İmamoğlu'nun makam aracı davasında karar çıkmadı

1 saat önce 21

Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendi şirketine ait aracı makam aracı olarak kullanması ve masraflarının belediye bütçesinden karşılanması nedeniyle açılan davada yeni gelişme yaşandı. Mahkemede savunma yapan İmamoğlu, aracı 50 ay boyunca ücretsiz tahsis ettiğini belirterek, “Bugünün parasıyla yaklaşık 15 milyon lira kamunun kasasında kaldı” dedi. Savcılığın ek bilirkişi raporu talebini kabul eden mahkeme, duruşmayı 12 Şubat 2027'ye erteledi.

Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendi şirketine ait aracı başkanlık makam aracı olarak kullandığı ve giderlerini belediyeye karşılattığı iddiasıyla yargılandığı davanın duruşması görüldü.

Büyükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda gerçekleştirilen duruşmaya, başka bir dava kapsamında tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu ve Fatih Keleş ile 4 tutuksuz sanık ve avukatları katıldı.

Duruşmayı İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, sanık yakınları ve bazı partililer de izledi.

“KAMUNUN KASASINDA 15 MİLYON LİRA KALDI”

Savunmasında son iki yılda hakkında 20'ye yakın dava açıldığını söyleyen İmamoğlu, esnaflık geçmişi nedeniyle gelir-gider hesaplarını iyi bildiğini ifade etti.

İddia makamının yalnızca giderleri dikkate aldığını savunan İmamoğlu, araç için yapılan yakıt, bakım ve lastik harcamalarının toplam 122 bin 325 lira olduğunu belirtti.

Beylikdüzü Belediye Başkanı seçilmesinden birkaç ay sonra makam hizmetinde kullanılacak bir aracın aylık 7 bin 200 liraya kiralanmasının gündeme geldiğini anlatan İmamoğlu, bu tutarın bugünkü koşullarda aylık 250-300 bin liraya karşılık geldiğini öne sürdü.

Belediye kaynaklarının araç kiralamak için kullanılmasını istemediğini belirten İmamoğlu, kendi aracını tahsis etmeyi tercih ettiğini söyledi.

İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Araç 4 yıl 2 ay, yani 50 ay boyunca belediyenin hizmetinde kaldı, neyle? Sıfır liralık kira bedeliyle, yani ücretsiz tahsisle. Yani bugünün parasıyla yaklaşık 15 milyon lira o dönem Beylikdüzü Belediyesinin cebinde kaldı, kamunun kasasında kaldı.”

Aracın kiralanması durumunda da yakıt giderlerinin belediye tarafından karşılanacağını savunan İmamoğlu, bakım ve lastik masrafları hesaba katılsa bile kamu bütçesinde önemli miktarda tasarruf sağlandığını ileri sürdü.

İmamoğlunun makam aracı davasında karar çıkmadı

“ARABANIN MAZOTUNUN HESABINI VERİYORUM”

Kendi aracını kamu kaynaklarını korumak amacıyla kullandığını savunan İmamoğlu, araç için yapılan harcamalara ilişkin parayı faiziyle birlikte geri ödediğini söyledi.

İmamoğlu, “Kendi aracımı kamunun parasını korumak için kullanmışım. Bugün ise o arabanın mazotunun hesabını veriyorum. Kaldı ki parayı da faiziyle birlikte ödemişim. Dekontları da sizin dosyanızda var.” dedi.

Ödemeyi davanın açılmasından önce yaptığını belirten İmamoğlu, “Bu hikayenin Allah aşkına neresinde kamu zararı var? Ben bulamadım.” ifadelerini kullandı.

Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde aracını 4 yıl 2 ay boyunca hizmetlerde kullandığını anlatan İmamoğlu, aracın yüz binlerce kilometre yol yaparak eskimesinin ardından şirketinin ikinci bir araç aldığını belirtti.

İBB Başkanlığı döneminde de 6 yıl boyunca bu aracı, yakıt ve diğer giderlerini kendisi karşılayarak kullandığını söyledi.

FATİH KELEŞ: BELEDİYEYİ KİRA YÜKÜNDEN KURTARDIK

Davada savunma yapan Fatih Keleş de 2014 yerel seçimlerinde belediye meclis üyeliğine seçildiğini ve bir yıl boyunca belediye encümeninde görev aldığını anlattı.

Keleş, belediyede başka bir kadroda bulunmadığını belirterek, araç tahsisine ilişkin kararın kamu yararı gözetilerek alındığını savundu.

Daha önce makam aracı için aylık yaklaşık 7 bin 200 lira kira ödendiğini ifade eden Keleş, yeni düzenlemeyle belediyenin kira ödemeyeceğini, yalnızca aracın yakıt ve bakım giderlerini karşılayacağını söyledi.

Keleş, “Bu kararda belediyeye bir yük bindirdiğimizi değil, onu uzun yıllara yayılacak bir kira yükünden kurtardığımızı düşündük.” dedi.

Kararın kurul halinde alındığını belirten Keleş, söz konusu karardaki imzası dışında kendisine yüklenebilecek başka bir fiil bulunmadığını savundu.

MAHKEMEDEN YENİ BİLİRKİŞİ KARARI

Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, dosyaya ek bilirkişi raporu alınmasını talep etti.

Mahkeme, soruşturma aşamasında hazırlanan bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla üç kişilik bilirkişi heyetinden yeni rapor alınmasına karar verdi.

Duruşma 12 Şubat 2027 tarihine ertelendi.

MAKAM ARACI İDDİASI NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, İmamoğlu İnşaat'ın 4 Şubat 2015'te Beylikdüzü Belediyesine dilekçe verdiği belirtildi.

Dilekçede, şirketin mülkiyetindeki 34 LN 4472 plakalı Mercedes Vito aracın, bakım, yakıt ve diğer giderlerinin belediye tarafından karşılanması koşuluyla dönemin belediye başkanının görev süresi boyunca bedelsiz olarak tahsis edilmesinin teklif edildiği aktarıldı.

Teklifin 9 Şubat 2015'te Ekrem İmamoğlu'nun onayıyla Belediye Encümenine gönderildiği, encümenin de aracı makam otomobili olarak kullanmak üzere kira bedeli ödenmeksizin kabul ettiği kaydedildi.

İddianamede, Belediye Kanunu'na göre encümenin özel mülkiyetteki bir aracın makam aracı olarak tahsis edilmesine ve tüm giderlerinin belediye bütçesinden karşılanmasına karar verme yetkisinin bulunmadığı ileri sürüldü.

Bu nedenle kararın alınmasında görev yapan encümen üyeleri ile aracın bakım, onarım, lastik ve akaryakıt harcamalarını gerçekleştiren belediye görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edildi.

BELEDİYE İHALELERİ DE DOSYADA

İddianamede makam aracı tahsisinin yanı sıra Beylikdüzü Belediyesinin iki ayrı hizmet alımına ilişkin usulsüzlük iddiaları da yer aldı.

Beylikdüzü Belediyesi Gençlik ve Spor İşleri Müdürlüğünce 25 Aralık 2018'de 65 bin 600 lira bedelli “Eğitmen Çalıştırılması ve Spor Organizasyonları Malzemesi Alım İşi” gerçekleştirildiği belirtildi.

Ayrıca 15 Ocak 2019'da 65 bin 800 lira bedelli “Eğitmen Çalıştırılması ve Spor Organizasyonları İşi” için ayrı bir doğrudan temin alımı yapıldığı aktarıldı.

İddianamede, büyükşehir belediye sınırları içerisindeki idareler için doğrudan temin parasal limitinin KDV hariç 67 bin 613 lira olduğu hatırlatıldı.

Her iki alımın ayrı ayrı bu sınırın altında kaldığı ancak aynı nitelikteki işlerin bölünerek gerçekleştirildiği öne sürüldü.

Savcılık, bu işlemlerle Kamu İhale Kanunu'nda yer alan rekabet, eşitlik ve kaynakların etkin kullanılması ilkelerinin ihlal edildiğini iddia etti.

12 SANIK HAKKINDA CEZA TALEBİ

İddianamede Ekrem İmamoğlu, Bülent Arslaner, Fatih Keleş, İlyas Yılmaz, Mehmet Zeki Çanakçi, Mülayim Demirtaş, Nuray Köker, Orhan Yılmaz, Selçuk Altun, Üzeyir Çöl ve Fatma Hoşgöz Açıkgöz hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan 6 aydan 2'şer yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Sanık Ercan Doğan hakkında ise “görevi kötüye kullanmaya yardım” suçundan 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

İddianamede ayrıca Mehmet Zeki Çanakçi'nin daha önce aldığı bir cezaya ilişkin denetim süreci devam ederken yeni bir suç işlediği ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davrandığı iddiasına yer veriliyor.

Davada yargılama 12 Şubat 2027'de devam edecek.

Habere git