Haklı da millet... İnsanların üç beş kuruş yatırımı var. O da “anlaşma var” deyince çıkıyor, beş dakika sonra “savaşa dönüyoruz” deyince eriyor.
İnsanlara illallah ettirdi. Mide bulantısıyla karışık bir tiksinti getirdi.
Fakat... Gelinen noktada artık bu tatsız balonun sonuna yaklaşmış olabiliriz.
*
Bu hafta savaşın eşiğine gelmiş gibi olsak da...
Amerikan bombaları İran’a düşerken de İran füzeleri bölgeye süzülürken de iki taraf arasındaki görüşmeler devam ediyordu.
Trump’ın öfke patlamasının sebebi yaklaşık iki buçuk haftadır gelmeyen İran’ın yanıtıydı.
Bombalar etkili oldu mu olmadı mı onu bilmem ama ikinci gece üst üste saldırılardan sonra İran’ın yanıtı nihayet ulaştı: Tamam, taslak metni kabul ediyoruz.
Trump’ın 40’ıncı kez “anlaşma tamam, saldırılar iptal” demesinin sebebi buydu.
*
Geçen gün Amerika Birleşik Devletleri’nde bu işin ayrıntılarını konuşabileceğiniz en yetkili birkaç kişiden biriyle toplantıdaydım.
Ateşkesin başından bu yana ben şahsen hiçbir Amerikalıyı yetkiliyi bu kadar ümitli duymamıştım.
Peki ölümüne birbirinin boğazına yapışan bu iki ülke nasıl anlaşmanın eşiğine geldi?
Bu sorunun cevabı için yetkilinin anlattığı anlaşma detaylarına bir bakalım.
*
- Hürmüz yeniden açılacak ve abluka kalkacak.
- İran nükleer programının tasfiye edilmesini kabul edecek.
- Zenginleştirilmiş uranyum yerinde imha edilecek ve ardından ülke dışına çıkarılacak. ABD’ye teslim edilecek.
- İran asla nükleer silah üretmemeyi ve satın almamayı taahhüt edecek.
- İran, eğer kurallara uyarsa, uzun yıllardır maruz kaldıkları ekonomik baskılardan kurtulacak.
- İran dünya ekonomisine yeniden entegre olacak.
*
Şöyle bir bakınca iki taraf için de dengeli diye düşünüyorum.
Doğal olarak tepkiler “İran bunu asla kabul etmez. Nükleer namustur” gibi tepkiler geliyor ancak şu detayı da atlamamak lazım: Rejim şu an ekonomik olarak yoğun bakımda.
Hatırlayın savaş çıkmadan daha bir ay öncesinde milyonlarca İranlı ekonomik sıkıntılardan ötürü sokaklara çıktı, rejim binlerce kişiyi öldürdü. Protestoları anca öyle bastırabildi.
Aylardır devam eden savaş, ithalat ihracatın durma noktasına gelmesi, petrol parasının bitmesi...
Bunların hiçbiri kolay değil. Hele hele onlarca yıldır ağır ambargolar ve yaptırımlar altında hayatta kalmaya çalışan bir rejim için hiç değil.
Anlaşmanın sağlanması ile birlikte İran ekonomisine akacak onlarca milyar dolar ve dünyanın geri kalanıyla rahat rahat ticaret yapılabilmesi İran rejimini birden “İran hükümeti” yapabilir.
*
Gelelim Trump’a...
Hani hep dedim ya Trump, Obama olmak istemiyor diye... Şayet duyduğum şartların hepsi harfiyen hayata geçecekse Obama anlaşmasından çok daha iyi bir anlaşma müzakere etmiş demektir. Hakkını veririm.
Uranyum yok edilip çıkarılacaksa, İran’ın nükleer silaha giden tüm yolları kapanacaksa ve dedikleri gibi İran’ın bölgesel güçlerini desteklemesi engellenebilecekse Trump için “10 numara 5 yıldız” bir mutabakat olur.
*
Müzakerelerin kaidesi şudur... Her iki taraf da biraz kaybettiğini, biraz kazandığını hissedecek.
Bu taslak, bu kaideye uygun gibi. Ondan dolayı bu raddeye gelebilmiş gibi duruyor.
Yine de en başta dediğim gibi... Dünyanın en itibarsız müzakerelerine varımızı yoğumuzu bağlayacak halimiz yok.
Şu an için müspet işaretler var... Orası ayrı.
ZORAKİ EV SAHİBİ
ABD’nin ev sahipliğinde Dünya Kupası olursa, aşağı yukarı bu kadar oluyor.
Zaten genel olarak ülkede turnuva havasına girme diye bir şey katiyen olmadı.

Ben size şöyle söyleyeyim... Knicks-Spurs finalleri reyting rekorları kırarken Dünya Kupası’nın esamesi okunmuyor.
*
Fahiş bilet fiyatları, ulaşım sıkıntıları, konaklamanın el yakması derken bir de üstüne dünya ABD’deki göçmen politikasıyla tanıştı.
2022 Dünya Kupası ABD yerine Katar’a verildikten sonra yaşanan alengirli siyasi işler, FIFA Başkanı’nın değişmesi falan derken... Kupa ABD’ye verilmişti nihayetinde.
Ama öyle bir ortam var ki... Sanki dünya zorla burada oynansın diye kafalarına silah dayamış gibiler.
İnsanın doğal olarak diyesi geliyor... E almasaydınız o zaman?
Ben yine de maçlar ilerledikçe o havaya bir şekilde girmek zorunda kalacaklarını umut ederek bitireyim.
SEZAR’IN HAKKI SEZAR‘A
BU köşede Elon Musk’ı çok eleştirdim...
Özellikle de siyasete girdikten, Trump’a yanladıktan, ülkenin ayarlarıyla oynadıktan, başka ülkelerin seçimlerine karıştıktan sonra... (Yalnız şöyle bir saydım da 1 yıl içinde yapmadığı kalmamış)

Hala X’te aşırı sağcı politikalara oynuyor, İslamofobik ve yabancı düşmanı hesapları ön plana çıkarıyor.
Yalnız bu seferki mesele, SpaceX’in halka arzından sonra Musk’ın tarihteki ilk trilyoner olması.
Sezar’ın hakkı Sezar’a...
Şu an benim servetim Bezos’un servetine, Bezos’un servetinin Musk’ın servetine olduğundan daha yakın.
Bunu bir düşününce işin boyutu bayağı korkunçlaşıyor.
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN İMPARATOR
Hayır... İbrahim Tatlıses’ten bahsetmiyorum.
Bugün Trump’ın 80’inci yaş günü.
Biz burada Trump’ın doğum gününü krallara, imparatorlara layık şekilde kutlayacağız.

Bu akşam Beyaz Saray’ın güney bahçesinde kafes dövüşü müsabakası yapılacak. Savaş uçakları ve helikopterler Trump’ı selamlayacak. Ordu mensupları ise Trump şerefine düzenlenecek müsabakada tribünde hazır bulunacak.
Buralarda böyle...
Doğum günün kutlu olsun. Selam sana imparator.

1 hafta önce
40










English (US) ·