Pakistan: ABD-İran görüşmelerinin beklenmedik arabulucusu

4 saat önce 24

Oluşturulma Tarihi: Nisan 21, 2026 08:44

Pakistan; nükleer geçmişi ve İsrail'i tanımayan diplomatik duruşuna rağmen, Trump yönetimiyle kurduğu stratejik iş birliği sayesinde ABD ve İran arasındaki barış görüşmelerinin sürpriz ev sahibi ve kilit arabulucusu haline geldi.

ABD'li Washington Post gazetesine göre, İran savaşını sona erdirmek üzere yürütülen görüşmelere ev sahipliği yapan Pakistan, aslında beklenecek en son arabulucuydu. Çünkü Pakistan, savaşın kilit taraflarından biri olan İsrail’i resmen tanımıyor ve nükleer tartışmalarının tam göbeğinde. İlk döneminde İslamabad’ı Washington’a "yalan ve aldatmacadan başka bir şey vermemekle" suçlayan Başkan Donald Trump ile ilişkileri de pek iyi başlamamıştı. Ancak geçtiğimiz yıl boyunca Trump’ın teveccühünü kazanmaya yönelik yürütülen kararlı kampanya meyvelerini vermiş görünüyor.

WP'de yer alan bilgilere göre, Pakistanlı liderler aylardır Trump yönetimini gösterişli anlaşmalar ve kamuoyu önünde dile getirdikleri övgülerle etkilemeye çalışıyordu. ABD ile İran arasındaki barış görüşmelerinin bu hafta İslamabad’a dönmesiyle birlikte, yüksek profilli bu yeni arabuluculuk turu Pakistan’a Trump ile daha da yakınlaşma fırsatı sunuyor.

Pakistan, Ağustos 2021’de ABD güçlerinin Afganistan’dan çekildiği sırada Kabil’de ABD askerlerine yönelik düzenlenen ölümcül saldırının arkasındaki isimlerden birini yakaladı. Daha sonra ABD ile kritik mineraller üzerine bir anlaşma imzalandı. Bu yıl ise Maliye Bakanlığı, Trump ailesinin kripto şirketiyle bağlantılı bir firmayla el sıkıştı.

TRUMP'IN FAVORİ MAREŞALİ

Geçtiğimiz Mayıs ayında Hindistan ile yaşanan dört günlük çatışmanın ardından sağlanan ateşkes için Trump’a defalarca teşekkür edilmesi (Hindistan ABD’nin rolünü reddetse de), Pakistan Başbakanı’nın Trump’ı Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermesi ve Pakistan’ın Trump’ın Barış Konseyi’ne katılma kararı da ilişkilerin ısınmasında etkili oldu.

Ekim ayına gelindiğinde Trump, Genelkurmay Başkanı ve Mareşal unvanıyla ülkenin en güçlü ismi olan General Asım Münir’den "favori mareşalim" diye bahsediyordu.

 ABD-İran görüşmelerinin beklenmedik arabulucusu

"BİZ ANA ÜLKE İLE MÜZAKERE EDİYORUZ"

Pakistan Senatosu Savunma Komitesi Eski Başkanı Mushahid Hussain Syed, Pakistan’ın ABD-İran görüşmelerindeki rolünün büyük ölçüde iletişimi kolaylaştırmak olduğunu belirterek asıl önemli olanın hem ABD hem de İran’ın güvenine sahip olmak olduğunu ifade etti.

Pakistan’ın nükleer güç statüsünün prestijini artırdığını söyleyen Syed, İsrail’in tanınmamasının arabuluculuğu zorlaştırmadığını; zira İran ve Pakistan’ın, ABD ile bir anlaşma sağlandığı takdirde Trump’ın İsrail’e buna uyması için baskı yapacağına inandığını dile getirdi. Syed, "İsrail ABD’nin bir vekilidir ve biz 'ana ülke' ile müzakere ediyoruz" dedi.

 ABD-İran görüşmelerinin beklenmedik arabulucusu

PAKİSTAN MEDYASINDA BÜYÜK COŞKU: 'KİM HAYAL EDEBİLİRDİ Kİ'

Pakistan medyasında, İran görüşmelerine dair haberlerin tonu oldukça coşkulu. ARY haber kanalı "dinamik diplomasi" ve "olağanüstü başarılardan" bahsederken, bir başka kanal ise "Pakistan Başbakanı’nın X’teki bir paylaşımının ABD Başkanı tarafından yeniden paylaşılacağını kim hayal edebilirdi!" ifadelerini kullanıyor.

EKONOMİK KRİZİN GÖLGESİNDE DİPLOMASİ

Pakistan’ın eski ABD Büyükelçisi ve eski İngiltere Yüksek Komiseri Maleeha Lodhi, ülkenin İran ve ABD arasındaki bağları dengelemek için gereken hassas diplomasiden gurur duymakta haklı olduğunu belirterek, "Bu kesinlikle ülkenin imajını ve itibarını yükseltiyor" dedi. Ancak Lodhi, çoğu Pakistanlının bunu televizyonda izleyip ertesi gün hayatına devam edeceğini, asıl gündemlerinin ekonomik kriz olduğunu vurguladı.

Geçtiğimiz yıl Pakistan artan güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya kaldı; komşuları Hindistan ve Afganistan ile sıcak çatışmanın eşiğine geldi. Bu sırada yerel para biriminin değer kaybetmesi, liderlerin yanıt vermekte zorlandığı bir hayat pahalılığı krizini tetikledi. İslamabad yönetimi son dönemde Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelen yardımlara ve kredilere bel bağladı.

İran’daki savaş bu krizi daha da derinleştirdi. Pakistan’ın yakıt ithalatının yüzde 90’ından fazlası Hürmüz Boğazı üzerinden yapılıyor ve boğazın İran güçleri tarafından neredeyse tamamen kapatılması, hükümeti rezervleri kullanmaya ve yakıt fiyatlarını artırmaya zorladı. Şubat ayı sonunda İran dini liderinin ABD ve İsrail saldırılarında öldürülmesinin ardından Pakistan’ın çeşitli yerlerinde çıkan çatışmalarda 22 kişi hayatını kaybetti, Karaçi’deki ABD Konsolosluğu’na saldırı girişimi de dahil olmak üzere 120 kişi yaralandı.

Habere git