Savaş alanında ilk kez görüldü: ABD’nin ‘tersine mühendislik’ hamlesi! ‘Ele geçirdik, tasarladık ve İran’a karşı kullandık’

8 saat önce 24

Derleyen: İSMAİL SARI / isari@hurriyet.com.tr

Oluşturulma Tarihi: Nisan 21, 2026 10:50

Savaş teknolojilerinde dengeleri değiştirebilecek yeni bir gelişme cephe hattından gelen görüntülerle gündeme oturdu. ABD’nin İran’ın ünlü insansız hava aracı tasarımını temel alarak geliştirdiği ileri sürülen yeni sistemin ilk kez sahada kullanıldığı iddia ediliyor. Uzmanlar, bu hamlenin modern savaş doktrinlerinde yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini söylüyor. Peki bu sistem gerçekten oyunun kurallarını mı değiştiriyor, yoksa çok daha büyük bir stratejinin parçası mı?

Daily Mail bünyesinde yayımlanan ve savaş görüntülerinin analiz edildiği programa göre, ABD’nin İran’ın HESA Şahid-136 insansız hava araçlarını taklit ederek geliştirdiği yeni nesil saldırı sistemi ilk kez aktif çatışma sahasında görüntülendi. Gelişme, modern savaş teknolojilerinde dikkat çekici bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

İddialara göre, İran destekli milisler tarafından kaydedilen görüntülerde ‘LUCAS’ (Low-Cost Uncrewed Combat Attack System-Düşük Maliyetli İnsansız Muharebe Saldırı Sistemi) adı verilen yeni Amerikan üretimi kamikaze dronunun Irak’taki bir hedefi vurduğu görülüyor. Görüntülerde, dronun yüksek hızla bir sığınağa dalış yaptığı ve hedefi büyük bir patlamayla devasa bir alev topuna dönüştürdüğü dikkat çekiyor.

US's copycat version of Iran's deadly Shahed suicide drones spotted on the battlefield for the first time https://t.co/4rpgGcdMGX

— Daily Mail (@DailyMail) April 20, 2026

ABD’NİN ‘TERSİNE MÜHENDİSLİK’ HAMLESİ

Söz konusu sistemin, ABD merkezli savunma şirketi SpektreWorks tarafından Amerikan ordusu için geliştirildiği belirtiliyor. Yaklaşık 35 bin dolar maliyete sahip olan LUCAS, geleneksel füze sistemlerine kıyasla oldukça düşük maliyetli bir alternatif sunuyor.

Sistemin, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yürüttüğü ve ‘Destansı Öfke Operasyonu’ olarak adlandırılan ortak askerî harekât kapsamında aktif şekilde kullanıldığı ifade ediliyor. Bu durum, LUCAS’ın yalnızca test aşamasında değil, gerçek operasyonlarda da kritik rol üstlendiğini ortaya koyuyor.

Daily Mail’in savaşlarla ilgili programında değerlendirmelerde bulunan gazeteci Chris Pleasance, ABD’nin uzun yıllardır rakipleri tarafından kopyalanan askeri teknolojilere sahip olduğunu, ancak bu kez durumun tersine döndüğünü vurguladı.

Pleasance’a göre LUCAS, ABD’nin onlarca yıldır ilk kez bir düşman sistemini bu denli açık biçimde taklit ederek geliştirdiği bir platform olma özelliği taşıyor.

Bu süreç, ABD’nin yaklaşık yarım yüzyıl sonra ilk kez başka bir ülkenin askeri teknolojisini sistematik biçimde kopyalaması olarak da kayıtlara geçti. Son benzer örnek, Soğuk Savaş döneminde Sovyet yapımı bir duba köprüsünün incelenmesi olmuştu. Wall Street Journal’da yer alan haberde Eski Pentagon yetkililerinden Michael Horowitz, bu sistemi ‘dronların Toyota Corolla’sı’ olarak tanımladı. Bu benzetme, sistemin lüks olmaktan ziyade erişilebilir ve yaygın kullanılabilir olduğuna işaret ediyor.


 ABD’nin ‘tersine mühendislik’ hamlesi ‘Ele geçirdik, tasarladık ve İran’a karşı kullandık’



LUCAS VE ŞAHİD ARASINDAKİ KRİTİK FARKLAR NELER?

İran’ın özellikle Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalarda sıkça kullandığı Şahid-136 modeli ile LUCAS arasında dikkat çekici benzerlikler bulunsa da iki sistem arasında önemli teknik farklar bulunuyor.

Şahid dronları kalkış öncesinde belirlenen rota üzerinden hedefe ilerlerken, uçuş sırasında yön değişikliği yapamıyor. Buna karşın LUCAS, uydu bağlantısı sayesinde uçuş esnasında da aktif şekilde kontrol edilebiliyor.

Chris Pleasance, Daily Mail’e yaptığı açıklamada bu farkı şu sözlerle açıklıyor:

“Şahid, kalkıştan önce programlanmak zorunda ve havalandıktan sonra rota değiştiremiyor. LUCAS ise uydu rölesi sayesinde pilot tarafından uçuş boyunca yönlendirilebiliyor.”

Bu özellik, LUCAS’ın savaş alanında çok daha esnek bir kullanım sunmasını sağlıyor. Sistem, havalandıktan sonra yeni hedefler tespit edebiliyor, gerekirse rota değiştirerek daha değerli hedeflere yönlendirilebiliyor.

HAREKETLİ HEDEFLERE KARŞI ÜSTÜNLÜK

LUCAS’ın en dikkat çekici avantajlarından biri de hareketli hedeflere karşı etkinliği. Şahid sistemleri sabit hedeflere yönelik tasarlanmışken, LUCAS gerçek zamanlı yönlendirme sayesinde tank gibi hareketli unsurları da vurabiliyor. Chris Pleasance ise bu durumu şöyle özetliyor:

“Eğer hedef hareket ederse, pilot dronu doğrudan yeni konuma yönlendirebilir. Bu, savaş alanında büyük bir avantajdır.”

KOORDİNELİ SALDIRI KABİLİYETİ

LUCAS sisteminin bir diğer kritik özelliği ise ‘sürü’ (swarm) teknolojisine sahip olması. Uydu rölesi sayesinde aynı bölgede görev yapan diğer LUCAS dronlarıyla iletişim kurabilen sistem, koordineli saldırılar gerçekleştirebiliyor. Bu sayede birden fazla dronlar aynı hedefe eş zamanlı saldırabilir ya da farklı hedeflere bölünerek daha geniş bir etki alanı oluşturabilir. Uzmanlara göre bu özellik, düşük maliyetli sistemlerin bile stratejik düzeyde yüksek etki yaratmasını mümkün kılıyor.

 ABD’nin ‘tersine mühendislik’ hamlesi ‘Ele geçirdik, tasarladık ve İran’a karşı kullandık’

İKİ ARAÇ ARASINDAKİ TEKNİK ÖZELLİKLER NELER?

LUCAS, fiziksel olarak İran’ın Şahid-136 modelinden biraz daha küçük bir yapıya sahip. Yaklaşık 3 metre uzunluğunda ve 2,4 metre kanat açıklığında olan sistemin maksimum hızı saatte yaklaşık 185 kilometre.

Menzili yaklaşık 800 kilometre ile sınırlı olsa da Şahid’in 24OO kilometre menzil avantajına rağmen LUCAS’ın daha hafif, sessiz ve çok yönlü olması öne çıkıyor. Tam yüklü ağırlığı yaklaşık 82 kilo olan sistem, farklı görevler için yeniden yapılandırılabiliyor.ABD’DEN AÇIK İTİRAF

ABD’nin bu sistemin geliştirilme sürecine dair alışılmadık derecede açık açıklamalar yaptığı da dikkat çekiyor. United States Central Command (CENTCOM) bünyesinde görev yapan Amiral Brad Cooper, LUCAS’ın etkisine ilişkin çarpıcı ifadeler kullandı.

Cooper, “Akrep Görev Gücü olarak adlandırılan insansız hava aracı birimimiz, çok sayıda tek yönlü saldırı dronu kullanarak sahada büyük etkiler yarattı” dedi.

Açıklamasında daha da ileri giden Cooper, sistemin kökenine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Bu aslında İran’a ait bir tasarımdı. Ele geçirdik, parçaladık, Amerika’ya götürdük, yeniden inşa ettik ve şimdi İran’a karşı kullanıyoruz.”

İran’ın savaşın ilk aşamalarında ucuz dronlarla İsrail ve müttefiklerinin pahalı hava savunma sistemlerini zorladığı biliniyordu. Bu strateji, düşük maliyetli araçlarla yüksek maliyetli savunma sistemlerini tüketmeye dayanıyordu. Ancak uzmanlara göre LUCAS, bu dengeyi tersine çevirebilir. Chris Pleasance’a göre bu sistemler, pahalı füzelerin yerini almak yerine onları tamamlayıcı bir rol üstlenecek.

Daily Mail'in "US's copycat version of Iran's deadly Shahed suicide drones spotted on the battlefield for the first time" başlıklı haberinden derlenmiştir.

Habere git