.
Geçtiğimiz hafta yapılan divan kurulu toplantısında mali durumun resmi açıklaması da var. Tüm amatör branşların toplam zararı 16 milyon Euro... Kamuoyu baskısı, sosyal medya algısı ile yaptırılan transferler, her şeyi sıfırdan düzenletme gücü, şimdi de camianın tüm mekanizması üzerinde güç sahibi olabilmenin arzusuna kapılmışa benziyor. Futboldaki harcama çılgınlığı, yap boz yapılan kadrolar ve başarısız tablo bitti, şimdi sıra işleyen çarklara geldi.
Amatör şubeler, karşılık beklemeden sporcu yetiştirmek, kime ne diye batar anlamak mümkün değil. Futbolda bir oyuncuya verilen kontrat kadar maliyeti olan ancak milyonlarca insana hitap eden, binlerce genci hayaline kavuşturan, olimpiyatlarda, turnuvalarda göğsümüzü kabartan ve binlerce insana da ekmek kapısı olan amatör branşlara olan düşmanlık gerçekten mantık dışı. Spor kulüplerinin asli görevini bilmeden, sadece sponsorlarla bile dönebilecek mali yapıdaki branşları hedef göstererek tek işleyen yapıyı da hedef almak, en hafif tabirle art niyettir.
2016 yılında Fenerbahçe'nin yarışmaya başladığı espor şubesi dışında en eskisi 116, en yenisi 79 yıllık olan şubeler 2026'da yük olmaya başladıysa, bu düşünce tartışmaya açılabilir. Ancak bu suni gündemin sebebi, futboldaki başarısız tablodan beslenme alışkanlığını amatör branşlarda da sürdürmek isteyenlerse taraftarın sosyal medyada gözünü açmasında fayda var. Bugün 'kapat' diyenler, yarın 'kapattı ama yine olmadı' demek için fırsat bekleyenlerdir.
Türk sporunun geleceğini düşünen, takım-camia fark etmeksizin başarıyı yakalayanın başarıyı sürdürmesi için çaba harcar. Bu aralar çok sık duyduğum bir cümle işin özeti gibi, 'bizde yukarı çıkanı aşağı çekmek gibi bir tarz var.'

1 saat önce
34










English (US) ·