Gönüllüler ordusuna Avrupa’dan büyük ödül

1 ay önce 41

 Selma KUNAR / DHA

Oluşturulma Tarihi: Mayıs 29, 2026 07:00

6 Şubat depremlerinin kültürel miraslarda yol açtığı hasarın belirlenmesi için Instagram üzerinden yapılan çağrıyla başlayan ve alanlarında uzman 50 gönüllünün katılımıyla 1500'den fazla arkeolojik ve tarihi alanı belgeleyen 'Kültürel Miras Alanlarında Deprem Hasarının Değerlendirilmesi Projesi', Avrupa'nın kültürel miras alanındaki en önemli ödülü 'Europa Nostra Ödülü'nü Türkiye'ye kazandırdı.

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Çiler Çilingiroğlu ile Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Bölümü’nden Doç. Dr. Nusret Demir’in birlikte yürüttüğü ‘Kültürel Miras Alanlarında Deprem Hasarının Değerlendirilmesi Projesi’, ‘Yurttaş Katılımı ve Farkındalık Yaratma’ kategorisinde ödül aldı. Girişim sayesinde 1500’den fazla miras alanındaki hasar belgelendi. ​Projenin Prof. Dr. Çiler Çilingiroğlu’nun Instagram üzerinden çağrısıyla başladığını kaydeden Doç. Dr. Demir, “Çiler hocamız bu çağrıda ‘Bölgedeki kültürel miras zararları ile ilgili kayıtlar alın’ diyordu. Kendisine ulaşarak, uydu teknolojileriyle uzaktan algılamayla bölgeye gitmeden de hasar durumlarını analiz edebileceğimizi söyledim” dedi.

50 KİŞİLİK ORDU

Proje kapsamında deprem bölgesinde sadece antik kentler değil, bütün kültürel miras yapıları, binalar, müzeler, höyükler, her türlü kültürel miras yapısı ve eseri analiz edildi. Bu analiz için Prof. Dr. Çiler Çilingiroğlu’nun organizasyonuyla ‘Gönüllüler Ordusu’ kurulduğunu anlatan Doç. Dr. Demir, “50 kadar teknik uzmanla birlikte gönüllü arkadaşlarımız çok değerli katkı verdi” dedi.

Gönüllüler ordusuna Avrupa’dan büyük ödül

UYDU GÖRÜNTÜLERİ BİRLEŞTİRİLDİ

Bütün bu eserlerin çok detaylı şekilde koordinatları dahil, hangi döneme ait olduğu, türü ve yılı belirlendi. Sahadan, kurtarma ekiplerinden, gazetecilerden ve meslektaşlardan gelen bilgiler ile uluslararası bilimsel işbirlikleri kapsamında paylaşılan uydu görüntüleri birleştirilerek bir sistem oluşturuldu. ​Bu çalışmayı akademik bir çalışma olsun diye yapmadıklarını, tamamen gönüllü dayanışması olduğunu vurgulayan Demir, “Deprem zamanı insanların psikolojisini biliyoruz. Biz de bir şey yapma motivasyonuyla yaptık. Gönüllü arkadaşlarımızın katkısı çok büyük. Onları temsilen de ödül töreninin düzenleneceği Lefkoşa’da bulunmak istiyoruz” dedi.

EN BÜYÜK HASARI OSMANLI DÖNEMİ YAPILAR ALDI

Prof. Dr. Çiler Çilingiroğlu ise çalışmaya herhangi bir destek alınmadığını, koordinasyonun tamamen spontane geliştiğini belirtti. Yıkıcı depremler döneminde herkesin bir şeyin ucunu tutmaya çalıştığı anlarda kendilerinin de büyük bir dayanışma içinde olduklarını aktaran Prof. Dr. Çilingiroğlu, çalışmayı akademik olarak yayımladıklarını ve verileri herkesle paylaştıklarını söyledi.

11 il genelinde yapılan incelemelerde, kayıt altına alınan hasarın en büyük bölümünü Osmanlı Dönemi’ne ait yapılar oluştururken, tarih öncesi höyükler daha yüksek yapısal dayanıklılık gösterdi. Ekip, toplanan verileri araştırmacılar, miras uzmanları ve yerel topluluklar için erişilebilir kılan bir makalenin yayımlanmasının ardından, 2025 yılında etkileşimli bir çevrimiçi harita başlattı.      

Habere git