Gizleyecek bir şeyi olmayan bir insan neden otel odalarında buluşur, neden bu kadar gizli saklı işler çevirir?
Bu sorunun cevabını eski Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in 16 Ağustos günü verdiği ek ifadeden öğreniyoruz.
CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu devrilmiş Özgür Özel CHP Genel Başkanı olmuştu. 31 Mart 2024 tarihinde yerel seçimler vardı. Belediye başkanlarının belirlenmesinde Ekrem İmamoğlu söz sahibiydi.
Muhittin Böcek, 31 Mart 2024 tarihindeki yerel seçimlerde ikinci kez aday olmak için uğraşıyordu. Ancak Muhittin Böcek’in adaylığı bir türlü ilan edilmiyordu.
15 MİLYON EURO
Muhittin Böcek, ikinci kez aday oluşunu bakın nasıl anlatıyor: “30/11/2023 tarihinde Özel Kalemim Yasin Yellice ile birlikte İstanbul’a havayolu ile gittim. İstanbul’da kendisi ile hatırladığım kadarıyla aynı gün Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel’de bir görüşme gerçekleştirdim. Bu görüşmede Ekrem İmamoğlu başka birine adaylık sözü vermediğini, tercihini benden yana kullanacağını ancak bunun için yaklaşık 15 milyon Euro maddi destek istediğini söyledi. Ben de elimden geldiğince zaman içerisinde bunu karşılayacağımı söyledim.”
TAÇ DÖVİZ
Muhittin Böcek, ödemenin ilk dilimi olan 5 milyon Euro’yu “havala” sistemiyle İstanbul’da “Taç Döviz”e gönderdiklerini, “havala” sisteminde şifre olarak kullanılan 100 TL’nin üzerine isim ve telefon numarası yazıldığı, bunun fotoğrafını çekilip İstanbul’da ödemeyi yapacak kişiye gönderildiği üzeri yazılı olan 100 TL’yi üzerinde isim ve telefon numarası yazılı bir kağıtla bir zarfın içine koyduklarını ve işlem tamamlandıktan sonra Ekrem İmamoğlu ile görüşmek üzere İstanbul’a gittiğini anlatıyor.
İMAMOĞLU İLE BULUŞMA
“Para transferini bu şekilde havala sistemiyle gerçekleşmesi üzerine 16/12/2023 tarihinde Ekrem İmamoğlu’nu aradım. Yüz yüze görüşmek için randevu istedim. Kendisinin bana 17/12/2023 tarihinde randevu vermesi üzerine bu tarihte yine havayoluyla Yasin Yellice ile birlikte İstanbul’a gittik. İstanbul’da Ekrem İmamoğlu ile seçim ofisi olarak hatırladığım yüksek katlı bir plazanın giriş katında baş başa görüştük. Burada kendisine dostumun bana vermiş olduğu içerisinde 100 TL para ve not kâğıdı bulunan zarfı kendisine teslim ettim. Talep edilen paranın kalan kısmını daha sonra Cumhurbaşkanlığı adaylık süreci olduğu takdirde halledeceğimi söyledim” diyor.
Para alışverişinden sonra Muhittin Böcek Antalya Büyükşehir Belediye başkan adayı olarak ilan ediliyor.
BAZ KAYITLARI
Peki Muhittin Böcek’in bu anlatımları başka delillerle de doğrulanıyor mu? Doğrulanıyor. Daraltılmış baz kayıtları Muhittin Böcek’in söylediği tarih ve saatlerde Ekrem İmamoğlu’nun da orada olduğunu gösteriyor. İmamoğlu otellerde bunun için buluşmuş, kamera kayıtları bunun için bantla kapatılmış.
Parayla CHP kurultayını satın alan, parayla belediye başkan adaylarını belirleyen Ekrem İmamoğlu bir de bu ülkenin başına cumhurbaşkanı olsaydı neler yapardı bilinmez.
Şener Şen’in “Satılık Köy Haraptar” filminde olduğu gibi “Satılık Ülke Türkiye” tabelasını asar mıydı?
BİR DAHA ASLA
Bu yıl 15 Temmuz’u anlatan iki önemli çalışma yapıldı. Biri TRT’nin, “Asırlık Gece” dizisiydi. Diğeri ise Turkuvaz Medya’nın üst düzey yöneticilerinden Abdulhalik Çimen’in kaleme aldığı, “Bir Daha Asla” isimli kitaptı.
Abdulhalik Çimen, Yeni Şafak’ta birlikte çalıştığımız bir gazeteci. Dostluğumuz hiçbir zaman eksilmedi, bağımız hiç kopmadı. Abdulhalik Çimen örnek bir gazeteci ama daha da önemlisi vefalı bir dosttur. Abdulhalik Çimen yazılı medyada, televizyonlara geçen kuşağın öncü isimlerinden. Turkuvaz Medya’nın kuruluşundan itibaren her alanda önemli görevler üstlendi. Başarılarını gurur duyarak izledim. 15 Temmuz gecesinden yola çıkarak Türkiye’nin darbeler tarihine ışık tutan kitabı ise yılların birikimini yansıtan önemli bir çalışma.

Abdulhalik Çimen’in kitabının her haber merkezinde bulunmasında, gazeteciliğe ilgi duyan gençlerin okumasında fayda var. Neden?
Çünkü Abdulhalik Çimen 15 Temmuz gecesi henüz daha neyin ne olduğunun tam belli olmadığı dönemde müthiş bir kriz haberciliği yönetimi sergiliyor. Kriz anlarında haber merkezlerinin nasıl yönetilmesi gerektiğini gösteriyor. Kriz anları haberciliğin sınav dönemleridir.
15 Temmuz’da ters giden bir şeylerin olduğu haberini aldığı andan itibaren bir yandan kendi imkânlarıyla Turkuvaz Medya binasına ulaşmaya çalışırken diğer yandan da yolda A Haber ve ATV başta olmak üzere haber merkezlerini harekete geçiriyor. Kriz yayıncılığına geçilmesi talimatını veriyor. İstanbul’daki yayın merkezine müdahale olursa Ankara’dan yayını yapmanın hatta Ankara’daki yayın engellenirse yurt haberleri üzerinden yayını sürdürmenin hazırlıklarını yapıyor.
Burada Serhat Albayrak’ın hakkını da teslim etmek gerekiyor. Neden? Çünkü kitaptan öğreniyoruz ki Serhat Albayrak ilk andan itibaren olaya çok net bir teşhis koymuş. Abdulhalik Çimen’i aradığında, “Aldığım bilgiye göre, emir komuta zinciri içinde olmayan askeri bir kalkışma var. FETÖ kalkışması. Bunların gözü dönmüş” diyor. Saat 21.00.
İlk başta doğru teşhis koymak işin yarısı. Gece boyunca da Serhat Albayrak sürekli olarak devrede. Abdulhalik Çimen’le darbeye karşı yayınlar yapıyorlar. Bizim meslekte güvenilir ve sağlıklı haber kaynaklarının olması çok önemlidir. Dönemin Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın o gece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında olması da sanıyorum 15 Temmuz’a ilk andan itibaren doğru teşhis konulup, anında darbe karşıtı yayına geçilmesinde etkili oluyor.
Darbe gecesi kimileri ölümü göze alarak mücadele etti. Kimileri ise saklanacak yer aradı. Tarihi gecede herkes tarihe kendine yakışır bir iz bıraktı.
Abdulhalik Çimen’in kitabı sadece 15 Temmuz’u anlatmıyor; aynı zamanda kriz anında haber merkezlerinin nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda da gazetecilik dersi veriyor.

3 hafta önce
37










English (US) ·