Fotoğraf: AA
Gülistan Doku'ya ait 31 Aralık 2019 tarihli hastane giriş kaydının silinmesi ile ilgili Sonel, ne başhekimle ne de başka biriyle bu konuda görüştüğünü, hamilelik kaydı iddialarını yalnızca "halk arasında konuşulan söylentiler" olarak bildiğini söyledi.
Gülistan Doku'nun sürekli baraj etrafında arandığı ile ilgili soruya ailenin ısrarı nedeniyle sürdürüldüğünü savundu. 06 SNL 10 plakalı siyah BMW marka aracın Elazığ'daki bir araç yıkama merkezinde suç delillerinin yok edilmesi amacıyla detaylı temizliğe sokulduğu iddiası üzerine Sonel, aracın eşinin memleketi Elazığ'a gidip gelebileceğini, normal yıkama yaptırılmış olabileceğini söyledi.
Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkındaki Gülistan Doku ile ilişkisi olduğu, hamilelik iddiası bulunduğu, olay günü bölgede bulunduğu, silah taşıdığı sorularına ise reddederek, oğlundan "zerre kadar şüphe duymadığını" söyledi. Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan Doku'yu tanımadığını, liseyi bitirmiş ve üniversite sınavına hazırlanan bir genç olduğunu, aleyhindeki bütün anlatımların "kurgu" ve "iftira" olduğunu savundu. Sonel, "karıncayı dahi incitmez", "çok vicdanlı bir çocuktur" ve "kuşlarına kim bakacak diye beni aradı" sözleriyle savunma yaptı.
OĞLUNDAN PİŞKİN SAVUNMA
"Kasten Öldürme" suçundan tutuklanan eski Valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel'in jandarma verdiği ifadesi ortaya çıktı. Sonel'e telefon baz kayıtları, kullandığı otomobilin PTS kayıtları hakkında sorular yönetildi. Tutarsızlık ve çelişkili cevaplar veren Sonel, hem en yakın arkadaşlarını uyuşturucu madde kullanmakla itham ederken hem de Doku ailesine hakkında, "Doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var" diyerek pişkince beyanda bulundu.
Fotoğraf: AA
Türkiye'nin konuştuğu Gülistan Doku hakkında, ölümünden önce de bir Gençlik Merkezi'nde cinsel istismara uğradığı iddia edilmişti. Jandarma ekipleri istismarın iddia edildiği gün daraltılmış baz raporlarıyla Sonel'i o gün, o saatte Gençlik Merkezi binasında olduğunu gösterdi ve burada ne amaçla gittiği ne yaptığı soruldu.
Sonel'in ise bu soruya cevabı, "Gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam olarak hatırlamıyorum ancak büyük ihtimalle gitmemişimdir" oldu. Hem olay yerinde olduğunu hatırlamadığını beyan eden hem de hemen ardından gitmediğine dair kesin bir ihtimal yürüttü.
ARKADAŞLARINI UYUŞTURUCU KULLANMAKLA SUÇLADI
Sonel, kendisini İstanbul'da ziyaret edecek kadar yakın olduğu lise arkadaşlarını, Umut Altaş ve Ekincan Kılıç'ı, ifadesinde uyuşturucu kullanan isimler olarak anlattı. Arkadaşlarının uyuşturucu malzemelerini attıkları yerleri bilecek kadar hakim olan Sonel'in, yıllarca aynı grubun içinde bulunup buna rağmen kendisini tamamen bu tablonun dışında konumlandırmaya çalışması dikkat çekti.
İfade esnasında Sonel sorulara duygusal ton ve samimi tonda cevap veriyor imajı çizdi. Kendisine yönelik çok ağır ithamlarda bulunan Doku ailesi hakkında, "Doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum" dedi. Kendi durumunu ise olaydan ayrı konumlandırarak "Şu an üniversitede vize sınavlarıma hazırlanmam gerekirken buradayım, çok zoruma gidiyor" diye cevap verdi.
PLAKA TESPİTLERİNE CEVAP VEREMEDİ
Şehir giriş çıkışlarındaki PTS kayıtlarında şüpheli Sonel'e, kullanımında olan 06 SNL 10 plakalı aracın hareketleriyle ilgili sorularda yöneltildi. Sone cevap vermekten kaçınarak, "hiçbir fikrim yok" diyerek yanıt verdi. Özellikle Tunceli'den çıkış kaydı görünmeden Elazığ istikametinden yeniden giriş yapılmış olmasına ilişkin net bir açıklama getiremedi.
Soruşturmada en çarpıcı detay gizli tanığın valinin oğluyla ilgili anlattıklarıydı.
Gizli tanık, ifadesinde Gülistan'ın Tuncay Sonel'in oğlu tarafından öldürüldüğünü, cesedi de Sonel'in koruması Şükrü Eroğlu'nun gömdüğünü anlatmıştı. Suçlamaları kabul etmeyen Eroğlu, etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini açıkladı. İfadesinde ise çarpıcı bilgiler paylaştı.
GÜLİSTAN'IN CESEDİNİN YERİNİ DEĞİŞTİRDİ Mİ?
Eroğlu ifadesinde, Doku'ya ait yedek SİM kartın savcılığa teslim edilmediğini, Vali Sonel'in talimatıyla bir zarfa konularak otobüsle sivil bir şahsa gönderildiğini doğruladı. "Tüm bunlar valinin talimatıyla oluyordu" diyen Eroğlu, gerek Doku'nun son görüldüğü yer olan Sarı Saltuk Viyadüğü'nde olay günü görülmesini, gerekse 13 Ocak günü Doku'nun önce gömülüp daha sonra yerinin değiştirildiği iddia edilen Pertek köyüne gittiyse bile program gereği, ekipçe, valiyle birlikte gittiğini dile getirdi.
Gülistan Doku soruşturması kapsamında cinayet şüphesiyle 7ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 13 şüpheli arasında yer alan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in yakın koruma polisi ve 'kara kutusu' olarak bilinen polis memuru Şükrü Eroğlu'nun jandarmada verdiği ifade ortaya çıktı. Vali Sonel'in Gülistan Doku'ya ait sim kartı, savcılık yerine Ankara'daki polis Gökhan Ertok'a gönderdiği ortaya çıkmıştı. Söz konusu sim kartı Ankara'ya Eroğlu'nun gönderdiği belirlendi.
TUNCAY SONEL'E 'EN YAKIN' İSİM
Tuncay Sonel'in İstanbul'da kaymakamlık yaptığı süre zarfında korumalığını üstlendiğini ve Tunceli'ye vali olarak atandığı 2017 yılında da Tunceli'ye birlikte geldiğini söyleyen Eroğlu, Ordu'ya da Sonel'le birlikte gittiğini aktardı. 2023 yılında ailevi sorunları nedeniyle İzmir'e tayinini istediğini aktaran Eroğlu, Tunceli Valiliği'ndeyken 62 AJ 001 plakalı aracı 2017-2020 yılları arasında kullandığını dile getirdi.
Sonel'le ailece görüşmediklerini ancak kendisini çok sevmesinden dolayı oğlunun adını Tuncay koyduğunu dile getiren Eroğlu, "2023 yılında İzmir'e tayinim çıkınca birkaç kez bayram mesajı attı, cevap vermeyince ben de bir daha mesaj atmadım" dedi. Mustafa Türkay Sonel'i tanıdığını aktaran Eroğlu, "2019-2020'de liseye gidiyordu. Polislerle çok sık zaman geçirirdi.Boncuk atan, soft silah diye tabir edilen uzun namlulu silahlardan aldığını biliyorum. Hayvanlara karşı merakı vardı. Köpek, kuş, tarantula, yılan, kedi beslerdi" dedi.
Arkadaşları Umut Altaş ve Açıkgöz kardeşlerin Mustafa Türkay Sonel'in arkadaşı olduğunu bildiğini aktaran Eroğlu, Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov'u ise tanımadığını, cinayetten sonra öğrendiğini belirterek iletişimi ve irtibatı olmadığını iddia etti. Abakarov'un üvey babası Engin Yücer'i de tanımadığını ileri sürdü. Yine aynı şekilde Gülistan Doku'yuda tanımadığını, kayıp olduğu tarihten itibaren haberdar olduğunu ifade etti.
Gülistan Doku'nun ailesinin kayıp olayından sonra bir gün valiliğe geldiğini ve Vali Sonel'in kendisini yanına çağırarak, "Valiliğin girişinde bulunan MOBESE kayıtlarına bir bakın" dediğini aktaran Eroğlu şöyle devam etti:
Soruşturma ifadelerle derinleşiyor.
"Ben de Valilik girişinde bulunan kameraya giderek izleme yapıp sosyal medyada da bulunan Gülistan'ın kafe önünde Zeinal ile görüştüğü ve minibüse bindiği esnaya ait görüntüleri Vali beye whatsapptan attım. Sanırım bu görüntüleri attıktan sonra veya görüntüleri attığım esnada birlikte makamda aile de olabilir, İl Jandarma Komutanı, İl Emniyet Müdürü de olabilir."
"VALİ CESEDİN YANINA GİDİP YÜZÜNE BAKTI"
"Kızı arama çalışmaları başladı. Sarı Saltuk Viyadüğü'nde kızın son görüntüsü olması nedeniyle suda arama çalışmaları başladı. Arama faaliyetlerine ben de katıldım. Bir gün ihbar gelmişti cesedin bulunduğuyla ilgili. Ben makamdaydım. Bu haber üzerine ekipçe Vali bey ile 4 araç olmak üzere Sarı Saltuk viyadüğü yakınına gittik."
"Vali bey önde, yaklaşık 10 kişilik ekip birlikte cesedin bulunduğu yere hızlı adımlarla indik. Cesedin yanında jandarmalar vardı. Vali bey cesedin yanına giderek bizzat yüzüne ve cesede bakarak 'Gülistan değil' dedi. Sonradan öğrendiğim kadarıyla başka bir kadına aitmiş. Gülistan'ın ailesi de olay yerinde yoktu."

1 saat önce
28









English (US) ·