Grip baharda da peşimizi bırakmadı

2 saat önce 30

Bu yıl grip (influenza) vakaları erken başladı, hâlâ devam ediyor.

Kış boyunca uzun süre iyileşmeyen grip vakaları görülmüştü. Uzmanlar; influenza virüsünün farklı türleriyle karşı karşıya olduğumuzu ve ‘süper grip’ olarak adlandırıldığını açıklamıştı…

Hastalığın bugünlerde de sık görülmeye başladığına dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk ‘‘Bahardayız, grip mevsimi bitti diye düşünmeyin. Bu yıl da grip mevsimi uzadı. Üstelik hastalık mutasyona uğrayan yeni virüs nedeniyle daha şiddetli seyrediyor. Dolayısıyla dikkatli olmakta yarar var’’ uyarısında bulunup, şu bilgileri paylaştı:

Prof. Dr. Osman Erk

Hafife almayın

Grip, özellikle öksürük ve hapşırmayla bulaşan viral bir hastalıktır. Titreme, yüksek ateş, kulak ağrısı, kuru öksürük, kas-eklem ağrıları, bazen burun akıntısı, boğaz ağrısı, ishal, bulantı ve kusma gibi şikayetlerle kendini gösterir. Hastalık dünya genelinde sık ölüm nedenleri arasında yer alır. Özellikle zatürreye dönüştüğünde hayati tehlike yaratır.

Özellikle risk grubundaki bireyler grip belirtilerini hafife almamalı. 65 yaş üzerindeki kişiler, bakım ve huzur evlerinde kalanlar, kronik hastalığı olanlar (KOAH, astım, kalp yetersizliği, nörolojik hastalık, kanser, kanser tedavisi görenler böbrek ve diyabet hastaları) çocuklar, hamileler ve sağlık personeli riskli gruplardır. Özellikle bu gruplarda grip, zatürreye yol açabilir.

Soğuk algınlığından farklıdır

Gripte yüksek ateş, kuru öksürük, baş ve karın ağrısı görülürken; soğuk algınlığında (nezle) yüksek ateş yoktur, belirgin bir burun akıntısı mevcuttur. Bazen gripte de burun akıntısı ve boğaz ağrısı olabilir fakat geri plandadır.

Grip kişiyi paçavra diye tabir edilen bir duruma sokarken, soğuk algınlığında genel durum iyidir. Grip klasik olarak üst solunum yollarının hastalığıdır. Soğuk algınlığı dışında birçok virüs üst solunum yollarında gribal enfeksiyona neden olabilir.

Bağışıklığınızı güçlü tutun

Yataklara düşüren üst solunum yolu hastalıkları, bağışıklığın zayıflamasını beklemektedir. Hapşırık ve öksürme ile dışarıya salınan virüslerin diğer insanlar tarafından solunması, hastalığın yayılmasına yol açar.

Dengeli ve yeterli beslenen, iyi uyuyan, düzenli egzersiz yapan (en azından her gün yürüyen), sigara-alkolden uzak duran bağışıklığı desteklenmiş kişiler ise grip ve soğuk algınlığı gibi viral enfeksiyonlara kolay kolay yakalanmaz. Yakalansa bile hastalıkları daha çabuk atlatır.

Hijyene de dikkat!

Hasta kişilerden uzak durmak, gripten korunmada önemli rol oynuyor. Sık sık ellerin yıkanması, mekanların havalandırılması ve maske takılması gerekir.

Ayrıca alkol ve sigara kullanılmamalı, kalabalık ve kapalı ortamlardan kaçınılmalıdır. Gripli kişilerden mümkün olduğunca uzak durulmalı, gripli kişiyle aynı ortam paylaşılıyorsa eller sık sık sabunlu suyla yıkanmalı, maske kullanılmalıdır.

Grip virüsünün yayılmasını önlemek için masa, kapı kolları, oyuncak gibi yüzeyler deterjanla temizlenmelidir.

Hasta kişilere ait çarşaf, çamaşır, havlu, çatal, bıçak, bardak gibi eşyalarla temas edilmemelidir. Uyku ve açık havada spor yapmak da koruyucu etkiye sahiptir.

Antibiyotik kullanmayın!

Gripten korunmanın en önemli yolunu dinlenme ve sağlıklı beslenme oluşturuyor. Antibiyotiklerin, öksürük şuruplarının, ağrı kesici ve ateş düşürücülerin kullanılmaması gerekir.

Bir haftada iyileşir

Ateş, bağışıklık sisteminin aktif olduğunu göstermekte, çok yükselmedikçe ateşe müdahale edilmemesi önerilmektedir. Gribin, genel olarak bir hafta içerisinde vücuttaki etkilerinin azaltacağı belirtilmektedir. 

Vitamin ve minerallere ihtiyaç var

Bağışıklık sisteminin normal çalışması için A, B, C, D ve E vitaminleri başta olmak üzere kalsiyum, selenyum, çinko, magnezyum, bakır gibi minerallere; sistein gibi aminoasitlere ihtiyaç vardır.

Bu vitamin ve minerallerin her gün belirli miktarlarda ve birbirleriyle doğru orantılı olarak tüketilmesi bağışıklık sistemi için son derece önemlidir. Taze, temiz, organik, mevsiminde ve yerel olarak üretilen sebze, meyve, yeşillikler, baklagiller ve kabuklu kuruyemişlerden oluşan beslenme tarzı bağışıklık sistemi için önemlidir. Bu beslenme düzenine küçük porsiyonlarda hayvansal gıdalar da eklenmelidir. 

Influenza

Bu belirtilerde doktora başvurun

Nefes darlığı, solunum sıkıntısı, şuur bulanıklığına eşlik eden 39 derece üzerinde ateş, beraberinde kusma ve ishal durumunda doktor kontrolü gerekir.

Nasıl desteklenir?

İşte bağışıklık sistemini güçlendiren beslenme modeli:

- Sebze ve organik tavuk suyu çorbasının gribal enfeksiyon belirtilerini hafiflettiği ve hastalığın daha kısa sürede iyileşmesini sağladığı kanıtlanmıştır.

- Çinkodan zengin kırmızı et, susam, kabak çekirdeği, brokoli vücut direncini artırır.

- Sarı, turuncu, parlak kırmızı, sarı-yeşil sebze, meyve ve baharatlar (havuç, marul, bal kabağı, ıspanak, muz, greyfurt, limon, portakal, mandalina, köri, zencefil, zerdeçal). Bu besinler bağışıklık sistemini destekleyen bol miktarda C vitamini, beta karoten ve flavinoid içerir.

- Brokoli, karnabahar, lahana, alabaş, şalgam, pancar, su teresi, roka, turp, sarımsak ve soğan gibi yiyeceklere sofrada yer açılmalı. Bu besin grupları bol miktarda sistein, selenyum ve diğer gerekli vitamin ve mineralleri içerir.

- Bol su ve lifli besinlerin tüketilmesi vücudun toksinlerden arınmasını sağlar.

- Rafine şeker ve unlu gıdalar, işlenmiş yağlar ve asitli içecekler yerine taze sebze, meyve ve kuruyemiş tüketilmelidir.

- Düşük D vitamini düzeyine sahip olanlarda gribal enfeksiyon riski artar. Yıl boyunca yeterli D vitamini düzeyinin devam ettirilmesi son derece önemlidir.

- Yeterli beslenemeyen ve stresli yaşamı olan kişilerin ise doktor önerisiyle güvenilir, multivitamin, probiyotik ve Omega 3 preparatları kullanmaları uygun olur.

Habere git