HPV aşısı! Kanserden koruduğu kanıtlanmış bir gerçek

4 gün önce 37

BUGÜN rahim ağzı kanseri aşısı (HPV), bilimsel toplantılardan çok gündüz programlarında, komşu sohbetlerinde, sosyal medyada karşımıza çıkıyor. “Aman yaptırmayın, kısırlık yapıyormuş”, “Ben bir videoda izledim, çok yeniymiş”, “Çocuk daha küçük, ne gerek var?” gibi cümleler neredeyse ezbere söyleniyor. Oysa burada konuştuğumuz şey sıradan bir aşı değil; kanserle mücadelede etkinliği yıllardır net şekilde ortaya konmuş güçlü bir koruyucu müdahale. Buna rağmen eksik ya da kaynağı belirsiz bilgilerin bu kadar hızlı yayılması artık yalnızca bir bilgi kirliliği değil, doğrudan bir halk sağlığı sorunu haline geliyor. Üstelik konu sadece HPV aşısıyla sınırlı da değil. Sağlıkla ilgili bilgiler birkaç dakikalık televizyon kesitlerine ya da 60 saniyelik sosyal medya videolarına sığdırılmaya çalışıldıkça, gerçekler ya eksiliyor ya da tamamen yer değiştiriyor. Tam da bu nedenle, her hafta bu köşe yazılarında sizlerle birlikte yapmaya çalıştığımız şey: Duyduklarımızı değil, doğruluğu kanıtlanmış bilgileri konuşmak; o bilgileri alıp tartmak, ölçmek ve güvenilir kaynaklara dayanarak yerine oturtmak.

HPV aşısı Kanserden koruduğu kanıtlanmış bir gerçek

HPV AŞISI NEDİR 

Aslında HPV aşısı, adından da anlaşılacağı üzere doğrudan bir kanser aşısı değildir. Temel olarak “siğil yapan virüs” olarak bildiğimiz Human Papilloma Virüs’e (HPV) karşı geliştirilmiştir. Ancak onu bu kadar önemli kılan detay, sadece enfeksiyonu önlemesi değil; bu enfeksiyonun yıllar içinde kansere dönüşebilecek sürecini daha en başından durdurabilmesidir.

HPV, düşündüğümüzden çok daha yaygın bir virüs. Deri ve mukozal temasla bulaşabilen bu etken, çoğu zaman vücut tarafından biz fark etmeden temizlenir. Fakat bazı yüksek riskli tipleri vücutta kalıcı hale geldiğinde, hücrelerde zamanla değişikliklere yol açarak kanser gelişimine zemin hazırlar.

Rahim ağzı kanseri bu sürecin en bilinen sonucudur. Ancak tablo yalnızca bununla sınırlı değildir. HPV; gırtlak, anüs, penis ve bazı baş-boyun kanserlerinin de önemli bir nedenidir. Ayrıca genital siğiller gibi yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen hastalıklara da yol açabilir.

Dolayısıyla HPV aşısını yalnızca “bir virüs aşısı” olarak görmek, onun kanseri önlemedeki rolünü göz ardı etmek anlamına gelir.

HPV aşısı Kanserden koruduğu kanıtlanmış bir gerçek

KANSER RİSKİNİ DÜŞÜRÜYOR

Peki, bu aşı neden bu kadar sık gündeme geliyor ve neden ısrarla öneriliyor? Dünya genelinde tam 132 milyon kişiyi kapsayan çalışma sonucları bize şu mesajı veriyor: HPV aşısı güvenlidir ve kanser riskini dramatik bir şekilde düşürür.

Peki, bu “dramatik” kelimesinin altı ne kadar dolu? Şöyle anlatayım: Eğer bu aşıyı 16 yaşından önce yaptırırsanız, rahim ağzı kanserine yakalanma riskinizi yüzde 80’den fazla azaltıyorsunuz. Aynı çalışmadan bir çarpıcı veri de şu; 12-13 yaşlarında, yani virüsle henüz hiç el sıkışmadan bu korumaya alınan çocukların uzun süreli takibinde neredeyse hiç kanser vakasına rastlanmadı.

İşte bu yüzden, virüs daha kapıyı çalmadan, bağışıklık sistemi en güçlü olduğu o “altın yaşlar”da bu hamleyi yapmak, geleceği daha başlamadan garanti altına almak anlamına geliyor.

HPV aşısı Kanserden koruduğu kanıtlanmış bir gerçek

KISIRLIĞA NEDEN OLUR MU

Poliklinikte en çok karşılaştığımız ve aileleri endişelendiren o soruya gelelim: “Hocam, bu aşı ileride çocuk sahibi olmasına engel olur mu?” Hemen netleştirelim: Aşının kısırlıkla ilişkisini gösteren hiçbir bilimsel veri yoktur. Aksine, doğurganlığı koruduğunu söylemek daha doğru olur. Çünkü aşılanmama durumunda yüksek riskli virüs vücutta kalırsa, rahim ağzında kanser öncesi değişimler başlar. İşte o zaman cerrahlar müdahale etmek, rahim ağzından parça almak zorunda kalır ki asıl bu müdahaleler ileride gebelik sürecini riske atabilir.

HPV aşısı Kanserden koruduğu kanıtlanmış bir gerçek

ERKEKLER DE AŞILANABİLİR Mİ

“Hocam, madem rahim ağzı kanseri, erkek çocuğuyla ne ilgisi var?” İşte en büyük yanılgılarımızdan biri de bu; meseleyi sadece kadın sağlığına indirgemek. HPV virüsü cinsiyet ayrımı yapmaz; cinsel olarak aktif her 10 kişiden 8’ine hayatının bir noktasında bulaşır. Erkekler sadece birer “taşıyıcı” değildir; onlar da bu virüsün kurbanı olabilirler. Virüs erkeklerde penis, anüs ve özellikle son yıllarda ciddi bir artış gösteren gırtlak (boğaz) kanserlerine yol açabiliyor. 1 milyondan fazla genç erkeğin incelendiği yeni çalışmalar, aşının erkeklerde kafa ve boyun kanseri riskini 10 yıl içinde dramatik şekilde düşürdüğünü kanıtladı. Bu yüzden modern tıp artık “kızları koruyalım” demiyor; “tüm çocuklarımızı gelecekteki kanserlerden koruyalım” diyor.

NE ZAMAN KAÇ DOZ UYGULANMALI

Kafamızdaki soru işaretlerini netleştirdiysek, uygulama rehberine de bir göz atalım. Modern tıp, HPV aşısının 9 ile 45 yaş arasındaki herkese uygulanabileceğini söylüyor. Ancak bağışıklık yanıtı çocukluk döneminde çok daha güçlü olduğu için ideal yaş aralığı 11-12 olarak kabul ediliyor. Doz takvimi ise başladığınız yaşa göre değişiyor: Eğer aşıya 9 ile 15 yaş arasında başlanırsa, sadece iki doz yeterli oluyor. Ancak yaş 15’in üzerindeyse, tam korumayı garantilemek adına üç dozluk bir takvime geçiyoruz. Bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde ise yaşa bakılmaksızın mutlaka üç dozluk protokolün uygulanması gerekiyor.

HPV aşısı Kanserden koruduğu kanıtlanmış bir gerçek

KANSERDEN ARINMIŞ BİR GELECEK

Geniş aşılama programlarını hayata geçiren bazı ülkeler şimdiden bu meyveleri toplamaya başladı bile. Genç nüfusta bu kanser türü neredeyse “ortadan kalkma” noktasına geldi. Matematiksel modeller bize şunu söylüyor: Eğer toplumun yüzde 90’ını aşılayabilirsek, bugün binlerce kadının hayatını karartan bu hastalığı önümüzdeki yüzyılda bir halk sağlığı sorunu olmaktan tamamen çıkarabiliriz. Haftaya görüşmek üzere, sağlıkla kalın.

Habere git