Kaynak:CNN TÜRK
Şimdi Türkiye'de bizim yaptığımız sosyal ve siyasi araştırma. Biz seçmenin siyasetle ne kadar ilgili olduğunu ve siyasi partilere sadakatini de sorguluyoruz. Seçmenin yaklaşık %30'u siyasetle ilgili olduğunu, %40'ının ara sıra ilgilendiğini, %30'un üstünde hiç ilgilenmediğini, bu siyasi konuları, tartışmaları dahi takip etmediğini, büyük çoğunlukla da ya seçimin son günlerinde sandığa gidip kararını verdi, ya da sandığa hiç gitmediğini görüyoruz.
Partilere aidiyet açısından da baktığımızda şu anda her 100 seçmenden yaklaşık olarak 50'sinin büyük bir sadakatle bir siyasi partiye bağlı olduğunu belirtiyor. Seçmen sadakati açısından da Türkiye'de 1. parti AK Parti yaklaşık %23'lerde tespit ediyoruz seçmen sadakatini. CHP'nin seçmen sadakatini ise %15'lerde takip ediyoruz. Seçmen sadakatinin en yüksek olduğu iki parti daha var DEM ve MHP. Orada da %7 bandında seçmeninde bir sadakat var. Partisinde her ne yaşanırsa yaşansın oy vereceğini partisini terk etmeyeceğini belirtiyor.

Partilerde yaşanan bu tartışmalar, içeride yaşanan parti içi mücadelelerde o sıcağı sıcağına yapılmış kamuoyu yoklamalarında seçmenin de henüz daha veri seti tamamlanmadığından dolayı bir fikir beyan etmesi ve onu takip etmesi açıkçası bir araştırmacı gözüyle çok sağlıklı veri olarak en azından ben çok görmüyorum.
Peki bir araştırma yapılmadan tabii söylemek biraz zor olabilir ama CHP'de bu durum nasıl olur? Yani kemikleşmiş oyu ne kadar CHP'nin?
Eğer ki böyle bir ayrılık olacaksa burada önemli iki konu başlığı olacak. Birincisi Sayın Özgür Özel ile beraber o siyasi kadrolardan hangi başat aktörlerin kendisiyle beraber yol yürüyeceğini yani siyasi kadroya. Bir ikincisi de daha önemlisi parti programının ne olacağı, vaatlerinin ne olacağı. Yani hangi kadrolarla neyi vaat edeceklerini görmeden bu tür yapılan yorumları ben erken değerlendiremem.
İYİ Parti, MHP durumundaki gibi benzer bir durum olur mu CHP ve olası bir parti için?
Şimdi ideolojik aidiyeti ve ideolojik kimlik partileri açısından baktığımızda CHP ve MHP birbirine benzer özellikler gösteriyor seçmen sadakati açısından. Aynı durum 2017 yıllarında İYİ Parti'nin kuruluşunda da yaşanmıştı. Ama MHP o kurumsal kimlik dediğim, benim bayrak oyu dediğim o çelik çekirdeğini oluşturan seçmenini kaybetmedi.
Orada mitoz bölünmeden çok bir mayoz bölünme yaşamışlardı. İYİ Parti ile MHP arasında %10 bandında her ikisi de oyunu almıştı. Bugünkü kamuoyu yoklamalarında da MHP'yi yine 8-10 bandında yine bulmaya devam ediyoruz.
CHP ile alakalı da eğer böyle bir şey yaşanırsa büyük ihtimal o kopacak olan Sayın Özgür Özal'la beraber kopacak olan siyasi kadroların muhalefetteki merkez sağ oylarından da bir miktar alarak oradaki kendi sosyolojilerini yani Sadece CHP'den kopardıkları değil. Merkez sağı da etrafında toplayarak bir siyasi parti olma ihtimalini görüyorum.
Ama CHP'de söylediğim gibi CHP'nin o ideolojik aidiyetiyle sadık olan seçmenin de benim öngörüm hala yani rakamları da bize söyleyen, söylediğimiz araştırmalarda %15 bandında CHP'nin çelik çekirdeğe sahip olduğudur. Bazı araştırmalar CHP'nin oyunun %3'e düşeceğini söylüyor.
Özgür Özel'in olmadığı bir tabloda CHP'nin bayrak oyu sizce gerçekten %3 civarında mı?
O oranlara inmesinin ben şu anki siyaset açısından, siyaset sosyolojisi açısından çok ihtimal vermiyorum. Böyle bir ihtimalin olabileceğini de hiç sanmıyorum. Çünkü sonuç itibariyle az önce söylediğim gibi Türkiye'nin 100 yıl aşkındır 100 yıllık bir siyasi partisi ve bu siyasi partiden ayrılıp kopacak olma ihtimali olan kadrolarının da CHP'nin o ideolojik temelinden daha çok daha merkezde, merkez sağı ve merkez solu da kapsayacak bir temelde aslında bir ideolojik saikten daha çok merkez sağ ve merkez solu kuşatacak muhalif bir siyasi parti olma fotoğrafını daha yakın gördüğümden dolayı CHP'nin o Atatürkçü milliyetçi seçmeninin bir miktar orada kalacağını ve %3'ler gibi çok afaki ve çok imkanı olmayan oranlara inmesinin çok mümkün olmadığını görüyorum.

Peki sizce CHP seçmeni başka bir parti ister mi? Zaten Özgür Özel de CHP'de siyaset yapmaya devam edeceğini söyledi. Biraz daha edindiğimiz bilgilere göre de yeni parti Z planı gibi görünüyor. Seçmen sizce ne der bu konuda?
Şimdi orada ikiye ayırmak gerekiyor. Şimdi Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtiğimizden beri Türkiye'de AK Parti ve CHP siyasetlerin amiral gemileri. Yani onlarla beraber hareket eden diğer siyasi partileri de yanına alarak %50 + 1'i bulmak adına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde Cumhurbaşkanlığı seçtirmeye uğraşıyorlar. O yüzden CHP'de yaşananlar sadece CHP'yi ilgilendirmiyor. CHP ile beraber diğer muhalefet partilerinin seçmenlerini de yakından takip etmesini sağlıyor ve o aslında biraz da bakılan bakış açısı orası.
CHP'de yaşanacak bu tartışmalarda dediğim gibi özellikle o CHP'nin ne yaptığından ziyade CHP içerisindeki gidişattan bütün muhalefetin orada ne olacağını görüyor ve asıl mesele az önce söylediğim gibi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi döneminde %50 + 1'i nasıl alırızın formülünü geliştirmeye aslında oradaki temel mesele.
O 50 + 1'de de en önemli faktör artık Türkiye'de siyasi partilerden ziyade Cumhurbaşkanı aday isimleri üzerinde o da şekilleniyor.











English (US) ·