Kimsenin çalışmadığı paranın olmadığı bir dünya mümkün mü?

1 hafta önce 38

Musk’a göre, yapay zekâ insansı robotlar ve uzay teknolojileri öyle bir noktaya gelecek ki gelecekte paranın hiçbir önemi kalmayacak; kimse çalışmak zorunda olmayacak; üretim maliyetleri sıfıra yaklaşacak ve insanlık ‘evrensel yüksek gelir’ modelinin hakim olduğu bir ‘muhteşem bolluk’ dönemine girecek. Yani çalışmanın tarih olacağı, herkesin adına, her ay ciddi bir harcama gücünün tanımlanacağı bir dünya...

Muhteşem değil mi? Trilyoner Musk dolarlarına dolar katmaya devam ederken biz sıradan insanları da unutmuyor ve ‘yan gel yat Osman’ misali hiç çalışmadan hayatımızı refah içinde sürdüreceğimiz bir dünya vaat ediyor.

Peki, sokaktaki vatandaştan dev sanayiciye kadar herkesi yakından ilgilendiren böyle bir dünya gerçekten mümkün mü? Gelin, konuyu biraz rasyonel ekonomik verilerle ve bizi bekleyen o büyük tehlikelerle masaya yatıralım.

Musk’ın iddiasının temelini anlamak için gözünüzün önüne içinde insan olmayan bir fabrika getirin. Tasarımı yapay zekâ yapıyor, madeni robotlar çıkarıyor, montajı insansı robotlar tamamlıyor, lojistiği sürücüsüz araçlar hallediyor. Üstelik bu robotlar mesai ücreti talep etmiyor, 7/24 kesintisiz çalışıyor.

Enerjiyi de neredeyse bedavaya mal edebilirsek, teorik olarak üretilen her şeyin maliyeti sıfıra yaklaşacak. Maliyet sıfırlanırsa, ürünlerin fiyatı da sıfırlanır. Bir şeyden sınırsız miktarda varsa, o şey artık ekonomik bir meta olmaktan çıkar. Tıpkı soluduğumuz hava gibi... Musk’ın ‘paranın önemi kalmayacak’ dediği nokta, tam olarak burası.

Kimsenin çalışmadığı paranın olmadığı bir dünya mümkün mü

Burada akıllara hemen şu soru geliyor: Kimse çalışmayacaksa, bu robotların ürettiği malları kim, hangi parayla satın alacak?

İşte burada devreye Musk’ın ‘evrensel yüksek gelir’ kavramı giriyor. Bugüne kadar tartışılan ‘Evrensel Temel Gelir’ projeleri genelde sadece karnını doyurma seviyesindeydi. Musk, çıtayı büyütüyor ve yüksek bir gelirden bahsediyor.

Peki, bu gelir nasıl yaratılacak? Tabii ki üretim araçlarını elinde tutan devasa yapay zekâ ve otomasyon sistemlerinin yaratacağı o muazzam artı değerin vergilendirilmesiyle. Yani devletler robotları vergilendirecek, bütçeyi dolduracak ve vatandaşına “Al harca, sistem dönsün” diyecek.

Kağıt üzerinde her şey harika görünse de, Musk’ın bu fantezisinin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, ortaya bir kaos çıkacağını öne sürenlerin sayısı hayli fazla. Karşıt görüşlerdeki olguları şöyle özetlemeye çalıştım:

1- HER ŞEYİ ÜRETEMEZSİN: Robotlar televizyon ya da araba üretebilir ama dünyadaki arsa miktarını çoğaltamazlar. Dünyanın en güzel sahilleri, en güvenli iklim kuşakları veya en temiz su kaynakları her zaman sınırlı kalacaktır. Gelecekte, bu kıt kaynakları ve ‘iyi yerleri’ kendi robotik ordularıyla çevreleyen fütüristik feodal beyler görebiliriz.

2- SİBER ÇETELER KOL GEZER: Üretim gücünü elinde tutan çok az sayıdaki küresel şirketin (veya oligarkın) yarattığı bu devasa adaletsizlik, kaçınılmaz olarak büyük bir suç dalgası doğuracaktır. Sistemin dışında kalan veya bu dijital düzene isyan eden kitleler, hayatta kalmak için siber suç örgütleri kurabilir. Robot fabrikalarını sabote eden teknoloji korsanları ve kaynak yağmacıları yüzünden güvenliği sağlamak imkânsız hale gelebilir. Güçlünün güçsüzü ezdiği vahşi bir siber dünya kapımızda belirebilir.

3- YÖNETİMİ KİM ÜSTLENECEK: Böyle bir dünyayı bildiğimiz anlamdaki klasik devlet yapılarıyla yönetmek imkânsız. Karşımızda iki uç yönetim senaryosu var: Ya güvenliği sağlamak adına tüm yetkilerin tek bir devasa yapay zekâ sistemine devredildiği, her saniyenin izlendiği ve özgürlüklerin tamamen yok edildiği bir ‘Dijital Diktatörlük (Yapay Zekâ Devleti)’ kurulacak; ya da insanlık daha bu aşamaya gelmeden aklıselim davranıp, robotların yarattığı zenginliği tüm insanlığa kamu malı olarak dağıtan küresel, şeffaf ve adil bir ‘Yeni Toplumsal Sözleşme’ imzalayacak.

Elon Musk’ın işaret ettiği dünya teknolojik olarak bir hayal değil. Önümüzdeki yıllarda üretim süreçlerinin radikal biçimde insansızlaşacağına hep birlikte şahit olacağız.

Ancak, paranın önemsizleştiği o ‘bolluk toplumuna’ geçiş, laboratuvarda robot üretmekten çok daha zor. Bu, her şeyden önce politik, hukuki ve sosyo-ekonomik bir yönetim sorunu. Eğer küresel sistem bu büyük dönüşümü adil bir bölüşüm ve güvenlik mekanizmasıyla taçlandıramazsa; robotlar bizi köleleştirmeyecek belki ama insan insanın kurdu olmaya yüksek teknolojili bir cehennemde de devam edecek.

Geleceğin dünyasında elbette teknoloji ile birlikte pek çok şey değişecek. Para ortadan kalkar mı, insanların gelecekte hiç çalışmayanına gerek kalmayacak mı bilmiyorum. Bildiğim şu: Gelecekte insanlık devam edecekse, güç savaşları da refahtan daha fazla pay kapma çabaları da devam eder. Teknolojik güç kimlerin elindeyse dünyayı onlar yönetir. Gelecekte de güçlüler ve güçsüzler olursa, eşitlik olmaz...

Özetle, insanlar gelecekte çalışır mı bilmiyorum ama bizim bugün daha çok çalışmamız, teknoloji yarışında geri kalmamamız şart.

Habere git