
Kaynak:AA, DHA
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen 'Yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı.
İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç İşlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
15:4612 Mart 2026
DURUŞMA 16 MART'A ERTELENDİ
Duruşmada basın mensupları yerlerinin değiştirilmesinin ardından kararı kabul etmedi. Mahkeme Başkanı ise, düzenin sağlanmadığı gerekçesiyle duruşmayı 16 Mart Pazartesi günü saat 10.00'a erteledi.
15:4512 Mart 2026
İMAMOĞLU'NDAN TABLOYA TEPKİ
Daha sonra araya giren İmamoğlu, ifadelerdeki çelişkiye tepki gösterdi. Tablonun gerçeği yansıtmadığını belirten İmamoğlu, ‘Sayın hakim lütfen yalana müsaade etmeyin. İddia makamı yalan bir tablo yansıttı’ dedi. Duruşmaya 13.20 itibariyle 14.30’a kadar ara verildi. Ara verildiği esnada İmamoğlu, "Bunlar bir kişiye, bir aileye hizmet eder. Bunlar hizmet ettiği kişiye de zarar verir. Boyun eğmeyeceğiz. Tablo bomboş. Ayda 20 milyar ödemeye çıktı diye bütçe yapmışlar. Bu kurumun yıllık bütçesi 5 milyar. Bu tabloyu yapan savcılık. Başsavcı görünümlü liderin savcısı yaptı bunu, ben buna bir şey diyemem. Yüzde 65’e yakın AKP’ye hizmet eden insanlarla çalıştım. O kişi bana bir satır yazsaydı. Her kurumda denetim istedim. Bu kurum bin 600 kez denetimden geçti, bizden önce 540 kez denetlendi" dedi.
15:4412 Mart 2026
ÜMİT POLAT SAVUNMA YAPTI
Etkin pişmanlıktan yararlanan tutuklu sanık Ağaç A.Ş’de satın alma müdürü olan Ümit Polat savunmasında, "2019 yılında Ali Sukas’ın göreve gelmesiyle, 2020 yılının başlarında beni üretim planlama müdürü olarak atadı. Yaklaşık 5-6 ay sonra, 2020 yılının ortalarına doğru satın alma biriminde problemler çıkmaya başladı. O dönem pandeminin yoğun olduğu bir dönemdi. 2023 yılı sonunda milletvekili seçimleri öncesinde genel müdürün eşi Berna Hanım milletvekili adayıydı. O dönemde ben herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmadım. Kendisi benden herhangi bir talepte bulunmadı, dışarıdan müteahhitler üzerinden de bir talepte bulunduğuna şahit olmadım. 2024 yılının başlarında bir gün Ali Sukas çağırdı ve 'Bir liste var. Bu listeden yaptığımız alışverişler üzerinden yüzde 10 alacağız ve bunu sen isteyeceksin' dedi. Bunun mümkün olmadığını, neyin parası olduğunu sordum. 'Ben istemiyorum, yukarısı istiyor' dedi. Böyle birşeyin olmayacağını söyledim. 'Yukarısı kimse gelsin kendi istesin' şeklinde konuştuk. Bir süre sonra müteahhitler yavaş yavaş gelerek dertlenmeye başladı. 'Bizden şu kadar para istiyor' dediler. Rahatsızlık artınca, baştan beri bu paraları kendisi için topladığını, 'yukarıyı' bahane ederek kendisine aldığını düşündüm. Bu durumu 'yukarısı' dediği yere şikâyet etmeyi kafamda kurgulamaya başladım. Duygu Çebi bizde üretim planlama müdürüydü. Kendisi Ertan Yıldız’ın kuzenidir. Ertan Yıldız’a yakınlığından dolayı durumu ilk olarak onunla paylaştım. 'Bak, müteahhitlerden para istiyor. Bu durum rahatsız ediyor' dedim. Bir süre sonra bana, konuyu Erkan Bey’e kendisinin anlattığını, Erkan Bey’in de çok canının sıkıldığını ve ilgileneceğini söylediğini aktardı. Ancak bir gelişme olmayınca, bu durumu Ekrem Başkan’ın kendisine iletme kararı aldım. Bu süreç yılın ortalarını buldu, yine herhangi bir haber gelmedi. Bu sırada Duygu Hanım bana 'Ümit Bey, emekli olsan, gençlerin önünü açsan, yeni kadroda sana yönetici görevi vermeyebilirler' şeklinde konuştu. Süreç bu şekilde devam etti. Ben de iyice rahatsız oldum ve konuyu valiye taşımaya karar verdim. Erzurumluyum, vali de Erzurumlu olduğu için bu yoldan ilerlemeyi düşündüm. Çünkü ortada kamu zararı olduğunu, ciddi sıkıntılar yaşandığını düşünüyor ancak herhangi bir sonuç alamıyordum. 25 yıl hizmet verdiğim bir yer savcılığa gitsem, suç duyurusunda bulunsam kendi şirketini şikayet eden eleman pozisyonuna düşmek istemedim. Bir şekilde çözülür diye umdum. Ali Sukas kendisi için yaptı. Kendisi de siyasi, karısı da siyasi. Bir dahaki seçimlere daha sağlam hazırlanmak için; çünkü kendisi için belediyede başkan adayı olacağı konuşulmuştu. Herhalde dönüp o niyette diye düşündüm. Çünkü 4 yılı aşkın süredir müdürlük yapıyor. İş yerindeki arkadaşlardan birinin arkadaşı, valinin teyzesinin oğluymuş. Kendisi durumu valiye aktarmış. Vali Bey de 'Kaynağın ne kadar sağlam' diye sormuş, olayların anlatılması üzerine 'Ses çıkarmasın, beklesin' demiş. Valiyle görüşmeme aracılık eden Ayhan Keleş de bana 'Zaten birşey yapıyorlar galiba, sen hiç ses çıkarma. Bekle, birşeyler olacak' dedi. Bunun üzerine beklemeye devam ettim. Derken 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan süreçte, Ertan Bey veya başka bazı kişilerin de bu işin içinde olabileceğini düşündüm. O süreçte hep 'Muhtemelen yukarıda biri bunu tutuyor' diye düşünüyordum. Ardından müteahhitler tutuklanmaya, genel müdürler gözaltına alınmaya başladı. Bu sırada hakkımda herhangi bir tutuklama kararı yokken, kendi isteğimle Çağlayan Adliyesi’ne giderek savcılığa ifade verdim. Bir yolsuzluk konusu vardı. Bununla ilgili bildiklerimi anlattım. Tamer Gümüş isimli şahıs, adımı kullanarak 'Bu parayı benden isteyen Ümit Polat’tır' şeklinde ifade verip etkin pişmanlıktan yararlandı. Daha sonra başka isimler de adımı zikretmeye başladı. İlk etapta 4-5 kişi ismimi bu şekilde anarak çıktı. Bu kişiler yurtdışına kaçmışlardı. Daha sonra biri 'Ümit Polat’a 5 bin lira verdim, 10 bin lira verdim, 15 bin lira verdim' şeklinde beyanlarda bulundu. Bu kişiler serbest kaldı. Ben ise şu anda bu ifadeler nedeniyle tutuklu bulunuyorum" dedi.
'TELEFONLARI DIŞARI BIRAKTIRAN BİRİYDİ'
Polat savunmasında, "Ali Sukas kendisi için yapıyor. Kendisi de siyasi, karısı da siyasi. Bir dahaki seçimlere daha sağlam hazırlanmak için. Çünkü kendi belediyede başkan adayı olarak konuşulmuştu. Herhalde o niyetle diye düşündüm. Muhtemelen görevden alacaklar diye düşünüyordum. Gider ayak ne yaparsam kardır mantığıyla yürüyor diye düşündüm. Valiye ulaşmaya karar verdim. İş yerindeki arkadaşların birinin arkadaşı valinin teyzesinin oğluymuş. Yıllarca birlikte çalışmışlar. Hemen buluşalım dedim. Bir kafede anlattım durumu. Kendisiyle 2-3 gün sonra tekrar buluştuk her şeyi anlatmış Vali Bey’e. Vali Bey 'Kaynağın ne kadar sağlam' diye sormuş ve 'Ses çıkarmasın beklesin' demiş. Aracı olan kişinin adı Ayhan Keleş. Keleş bana 'Abi sen hiç ses çıkarma. Bekle bir şeyler olacak zaten' dedi. Öyle beklemeye başladık. 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla süreç başladı. Sonra müteahhitler tutuklanmaya başladı. Sonra ben kendim giderek savcılığa ifademi verdim. Tutuklu olan müteahhitlerden hiçbirinin ifadesinde ben yokum. Tutuklanma süreçlerinde gizli tanıklardan birinin ben olduğumu düşünmüşler. Lale soğanıyla ilgili bir yolsuzluk vardı. Onu verdim savcıya. Onlarla ilgili şüpheliler alınınca benim ismimi vermişler etkin pişmanlıktan serbest kalmışlar. Sonra yurtdışına kaçtılar. O ifadelerden dolayı ben tutukluyum şu anda. Ali Sukas birkaç kişi biraraya geldiğinde bile toplantılarda telefonları dışarı bıraktıran biriydi" dedi.
GÖKHAN ZEYBEK ZİYARETE GELDİ İDDİASI
Ümit Polat, savunmasının devamında cezaevindeyken kendisini Gökhan Zeybek’in ziyarete geldiğini söyledi. Polat, Zeybek’in kızının eğitim masraflarını karşılayacağını söylediğini iddia ederek, "Gökhan Zeybek bana bu ziyaret esnasında sus işareti yaptı" dedi.Daha sonra savcı Polat’a sorular yöneltti. Savcı, "Yukarıdan para isteyen şahıslar var demiştin. Bunlar kimler' diye sordu. Polat ise, "Ali Sukas ile dışarıda görüştüm. ‘25 yıllık emeğin var ama seni görevden alacağım. Çok konuşuyorsun, dikkat et. Bu işlerden Ertan Yıldız ve Fatih Keleş’in haberi var’ dedi. Daha sonraki süreçte Ali Sukas’ın talimatıyla darp edildim. Şikayette bulunmadım çünkü korktum. Sonraki gün de Ekrem İmamoğlu tutuklandı zaten” şeklinde cevap verdi. Savcı ise, “Ama savcılıktaki ifadende Sukas’ın sana ‘Bu saldırı sana değil bize yapıldı’ dediğini söylemişsin' sorusunu yöneltti. Polat da, 'İşleyiş olarak bunu Sukas’ın yaptırdığını düşünüyorum' " dedi.
'PARA NEDEN TOPLANIR BİLMİYORUM'
Savcı, mahkeme salonunda yıllara göre Ağaç A.Ş.’ye giren para miktarını gösteren bir tablo yansıttı. Savcı, "İmamoğlu ile Ali Sukas görüştü demişsin. İmamoğlu’nun Ali Sukas’a seçim için yeterince para toplayamadığı için kızdığını söylemişsin. Bundan sonra da Sukas’ın para toplama hızını artırdığını söylemişsin. 2023-2024 arasında Ağaç AŞ’deki bu yükselen para girişinin bu görüşmeyle ilgisi var mı' diye sordu. Polat, 'Para toplandı ama ne için, ne zaman bilmiyorum' dedi. Savcı ise, 'Para toplanması seçimle mi ilgili yani' sorusunu yöneltti. Polat, 'Para neden toplanır bilmiyorum' dedi.
15:4012 Mart 2026
DİLEK İMAMOĞLU'NDAN TEPKİ
Duruşma öncesi mahkeme heyeti salona gelmeden mübaşirlerden biri, izleyici sıralarında oturan aileleri fotoğraf çektikleri için uyardı. Bu esnada Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu duruma tepki gösterdi. Dilek Kaya İmamoğlu ise, "Her sabah gerginlik çıkarıyorsunuz. Sizin aileniz çoluğunuz çocuğunuz yok mu. Bir tanesi suçsuz yere gitsin yatsın bakalım içeride bir gün yatabiliyor musunuz. Bu insanların bir yıldır sevdikleri içeride. Bu günler geçer geçer bu günler" şeklinde yanıt verdi.
KIZI DURUŞMADA 'BABA' DİYE SESLENDİ
Ramazan Gülten’in eşi Pınar Gülten, Ramazan Gülten’e ‘Ramazan, Maya, Baba dedi' diye seslendi.
15:0912 Mart 2026
GERGİNLİK YÜKSELDİ!
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davada, tansiyon yükseldi.
Duruşma salonunda basın mensuplarının yeri değiştirilirken, bu karar salonda kısa süreli tartışmaya neden oldu. Taraflar arasında yaşanan sözlü tartışma bir süre devam ederken, gerginliğin büyümesi üzerine duruşmaya ara verildi.
13:2312 Mart 2026
DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştirak şirketi Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü tutuklu sanık Ümit Polat savunma yaptı.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmanın sabahki oturumu, sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam etti.
İBB iştirak şirketi Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü tutuklu sanık Ümit Polat, savunmasında, 1998 yılında İBB'de işe girdiğini, 25 yılı aşkın süredir daimi kadroda Ağaç AŞ'de görev yaptığını belirterek, 2019 yılında Ali Sukas'ın genel müdürlük görevine gelmesiyle kendisini üretim planlama müdürü olarak atadığını sonrasında satın alma müdürü olduğunu söyledi.
2023 yılının sonunda milletvekili seçimleri öncesi Sukas'ın eşinin milletvekili adayı olduğunu anlatan Polat, Sukas'ın 2024 yılının başlarında bir gün kendisini çağırdığını ve "Bir liste var. Bu listeden yaptığımız alışverişler üzerinden yüzde 10 alacağız ve bunu sen isteyeceksin." dediğini aktardı.
Sanık Polat, müdürü Sukas'a böyle bir şeyin olamayacağını söylediği kaydederek, "Neyin parası? Ne istiyoruz yani insanlardan, neyin parasını istiyorsunuz? diye Ali Sukas'a sorunca bana 'Ben liste veriyorum, yukarısı istiyor.' dedi. Olmayacağını söyledim. 'Yukarısı kimse gelsin, kendi istesin.' gibi muhabbet yaptık. Devamında kendisi bana bunu bir kez daha tekrar etti. Böyle bir şeyin olmayacağını, kesinlikle böyle bir şeye bulaşmayacağımı söyledim. Hatta 'Bugün yukarısı istiyor deriz, yarın Ali Sukas istedi olur.' gibi muhabbetler de oldu. Kesinlikle girmedim o dedikoduya." ifadelerini kullandı.
Sonrasında müteahhitlerin yavaş yavaş gelip dert yanmaya başladıklarını anlatan Polat, "Müteahhitler 'Bizden yüzde 3, 5'e kadar para isteniyor.' diye dert yanmaya başladı. Ben baştan beri kendisinin işi topladığını, yukarıyı bahane edip kendisine alıyor diye düşünüyordum. Ben bunu 'yukarısı' dediği yerlere şikayet edeceğim diye kafamda kurgulamaya başladım." şeklinde konuştu.
Sanıklardan Ertan Yıldız'ın kuzeniyle durumu konuştuğunu, kuzeninin de Yıldız'a durumu söylediğini kendisine aktardığını söyleyen Polat, zaman geçtiğini ve herhangi bir gelişme olmadığını, kendisine mobbinglerin başladığını iddia etti.
Herhangi bir gelişme olmayınca durumun Ekrem İmamoğlu'na iletilmesi için birtakım kişilerle görüştüğünü ancak yine bir şey olmadığını ifade eden Polat, "Sonrasında üretim planlama müdürü olan Ertan Yıldız'ın kuzeni Duygu Hanım bana 'Emekliliğin gelmiş, EYT'lisin, emekli olsan, gençlerin önünü açsan, sana yeni kadrolar, yönetim kurulu üyelikleri verirler, çok sivriliyorsun.' gibi farklı bir söylemde bulundu. Baktım yine herhangi bir şey olmadı. O dönemi öyle geçiştirdik." şeklinde savunma yaptı.
Hiçbir şeyin olmamasından rahatsız olduğunu dile getiren Polat, "Savcılığa gitmek istemedim, kendi şirketimi şikayet eden bir eleman pozisyonuna düşmek istemiyordum. Bir şekilde çözüm bulurum diye umudum vardı. Çünkü her zaman Ali Sukas kendisi için yapıyor diye düşündüm, kendi siyasi, karısı da siyasi, bir dahaki seçimlere daha sağlam hazırlanmak için. Çünkü kendisi bir ara 'Başkan adayı' olarak konuşulmuştu. Herhalde o niyetle diye düşündüm." ifadelerini kullandı.
Sonrasında müteahhitlerin ve genel müdürlerin tutuklanmaya başladığını aktaran Polat, tutuklu olan müteahhitlerin hiçbirinin ilk ifadesinde kendisiyle ilgili olumsuz bir beyanının olmadığını ancak sonrasında etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen 4-5 kişinin kendi ismini verdiğini ve serbest kaldıklarını söyledi.
MAHKEME BAŞKANINDAN SANIĞA "SENİNLE İLGİLİ DE PARA ALDIĞIN İDDİALARI VAR" SORUSU
Mahkeme başkanı Selçuk Aylan, sanık Ümit Polat'a, "Savunmanda hep Ali Sukas ile ilgili kısımları anlatıyorsun ama seninle ilgili de para aldığın iddiaları var. Bununla ilgili bir şey anlatmadın." dedi.
Bunun üzerine Polat, "Başkanım o isimlerin hepsi Ali Sukas'ın evine girip çıkan insanlar. Mesai başlamadan önce ellerinde böreklerle gelirlerdi, sürekli görüşürlerdi. Bizim Ali Sukas ile bu kadar kavgalı olduğumuz bir dönemde beni bu işin içine sokmaları söz konusu değil, etkin pişmanlıktan faydalanmak için benim ismimi veriyorlar." diye konuştu.
Başkanın, "Sen de etkin pişmanlıktan faydalandın." demesi üzerine Polat da "Evet, ben de geldim anlattım, ne yapacaktım?" şeklinde karşılık verdi.
Sanık Polat, Ali Sukas ile kavgalı olduğu dönemde para almasının söz konusu olmadığını, ismini verenlerin etkin pişmanlık faydalanmak için ismini verdiklerini söyledi.
Başkan Selçuk Aylan'ın, "Ali Sukas, nasıl ifade vermen konusunda sana konuşma yapmış. Neler diyeceksin?" sorusu üzerine Polat, "Tutuklamalar olunca Ali Sukas beni çağırdı. Şirket avukatı varken konuştuk. Bir gizli tanık ifadesinden bahsedildi. İfadeye gittiğimizde Ali Sukas, 'Kimseden para istemedik.' şeklinde ifade vermemi istedi. Benim nevrim döndü, 'Bildiğim neyse onu söylerim.' dedim. Zaten 2-3 gün sonra savcılığa kendim gittim. Ben ifade verdim diye, beni işten attılar." dedi.
Cumhuriyet savcısının "Ekrem İmamoğlu'nun Ali Sukas ile yaptıkları toplantıda, Sukas'a Ağaç AŞ'de yeterince para toplayamadığı için kızdığı beyanınız var. Neler diyeceksiniz?" sorusunu Polat, "AKOM'da bir toplantı vardı, sadece genel müdürlerle görüşme oldu. Oradaki insanlar Ali Sukas para toplayamadı diye görevden alınacağını konuşuyordu. Seçimlerle ilgili para toplanmasıydı. Ben para toplanmasına şahit olmadım." dedi.
Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Senin beyanında bunlar var." dedi.
Sanık Polat ise, "Toplantıya biz katılmadık. Çantaları gördüm, içinde para mı vardı bilmiyorum." şeklinde karşılık verdi.
- MASAK'ın hazırladığı Ağaç AŞ'nin para çıkış hareketleri grafiği ekrana yansıtıldı
Duruşma salonundaki büyük ekrana MASAK tarafından hazırlanan ve iddianamede yer alan, Ağaç AŞ'nin daha önceki seneler ve aylarda yaptığı para çıkış hareketlerinin grafiği yansıtıldı.
Cumhuriyet savcısı bu grafiğe işaret ederek, "20 yıldır Ağaç AŞ'de çalıştığından bahsediyorsun. Ciddi bir para çıkışı oluyor, bunlar neden arttı? Tabloyu da yansıttık. Bu tablo 25 milyar liralık bir tablo. Bu ne parası?" diye sordu.
Sanık Polat da "Seçim parasıdır diye duydum." dedi.
Bunun üzerine sanık Ekrem İmamoğlu ve avukatları tepki gösterirken, İmamoğlu "Bu tablo yalan." diye bağırdı.
Cumhuriyet savcısı da "Bu tablonun neresi yanlış?" diye sordu.
İmamoğlu'nun "Bu soruya karşı söz hakkımı kullanmak istiyorum. Bu tablo yalan. Sayın hakim lütfen yalana müsaade etmeyin. Bu soruya karşı söz hakkımı kullanmak istiyorum." demesi üzerine mahkeme başkanı, "Soru sorulmasın diye itirazınız varsa alırım. Bu tablo iddianamede var zaten, bu eylem kapsamında da savunma yapacaksanız bununla ilgili anlatımlarınızı o zaman alırım." dedi.
Daha sonra duruşmaya öğle arası verildi.
13:2212 Mart 2026
GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI
Aralarında Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'nun da bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları da duruşmaya geldi.
CHP genel başkan yardımcıları, bazı milletvekilleri, partililer, sanıkların aileleri ve çok sayıda izleyici de duruşmada yer aldı.
Duruşma salonu çevresinde ve içerisinde, jandarma ekiplerince geniş güvenlik önlemleri alındı.
Salona tutuklu sanıklar getirilmeden önce, duruşmaya izleyici olarak katılanlara, görüntü çekilmemesi konusunda uyarı yapıldı. İzleyiciler ise henüz duruşmanın başlamadığını savunurken Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu mahkeme ve jandarma görevlilerine tepki göstererek, "Buradaki insanların yakınları 1 yıldır tutuklu. Siz bir gün içeride kalabilir misiniz? Bugünler de geçer." diye bağırdı.
Salona tutuklu sanıklar sırayla alınırken, Ekrem İmamoğlu'nun getirildiği sırada izleyiciler, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" diye slogan attı.
Heyetin salona girmesiyle başlayan duruşmada, İBB iştirak şirketlerinden Ağaç AŞ'nin Satın Alma Müdürü tutuklu sanık Ümit Polat'ın savunması alınıyor.
13:2112 Mart 2026
107 TUTUKLU SANIK KATILDI
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.
09:2312 Mart 2026
SALON AÇILDI
Salon açıldı. Heyet ve sanıklar bekleniyor. Yolsuzluk davasında bugün 4.gün.
09:2212 Mart 2026
4 GÜN DEVAM EDECEK
Duruşmalar haftanın 4 günü devam edecek. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülen bugünkü duruşmada, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek.
09:2112 Mart 2026
EL SALLAMA GERİLİMİ
Duruşma salonunda görevli Jandarmaların, yakınlarıyla el sallayarak selamlaşan bazı sanıklara yönelik müdahaleleri sonrasında, avukatlar bu durumu mahkeme başkanına iletti. Bunun üzerine mahkeme başkanı, “Kayıtlara bakıp değerlendirelim, usule aykırı bir hareket var mı diye? Ya şöyle; el sallamakta tabii ki mahsuru yok. Yani sorun o değil…” dedi.
09:2012 Mart 2026
İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden", Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.
Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi ise "sanık" olarak bulunuyor.
Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapıldı.
Örgütün şemasının çizildiği iddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı 10 örgüt üyesinin olduğu, 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.
İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.











English (US) ·