Giriş Tarihi: 03 Ağustos 2026
Terörsüz Türkiye süreci niyet beyanlarından somut adımlara geçiyor. Hafta sonu yaşananlar, sürecin en hassas ve kritik aşamalarından birine girildiğinin net göstergesi.
DEM Parti İmralı Heyeti dün yeniden Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere adaya hareket etti. Aynı heyet 20 Temmuz'da 5 saatlik bir görüşme gerçekleştirmiş, Öcalan o gün "yasal zeminin oluşturulmasının vakti geldi" mesajını vermişti.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un "Yasa teklifi, inşallah önümüzdeki hafta partilerin ortak bir teklifi olarak TBMM'ye gelecek" açıklaması da süreci bir üst boyuta taşıyor. Bugün itibarıyla çerçeve yasanın Meclis koridorlarına girmesi, komisyon çalışmalarının hızlanması ve kamuoyuna yeni sinyaller verilmesi bekleniyor.
Sahadaki tablo da en az siyasi gelişmeler kadar dikkat çekici. Nefes gazetesinin duyurduğu ve güvenlik-istihbarat birimlerince uydu görüntüleriyle teyit edilen habere göre PKK, Türkiye-Irak sınırının sıfır noktasındaki 81 kamp ve barınma alanını daha boşalttı. Daha önce haziran ayında 72 noktanın tahliye edildiği hatırlanırsa, toplamda 150'yi aşkın bir çekilme söz konusu.
Çarçella kampı, Hakkâri Çukurca karşısındaki Hüda Tepe, Avaşin'deki sözde eyalet karargâhları, Zap Vadisi'ndeki yeraltı sığınakları ve cephanelikler... Habere göre hepsi terk edilmiş durumda. Teröristler sınır hattından uzaklaşıp Kandil'in doğu yakasına kaymış görünüyor.
Bu boşaltmalar sürecin en önemli güvenlik önkoşullarından biri. Çünkü sınırdaki varlık, olası bir provokasyon ya da çatışmanın tetikleyicisi olabilirdi. Kampların boşalması hem TSK'nın operasyonel baskısını hem de "şiddetin fiilen sona ermesi" ilkesini güçlendiriyor.
Ankara'nın 10-12 maddelik, geçici ve müstakil çerçeve yasa çalışmalarını hızlandırmasında bu gelişmelerin etkili olduğu belirtiliyor. Yasa genel af niteliği taşımıyor; silah bırakma sürecinin hukuki sonuçlarını düzenleyecek ve süreç tamamlanmadan uygulanmayacak.
Süreç şu anda nerede?
Güven inşası ve karşılıklı adımlar aşamasından, yasal-kurumsal çerçeveleme ve toplumla paylaşma aşamasına geçişin eşiğindeyiz. İmralı görüşmeleri, saha tahliyeleri ve Meclis'teki yasa hazırlığı aynı anda yürüyor. Bu tempo, 2013-2015 dönemindeki süreçten daha temkinli, daha çok taraflı ve güvenlik öncelikli bir modelin izlendiğini gösteriyor.
Türkiye bir kez daha tarihî bir yol ayrımında. Silahın sustuğu, siyasetin konuştuğu, kardeşliğin hukuki ve toplumsal zemine oturduğu bir ülke mümkün mü?
Kampların boşalması gibi belgelenebilir adımlar, sürecin sadece söylemden ibaret olmadığını kanıtlasa da elbette güven hâlâ kırılgan, geçmişin travmaları ve toplumun farklı kesimlerindeki kaygılar masada.
Cevap, önümüzdeki günlerde atılacak adımlarda gizli. Temkinli iyimserlikle izlemek en sağlıklı tutum gibi görünüyor. Çünkü milli birlik ve kardeşlik, sloganla değil; sahadaki gerçeklerle inşa edilir.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın

1 saat önce
38










English (US) ·