'İsrail Suriye'de son kozunu oynadı!' Uzmanlar Hürriyet'e yorumladı: Türkiye bölgede ağırlığını artırıyor

1 hafta önce 40

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

İsrail, Suriye'nin son aylarda yaşadığı dönüşümden rahatsızlık duyduğunu hiçbir zaman gizlemedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Batılı ülkelerle diplomatik ilişkilerini yeniden tesis eden Suriye'yi terör destekçisi olmakla suçladı. Batı'nın Suriye ile ekonomik ilişkiler geliştirmeye başlaması, Tel Aviv'in geleneksel müttefiklerinden yeni bir işgal planı konusunda destek alma ümitlerini azalttı. Suriye'de Lübnan ve Gazze'deki gibi topyekun bir işgal politikası uygulayamayacağını gören İsrailli yetkililer, Şam'ı doğal bir tehdit diye niteleyerek Esad rejiminin devrildiği dönemde işgal ettiği bölgelerde bir tampon bölge oluşturmak istediklerini ilan etti.

ABD'nin, Türkiye'nin yönlendirmesiyle İsrail'e Suriye konusunda destek vermemesi Tel Aviv'in planlarını kısmen önledi. Öte yandan yayılmacı politikalarını kuzeydeki topraklarda uygulamaya kararlı görünen Tel Aviv yönetimi, ayrılıkçı Dürzi gruplara desteğini güçlendirdi. Terör örgütü YPG'nin Şam'a entegrasyonuyla İsrail'in Suriye'deki tek kozu konumunda kalan Dürzi ayrılıkçılar, son dönemde peş peşe hamleler yaptı.

Suriye'nin güneyindeki Süveyda kentinde, Dürzi cemaatinin bir kısmının lideri Hikmet el-Hicri'ye bağlı silahlı gruplar, 1 Eylül'de kentin bazı noktalarındaki Suriye hükümet güçlerine saldırı düzenledi.

 Türkiye bölgede ağırlığını artırıyor

Anadolu Ajansı'nın (AA) haberine göre, Mansura, Velga ve Tel Hadid köylerindeki iç güvenlik birimlerine yönelik saldırının ardından bölgede çatışmalar yaşandı. Saldırıda 4 iç güvenlik görevlisi yaralandı. Silahlı gruplar, Süveyda'nın güneybatı kırsalındaki Mansura köyünü de insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldı. İsrail destekli el-Hicri'ye bağlı gruplar, 29 Ağustos'ta orta okul ve lise sınavları için gitmek isteyen öğrencileri de engellemişti.

İsrail destekli Dürzi lider Hikmet el-Hicri'ye bağlı silahlı grupların hükümet güçlerine yönelik saldırıları bölgede gerilimi tırmandırdı. İsrail'in Suriye'yi parçalayarak kontrol edilebilir devletçiklere dönüştürmeyi planladığını belirten Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe ve Dr. Cihan Günyel, Tel Aviv yönetiminin Suriye politikalarını ve Türkiye'nin bölgedeki rolünü Hürriyet.com.tr'ye değerlendirdi.

 Türkiye bölgede ağırlığını artırıyor

İsrail ordusu, Suriye'de Esad rejiminin devrilmesinden bu yana yaklaşık 235 kilometrekarelik alanı işgal etti.

SURİYE'DE KAOS PLANI

Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe, İsrail'in kara kuvvetlerinin zayıf olduğunu ancak hava kuvvetleri ve yayılmacı emelleriyle bölgede etkin olmaya çalıştığını belirtti. Gökçe, Orta Doğu'daki ülkelerin İsrail'e tehdit oluşturmadığını, aksine İsrail'in bölge ülkelerine tehdit olduğunu vurguladı.

İsrail'in ana stratejisinin bölgede yeni topraklar ele geçirmek olduğuna dikkat çeken Gökçe, şu ifadeleri kullandı:

"Bizler için inandırıcı olmasa bile kendilerine göre bir yayılmacı politikaları var. Bu politikayı kara kuvvetleriyle çevrelerindeki bölgeleri işgal edip gerçeğe dönüştüremeyeceklerini biliyorlar. Bunu Gazze'de gördük. Kara kuvvetleri Gazze gibi dümdüz bir coğrafyada istenilen başarıyı elde edemedi. Keza aynısını Hizbullah'a karşı da gördük.

 Türkiye bölgede ağırlığını artırıyor

Gökçe, İsrail'in yayılmacı emellerini askeri güç kullanarak gerçekleştiremeyeceğini bildiği için Suriye ve Irak gibi devasa coğrafya ve demografik yapıya sahip ülkeleri böl-parçala-yönet stratejisiyle tehlikesiz devletçiklere dönüştürmeye çalıştığını ifade ederek, "İsrail emellerini gerçekleştirebilmek için bölgede azınlıkları kullanmak istiyor. Yani etnik, dini ve mezhepsel farklılıkları araç haline getiriyorlar." diye konuştu.

İsrail'in Suriye'de Dürziler ve YPG üzerinden parçalama politikası izlediğini kaydeden Gökçe, "YPG kartı devre dışı kalınca ellerinde bir tek Dürzi ve Nusayri kartları kaldı. İsrail Dürzileri kullanarak Suriye'yi önce istikrarsızlaştırmak ardından bölmek istiyor. Güçlü bir Suriye istemiyorlar. Güçlü bir Suriye'nin yanında Türkiye, Irak ve Mısır gibi ülkeleri de görmek istemiyorlar. Bu yüzden son kozlarını oynayarak Dürziler üzerinden karmaşa çıkarmaya çalışıyorlar" açıklamasını yaptı.

 Türkiye bölgede ağırlığını artırıyor

DÜRZİLERİN İSRAİL İLE İLİŞKİSİ

Dr. Cihan Günyel, İsrail'in ilk kurulduğu günden bu yana stratejik derinlik doktriniyle hareket ettiğini belirtti. Günyel, coğrafyası küçük olduğu için stratejik derinliği dar olan İsrail'in, düşmanlarıyla kendi topraklarında değil düşmanlarının topraklarında savaşmak istediğini ifade etti. Uzman isim, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun aslında bu politikaları devam ettirdiğini kaydetti.

Golan Tepeleri'nin işgalini, Lübnan'daki işgal alanlarını ve Suriye'de yaşananları Netanyahu'nun düşmanlaştırma ve düşman bulma politikası üzerinden okumak gerektiğini ifade eden Günyel, "İsrail yayılmacı bir güvenlik politikası izliyor. Şam kırsalı, Dera-Kuneytra bölgelerinde işgal alanını genişletti. Buraların su ve hidrokarbon sahaları olduğunu da unutmamak lazım." diye konuştu.

 Türkiye bölgede ağırlığını artırıyor

"İSRAİL'İN GÖZÜ KOMŞULARININ TOPRAKLARINDA"

İsrail'in yayılırken "vadedilmiş topraklar" söylemiyle din üzerinden kendi toplumunun rızasını ürettiğini kaydeden Günyel, İsrail'in çevresindeki ülkelerin her birinin topraklarına göz koyduğunu söyledi.

Haaretz gazetesinin YPG'nin entegrasyonuna dair "İsrail'in bir kartı daha elinden gitti" ifadesini hatırlatan Günyel, "Suriye'nin bölünmüş bir yapıda kalması için İsrail bir yandan YPG, bir yandan Dürziler üzerinden bir plan kurmuştu. Elinde bir tek Dürziler kaldı." dedi.

İsrail'in Suriye'de etki sahasını kaybetmeye başladığını belirten Günyel, Türkiye'nin terörsüz bölge politikası ve ABD'nin Ankara'nın politikalarını kabul etmiş olmasının İsrail'i sınırlandırdığını ifade etti.

 Türkiye bölgede ağırlığını artırıyor

SURİYE'DE TAMPON BÖLGE HEDEFİ

Günyel, İsrail'in Suriye'nin istikrarsız ve başarısız bir devlet olmasını istediğini belirterek, "Diğer taraftan Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'de Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile birlikte Türkiye'yi çevreleme politikası izlemeye çalışıyor." dedi.

Süveyda'nın özellikle bir tampon bölgesi olmasını istediklerini ifade eden Günyel, "Bunun olabilmesi için Hikmet el-Hicri üzerinden bir oyun oynuyorlar. El-Hicri son açıklamalarından birinde Süveyda'nın İsrail ile bir bütün olduğunu ifade etti. Süveyda'da Suriye'den kopmaya çalışanlara karşı Dürzilerin tepkisi var. Ancak İsrail, el-Hicri grubu gibi kullanışlı unsurlar üzerinden bölgede bir aktör olmaya çalışıyor." değerlendirmesinde bulundu.

İsrail ordusunun Bantara Barajı gibi önemli bölgelere girdiğini hatırlatan Günyel, "Burası bölge için kıymetli bir su kaynağı. Burada bir tampon bölge oluşturarak Şam'ın Süveyda'ya girişini önleme politikası izliyorlar. Bu meselenin özü de nihayetinde stratejik derinlik politikası." ifadelerini kullandı.

 Türkiye bölgede ağırlığını artırıyor

"TÜRKİYE'NİN ROLÜ BELİRLEYİCİ"

Gökçe, her toplumda istihbarat örgütlerinin sağladığı menfaatlere karşılık veren kişi ve gruplar olabileceğini belirterek, İsrail'in bu politikaya devam edeceğini ve Suriye'de küçük gruplar nezdinde karşılık bulabileceğini ifade etti.

Türkiye'nin Netanyahu'nun Ankara ile gerilimi seçim malzemesi yapmaması için itidalli davrandığını kaydeden Gökçe, "Ankara seçimlere kadar Netanyahu'ya malzeme vermemek için provokasyonlara karşılık vermeyecektir. Bu arada da Türkiye hem Suriye'nin elini güçlendiriyor hem de Şam'a zaman kazandırıyor." dedi.

 Türkiye bölgede ağırlığını artırıyor

ANKARA'NIN 'SABIR POLİTİKASI'

Suriye'nin siyasi anlamda güçlenmesi gerektiğini vurgulayan Gökçe, "Anayasası hazırlanacak, seçimler yapılacak, toplumu bütünleşecek... Türkiye de bunu istiyor. Ancak ondan sonra İsrail'in karşısında durabilir." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin İsrail'e karşı "sabır politikası" izlediğini belirten Gökçe, "Ankara, Suriye'nin elini güçlendirmek için zaman kazanarak, Netanyahu'ya seçim döneminde istediği malzemeyi vermemek için 'bekle-gör' politikası uyguluyor" yorumunu yaptı.

 Türkiye bölgede ağırlığını artırıyor

SURİYE'NİN YENİDEN İNŞASI VE ABD FAKTÖRÜ

Günyel, İsrail'in Suriye'nin yeniden inşa edilmemesi için hem ABD'nin tutumunu değiştirmeye çalışacağını hem de Suriye'nin güneyinde saldırılarla bu süreci yıpratmayı deneyeceğini belirtti. Uzman isim, Esad rejimi devrildikten sonra İsrail'in Suriye'ye bine yakın hava saldırısı düzenlediğini anımsattı.

Türkiye'nin desteğiyle ayağa kalkmaya çalışan bir Suriye görüldüğünü ifade eden Günyel, "Şu aşamada Suriye barışçıl ve İsrail'e bir tehdit oluşturmadığını ifade ediyor. Suriye hükümeti bir güvenlik anlaşmasını hayata geçirmeye çalışıyor." diye konuştu.

Suriye'nin yeniden inşasının zaman alacağını kaydeden Günyel, İsrail'in bu süreçte Şam'ın askeri gücünü inşa etmesini engellemeye çalıştığını söyledi.

 Türkiye bölgede ağırlığını artırıyor

İsrail'in ana isteklerinden birinin Suriye ordusunun hafif silahlar kullanan bir çeşit polis gücü konumunda kalması olduğunu belirten Günyel, şunları dile getirdi:

"Suriye'nin hava savunma sistemlerine ve radarlara sahip olması, elektronik harp cihazlarına sahip olması anlamına gelir. Bu da İsrail'in Suriye hava sahasında istediği gibi uçamaması demektir."

 Türkiye bölgede ağırlığını artırıyor

YENİ DÖNEMDE TÜRKİYE-ABD-SURİYE EKSENİ

Gökçe, Türkiye'nin kararlı ve istikrarlı duruşunun ABD tarafından isteyerek ya da istemeyerek kabul edildiğini belirtti. "PKK'ya olan desteklerini çektiler. İsrail'e karşı 'Makul ol' diyen bir Trump var. Trump dönemi boyunca bu politika devam edecektir." dedi.

ABD'nin politikasını İsrail'in bekasına dayandırdığını ancak kendi menfaatlerinin de olduğunu ifade eden Gökçe, "Türkiye bölgenin en istikrarlı gücü olarak konumunu ABD'ye kabul ettirmiş durumda. ABD Türkiye'yi kaybetmeyi göze alamaz. Türkiye'nin güçlü duruşu, İsrail'e 'Makul ol' denmesini sağladı." diye konuştu.

Günyel ise ABD'nin İsrail'i sınırlandırmasının ve Suriye'ye desteğinin önemli olduğunu belirterek, "Ebu Zuhur saldırısından kısa süre sonra ABD, Suriye'yi teröre destek veren ülkeler listesinden çıkardı. Bu aslında İsrail'e de bir mesajdı." dedi.

Son iki yıla bakıldığında İsrail'in değil, Türkiye'nin tezlerinin hayata geçtiğini gözlemlediğini belirten Günyel, "Türkiye'nin planı daha etkin. İsrail Suriye'nin güneyinde bir işgal alanı oluştursa da ülkenin kalanı entegrasyon sürecini hızla tamamlıyor." ifadelerini kullandı.

Habere git