Onur, gurur, özür

2 saat önce 36

Türkiye, büyük umutlarla gittiği Dünya Kupası’na grup aşamasında veda etti. Başarısızlığımızın ardındaki teknik ve taktik sebepler elbette konuşulacaktır. Ancak, TFF Başkanı, Montella ve futbolcularımızın turnuva boyunca yaptığı açıklamalar nasıl bir ruh halinde turnuvaya gittiğimizi gösterdi.

Elbette Dünya Kupası’na katılmak önemli ama unutmayalım biz 48 takıma çıktıktan sonra turnuvaya katılabildik. Tarihimizde Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası elemelerinde sadece 1 kez grup lideri olabildik (EURO 2024 elemeleri). 2030 Dünya Kupası'na da büyük ihtimalle yine play-off yolunda katılırız. Artık Dünya Kupası'na katılım sorunu yaşamayacağız. O yüzden gitmemiz önemli ama bizim grup aşamasında turnuvaya veda eden; Panama, Katar, Tunus, Haiti, Irak, Ürdün, Çekya, Curaçao, Yeni Zelanda, İskoçya, Uruguay, Suudi Arabistan ve İran takımlarının arasında olmamız Montella’nın deyimiyle nasip, kısmetle açıklanamaz. Ortada büyük bir başarısızlık var, Fatih Terim’in dediği gibi hesap vermesi gerekenler var.

Kamp yerinin Arizona olarak seçilmesi başlı başlına skandal bir olaydır. Kamptan gelen tartışma haberleri ve futbolcuların ‘jetlag’ı atlamadan maçlara çıkması nasip-kısmetle açıklanamaz. Ortada bir plansızlık var.

Montella’nın “Oyuncularımın spor psikoloğuna ihtiyacı yok. Gerekirse o işi ben yaparım” ifadelerine baktığımızda İtalyan hocanın iyi bir psikolog olmadığı görülmüştür umarım, bir daha aynı hataya düşmeyiz.

Kaynak olarak ekle

Milli futbolcularımızın ise bir an önce yenilmenin suç olmadığını anlaması lazım. Elbette maçları kaybedebiliriz hatta sıfır puan, sıfır golle de dönebiliriz bu asla onların onurunu gururunu etkilemez. Ama ABD maçı sonrası onurumuzu kurtardık derseniz, her yenildiğiniz maç sonrası özür dilemek zorunda kalırsınız. Futbolun içinde galibiyetin ve mağlubiyetin olduğunu unutmadan ilerlemeyi bilmemiz gerekiyor artık.

Habere git