Okul baskınları önlenemez miydi... Çocuğum damgalanacak korkusu tedaviyi zorlaştırıyor

1 gün önce 34


RUHUN GÖRÜNÜR OLMAMASI HASTALANMAYACAĞI ANLAMINA GELMEZ

* “E, zamane çocukları böyle! Psikiyatriste götürsem ne değişecek?”,

* “İlaçlar zaten sersem sepelek ediyor. Asla kullandırmam!”

* “Her şeye bir tanı koyar oldular. Bunlar hep doktorlar para kazansın diye...”

* “Çocuğu doktora götürürsek okuldaki her olayı bizden bilirler”,

* “Psikiyatri tanı koyarsa, ilaç kullanırsa... Siciline işlenir!”

* “Yarın öbür gün iş bulamaz. Kayıtlara falan düşerse!”,

* “Çocuktur bu, geçer zamanla.”

Okul baskınları önlenemez miydi... Çocuğum damgalanacak korkusu tedaviyi zorlaştırıyor

Dikkatli bir ebeveyn, genellikle çocukluk ya da ergenlik döneminde başlayan ruh sağlığı sorunlarını tespit edebiliyor. Ama tanı ve tedaviye gelindiğinde bazen cehaletten çoğunlukla da saydığım toplumsal ön yargılar yüzünden ya tedaviye geç kalınıyor ya da hiç başlanmıyor.

ÇOK BÜYÜK ÖN YARGILARIMIZ VAR

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi, Dr. Ayşegül Tonyalı ile bu konuyu 5 soruda masaya yatırdık.

1. Çocuğum “damgalanır” korkusu toplumumuzda ne kadar yaygın?

“Çok. Tam da yukarıda saydığınız nedenlerle... Elbette çocuklarımız hepimizin biriciği. Kimse çocuğuna bir hastalığı yakıştırmak istemez. Ama bu inkâr hali hem ebeveynlerin süreci kabul etmesi hem de çocukların ihtiyacı olan yardımı almasının önüne geçiyor.”

EĞİTİMSİZLİK TETİKLİYOR

2. Toplumumuzdaki bu yaygın algının sebebi ne?

“Elbette eğitimsizlik. ‘Psikolog ne iş yapar, terapi nedir, psikiyatri ile arasındaki farklar nelerdir’ bilinmediği gibi bu konuda ebeveynlere yeterli eğitim verilmiyor, bilgilendirmeler yapılmıyor. Bu konu adeta ‘öcüleştiriliyor.’ Sayıca da çok azız. Ayrıca erişkinlere uygulanan tedaviler ile çocuklara uygulanan tedaviler karıştırılıyor. Oysa ikisinin hiçbir bağlantısı yok. Çocuklarda görülen psikolojik bozuklukların çoğu yetişkinlerdeki gibi ağır’ olmaktan uzak. Ama toplum, kulaktan dolma bilgilerle hareket etmekte. Çocuğun karnı ağrıdığında nasıl doktora götürüyor ve gerekli tedaviyi alıyorsanız aynısı psikiyatri için de geçerli. Ruhun görünür olmaması hastalanmayacağı anlamına gelmez!”

ERKEN TANI VE TEDAVİ ALAN ÇOCUKLAR ‘NORMAL’ BİR HAYAT YAŞAYABİLİR 

3. Yetişkin bir bireyin erken yaşta tanı ve tedavi alması ne değiştirir peki?

“Çok şey değiştirir. Çocuk ya da ergende rahatsızlık olması, durumun henüz ‘erken’ dönemde olması demektir. Yani hastalık; kronik, yerleşik hale henüz dönüşmemiş durumda ve düzelme şansı yüksek olan bir evrededir. Elbette tüm rahatsızlıkları, yüzde 100 tedavi edemeyebiliyoruz. Ama iyi bir gidiş mümkün. Çocuk ya da ergen, erken evrede, doğru tanı ve ihtiyacı olan psikolojik yardımı alabilirse; bu bazen ilaç, bazen eğitim, bazen terapi olabilir, pekâlâ ‘normal’ bir hayat yaşayabilir, birey olarak kendi başına var olabilecek, rutine dönecek noktalara gelebilir. Böyle çocuklarımız o kadar fazla ki... Bilinmelidir ki ilaçlı tedavi de bir tedavi şeklidir. Mesela DEBH’de, erken dönem, ilaçlı tedaviler, beynin hormonal değişikliklerini düzenleyerek, gidişatı yüzde 30’luk gibi yüksek ve kalıcı bir düzeyde olumluya çevirebilmekte.”

AİLELER TEDAVİ FIRSATLARINI ÇEKİNDİKLERİ İÇİN ELLERİYLE ÇÖPE ATIYOR

4. Peki erişkinde mümkün olmayan çocukta nasıl mümkün olabiliyor?

“Çünkü erken yaşlarda çocukların beyinleri taze ve esnektir. Nöroplastite; yani beynin yaşam boyu deneyim, öğrenme, kendini yeniden organize etme, yeni sinirsel bağlantılar kurma veya mevcutları değiştirme yeteneği, erken yaşta daha yüksektir. Zaten erişkinlerdeki; depresyon, kaygı, umutsuzluk gibi, hatta şizofreni, Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) gibi güçlü genetik yatkınlığı olan birçok hastalık, ergenlik döneminde başlar ve zamanında müdahale edilmediği için de kronikleşir, tedavisi güçleşir. Geç kalınan bu noktada ise erişkinlere güçlü ilaç tedavileri uygulanabilir. Kafaları karıştıran da işte burası! Çocuğunun bir erişkin gibi tedavi alacağı, ilaçlar yüzünden sersemleyeceği, dolayısıyla damgalanabileceği gibi kaygılarla ebeveynler çocuklarına gerekli tedavileri almaktan kaçınıyorlar. Ama şunun farkında değiller: ‘Bu yanlış tutum yüzünden çocuklarının hayatında ‘pozitif’ ve ‘kalıcı’ etki yaratacak fırsatları elleriyle çöpe atıyorlar.’ Her çocuğun
tanısı, ona uygulanacak tedavi ve dozu farklıdır. Diyelim ki çocuk, tedavisi yüzünden ‘sersemledi.’ O zaman da bu yan etkiyi ortadan kaldıracak doza geçer ya da ilacı değiştiririz. Hiçbir durum çözümsüz değildir.”

PSİKİYATRİ KAYITLARI ADLİ SİCİLE İŞLENMEZ 

5. Aldığımız tanı ve tedaviler sicilimize işleniyor mu?

“Psikiyatri raporları, muayene kayıtları veya tanılar adli sicile işlenmez. Psikiyatri kayıtları adli bir suç veya ceza dosyası değil, sağlık kaydıdır. 2005 öncesi ‘silah’ kullanılacak mesleklerde; asker, polis vs., bir kısıtlama bulunuyordu ancak bu da kaldırıldı. Yeni düzenleme ile bu meslekler için bile kişinin son 2 yıllık süreçlerine bakılıyor. Yani psikiyatriye gitmek ya da tedavi almak çocukların geleceği önünde bir engel değildir.”

Habere git