Giriş Tarihi: 13 Eylül 2026 22:48
ahaber.com.tr - Özel Haber
Ergenekon kumpası sürecinde Silivri Cezaevi'nde şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden MİT Asya Bölge Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun dosyası, 15 yıl sonra yeniden açıldı. Olay gecesi acil durum butonunu radyo sesiyle bastıran firari gardiyanın rolü belgelenirken, karanlık ölümün perde arkası ve FETÖ'nün MİT'i ele geçirme planı A Haber ekranlarında masaya yatırıldı.
Milli İstihbarat Teşkilatı'nın kilit isimlerinden Asya Bölge Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu, FETÖ kumpasıyla tutuklanmasının sekizinci ayında ve mahkemede ifade vermesine kısa bir süre kala, 12 Kasım 2011'de Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmişti.
Ölüm nedeni "kalp krizi" olarak kayıtlara geçen Kozinoğlu'nun dosyası, 15 yıl sonra yeniden açılarak mercek altına alındı. Olay gecesi acil durum alarmını radyo sesiyle bastıran firari gardiyan Ferhat Veysi Gül'ün oynadığı kilit rol ise güvenlik kamerası kayıtlarıyla tek tek ortaya çıkarıldı.

FETH-İ KABİR YAPILDI: ÖRNEKLER ADLİ TIP'A GÖNDERİLDİ
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda, eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin belirlenmesi ve ölümünde üçüncü şahısların müdahalesi olup olmadığının tespiti amacıyla feth-i kabir kararı uygulandı.
Üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan uzman heyetin nezaretinde Kozinoğlu'nun Ümraniye'deki kabri açıldı. Heyet tarafından titizlikle alınan kemik, toprak ve diğer delil niteliğindeki örnekler, incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
Alınan numunelerin, cezaevine ait kamera kayıtları, 112 Acil çağrı dökümleri ve hastane evraklarıyla birlikte inceleneceği bildirildi. Kesin ölüm nedeninin ise Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulunun hazırlayacağı detaylı mütalaa ile kamuoyuna açıklanacağı belirtildi.

KUMPASI GÖZLER ÖNÜNE SEREN EL YAZISI SAVUNMA ORTAYA ÇIKTI
Soruşturmanın seyrini değiştirecek en kritik delillerden biri ise Sabah gazetesinin ulaştığı savunma notları olmuştu. Kaşif Kozinoğlu'nun 22 Kasım 2011'de çıkacağı mahkeme öncesinde Silivri'deki hücresinde kendi el yazısıyla kaleme aldığı tarihi savunma mektubunun fiziki orijinal nüshasına ulaşıldı ve belge soruşturma dosyasına eklendi.

34 yıllık meslek hayatı boyunca devletten aldığı madalyaları hatırlatan Kaşif Kozinoğlu, hücresinde kaleme aldığı savunmasında, "37 yıllık memuriyet hayatımın 34 yılında, Devletim tarafından bana tevcih edilen ve bir kısmı halen MİT'in müzesinde sergilenen madalyalar ve nişanlar almama vesile olan başarılması zor görevleri başarırken, MİT'den seçilmiş bir günah keçisi olacak bu davada bulunuyorum" ifadelerini kullandı.
Kumpas davasındaki diğer sanıkları tanımadığını ve medya üzerinden yürütülen algı operasyonunun hedefi olduğunu vurgulayan Kozinoğlu, dosyadaki FETÖ'cü savcıların lehine olan resmî belgeleri gizlediğini belirtti. Kozinoğlu, mektubunda, "Lehime olan iki adet MİT'in resmî yazısına da iddianamede yer vermemiştir" sözleriyle iddiasını dile getirdi.
A Haber canlı yayınına konuk olan Stratejist Yazar Murat Akan, Kozinoğlu'nun FETÖ'nün teşkilata sızma girişimlerine karşı çıktığı için hedef alındığını belirterek, "Bu operasyonların başlaması, yani faili meçhul cinayetler dosyasının yeniden ele alınması, hem devletimiz hem de milletimiz adına gerçekten çok önemli bir gelişme. Öncelikle Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi bu konuda gerçekten önemli işler yapıyor. Ben bunun bir devlet kararı olduğunu düşünüyorum. Yeni bir beyaz sayfa açılması, karanlıkta kalmış bütün bu dosyaların aydınlatılması ve toplumdaki adalet duygusunun daha da güçlendirilmesine yönelik yürütülen bu çalışmalar kapsamında ele alınan dosyalardan biri de Kaşif Kozinoğlu dosyası." ifadelerini kullandı.

"KOZİNOĞLU FETÖ'NÜN MİT'E SIZMASINA KARŞI ÇIKAN İSİMDİ"
Kozinoğlu'nun teşkilat içindeki kritik mücadelesine değinen Stratejist Yazar Murat Akan, "Kaşif Kozinoğlu, yurt dışı görevlerde bulunmuş, Milli İstihbarat Teşkilatı'nda ve devletin diğer birimlerinde önemli görevler üstlenmiş bir kişi. Devletin içerisinde, özellikle Milli İstihbarat Teşkilatı'nda, o dönemde FETÖ'nün yapılanmak, yani teşkilata sızmak istemesine karşı çıkan isimlerden biri. Dolayısıyla 2011 yılında Oda TV davası ve Ergenekon soruşturmaları çerçevesinde tutuklanıyor. Benim burada dikkatimi çeken şey şu: 2011 yılında tutuklandıktan sonra kalp krizi geçirdiği belirtilerek hayatını kaybettiği ifade ediliyor. Bununla ilgili olarak bir yıl sonra da Milli İstihbarat Teşkilatı'nın başındaki Sayın Hakan Fidan'a yönelik bir soruşturma başlatılıyor ve kendisi ifadeye çağrılıyor." sözleriyle aktardı.

"HEDEF HAKAN FİDAN'IN ETRAFINI BOŞALTMAKTI"
Örgütün asıl amacının MİT yönetimini ele geçirmek olduğunu vurgulayan Akan, "Bir şekilde Milli İstihbarat Teşkilatı'na sızamayan FETÖ, ne yapıyor? Öncelikle Sayın Hakan Fidan'ın çevresindeki kişileri etkisiz hâle getirmeye çalışıyor. Ben, teşkilata tam anlamıyla sızıldığını düşünmüyorum. Yani sızamadıkları için oradaki bazı kişileri hedef almaya başladılar. Hiç sızamadı demiyorum. Ancak benim bildiğim kadarıyla Kaşif Kozinoğlu'nun oraya başmüşavir olarak atanmasını Sayın Hakan Fidan yapıyor. Hatta istifasını sunuyor ancak istifası kabul edilmiyor. Dolayısıyla devlet de 1995'li yıllarda tanıştıkları, TİKA'dan dolayı tanıştıkları ifade ediliyor. Bunların tabii ne kadar doğru, ne kadar yanlış olduğu teyide muhtaç bilgiler olabilir. Fakat burada önemli olan şu: Milli İstihbarat Teşkilatı'na FETÖ hiç sızmadı demiyorum. Tabii ki sızdığı bölgeler, yerler ve kritik noktalar vardır. Fakat tepe noktalara, üst düzey yönetimi ele geçirme konusunda belli ki engelle karşılaştılar." ifadelerini kullandı.
Mobil uygulamalarımızı indirin

1 saat önce
35










English (US) ·