Sadece parmak izlerimiz değil, huyumuz suyumuz da 'kişiye özel' olduğu için, her insan tekinin ayrı bir dünya olduğu söylenebilir. Dolayısıyla her birimizin olaylara bakışı, yorumlaması ve değerlendirmesi arasındaki farklılıklar, normal.
Yine de bazı açılardan makul sayılabilecek genellemeler akla getirildiğinde, gözlerimiz önünde yaşanan bazı olaylarla yönelik tepkilere şaşırmamak mümkün değil.
Olup bitenler arasında, 'olmasaydı iyi olurdu' diyebileceğimiz şeylerin bulunması kaçınılmaz. Bu, insanlarla ilgili 'kavun değil ki koklayasın' denilmesi ile alakalı bir durum. Görünüşü, özgeçmişi ve referansları ne kadar sağlam olursa olsun, 'mülahazat hanesinin açık olması' herkes açısından geçerli bir husus. Malum, 'beşer şaşar'.
Yapılması gereken her ne ise her durumda yapılıyorsa, problem yok demektir. Yapılanın yeterli olup olmadığı, daha çok kişisel bakışlarla alakalıdır ve daha azı ya da daha fazlası her zaman için söz konusu edilebilir.
Ancak, yapılması gerektiğini düşünülenlerin en azından asgari düzeyde olsun yapmayan ya da yapamayanlarca oluşturulan algılara kanıp, gerekeni büyük çapta yapan ve yapacağını da ortaya koyanlara yönelik memnuniyetsizlik, üzeninde durulması gereken bir şey.
Sütün leke kaldırmayacağı, hepimizde bilinir. Ancak ne kadar sakınırsanız sakının, süte kuru yaprak ya da dal parçaları düşebilir. Bununla ilgili yapılacak şey ise beklemesine mahal vermeden bunları kaldırıp atmaktır.
Simsiyah zifti hatırlatan ve temizlenme imkanı da olmayan melanetleri ile bilinen zihniyetin rezilliklerini gözlerden saklamak için oluşturmaya çabaladığı algılar, her zamanki gibi dolaşımda.
Sayısı 40'ı bulan büyük şehir il ve ilçe belediye başkanları rüşvet, irtikap, yolsuzluk ve terör bağlantısı sebebiyle tutuklu bir zihniyetin, gerekenlerin yapıldığı ve yapılacağı bilinen fon meselesini kullanma gayreti, bunlardan birisi.
Antalya ve Uşak eski başkanlarının itirafları; rüşvet, irtikap ve yolsuzlukların, son mahalli seçimlerde başkan adaylıklarının adeta açık artırmayla satışa çıkarılması ile ilgilisini ortaya koyması, ayrı bir mesele.
Melanetlerinden bazıları telaffuz bile edilemeyecek Sarıgül'ün olayının Yeni Parti zirvesindeki isimlerle ilgisi, akçalı ilişkilerin sadece başkan adaylıkları ile sınırlı olmadığını göstergesi.
'Kendi gözündeki merteği görmez, elin gözündeki çöpü görür' sözünü sıkça kullanırız. Ancak, bizim gözümüzdeki çöpleri görmeye bu kadar meraklı olanlara, gözlerindeki mertekleri unutmamaları gerektiğini de hatırlatmak gerek.
Konuşulacak onca önemli konu varken, daha çok yakın çevremizle ilgili uydurulmuş olumsuzluklara ağırlık verdiğimiz, bir vakıa.
Yaşadıklarımızı, melanetlerini gizlemek isteyenlerce oluşturulan algılarla değerlendirmenin faydasızlığı açık olduğuna göre, kendi gündemimizi belirlememiz gerek...

4 saat önce
19










English (US) ·