Bulutcu’nun söylediği şu cümle aklımda kaldı.
“Bugün hastaneye gelen her beş hastadan en az birini hastaneye gelmeden yönetmek mümkün olacak.”
Bir zamanlar banka işlemleri için şubeye gitmek zorundaydık. Sonra internet bankacılığı geldi. Çoğu insan bankaya artık gitmiyor. Şimdi aynı dönüşüm sağlıkta yaşanıyor.
Erhan Bulutcu’nun anlattığı gelecek senaryosunda hastane artık sadece bina değil.
Kalp hastasının evindeki tartı doktor kadar bilgi üretecek.
Grip olan kişi hastaneye gitmeden teşhis ve
reçetesini alabilecek.
Tuvaletiniz bile sağlık kontrolü yapacak.
Belki de önümüzdeki 20 yılın en büyük dönüşümü sağlık hizmetinin evlere taşınması olacak.
Geleceğin hastanesi dört duvar arasında olmayacak.
Erhan Bulutcu
ANTALYA’NIN YENİ TURİZMİ SAĞLIK
Turist sağlığından sağlık turizmine geçilecek.
17 milyon turist, 850 büyük otel, 100 binden fazla sağlık turisti...
Koç Grubu’nun Antalya’daki planı çok dikkat çekici.
Çünkü sağlık turizmi artık sadece saç ekimi veya estetik operasyonlardan ibaret değil.
Kanser tedavisi, rehabilitasyon, yaşlı bakım hizmetleri, kronik hastalık yönetimi bunlar Antalya’yı Akdeniz’in sağlık merkezi haline getirebilir.
Belki de Antalya’nın ikinci büyük dönüşüm hikâyesi başlıyor.
YENİ PETROL SAĞLIK VERİSİ
Erhan Bulutcu’nun en önemli cümlelerinden biri şuydu.
“Biyoteknolojinin gelişmesi için data gerekiyor.”
Bu cümle aslında gelecek 20 yılın özetidir.
Yapay zekâya sahip olmak yetmiyor.
Onu besleyecek sağlık verisine sahip olmak gerekiyor.
Bu nedenle hastaneler sadece tedavi merkezi olmaktan çıkıyor.
Aynı zamanda veri üreten araştırma laboratuvarlarına dönüşüyor.
LONGEVITY DEĞİL SAĞLIKLI YAŞAM
Son yılların moda kelimesi longevity. Ama Erhan Bulutcu farklı düşünüyor. “Asıl mesele uzun yaşamak değil, iyi yaşamak.”
Bu yaklaşım bana daha gerçekçi geliyor. Belki de yeni sağlık ekonomisinin merkezi tam burada olacak.

HASTANE VE BİYOTEKNOLOJİ YATIRIMLARI DEVAM EDECEK
AMERİKAN Hastanesi İstanbul’da 280 yataklı, İzmir 190 yataklı olacak. İleride 100 yatak daha eklenecek.
Erhan Bulutcu’nun stratejisinde üç şehir var. İstanbul, İzmir, Antalya... İstanbul’un uluslararası marka gücü var. Antalya sağlık turizminde fark yaratabilir. İzmir ise yaşam kalitesiyle öne çıkıyor.
Özellikle yaşlı bakım hizmetleri ve uzun süreli sağlık programlarında İzmir’in önümüzdeki yıllarda çok daha fazla öne çıkacağını düşünüyorum.
Erhan Bulutcu diyor ki...
“Özellikle yeni nesil tedaviler, yeni nesil tanı cihazları, uluslararası hastanecilik ve biyoteknoloji alanlarında Koç Holding yatırım yapacak. Eskiden doktorlukta temel yaklaşım hastalığı takip etmekti. Artık elinizdeki verileri karşılaştıran, analiz eden, sizi sürekli ölçen sistemlerden bahsediyoruz.”

LONGEVITY’NİN ÖNEMLİ İSMİ GRATTEN İLE ANLAŞMA
KOÇ Sağlık Grubu sağlıklı yaşam konusunda Heidelberg Üniversitesi’nden Prof. Dr. Johannes Gratten ve ekibiyle bir anlaşma yapmış.
Alman hükümeti 35 yıl önce Çin’deki geleneksel doğu tıbbını incelemek ve anlamak amacıyla Gratten’i görevlendirmiş.
Fitoterapiden akupunktura, osteopatiye, nefes terapilerine
kadar çok geniş bir
alanda uzmanlaşmış. Yani integratif tıp...
Doğu ve batı tıbbını bir araya getiren,
ilaç ve klasik tedavilerin yanı sıra zihinsel sağlık, stres yönetimi ve yaşam kalitesini artıran yöntemleri de merkeze
alan bir yaklaşım.
Erhan Bulutcu şöyle dedi.
“Prof. Gratten ile bu yapıyı birlikte kuruyoruz. Longevity dediğimiz kavramı biz daha çok sağlıklı yaşam ekseninde değerlendiriyoruz. Hatta yıllar önce buna bir isim de vermiştik. ‘Kodlotus’. İsim, Doğu kültüründeki lotus çiçeğinden geliyor. Kodlotus sistemiyle ilgili ciddi bir yatırım planımız bulunuyor ‘Senior Living’ dediğimiz, 65 yaş üstüne yönelik yaşam alanlarıyla birleştirmeyi düşünüyoruz. Hedefimiz önce İstanbul’da, ardından Antalya’da ve şartlar oluşursa İzmir’de de bu merkezleri kurmak. Asıl amaç yaşam süresini uzatmaktan çok, yaşam kalitesini artırmak.”
Johannes Gratten
KANSERE BİYOTEKNOLOJİYE VE KALBE TEKNOLOJİK YATIRIM
SAĞLIK sektörüne yatırımlarının devam edeceğini söyleyen Erhan Bulutcu’yla sohbetimizde aldığım birkaç not da şöyle...
- “Yeni nesil tedaviler üzerinde çalışıyoruz. Özellikle hücresel tedaviler ve rejeneratif tıp alanlarında önemli projelerimiz var.”
- “Yara bakımında önemli araştırmalar yürütüyoruz. Diyabetik yaralar, bası yaraları ve iyileşmesi zor kronik yaralar ciddi bir sağlık sorunu oluşturuyor. Kök hücre ve amniyotik membran teknolojileriyle geliştirdiğimiz tedavilerde çok umut verici sonuçlar elde ettik. Bu alanda patentli ürünlerimiz var.”
- “Kornea hastalıkları, körlük tedavileri ve farklı kök hücre uygulamaları üzerinde çalışmalar yürütüyoruz.”
- “Otizm alanında eksozom bazlı biyoteknolojik uygulamalar üzerinde de çalışıyoruz.”
- “Kanser tedavileri de biyoteknoloji alanındaki öncelikli başlıklarımızdan biri. Yeni nesil kalp kapağı teknolojilerini de geliştiriyoruz.”


3 hafta önce
39










English (US) ·