Petrol piyasaları baskılıyor

10 saat önce 45

ABD-İran savaşının tekrar şiddetlenmesiyle petrol fiyatlarındaki yükseliş ivme kazandı. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması endişelerine son günlerde Kızıldeniz de eklenince Brent petrol 100 doları gördü. Petrol bu aşamada piyasaların ve küresel ekonominin tam orta yerinde ve çok önemli bir referans. Piyasa savaşı petrol fiyatı üzerinden okumaya devam ediyor. Savaş ile ilgili belirsizlik ise devam ediyor. Ne zaman sonlanacak, çözüm nasıl olacak sorusunun bu aşamada cevabı yok. Diplomasinin bir anlamı ve önemi de kalmadı. Yapılan anlaşmalar, imzalanan mutabakatlar sonuçsuz kaldı. Şimdi kasım ayında ABD’de seçim var ve seçimden önce savaş biter görüşü öne çıkıyor. İki taraf da hava saldırılarıyla sonuç alamayacağını biliyor. O zaman bu ısrar neden? Biraz fikir jimnastiği yapmak yararlı olacak.

‘TİCARET DURMAZ’

* İki taraf da ‘kazandık’ diyerek olayı noktalama derdinde. İran’ın yaptığı meşru müdafaa. Ancak savaş öncesi protestolar ile rejim, ciddi bir sarsıntı geçirdi. Savaş iç cepheyi müthiş kuvvetlendirdi. Prestij ve kamuoyu desteğini kaybeden Trump ise seçim için içeride satabileceği bir zafer hikâyesi yaratma peşinde olabilir mi? Belki de ısrarın sebebi daha çok budur. Diğer yandan savaş öncesi zayıflayan talep ile Brent petrol 57 dolara kadar gerilemişti. ABD, Rusya ve Körfez ülkeleri petrol ihracatcısı konumunda. Petrol fiyatlarındaki yükselişten en fazla canı yanan ülkeler; Tüketiminin 2/3’ünü ithal eden Çin ve yine tüketiminin yaklaşık yüzde 90’ını dışarıdan ithal etmek durumunda olan Almanya ve Türkiye gibi ülkeler. “Ticaret durmaz” diye eskilerin bir sözü var. Olayın ekonomik yönü siyasi tarafı kadar önemli. 2022 yılındaki Rusya-Ukrayna savaşı sonrası borsalar ile petrol, doğalgaz ve buğday ile başlayan dalgalanmalar geçen yıl altın, gümüş gibi kıymetli metaller yanında platin ve paladyum gibi emtialarla devam etti. Ciddi kazançlar elde edildi. Özellikle altın ve gümüşte geçen yılın kazananları eğer halen pozisyonlarını koruyor ise bu yılın mağdurları oldular. Herhalde birçok kişi altın ve gümüşte “zarardayız” diyen birilerini görmüştür. Büyük paranın oyun alanını doğru tahmin eden ve önceden pozisyon alan ciddi kazanç sağlıyor.

Petrol piyasaları baskılıyor

BUĞDAY DA HAREKETLENDİ

* Ticaret durmayacağına ve büyük para haklı olduğuna göre yeni oyun alanı konusunda projeksiyonu ve radarı biraz daha ileriye tutmak yararlı olacak. Kesinlikle tavsiye olmamak kaydıyla, son günlerde özellikle Rusya-Ukrayna savaşının alevlenmesi ve liman gibi altyapılara yönelmesiyle buğday fiyatında belirgin bir hareketlenme olduğunu söylemek yerinde olacak. Rusya 90 milyon tonla buğday üreticileri arasında üçüncü sırada yer alırken Ukrayna ilk 10’da. Rusya-Ukrayna savaşı şiddetlenirse veya anlaşma olursa bu durum buğday fiyatlarını olumlu veya olumsuz bir parça etkileme potansiyeline sahip.

PETROL 150 DOLAR OLUR MU?

* Şimdi güncel konu petrol. Petrol fiyatlarının yükselmesiyle piyasalar ve reel ekonomiler önemli bir baskı altına girmiş durumda. ABD-İran arasında bir anlaşma olursa jeopolitik tansiyon ve petrol fiyatları düşer. ABD Başkanı Trump’ın savaşın en şiddetli günlerinde dahi sürpriz bir şekilde “anlaştık” açıklamalarına çok kez tanık olduk. Ama savaş devam ederse petrol fiyatları yüksek seyrini koruyacak. Tekrar 115-120, hatta 150 dolar tahminleri yapılmaya başlandı. Bu tahminler gündem değişince çok çabuk da yön değiştirebiliyor. ABD Başkanı Trump, “İran’a daha büyük saldırı için henüz karar vermedim” deyince cuma günü brent petrol 100 dolardan 96 dolara gevşedi. ABD-İran arasında anlaşma imzalayınca temmuz ayının ilk günlerinde çok kısa sürede 70 dolara yani savaş öncesi seviyelere çekilmişti. Teknik analiz açısından 115-120 dolar kritik seviyeler. Geçtiğimiz aylarda bu seviyeler test edildi ve “çoklu tepe” oluşumuyla birlikte sert satışla karşılaşıldı. Bu seviyeler aşılırsa yeni hedefler belirlemek için tekrar bakmak gerekecek. Yine de yönü savaşın belirleyeceğinin altını çizmekte yarar var.

MERKEZ BANKALARI ‘ŞAHİN’LEŞİYOR

* Petrol fiyatları yükselince; merkez bankalarının para politikaları daha “şahin” bir hal alırken artan enflasyona bağlı olarak ABD, Avrupa ve Japonya merkez bankalarına ilişkin faiz artırım beklentileri güç kazanıyor. Bu yıl için ABD’den 1, Avrupa’dan 2 faiz artırım beklentisi güç kazanırken Japonya’dan faiz artırımına devam öngörüleri kuvvetlenmiş durumda. Dipnot olarak vermek gerekirse; Avrupa geçen haftaki toplantıda faizi sabit bıraktı. Başkan Lagarde ise, enerji şokuyla enflasyon kaygısını vurguladı.

* 30 Temmuz’daki ABD Merkez Bankası (Fed) ve 31 Temmuz’daki Japonya Merkez Bankası (BOJ) toplantısından faiz değişimi beklenmiyor. Bir süre daha enflasyon verileri takip edilmek istenebilir. Japonya’da geçen hafta TÜFE yıllık yüzde +1.7 ( Önceki:%+1.5) olarak açıklandı.

* Petrol fiyatları bu seviyesini korursa reel ekonomilerde maliyet enflasyonu ve daha düşük büyüme riski mevcut. Piyasalarda ise; güvenli liman işlevi gören ABD dolarında değer kazanımı, ABD tahvil faizlerinde yükseliş, azalan risk iştahıyla borsalarda satış, Euro’da zayıflama ve bu gelişmelere bağlı olarak altın ve gümüşte satış baskısı olarak kendini gösteriyor.

* Altın ve gümüşteki yükseliş denemeleri güç kazanamadı ve tekrar desteklere yöneldi. Dolar değer kazanıp ABD tahvil faizleri de yükselince altın ve gümüşe satış gelmesi piyasa işleyişi gereği beklenen bir gelişme.

* Son dönemde bazı fonların ve merkez bankalarının altın aldığı haberleri fiyatlar üzerinde çok etkili değil. Altının ons fiyatında çıkışın devamı ve güç kazanımı için 4 bin 200 dolar seviyesinin geçilmesi gerekecek. İlk destekler ise 4 bin-3 bin 900 bandında. Gram/TL altında ise 6 bin-5 bin 900 bandı destek, 6 bin 320 ise ilk direnç noktası. Çıkışın ilk sinyalleri 6 bin 320 seviyesinin üzerinde kalınmasıyla gelebilir.

* Gümüşte ise direnç olarak 60 ve 63 dolar kritik görülüyor. Destekler ise 55-54 dolar seviyelerinde ve kısa dönem için takip edilebilir. ABD-İran odaklı gündeme bağlı olarak iç ve dış piyasalarda temkinli görünüm sürüyor.

MERKEZ’DEN SÜRPRİZ YOK

* Geçen hafta dikkatler TCMB toplantısındaydı. Faizler sabit bırakılırken önceki toplantı metni korundu. Bu durum piyasalar üzerinde sınırlı bir etki yapmakla birlikte “şahin” tavrın devamı olarak görüldü ve borsaya hafif satış olarak yansırken gösterge tahvil faizinde yükselişin devamını sağladı. Toplantı metnindeki “Öncü veriler ana eğilimin temmuz ayında geçici olarak yükseleceğini ima etmektedir” açıklaması dikkat çekti. Piyasalar olası bir faiz indirimi için 10 Eylül toplantısını öngörüyordu. Toplantıya kadar belirleyici konumdaki enflasyon takipte olacak.

Petrol piyasaları baskılıyor

YABANCI GİRİŞLERİ DEVAM EDİYOR

TCMB verilerine göre 17 Temmuz ile biten haftada; yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde 37 milyon dolar, tahvil ve bonoda ise 196 milyon dolarlık alım yaparak 5-6 haftalık kesintisiz alımlarına devam ettiler. Bu süre zarfında tahvil ve bonodaki alımların toplamı yaklaşık olarak 3 milyar doları, hisse senetlerinde de 700 milyon doları buldu. Sıcak para girişleri sürüyor. Aynı hafta; TCMB brüt rezervleri 2.8 milyar dolar azalarak 160 milyar dolar, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı ise 3.3 milyar dolar artarak 220 milyar dolar oldu.

BORSA TUTUNMA ÇABASINDA

Borsada tepki çıkışları güç kazanamayınca destek seviyelerine yönelindi. İlk destekler 13.900-13.850 seviyelerinde bulunurken sonraki destek noktaları 13.500-13.400 seviyelerinde. İlk dirençler ise 14.260-14.300 seviyelerinde görülüyor. Olası tepki çıkışının devamı için bu seviyelerin geçilmesi gerekecek. Sonraki dirençler 14.570 ve 14.620 seviyelerinde. Endekste destek noktalarında tepki alımları görülse de güç kazanması olasılığı zayıf.

Habere git