Kaynak:CNN TÜRK
İstanbul Fulya’da 2000 yılında, henüz 15 yaşındayken evinde öldürülen Çağla Tuğaltay cinayetinde yeni bir adım atıldı. Aradan geçen 26 yıla rağmen katil ya da katiller bulunamazken, soruşturmada hayatını kaybettiği belirlenen 4 şüpheliden DNA alınması için fethi kabir yapılması talep edildi. Aile ise adaletin yerini bulacağına dair umudunu koruyor.
CNN TÜRK Muhabiri Ümit Uzun, olay yerine ilk giden isimlerden biri olan Emekli Cinayet Dedektifi Savaş Kurtbaba ile dosyadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

15 YAŞINDA EVİNDE ÖLDÜRÜLDÜ
Çağla Tuğaltay, 5 Haziran 2000 tarihinde İstanbul Fulya’daki evinde öldürüldü. Olay sırasında yaşanan boğuşma nedeniyle tırnaklarında bir erkeğe ait DNA örneği bulundu. Bu DNA profilleri yıllarca çok sayıda şüpheliyle karşılaştırıldı ancak sonuç alınamadı. O dönemde adli tıbbın teknik imkânlarının yetersiz olması nedeniyle tırnak örneklerinden net sonuç elde edilemedi. Ancak 2013 yılında gelişen teknolojiyle birlikte materyaller yeniden incelendi ve yeni DNA ile parmak izi bulgularına ulaşıldı.
AİLEDEN 4 ŞÜPHELİ İÇİN FETHİ KABİR TALEBİ
Çağla Tuğaltay’ın aile avukatı, hayatını kaybeden 4 şüphelinin mezarlarının açılarak DNA örneklerinin alınmasını talep etti. Benzer işlemlerin daha önce de yapıldığını belirten uzmanlar, bu kez doğrudan hayatını kaybetmiş şüpheliler üzerinden ilerlenmesinin soruşturma açısından kritik bir aşama olduğunu ifade ediyor.
EMEKLİ DEDEKTİF: “DOSYANIN GİZLİLİĞİ KALKMALI”
Olay yerine ilk giden ekiplerden biri olduğunu anlatan Emekli Cinayet Dedektifi Savaş Kurtbaba, dosyada hâlâ gizlilik kararının bulunmasına tepki gösterdi, “Bu dosya 25 yıldır gizli kararı devam eden bir dosya. Artık bu gizlilik kararının kaldırılması ve dosyanın kamuoyuna açılması gerekiyor. Dosyanın içinde neler var, neler yok herkes görebilmeli. Bu dosyanın bir an önce çözülmesi gerekiyor” dedi.
Kurtbaba, yeni Adalet Bakanı’nın faili meçhul dosyalarla ilgili başlattığı yeni süreci de olumlu karşıladığını belirtti.
OLAY YERİNDEKİ KANLI AYAK İZLERİ VE MADDİ DELİLLER
Cinayet günü olay yerine gittiğini anlatan Kurtbaba, evde dikkat çeken en önemli detaylardan birinin kanlı ayak izleri olduğunu söyledi, “Olay yerinde yerde kana batmış ayak izleri vardı. Çok net şekilde görülüyordu. Ayrıca parmak izi ve tırnak arasında bulunan DNA bizim için en önemli maddi delillerdi” ifadelerini kullandı.
Kurtbaba’ya göre olay yerinde net bir boğuşma yaşanmıştı ve bu durum cinayetin nasıl işlendiğine dair güçlü ipuçları veriyordu.

“CİNSEL TACİZ İHTİMALİ ÇOK YÜKSEK”
Emekli dedektif, olayda cinsel taciz ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu düşündüğünü söyledi, “Adli Tıp raporu cinsel istismar olmadığını söylese de, benim bildiğim bazı detaylar nedeniyle bu ihtimali yüksek görüyorum. Ancak dosyada gizlilik kararı olduğu için bunları açık şekilde anlatamıyoruz” dedi.
DNA BANKASI EKSİKLİĞİ SORUŞTURMAYI ZORLAŞTIRIYOR
Kurtbaba, Türkiye’de etkili bir DNA bankasının bulunmamasının soruşturmayı zorlaştırdığını vurguladı ve “Elimizde iki önemli maddi delil var: DNA ve parmak izi. Savcılığın, şüpheli gördüğü kişileri tespit edip kan örneklerini aldırması gerekiyor. Ancak bu süreç şu ana kadar yeterince işletilmedi” diye konuştu.
ZAMANAŞIMI UYARISI: “4 YIL KALDI”
Dosyada zamanaşımı riskine de dikkat çeken Kurtbaba, yalnızca 4 yıl kaldığını belirterek, “Polisin geçmişte yaptığı çalışmalar sayesinde zaman aşımı süreci ertelendi. Ancak tekrar aynı riskle karşı karşıyayız. Bu olay mutlaka aydınlatılmalı” dedi.
“MEZARLAR AÇILMALI, GERÇEK ORTAYA ÇIKMALI”
Hayatını kaybeden 4 şüpheli için mezar açılması ve DNA karşılaştırması yapılmasının gerekli olduğunu savunan Kurtbaba, bunun artık kaçınılmaz olduğunu söyleyerek “26 yıl geçti. Bu çocuğun annesi hâlâ katilin bulunmasını bekliyor. Eğer aile içinden biri ya da başka biri bizi atlattıysa, onlar da bunun hesabını vermeli. Çağla’nın mezarında rahat yatabilmesi için bu olayın aydınlatılması boynumuzun borcu” ifadelerini kullandı.











English (US) ·