Hürmüz'de 'ateşkes' var ama hareket yok: Yüzlerce tanker neden hala beklemede?

1 saat önce 27

Dünya, İslamabad’dan gelecek nihai barış haberini beklerken, Hürmüz Boğazı’nda "hayalet bir sessizlik" hakim. Ateşkes ilan edilmesine rağmen küresel enerji arzının %20’sini sırtlayan bu koridordan tek bir gemi bile geçmeye cesaret edemiyor. İşte o Hürmüz'de bekleyişin perde arkası.

BOĞAZDA ŞU ANDA DURUM NE?

Küresel gemi takip şirketi Kpler’in verilerine göre çarşamba günü boğazdan yalnızca beş gemi geçti. Bu sayı önceki beş günde günlük ortalama yaklaşık 10 gemiydi. Deniz taşımacılığı analistleri ayrıca boğazdan geçmek için büyük çaplı bir konumlanma ya da kuyruk oluştuğuna dair herhangi bir işaret olmadığını söyledi.

Denizcilik sektöründeki kaynaklara göre gemilerin beklemesinin ana nedeni ateşkesin kırılgan olması. İran çarşamba günü İsrail’in Lübnan’daki hedeflere yönelik saldırılarının anlaşmayı ihlal ettiğini söyledi.

GEMİLER NASIL GERİ DÖNEBİLİR?

Deniz taşımacılığı analistlerine göre geçişlerin normale dönmesi için iki kritik adım gerekiyor:

Ateşkesin kalıcı ve güvenilir olduğuna dair somut güvence.

İran’ın gemilere saldırmayacağını açık ve net şekilde ilan etmesi.

Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü kıdemli araştırmacısı Noam Raydan, “İran boğazın güvenli geçişe açık olduğunu kesin bir dille belirtmeli. Aksi takdirde gemilerin eski yoğunlukta geçiş yapmasını beklemek gerçekçi değil” diyor.

Ancak İran, geçişlerin kendi gözetimi ve koordinasyonu altında yapılmasını da talep ediyor. Hükümet, gemi işletmecilerinin geçiş izni almak için tam olarak ne yapması gerektiğini açık biçimde açıklamadı. Bazı gemi sahiplerinin İran’a “geçiş ücreti” ödediği biliniyor. Gemi takip şirketi Kpler’e göre savaş sırasında yapılan geçişlerin çoğu İran kıyılarına yakın bir rotadan gerçekleşti. Bu da İran’ın bu rotayı zorunlu tuttuğunu düşündürüyor.

DENİZİN ALTINDAKİ "GİZLİ" ÖLÜM TUZAKLARI

Ateşkes sağlandı ancak deniz altındaki tehlike hala taze. İstihbarat birimleri, krizin zirve yaptığı günlerde boğazın en dar noktalarına "serbest dolaşan mayınlar" bırakılmış olabileceği uyarısını yapıyor.

Kaptanlar, bölge tamamen taranmadan ve deniz güvenliği uluslararası otoritelerce tescillenmeden bu dar su yoluna girmeyi "intihar" olarak görüyor.

İran devlet televizyonu çarşamba günü yaptığı açıklamada, gemi trafiği bölgelerinde bulunan gemisavar mayınları nedeniyle gemilerin boğazı geçmek için İran donanmasıyla koordinasyon kurması ve belirlenmiş rotaları kullanması gerektiğini bildirdi.

TAŞIMACILIK GERİ DÖNER Mİ?

Analistlere göre, gemi trafiği düşük seviyede kalırsa İran boğaz üzerinde “kapı bekçisi” rolünü sürdürebilir.

S&P Global Market Intelligence Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülke riskleri başkanı Jack Kennedy, “Gemi kimlik doğrulama kapasitesi ve yönlendirme ihtiyacı nedeniyle İran’ın tüm gemiler için genel bir geçiş sistemi kurması zor görünüyor” değerlendirmesinde bulundu.Bölge ülkeleri (özellikle Basra Körfezi’ndekiler) ise İran’ın boğaz üzerinde böyle bir kontrol gücüne sahip olmasını istemiyor. Umman, gemileri kendi kıyılarına yakın rotadan geçmeye davet edebilir ancak bu da yeni gerilimlere yol açabilir.

Ayrıca İran, boğaz üzerindeki kontrolünü sürdürürse savaş tehdidi de devam edecek. Basra Körfezi ülkeleri İran’ın su yolu üzerinde böyle bir güce sahip olmasını istemiyor. Boğazın diğer tarafındaki ülke olan Umman gemileri kendi kıyılarına yakın bir rotadan geçmeye davet edebilir ancak böyle bir adım İran’ın gemilere saldırmasına yol açabilir.

DENİZCİLİK ŞİRKETLERİ İRAN'A GEÇİŞ ÜCRETİ ÖDER Mİ?

Savaş başladığından bu yana 100’den fazla büyük ticari geminin boğazdan geçtiği düşünüldüğünde bazı gemi işletmecileri İran ile müzakere etmeye ve geçiş için milyonlarca dolar ödemeye hazır görünüyor. Boğazdan geçmek için bekleyen gemiler nedeniyle denizcilik şirketleri ciddi gelir kaybı yaşıyor. Bu nedenle gemilerini Hint Okyanusu’na çıkarıp normal faaliyetlerine döndürebilmek için yüksek meblağlar ödemeye razı olabilirler.

Bununla birlikte daha büyük ve köklü denizcilik şirketleri İran ile iş yapmanın hukuki riskinin çok yüksek olduğuna karar verebilir. Özellikle ABD İran’a yönelik yaptırımları sürdürürse bu risk daha da artacak.

Raydan, “İran’a yönelik yaptırımlar meselesi süreci son derece karmaşık hale getiriyor çünkü yaptırım altındaki bir rejimle finansal işlem yapılmasını içeriyor” dedi.

Kalıcı bir barış sağlama çabaları kapsamında İran’ın geçiş için ödeme talep etme planlarından vazgeçmesi yönünde baskı oluşması bekleniyor.

Birleşik Krallık Savunma Bakanı John Healey perşembe günü yaptığı açıklamada İngiltere ve müttefiklerinin boğazın “uluslararası denizcilik hukukuna uygun şekilde açık, serbest ve geçiş ücreti olmadan kullanılmasını” görmek istediğini söyledi.

SİGORTA ALMAK NE KADAR ZOR?

Çatışmalar başladığında boğazdan geçen gemiler ve yükleri için “savaş riski” sigortasının maliyeti hızla yükseldi. Seikaly’e göre bazı denizcilik şirketleri bu sigortayı satın aldı ve savaş sırasında zaman zaman erişilebilir oldu. Ancak ateşkesin kırılgan olması sigortaya olan talebi de düşürdü.

Deniz sigortacılığı aracılık şirketi NSI Insurance Group’un CEO’su Oscar Seikaly, “Durum kimsenin taahhütte bulunabileceği kadar istikrarlı değil” dedi.

Bir tankerin geçişi için talep edilen "ek savaş riski primleri" o kadar yükseldi ki, nakliye şirketleri rotayı değiştirmenin veya beklemenin daha ucuz olduğunu iddia ediyor.

www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Habere git