İçişleri Bakanlığı'ndan dev güvenlik bilançosu

1 saat önce 37
İçişleri Bakanlığı'ndan dev güvenlik bilançosu

İçişleri Bakanlığı, İstanbul’da düzenlenen basın buluşmasında Türkiye’nin huzur ve güvenliğine yönelik yürütülen çalışmaların detaylı bilançosunu açıkladı.

Verilere göre kişilere karşı işlenen suçlarda ciddi düşüş yaşanırken, uyuşturucu operasyonlarında ele geçen madde miktarı rekor seviyeye ulaştı. "Yeni bir güvenlik paradigması" vizyonuyla hazırlanan sunumda ayrıca her alanda "meydana gelmeden önleme" stratejisinin sonuçları paylaşıldı.

Bakanlık, suçla mücadelede artık klasik yöntemlerin ötesine geçildiğini vurguladı. 

"FAİLİ MEÇHUL" BİLANÇOSU

Bakanlık, "İstanbul Basın Buluşması" kapsamında paylaştığı raporla, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması ve firari faillerin yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmaların sonuçlarını kamuoyuna açıkladı. İnsan hayatını hedef alan suçlarda "sıfır faili meçhul" hedefiyle hareket eden Bakanlık, suçla mücadelede gelinen teknolojik ve operasyonel kapasiteyi rakamlarla ortaya koydu.

Bakanlık tarafından paylaşılan verilere göre, AK Parti hükümetlerinin göreve geldiği 2003 yılından bugüne kadar meydana gelen kasten öldürme olaylarında yüzde 97,2 gibi rekor bir aydınlatma oranına ulaşıldı. Kriminal kapasitenin güçlenmesi ve olay yeri inceleme kabiliyetlerinin gelişmesiyle birlikte, faili meçhul dosya sayısında son yıllarda tarihin en düşük seviyeleri görüldü.

SON 3 YILDA "SIFIR" FAİLİ MEÇHUL

Raporda öne çıkan en çarpıcı veri ise son yıllardaki takipsiz vaka sayısı oldu. Türkiye genelinde 2023, 2024, 2025 yıllarında ve 2026'nın ilk 3 ay 16 gününde faili meçhul cinayet kaydı yer almadığı açıklandı. Bu başarının arkasında, emniyet ve jandarma birimleri arasındaki koordinasyonun en üst seviyeye çıkarılmasının yattığı vurgulandı.

Bakanlık, sadece yeni olayları aydınlatmakla kalmayıp, geçmiş dönemlerin firari faillerini yakalamak için de ulusal ve uluslararası tüm mekanizmaları işletiyor. Bu kapsamda şu ana kadar 262 şahıs hakkında kırmızı bülten çıkarıldı. 94 şahıs için ise kırmızı bülten talebiyle görüşmelerin sürdüğü bildirildi.

Hassasiyetle takip edilen Gülistan Doku dosyasındaki son durum da raporda yer aldı. Dosyanın kilit isimlerinden Umut Altaş’ın izini süren birimler, şahsın Meksika üzerinden Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) kaçak giriş yaptığını saptadı. Bakanlık, Altaş hakkında kırmızı bülten kararının çıkarıldığını ve şahsın şu an ABD sınırları içerisinde yakalanması için uluslararası operasyonel sürecin devam ettiğini duyurdu.

"SINIR AŞMAK, TAKİPTEN KURTULMAK DEĞİLDİR"

İçişleri Bakanlığı, firari faillere yönelik mücadelesindeki kararlılığını şu mesajla yineledi; "Sınır aşmak, takipten kurtulmak anlamına gelmemektedir. İnsan hayatına kasteden ya da kritik dosyalarda rol oynayan hiçbir isim, dünyanın neresinde olursa olsun takibimizden çıkmayacaktır. Her fail eninde sonunda adalete teslim edilecektir."

SİBER ALANDA 86 BİN 937 SUÇ UNSURU TESPİT EDİLDİ

Sanal dünyanın sahipsiz olmadığını vurgulayan Bakanlık, siber devriyelerin dijital mecralardaki provokasyonlara karşı 7/24 esasıyla çalıştığını bildirdi. 1 Ocak - 16 Nisan 2026 tarihleri arasında siber devriyeler tarafından tam 86 bin 937 suç unsuru hesap veya kullanıcı tespit edilerek adli mercilere bildirildi. Sunumda, "Sokakta suça nasıl geçit vermiyorsak, dijital mecralarda da suçu öven ve toplumu provoke eden yapılara aynı kararlılıkla müdahale ediyoruz." mesajı verildi.

OKULLARDA "TAM KORUMA" KALKANI

İçişleri Bakanlığı, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarının ardından hem sahada hem dijital alanda dev bir operasyon başlattı. Okul saldırılarını öven 7 binden fazla URL engellenirken, "C31K" ve "Tetikçiler 34" gibi karanlık dijital yapılar çökertildi.

Raporda, özellikle çocukları ve gençleri hedef alan okul saldırılarına karşı yürütülen "sıfır tolerans" stratejisinin detaylarını açıkladı. "Yeni Güvenlik Paradigması" kapsamında suçun sadece sokakta değil, dijital mecralarda da yayılmasının önüne geçmek için kapsamlı bir set oluşturuldu.

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarının ardından başlatılan "tam koruma" stratejisiyle, suçun hem sahada hem de sanal dünyadaki izi sürüldü. 

7 BASAMAKLI YENİ BİR YOL HARİTASI

İçişleri Bakanlığı, suçla mücadelede klasik yöntemleri bir kenara bırakarak teknoloji, yapay zeka ve toplumsal iş birliğini merkeze alan "Yeni Güvenlik Paradigması"nı kamuoyuna duyurdu. Strateji kapsamında okul güvenliği için de 7 basamaklı yeni bir yol haritası belirlendi.

Dijitalleşme, yapay zeka, göç hareketliliği ve sosyal kırılmaların güvenlik anlayışını yeniden kurmayı zorunlu hale getirdiği vurgulandı. Klasik yöntemlerin tek başına hedefe ulaşmada yetersiz kaldığı belirtilen açıklamada, "Suçun kaynağına inen, riski önceden gören ve suçu meydana gelmeden önlemeyi esas alan güçlü bir devlet refleksi ortaya koyuyoruz. Artık yalnızca suçun ve suçlunun çetelesini tutan değil, suçu besleyen damarları tespit edip kurutan bir güvenlik mimarisiyle hareket ediyoruz." denildi.

Yeni dönemde güvenlik politikalarının merkezine akademik veriler, saha araştırmaları ve teknolojik imkanlar yerleştiriliyor. Strateji kapsamında; Yapay zeka ve veri analizinden en üst düzeyde yararlanılacak, Dijital takip kapasitesi artırılacak, Sağlam veri ve doğru analizle kalıcı sonuçlar hedeflenecek. Güvenliğin sadece sahada yürütülen operasyonlarla değil, doğru iletişim ve toplumsal farkındalıkla tahkim edileceği ifade edildi. Aile, okul, üniversite, medya ve sivil toplumla birlikte hareket etme zorunluluğuna dikkat çekilen belgede, "Türkiye Yüzyılı" vizyonunun en önemli sütunlarından birinin "Türkiye’nin huzuru" olduğu hatırlatıldı. Özellikle çocukların dijital tehditlerden ve şiddetin gölgesinden uzak tutulmasının ortak sorumluluk olduğu kaydedildi.

Bakanlık, okul saldırıları ve eğitim kurumlarındaki asayiş olaylarına karşı uygulanacak "7 Basamaklı Okul Güvenliği Önlemi"ni de açıkladı. Buna göre, Okullardaki risk ve tehdit analizleri sil baştan yenilenecek. Okul binalarındaki fiziki güvenlik önlemleri artırılacak. Erken uyarı sistemleri kurularak olası risklere anında müdahale edilecek. Toplum Sağlığı Merkezlerine aktif takip görevi verilecek. Rehberlik servisleri ile güvenlik birimleri arasında tam koordinasyon sağlanacak. İlgili bakanlıklar okul güvenliği için eş güdümlü çalışacak. Acil durumlar için öğretmen, öğrenci ve velilere yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları yürütülecek.

İçişleri Bakanlığı, bu yeni paradigma ile suçun peşinden koşan değil, suçu doğmadan önleyerek çocuklar ve gençler için daha güvenli yarınlar inşa eden bir yapının temellerinin atıldığını vurguladı.

SALDIRILARI ÖZENDİRENLERE "SİBER" PENÇESİ

Bakanlık, ookul saldırılarının ardından dijital alanda suçu öven ve saldırganlığı özendiren içeriklere karşı çok yönlü bir mücadele yürüttü. Olaylarla bağlantılı olarak saldırgan içerikli 481 hesap, provokatif içerikli ise 379 hesap yöneticisi hakkında işlem yapıldı. Toplamda 7 bin 755 URL için içerik çıkarılması ve erişim engellenmesi kararı uygulandı. Telegram üzerinden faaliyet gösteren ve gençleri suça sürüklemeye çalışan “C31K” isimli yapıya ait 259 kanal kapatıldı. Ayrıca “Tetikçiler 34” grubunun yöneticisinin de aralarında bulunduğu 58 şüpheliye işlem yapıldı, bu kapsamda 14 kullanıcı tutuklandı.

KADINA YÖNELİK ŞİDDETE 68 İLDE SIKI TAKİP

Kadına karşı şiddetle mücadelede teknolojik imkanların (KADES ve Elektronik Kelepçe) aktif kullanımı meyvelerini verdi. 2026 yılının ilk üç ayında 68 ilde toplam bin 551 kadına karşı şiddet vakasının İçişleri Bakanlığı birimlerince anlık olarak takip edildiği ve gerekli tedbirlerin hızla uygulandığı kaydedildi.

32 BİN RUHSATSIZ SİLAH ELE GEÇİRİLDİ

İçişleri Bakanlığı, 2026 yılının ilk 3,5 ayında yürütülen operasyonlarla sokakların güvenliği için dev bir adım attı. Operasyonlarda 32 bin 523 ruhsatsız silah ele geçirilirken, siber zorbalardan okul saldırganlarına kadar her alanda tavizsiz bir mücadele sergilendi.

Bakanlık, sokaktaki suçun en büyük kaynağı olan ruhsatsız silahlanmaya karşı yürüttüğü operasyonların sonuçlarını paylaştı. 1 Ocak - 16 Nisan 2026 tarihleri arasında (yılın ilk 3 ay 16 gününde) yapılan denetimlerde toplam 32 bin 523 ruhsatsız silah yakalandı. Ele geçirilen silahların 14 bin 226’sını tabancalar, 11 bin 554’ünü av tüfekleri, 6 bin 170’ini kurusıkı tabancalar ve 573’ünü ise uzun namlulu silahlar oluşturdu. Bu kapsamda silahla yakalanan toplam 33 bin 120 şahıs hakkında adli ve idari işlem tesis edildi. Geçen yılın aynı döneminde (2025) 32 bin 775 silah ele geçirilmiş ve 35 bin 252 şahsa işlem yapılmıştı.

ORGANİZE SUÇLAR VE UYUŞTURUCU

2026’nın ilk döneminde 274 organize suç çetesi daha çökertildi. Özellikle "yeni nesil" olarak adlandırılan ve sosyal medyayı kullanan çete profilleri üzerinde baskı artırıldı.

Ele geçirilen "Skunk" maddesinde bir önceki yılın aynı dönemine göre 3 kat artış yaşanarak 7,5 ton seviyesine ulaşıldı.

Bakanlık yetkilileri, teknoloji, yapay zeka ve veri analiz kapasitesinin artırılmasıyla Türkiye’nin 81 ilinde "Huzurlu Türkiye" hedefi doğrultusunda operasyonların aralıksız süreceğini belirtti.

KAÇAKÇILIK AĞLARINA DARBE

İçişleri Bakanlığı, Türkiye’nin huzur ve güvenliğine yönelik yürütülen çok yönlü mücadelenin 2026 yılı ilk çeyrek verilerini açıkladı.

"Yeni Güvenlik Paradigması" vizyonuyla gerçekleştirilen sunumda, sadece asayiş olayları değil, Türkiye ekonomisini hedef alan kaçakçılık şebekelerine vurulan darbeler de geniş yer buldu.

Bakanlık, kaçakçılık ve mali suçlarla mücadelede operasyon sayısını artırarak vergi kaybını engelledi. 1 Ocak - 16 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen 13 bin 752 kaçakçılık operasyonunda 17 bin 386 şahıs gözaltına alındı. Operasyon sayısının geçen yılın aynı dönemine (10 bin 762) göre ciddi oranda arttığı görüldü. 2026’nın ilk 3,5 ayında; 2,7 milyon litre akaryakıt, 5,1 milyon paket sigara ve tam 907 milyon 458 bin adet makaron ele geçirildi. Sadece yılın bu kısa döneminde yürütülen çalışmalarla 2 milyar 406 milyon liralık vergi kaybı önlendi. 2025 yılının tamamında önlenen vergi kaybı ise 7 milyar 417 milyon TL olarak kaydedilmişti. Mali suçlara yönelik 4 bin 490 operasyonda 11,4 milyon TL nakit; tefecilik operasyonlarında ise 494 baskınla 9,4 milyon TL nakit para ele geçirildi.

GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASINDA GELİNEN SON NOKTA

Basın buluşmasında, Türkiye’nin güvenlik gündemindeki en hassas dosyalardan biri olan Gülistan Doku soruşturması ve ülke genelindeki asayiş operasyonlarına ilişkin kapsamlı bir sunum yapıldı. "Yeni Güvenlik Paradigması" çerçevesinde hazırlanan raporda, devletin suçla mücadeledeki kararlılığı rakamlarla ve somut adımlarla ortaya koyuldu.

Kamuoyu vicdanında derin iz bırakan Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada çok önemli bir gelişme yaşandı. Bakanlık, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda gelinen son noktayı paylaştı: 17 Nisan 2026 tarihinde, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında, delilleri kararttığı yönündeki iddiaların araştırılması amacıyla mülkiye müfettişleri görevlendirildi. Aynı gün görevden uzaklaştırılan ve gözaltına alınan Sonel, 21 Nisan’da ilgili mahkemece tutuklandı. Sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması için toplam 4 Mülkiye Müfettişi ve 2 Polis Müfettişi görevlendirildi. Soruşturmanın saha operasyonları, faili meçhul olaylarda uzmanlaşan Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) tarafından yürütülüyor. Kamera kayıtları ve teknik veriler en ileri düzeyde yeniden analiz ediliyor.

Bakanlık sunumunda, "İştirak ya da ihmal tespit edilirse kimsenin gözünün yaşına bakılmayacak. Hiç kimsenin suç işleme ve suça göz yumma imtiyazı olamaz." vurgusu yapıldı.

BÖLGESEL GERİLİM VE "SARSILMAZ" SINIR GÜVENLİĞİ

Bakanlık, İran-ABD-İsrail hattında yaşanan gerilimin Türkiye sınırlarına etkisini ve alınan önlemleri detaylandırdı. Bölgedeki her krizin göç ve sınır güvenliği üzerinde potansiyel risk oluşturduğuna dikkat çekilerek şu bilgiler paylaşıldı; İran hattındaki geçişlerin teknolojik imkanlar ve insan kaynağıyla yakından izlendiği, 28 Şubat 2026’da başlayan süreçle birlikte tüm stratejilerin hazır hale getirildiği belirtildi. Veriler, sınır hattında olağan dışı bir hareketlilik olmadığını teyit etti. Son 10 günlük verilere göre İran’dan Türkiye’ye açılan sınır kapılarında; Kapıköy'de %4, Gürbulak'ta %5 ve Esendere'de %75 oranında azalış görüldü.

Sunumda, "Türkiye, sınır güvenliğini yalnızca kriz dönemlerinde hatırlayan bir ülke değildir. Sınır hattımızda hiçbir zafiyete alan açmayan güçlü bir hazırlığa sahibiz." vurgusu yapıldı.

İçişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan veriler, Türkiye’nin her alanda suçla mücadelesini gözler önüne serdi.

Sunumun ardından basın mensuplarıyla soru-cevap bölümünde bir araya gelen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, güvenlik politikalarının uygulama safhaları ve emniyet teşkilatındaki yapısal reformlara ilişkin stratejik açıklamalarda bulundu.

Bakan Çiftçi, "Terörsüz Türkiye" süreci, polislerin çalışma saatleri, okul güvenliği ve bölgesel gerilimlerin sınırlara etkisi hakkında şu değerlendirmeleri yaptı;

Okullardaki güvenlik stratejisinin değiştiğini vurgulayan Bakan Çiftçi, Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırının mevcut risk analizlerini yetersiz kıldığını belirtti.

Çiftçi, "Okullarda mevcut risk analizini sil baştan yapıyoruz. Artık risk faktöründe öğrenciyi merkeze alan bir yaklaşımı benimsiyoruz. Her okula iki polis verilmesi ülke genelindeki 75 bin okul düşünüldüğünde sürdürülebilir değil. Bu nedenle 30 bin bekçimiz ve 50 bin güvenlik korucumuzdan, valilerimizin koordinasyonunda okul güvenliğinde faydalanacağız." dedi.

Bekçilerin çalışma saatlerini belirleme yetkisini valilere devrettiğini kaydeden Çiftçi, bekçilerin okulların durumuna göre gündüz de görev yapabileceğini ifade etti.

POLİSE "12/36" MÜJDESİ VE ERKEN MEZUNİYET

Emniyet teşkilatının çalışma şartlarını iyileştirmek için taze kan takviyesi yapacaklarını açıklayan Bakan Çiftçi, "Polis okullarındaki 10 bin adayımızın mezuniyetini iki ay öne aldık. Bu takviyeyle birlikte personelimizin beklediği 12/36 çalışma sistemine geçebileceğiz. Fazla mesai ücretleri konusunda da Maliye Bakanlığımızla mutabakata vardık; 2027 yılından itibaren bu ödemeler yapılabilecek." diye konuştu.

Bakan Çiftçi ayrıca, İstanbul'da görev yapan polislerin barınma sorununu çözmek adına lojman olarak kullanılmak üzere daire satın alma projesini İstanbul'dan başlatacaklarını müjdeledi.

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE" SÜRECİNDE 83 TESLİM

Terörle mücadeledeki "ikna" çalışmalarının sonuçlarını paylaşan Bakan Çiftçi, "Terörsüz Türkiye" sürecinin kararlılıkla sürdüğünü vurguladı;

Yıl başından bu yana PKK terör örgütünden 83 terörist ikna yoluyla teslim oldu. 12 Mayıs 2025 tarihinden bugüne kadar ise bu sayı 168’e ulaştı. Süreci sabote etmek isteyenlere karşı operasyonlarımızı artırdık. Kimsenin bu barış ortamını zehirlemesine müsaade etmeyeceğiz.

SINIRDA HAREKETLİLİK YOK, GEÇİŞLER AZALDI

İran-İsrail-ABD hattındaki gerilimin ardından sınır hattını bizzat incelediğini belirten Çiftçi, "28 Şubat’tan bu yana sınırlarımızda güvenliğimizi tehdit eden bir hareketlilik yok. Aksine, İran’ın kendi vatandaşlarına getirdiği kısıtlamalar nedeniyle kapılarımızdaki geçişler yüzde 4 ile yüzde 75 arasında azalmış durumda. İran İçişleri Bakanı ile görüşmemizi gerektirecek bir kriz ortamı bulunmuyor." değerlendirmesinde bulundu.

FAİLİ MEÇHUL DOSYALAR VE GERİ GÖNDERME MERKEZLERİ

Geçmişe dönük faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için Emniyet ve Jandarma bünyesinde özel ekiplerin kurulduğunu belirten Çiftçi, her türlü imkanın seferber edileceğini söyledi.

Göç yönetimi konusundaki şikayetlere de değinen Bakan Çiftçi, "25 ildeki 32 geri gönderme merkezinin tamamını müfettişlerimiz inceliyor. Özellikle Kafkaslar, Filistin ve Gazze gibi bölgelerden gelen mağdur kişilerin iadelerinde herhangi bir hak kaybı yaşanmaması için denetimleri sıklaştırdık." dedi.

"DEVLET VATANDAŞINA TUZAK KURMAZ"

Trafikteki "tuzak radar" uygulamasının sonlandırılmasına da değinen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Devlet vatandaşına tuzak kurmaz dedik ve bu uygulamayı bitirdik. Buna rağmen sürücülerimizin hız limitlerine riayet oranının arttığını görmek memnuniyet verici." diyerek sözlerini tamamladı.

Habere git