Kaza değil cinayet çıktı! Dosya 3 yıl sonra yeniden açıldı, eş ve komşu tutuklandı

1 saat önce 37

Muğla’nın Marmaris ilçesinde 28 Mart 2023’te yaşanan olayda Abdullah Uslu, evinde eşi ve komşularıyla bulunduğu sırada tabancayla vurularak hayatını kaybetti. İlk soruşturmada tanıklar, Uslu’nun alkollü halde silahını beline takarken kazara kendini vurduğunu ifade etti. Dosya bu kapsamda ‘taksirle ölüme neden olma’ olarak değerlendirilip takipsizlikle sonuçlandı. Ancak Uslu’nun kızı Aylin Kızılca’nın itirazı üzerine Muğla 1’inci Sulh Ceza Hakimliği kararı kaldırdı ve soruşturma yeniden açıldı.

ÖNEMLİ DETAYLARA ULAŞILDI

Derinleştirilen soruşturmada önemli detaylara ulaşıldı. Evde bulunan kişilerin beyanlarında ciddi çelişkiler olduğu ve bu ifadelerin bilirkişi raporlarıyla örtüşmediği belirlendi. Dosyada Uslu’nun eşi Suna Uslu, komşuları Hanife ve Ergin Ayaydın ile iletişim kayıtlarında adı geçen Yüksel Kartal şüpheli olarak yer aldı.

‘SİLAH DÜŞTÜ PATLADI’ SAVUNMASI GEÇERSİZ

18 Nisan 2023 tarihli kriminal rapor, “silah düştü patladı” savunmasının geçersiz olduğunu ortaya koydu. Raporda, bir silahın darbe sonucu kendiliğinden ateş almasının mümkün olmadığı ifade edildi. Olay yeri incelemelerinde elde edilen bulguların, ilk anlatımlarla tamamen çeliştiği tespit edildi. Kapının yan duvarında bulunan mermi izi, “havaya ateş edildi” yönündeki savunmaları çürüttü. Zemindeki mermi çekirdeğinin konumu da bu beyanlarla uyuşmadı. Ayrıca cesedin arkasında iki boş kovan bulunması, masadan ateş edildiği iddiasıyla bağdaşmadı. Kovanların konumunun, anlatılan senaryoya göre mümkün olmadığı, yaklaşık 151 santimetrelik mesafenin bu durumu daha da şüpheli hale getirdiği belirtildi. Bilirkişi raporunda, “masada otururken havaya ateş edildi” iddiasının imkânsız olduğu vurgulandı.

‘EN FAZLA 45 SANTİMETRE UZAKLIKTA OLMALI’

Yüz svabı incelemelerinde Hanife Ayaydın’ın yüzünde ve iki elinde, Suna Uslu’nun sol elinde, Ergin Ayaydın’ın ise yüzünde atış artığı tespit edildi. Bu bulgular, şüphelilerin olay anında silaha çok yakın mesafede bulunduğunu ya da doğrudan temas etmiş olabileceklerini gösterdi. Raporda, yüz bölgesinde atış artığı bulunabilmesi için kişinin silaha en fazla 45 santimetre uzaklıkta olması gerektiği bilgisine yer verildi.

ŞÜPHELİ KONUŞMALAR DİNLEMELERE TAKILDI

CMK 135 kapsamında yapılan teknik dinlemelerde elde edilen kayıtlar da soruşturmanın genişletilmesine neden oldu. Şüpheliler arasında geçen bazı telefon görüşmeleri dikkat çekti. Yüksel Kartal ile Hanife Ayaydın arasındaki bir konuşmada Kartal’ın, “Senin bir ifaden onu yakar, onun bir ifadesi ise seni maddi yönden yakar” dediği belirlendi. Bu diyalog, olay sonrası taraflar arasında yönlendirme veya çıkar ilişkisi olabileceği şüphesini güçlendirdi. Ayrıca kayıtlarda geçen “Kendiniz öldüreceksiniz adamı ya”, “En azından profesyonel katil demezler” ifadeleri, olayın planlı olabileceği ihtimalini gündeme taşıdı. Öte yandan olaydan sonra bazı şüpheli tapu işlemlerinin yapıldığı da tespit edildi.

EŞTEN İTİRAF GELDİ

Suna Uslu’nun savcılıkta verdiği yeni ifade, dosyada kritik bir dönüm noktası oldu. Önceki beyanlarının doğru olmadığını ve Hanife Ayaydın’ın yönlendirmesiyle hareket ettiğini söyleyen Uslu, olay sırasında bir boğuşma yaşandığını anlattı. O gece evde yemek yediklerini ve alkol aldıklarını belirten Uslu, eşinin sarhoş olması üzerine komşusuyla birlikte onu içeri götürdüklerini ifade ederek şunları söyledi:

“Bu sırada yemek masasındaki silahı Hanife Ayaydın, eşimin sarhoş halde sağa sola ateş etmesini engellemek amacıyla aldı. Hanife Ayaydın’ın Abdullah Uslu’nun sağ koluna, bende sol koluna girdim. Kapı girişine gelindiğinde eşim silahın Hanife Ayaydın’ın elinde olduğunu fark etti. Silahı almaya çalışırken aralarında itiş kakış yaşandı.”

‘SİLAH EŞİMİN BEL HİZASINDA PATLADI’

Suna Uslu, yaşanan arbede sırasında eşinin mermiyi silaha sürdüğünü belirterek, “O sırada ikimiz de ‘Apo ne yapıyorsun?’ dedik. Aralarında itiş kakış olurken silah eşimin bel hizasında patladı” dedi.

Silahın ateş almasının ardından yere düştüğünü ifade eden Uslu, kendisinin eşinin sol kolunda olduğunu ve silaha müdahale etmediğini savundu. Olay sonrası eşinin yüzünden kan geldiğini gördüğünü söyleyen Uslu, Hanife Ayaydın’dan bir ses duyduğunu ve onun içeri geçtiğini aktardı.

‘AĞIZ BİRLİĞİ YAPTIĞIMIZ İÇİN’

Savcılık, Uslu’nun önceki ifadeleriyle çelişen noktaları da sorguladı. Daha önce kasadan iki silah ve bir kutu mermi getirdiğini söylediği hatırlatılan Uslu, savcılıkta bu beyanını değiştirerek yalnızca bir silah ve bir kutu mermi aldığını ifade etti.

Bu çelişkinin nedenini açıklayan Uslu, olay öncesinde Hanife Ayaydın’ın kendisine nasıl ifade vermesi gerektiğini söylediğini iddia ederek, “Ağız birliği yaptığımız için kolluk ifademde o şekilde belirttim” dedi.

Ayrıca silahın yere düşerek patladığını görmediğini önceden Ayaydın’a söylediğini ancak olayın bu şekilde anlatılması yönünde baskı gördüğünü öne sürdü.

Yeniden açılan soruşturma kapsamında Suna Uslu, Hanife ve Ergin Ayaydın ile Yüksel Kartal gözaltına alındı. Yapılan işlemlerin ardından Suna Uslu ile Hanife Ayaydın tutuklanırken, Ergin Ayaydın ve Yüksel Kartal adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüpheliler hakkında ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla işlem başlatıldı.

Toplanan deliller, uzman raporları, adli tıp bulguları ve iletişim kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, Abdullah Uslu’nun ölümünün basit bir kazadan ibaret olmadığı, güçlü şekilde cinayet şüphesi barındırdığı sonucuna ulaşıldı.

www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Habere git