




Bir yılı daha geride bıraktık. 2025 yılı kimi için kayıpların, kimi için kazanımların yılıydı; kimi acılarla sınandı, kimi insanlığın geleceği için umut veren gelişmelere tanıklık etti.
Dünya bir yandan zorlayıcı gündemle yüzleşirken, bir yandan da değişime ayak uydurmaya çalıştı. 2025 yılı küresel dengelerin sarsıldığı, savaşların ve krizlerin manşetleri belirlediği bir yıl olarak kayıtlara geçti.
Gazze’de derinleşen insani felaket, Ukrayna’daki savaşın çıkmaza girmesi, Orta Doğu’dan Asya-Pasifik’e uzanan gerilim hatları ve büyük güçler arasındaki rekabet, uluslararası sistemi yeniden şekillendirdi.
Bu tablo içinde ABD Başkanı Donald Trump’ın politikaları, söylemleri ve çıkışları küresel tartışmaların merkezinde yer alırken, Türkiye ise savunma sanayisinde attığı adımlar, ihracat başarıları ve artan askeri kapasitesiyle dikkat çeken önemli aktörlerden biri oldu.
2025, yalnızca çatışmaların ve krizlerin değil; güç dengelerinin, yeni ittifak arayışlarının ve savunma odaklı dönüşümün de yılı oldu.
2025'te, hemen her alanda tarihi kırılmalar yaşandı. Donald Trump'ın ABD Başkanı olması uluslararası gündemi baştan aşağı şekillendirirken doğal afetler çok büyük kayıplara yol açtı. 2025'e veda ederken, acısıyla tatlısıyla yılın en dikkat çeken olaylarını sizin için derledik.
Güncellenme Tarihi:31.12.2025 - 07:37
Savaşların son bulacağı, dünya siyasetinde büyük değişimlerin yaşanacağı ve teknolojik gelişmelerin insan hayatını kökünden değiştireceği beklentileriyle başlayan 2025'te, hemen her alanda tarihi kırılmalar yaşandı. Yıllardır başlaması an meselesi olarak görülen savaşlar patlak verdi; 21’inci yüzyılın en büyük doğal afetlerinden bazıları büyük kayıplara yol açarken sanat dünyasının efsaneleri de aramızdan ayrıldı.
Beyaz Saray'da ikinci Donald Trump döneminin başlamasının ardından, küresel düzen kökünden sarsıldı. ABD Başkanı, dünya siyasetinde ezberleri bozan adımlarıyla uluslararası gündemi yeniden şekillendirdi. Gazzelilerden Grönlandlılara, Ukraynalılardan Venezuelalılara, milyonlarca insanın kaderleri kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerle belirlendi.
2025'te yaşanan afetler de doğanın insanlığın geleceği üzerindeki gücünü hatırlattı. İklim değişikliğinin etkileri kendini iyiden iyiye hissettirirken, yerkürede yaşanan aşırı hava olayları alarm seviyesini kırmızıya yükseltti. Aşırı sıcaklar ve orman yangınları, su krizi ve ekstrem yağışlar, sadece vurdukları ülkelerin değil, tüm dünyanın ortak gündemini oluşturdu.
Bu yıl sadece sorunlar değil çözüm arayışları da yeni ittifakların temelini attı. Üstelik bu çabalar kısmen sonuç da verdi. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP30), küresel iklim krizini bir kez daha devletlerarası platforma taşırken Küresel Sumud Filosu aktivistlerinin Batı'da Gazze bilinci oluşturmak için başlattığı girişim de özellikle Avrupa’da büyük destek gördü. Bu çabalar Fransa ve İngiltere gibi devletlerin Filistin Devleti’ni tanıma kararı almasına giden yolun taşlarını döşedi.
Acı tatlı anlarıyla 2025'e veda ederken, yılın en dikkat çeken olaylarını sizin için derledik.
2025'TE SAVAŞ VE DİPLOMASİ
AKTİF SAVAŞLAR VE DOĞRUDAN ÇATIŞMALAR
GAZZE: ATEŞKES ARAYIŞI VE İNSANİ DİPLOMASİ
Gazze'de Ekim 2023'te başlayan soykırım, 2025 yılında zirve noktasına ulaştı. İsrail, Gazze kentine yönelik karadan işgal operasyonuna girişirken, en az 750 bin Filistinli saldırıların hedefi olmamak için evlerini terk etmek zorunda kaldı.
İsrail’in Gazze’ye uyguladığı deniz ablukasını kırmak ve bölgeye insani yardım ulaştırmak amacıyla Akdeniz’de bir araya gelen onlarca gemi ve yüzlerce aktivistin oluşturduğu Küresel Sumud Filosu, ağustos ayının sonunda Gazze’ye doğru yola çıktı. Filoda yaklaşık 40–50 gemi ile siviller, milletvekilleri, sağlık çalışanları ve tanınmış isimlerin aralarında yer aldığı 500 civarında aktivist bulunuyordu.
Filo, İsrail tarafından uluslararası sularda durduruldu. Aralarında Greta Thunberg gibi isimlerin de olduğu yüzlerce aktivist gözaltına alındı. Sumud Filosu'na hukuksuz müdahale Batı’da geniş yankı buldu; Avrupa'da ve diğer bölgelerde protestolar, diplomatik tepkiler ve çok sayıda hükümetin İsrail’in müdahalesini eleştirmesiyle uluslararası kamuoyunda tartışma yarattı. Sumud Filosu aktivistleri, Batı'da Gazze için oluşmasını sağladığı tepkiyi zafer olarak nitelendirdi.
Filonun yarattığı uluslararası kamuoyunun da etkisiyle ABD Başkanı Donald Trump'ın hazırladığı barış planı taraflarca kabul edildi ve ekim ayı başında Hamas ve İsrail ateşkes ilan etti. Trump'ın Birleşmiş Milletler'de (BM) kabul edilen planı, Gazze Şeridi'nin bölünmüş bir yapıya dönüştürülmesini, Hamas'ın tasfiyesini ve bölgede yeni bir siyasi otorite kurulmasını öngörüyor. Plan üzerinde tartışmalar sürerken, İsrailli yetkililer farklı zamanlarda yaptıkları açıklamalarla askerlerini bölgeden "asla" çekmeyeceklerini belirtti. Gazze'ye konuşlandırılması planlanan uluslararası askeri gücün yapısına dair bir anlaşmaya varılamadı. Hamas, ateşkesi kabul etmesine karşın barış anlaşmasını "Filistinlilerin aleyhine" diye tanımladı ve teklife kesin bir yanıt vermedi. İsrail'in işgal yanlısı tutumu ve Trump planındaki belirsizlikler, Gazze'deki insani krizin 2026'da da devam edeceğine işaret ediyor.
![]()
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI: ASKERİ ÇIKMAZ, DİPLOMATİK BASKI
Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş 4. yılına girmek üzere. Rusya'nın 24 Şubat 2022'de "özel askeri operasyon" diyerek Ukrayna'ya saldırması, Avrupa ve dünya siyasetinde derin kırılmalara yol açtı... Batı'da güvenlikçi politikalar hızla yükseldi; Avrupalı devletlerin Ukrayna'ya desteğin önemini halklarına anlatmak için başlattığı "bilinçlenme" süreci, Avrupa'da Dostoyevski heykelinin hedef alınmasına kadar gitti. 2025 yılı da öncekiler gibi Ukrayna ve Rusya'nın karşılıklı "büyük taarruz" iddialarıyla başladı. İki taraf da geniş çaplı saldırılarla büyük zaferler kazanacağını öne sürdü. Rusya, Kursk bölgesini işgal eden Ukrayna kuvvetlerine karşı düzenlediği kuşatma harekatıyla 30 binden fazla askeri çembere aldı. Kiev yönetiminin Rusya'dan Kursk karşılığında Kırım'ı alma planı, on binlerce askerin ölümüyle sonuçlandı. Avrupalı liderler, Kursk savaşından sonra "Ukrayna kazanacak" anlatısını terk etti, "Avrupa'nın savaşa hazırlanması gerektiği" görüşü her fırsatta dile getirilir oldu. Rusya ise yazın gerçekleşeceğini duyurduğu büyük taarruza hiç başlamadı. Cephede mikro çatışmalarla ilerlemesini sürdüren Rus ordusu, Pokrovsk gibi önemli merkezlere doğru ilerleyişini sürdürdü ancak hiçbirini ele geçiremedi.
![]()
İsrail, İran'ın büyük şehirlerini, komuta merkezlerini, altyapısını ve nükleer tesislerini hedef alırken Tahran'ın yoğun balistik füze saldırılarıyla yanıt verdi.
İRAN-İSRAİL SAVAŞI: 12 GÜN SÜREN DOĞRUDAN ÇATIŞMA
İsrail'in İran'a yönelik yıllarca süren saldırı tehditleri, 13 Haziran'da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla gerçeğe dönüştü. İsrail, İran'ın büyük şehirlerini, komuta merkezlerini, altyapısını ve nükleer tesislerini bir dizi saldırıyla hedef aldı. Netanyahu, saldırıların öncelikli hedefini İran'ın nükleer kapasitesini yok etmek olarak tanımladı. Öte yandan İsrail Başbakanı, İran'da rejim değişikliği amacını da gizlemedi. İran'ın saldırılara yanıtı yoğun balistik füze saldırılarıyla oldu. İsrail'in "geçilmez" olarak gördüğü savunması, füze saldırılarıyla aşıldı. İsrail'in nükleer tesislere yönelik saldırıları başarısız olunca savaşa ABD de dahil oldu. B-52 ağır bombardıman uçakları, İran'ın yer altındaki nükleer tesislerinde ağır hasara yol açtı. Füze saldırıları ve Gazze'de devam eden soykırım nedeniyle kaynakları tükenen İsrail, nükleer tesislerin vurulmasıyla istediği sonuca ulaştığını öne sürerek ateşkese açık olduğunu duyurdu. Komuta kademesinde ağır kayıplar veren İran ise nükleer kapasitesinin ve zenginleştirilmiş uranyumun zarar görmediğini söyledi ve zafer ilan etti. 12 gün süren savaş, İsrail'in İran'a büyük çaplı bir saldırı başlatacağı söylentilerini yatıştırmadı. İsrail ve ABD merkezli medya kuruluşları, İsrail'in 2026'da ABD'nin de desteğiyle İran'a yeniden saldırmayı değerlendirdiğini belirtiyor.
![]()
Hindistan ile Pakistan arasındaki çatışmalar, iki tarafın karşılıklı ateşkes ilan etmesiyle sona erdi.
HİNDİSTAN-PAKİSTAN SAVAŞI: NÜKLEER GÜÇLER KARŞI KARŞIYA
2025 yılında Hindistan ile Pakistan arasında Keşmir merkezli gerilim, karşılıklı askeri eylemlerle sıcak çatışma boyutuna ulaştı. Çatışma 7 Mayıs'ta başladı ve 4 gün sürdü. Hindistan ordusu, sınır hattı boyunca Pakistan kontrolündeki bölgelere yönelik hava ve topçu bombardımanları gerçekleştirdi. Pakistan yönetimi, saldırılara misilleme olarak Hindistan mevzilerini hedef aldığını duyurdu. Çatışmalar sırasında her iki taraf da karşılıklı olarak savaş uçakları düşürdüğünü açıkladı. Pakistan ordusu, Hindistan Hava Kuvvetleri’ne ait bir savaş uçağının hava savunma sistemleriyle vurulduğunu bildirdi. Yeni Delhi yönetimi ise Pakistan’a ait bir uçağın ve bir insansız hava aracının etkisiz hale getirildiğini öne sürdü. Sınır bölgelerinde meydana gelen bombardımanlarda asker ve sivillerin hayatını kaybettiği açıklandı. Resmî açıklamalara göre, çatışmalarda onlarca asker öldü ve çok sayıda kişi yaralandı. İki taraf da kayıplara ilişkin net bilgiler vermedi. Keşmir’deki bazı yerleşim alanları, yoğun top atışları nedeniyle tahliye edildi. Hindistan, saldırıların “terör altyapısını” hedef aldığını iddia etti. Pakistan hükümeti ise bombalamaların sivil yerleşimlere zarar verdiğini bildirdi. Birleşmiş Milletler, artan kayıplar üzerine taraflara itidal çağrısında bulundu. Çatışmalar, iki tarafın karşılıklı ateşkes ilan etmesiyle sona erdi.
KÜRESEL GÜÇ REKABETİ VE YÜKSEK GERİLİM HATLARI
ABD-ÇİN GERİLİMİ: SICAK SAVAŞ YOK, SOĞUK REKABET SERT
2025 yılında ABD ile Çin arasındaki ekonomik gerilim, ticaret, teknoloji ve finans alanlarında derinleşerek sürdü. Washington yönetimi, Çin menşeli ileri teknoloji ürünlerine yönelik ek gümrük vergilerini yürürlükte tuttu. ABD, özellikle yarı iletkenler, yapay zekâ ve savunma bağlantılı teknolojilerde ihracat kısıtlamalarını genişletti. Pekin yönetimi, Amerikan şirketlerine yönelik denetimleri artırdı ve bazı stratejik hammadde ihracatında kontrol mekanizmaları uyguladı. Çin, nadir toprak elementleri ve batarya üretiminde kullanılan kritik minerallerde ihracat lisansı şartlarını sıkılaştırdı. ABD’li yetkililer, bu adımların küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkilediğini açıkladı.
![]()
ABD ve Çin arasındaki yüksek tansiyon, küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkiledi.
ÇİN-TAYVAN GERİLİMİ: TATBİKATLARLA BESLENEN GERİLİM
Çin ile Tayvan arasındaki gerilim, askerî tatbikatlar ve hava sahası ihlalleriyle son yıllarda görülen en yüksek seviyeye çıktı. Çin Halk Kurtuluş Ordusu, Tayvan çevresinde yıl boyunca çok sayıda deniz ve hava tatbikatı gerçekleştirdi. Tayvan Savunma Bakanlığı, Çin’e ait savaş uçaklarının ve insansız hava araçlarının Tayvan hava savunma bölgesine sıkça girdiğini duyurdu. Taipei yönetimi, bu uçuşlara karşı savaş uçaklarını havalandırdı ve hava savunma sistemlerini devreye aldı. Çin ordusu, tatbikatlarda gerçek mühimmat kullanıldığını açıkladı. Tayvan yönetimi ise bu faaliyetlerin ada çevresinde baskıyı artırdığını bildirdi. ABD, Tayvan Boğazı’ndaki gelişmeleri yakından izlediğini ve statükonun korunması gerektiğini ifade etti. 2025 yılı, Çin–Tayvan hattında fiilî çatışma yaşanmayan ancak askerî baskının belirgin şekilde arttığı bir dönem olarak kayıtlara geçti.
![]()
ABD-VENEZUELA GERİLİMİ: ADIM ADIM TIRMANAN KRİZ
ABD ile Venezuela arasındaki gerilim, askeri ve ekonomik baskı adımlarıyla uluslararası gündemin odağına taşındı. Trump yönetimi, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele gerekçesiyle Karayipler’de deniz kuvvetlerini artırdı ve Venezuela’ya ait petrol tankerlerine el koydu; bu operasyonlarda en az üç geminin ele geçirildiği ve milyonlarca varil ham petrolün ABD denetimine alındığı bildirildi. ABD Sahil Güvenlik Komutanlığı ve donanma unsurları, Venezuela açıklarında bağlantılı olduğu iddia edilen diğer tankerleri de takip ettiğini duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump, yaptırımlar ve ablukayı gerekçe göstererek Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro yönetimini “yabancı terör örgütü” ilan etti. Trump, Caracas yönetiminin istifasının “akıllıca olacağını” belirtti. ABD Başkanı, Venezuela hava sahasını kapatacağını söyleyerek baskıyı artırdı ve Washington’ın Karayip operasyonlarını genişletebileceğini vurguladı. Maduro ise Caracas’taki bir mitingde Libya veya Irak benzeri bir senaryo istemediklerini belirtti ve ABD baskılarına karşı direneceklerini duyurdu. Maduro ayrıca bir mitingde kılıç sallayarak "emperyalist saldırganlığa" karşı Venezuela halkını hazırlıklı olmaya çağırdı. Rusya ve Çin ise ABD’nin artan baskısına tepki göstererek Venezuela’ya destek açıklamaları yaptı. Trump, Venezuela’ya yönelik baskı politikasının sürdürülmesi gerektiğini yineleyerek Caracas yönetimi üzerinde siyasi ve ekonomik baskı oluşturmayı sürdüreceğini kaydetti.
TAYLAND-KAMBOÇYA GERİLİMİ: İSTİKRARSIZ CEPHE
Tayland ile Kamboçya arasındaki uzun süredir devam eden sınır gerilimi, yılın ikinci yarısında sıcak çatışmaya dönüştü ve bölgedeki askerî hareketlilik belirgin biçimde arttı. Çatışmalar, 8 Aralık’ta yeniden alevlendi ve sınır hattında yoğun topçu, roket ve hava saldırıları başladı. Tayland Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne ait F-16 savaş uçakları, Kamboçya’nın Poipet ve Serei Sophaon yakınlarındaki askeri hedeflerini bombalayarak bombardıman gerçekleştirdiğini duyurdu. Tayland güçleri, F-16’lardan atılan bombalarla bazı askeri depoları ve BM-21 roket sistemlerinin bulunduğu bölgeleri vurdu. Kamboçya tarafı ise Tayland jetlerinin yol ve sivil altyapıyı da hedef aldığını iddia etti. Tayland Sağlık Bakanlığı, saldırılarda çok sayıda sivilin yaşamını yitirdiğini ve yaralandığını bildirdi. Kamboçya hükümeti de çatışmalarda en az 12 kişinin öldüğünü ve 74 kişinin yaralandığını açıkladı. Her iki tarafın bombardımanları, bölgedeki yerleşim alanlarında büyük zarara yol açtı ve yaklaşık 500 bin kişi yerlerinden edildi.
![]()
Kızıldeniz'in suları yıl boyunca durulmadı.
KIZILDENİZ: TİCARİ GEMİLERE SALDIRILAR VE KARŞILIKLI MİSİLLEMELER
Kızıldeniz, Yemen merkezli çatışmaların genişlemesiyle birlikte yoğun siyasi ve askerî gerilimin yaşandığı başlıca alanlardan biri oldu. İran destekli Husiler, Gazze ile dayanışma amacıyla Kızıldeniz’de İsrail ve müttefikleriyle ilişkili ticari gemileri hedef aldıklarını duyurdu. Husilerin yıl boyunca İHA'lar ve balistik füzelerle gerçekleştirdiği saldırılarda bazı ticari gemiler hasar gördü. Husiler, saldırıların İsrail’e baskı amacı taşıdığını ve deniz trafiğini kısıtlamayı hedeflediklerini açıkladı. Bu gelişmeler üzerine ABD, Yemen’de Husi kontrolündeki askeri altyapılara hava saldırıları düzenledi. ABD, bombardımanlarda füze rampaları, radar sistemleri ve silah depolarını hedef aldığını öne sürdü. Öte yandan Trump'ın Yemenli köylülere yönelik bir hava saldırısının görüntülerini paylaşması, uluslarası kamuoyunda tartışmalara yol açtı. İsrail de Yemen’e yönelik hava saldırıları gerçekleştirerek Husi askeri noktalarını vurduğunu bildirdi. Husiler, bu saldırılarda sivil kayıpların yaşandığını duyurdu. Husiler, saldırılara karşılık olarak İsrail topraklarına füze saldırıları düzenledi. Saldırılarda İsrail'in en büyük havalimanı Ben Gurion hasar gördü. İsrail ordusu, bu füzelerin büyük bölümünün hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini bildirdi.
KÜRESEL DİPLOMASİ
![]()
NATO 2025: SAVUNMA HARCAMALARI VE YENİ GÜVENLİK DOKTRİNİ
NATO gündeminin merkezinde savunma harcamalarının artırılması ve ittifakın yeni güvenlik doktrini yer aldı. ABD Başkanı Donald Trump, NATO üyesi ülkelerin savunmaya ayırdıkları bütçelerin yetersiz olduğunu belirterek, yüzde 2’lik mevcut hedefin aşılması gerektiğini dile getirdi. Trump, bazı müttefiklerin savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılanın en az yüzde 3’ü ve üzerine çıkarmasını talep etti. Washington yönetimi, bu çağrıların karşılık bulmaması halinde Avrupa ülkelerine yönelik ticari yaptırımlar ve ek vergi uygulamalarının gündeme gelebileceğini duyurdu. ABD tarafı, Avrupa’nın güvenliğinin uzun süredir ABD askeri gücüyle sağlandığını vurgulayarak mali yükün paylaşılmasını istedi. Bu baskı, Avrupa başkentlerinde savunma politikalarına dair yeni tartışmaları hızlandırdı. Fransa ve Almanya başta olmak üzere bazı ülkeler, ortak savunma kapasitesi oluşturulmasını öngören “Avrupa ordusu” fikrini yeniden gündeme taşıdı. Avrupa Birliği içinde savunma sanayii yatırımlarının artırılması ve ortak silah üretim projelerinin genişletilmesi yönünde adımlar atıldı. Birçok Avrupa ülkesi, savunma bütçelerinde tank, hava savunma sistemi ve mühimmat alımlarına daha fazla kaynak ayırdı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İttifak'ın güncellenen güvenlik doktrininin, Rusya tehdidinin yanı sıra Çin’i uzun vadeli stratejik rakip olarak tanımladığını belirtti. Siber güvenlik, uzay ve yapay zekâ temelli savunma sistemleri, NATO'nun yeni döneminde öncelikli alanlar arasında gösterildi.
![]()
İstanbul, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bitirilmesini hedefleyen görüşmelere ev sahipliği yaptı.
TÜRKİYE'NİN ULUSLARARASI ARENADAKİ YÜKSELEN ROLÜ
Türkiye, uluslararası arenada arabuluculuk çabalarıyla barış diplomasisini 2025 yılında da sürdürdü. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sona ermesi için yeniden başlatılan barış görüşmeleri İstanbul'da yapıldı. Mayıs ayında düzenlenen doğrudan görüşmelerde taraflar arasında savaşın sona erdirilmesine ilişkin güven artırıcı adımlar üzerinde tartışıldı ve esir değişimi konusunda prensipte anlaşma sağlandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, diplomasinin kalıcı barış için geçerli yol olduğuna inandıklarını belirterek İstanbul’da dördüncü bir tur görüşmeye hazır olduklarını bildirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski de ortak açıklamalarda Türkiye’nin “İstanbul sürecinin sorunları giderecek şekilde devreye girmesinin faydalı olacağı” görüşünü paylaştı. Ankara, Gazze konusunda da aktif diplomasi yürüttü ve ateşkesin uygulanmasına ilişkin uluslararası çabalara destek verdi. Fidan, Türkiye’nin Gazze’ye yardım ve yeniden inşa faaliyetlerinde rol almaya devam edeceğini söyledi. Erdoğan, uluslararası temaslarında kalıcı barış için iki devletli çözümün önemine dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Türkiye, 2025’te hem Doğu Avrupa hem de Orta Doğu’da barış ve istikrar gündemlerinde aktif bir müzakereci olarak öne çıktı.
ÖZGÜR SURİYE'NİN BİR YILI
![]()
Esad rejiminin 2011'de başlayan ve yaklaşık 13 yıl süren saldırıları nedeniyle Suriye'de yüz binlerce kişi hayatını kaybetti. Ülkede ağır bir yıkım bırakan bu saldırılar nedeniyle Suriye nüfusunun yarısından fazlası yerinden oldu ve başka ülkelere göç etmek zorunda kaldı.
YENİ BİR SAYFA AÇILDI
Suriye'de İdlib’den başlayan ve dalga dalga yayılan "Düşmanı Caydırma Operasyonu", Esad yönetiminin devrilmesi ve 61 yıllık Baas rejiminin çökmesiyle sonuçlandı. Rejimin saldırıları Suriye halkında kapanması zor yaralar bırakırken, 8 Aralık'taki devrimle ülkede yeni bir sayfa açıldı.
![]()
GÜNLÜK YAŞAMI DOĞRUDAN ETKİLEYEN KARARLAR
Beşar Esad rejiminin çöküşüyle sonuçlanan operasyonun ardından kurulan yeni yönetim, bir yandan elektrik hizmeti sağlanması ve memur maaşlarının ödenmesi başta olmak üzere temel hizmetlere ilişkin düzenlemelere gitti, diğer yandan vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkileyen kararları hayata geçirdi.
Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle haziran ayında memur maaşlarına yüzde 200 oranında zam yapıldı. Böylece 250 bin Suriye lirası (dönemin kuru ile yaklaşık 15 dolar) olan memur maaşı, 750 bin Suriye lirasına (yaklaşık 65 dolar) yükseltildi.
Öte yandan, 14 yıl süren bombardımanlar nedeniyle ülke genelinde ağır tahribata uğrayan elektrik şebekesinde onarım ve bakım çalışmaları başladı.
15 YIL SONRA İLK KEZ KESİNTİSİZ ELEKTRİK VERİLDİ
Enerji Bakanlığı, Türkiye’nin desteğiyle Azerbaycan’dan temin edilen doğal gazın da katkısıyla ana elektrik santrallerinde yürütülen çalışmaların ardından üretim kapasitesinin artırıldığını açıkladı.
Devrik yönetim döneminde günde yalnızca birkaç saat elektrik verilirken, alınan yeni tedbirlerle bu süre kısa zaman içinde günde 8-10 saate çıktı.
Halep, Humus ve Şam gibi büyük şehirlerde ise deneme amaçlı olarak 15 yıl sonra ilk kez 24 saat kesintisiz elektrik verildi.
Suriye toplumun hafızasında kötü bir iz bırakan Saydnaya, Mezze askeri hapishanesi ile Hatib şubesi gibi hapishanelerinin kapılarına kilit vuruldu.
![]()
Şara, 58 yıl sonra BM'de konuşan ilk Suriye lideri oldu.
ŞARA ULUSLARARASI ARENADA BOY GÖSTERDİ
Değişim bunlarla sınırlı kalmadı. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara uluslararası arenada da ülkesine yer açmaya başladı.
Şara 24 Eylül’de Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'na katıldı ve devlet başkanlarına hitap etti. Şara 58 yıl sonra BM'de konuşan ilk Suriye lideri olarak kayıtlara geçerken, tarihi konuşmasında, "Suriye, dünya milletleri arasında hak ettiği yeri geri alıyor" ifadelerini kullandı.
Suriyeli liderin burada yaptığı konuşma sembolik olarak büyük bir öneme sahipti. Yalnızca bir yıl önce ABD tarafından başına 10 milyon dolar ödül konan bir isim olarak BM kürsüsünde heyetlere hitap etmesi ve ziyaret kapsamında birçok liderle ikili görüşmelerde bulunması Suriye'nin aralık ayından beri geçtiği olağanüstü değişim sürecini anlatan çarpıcı bir anekdot olarak kaldı.
TRUMP'LA OVAL OFİS'TE GÖRÜŞTÜ
Şara, 10 Kasım'da da ABD'ye resmi bir ziyaret gerçekleştirdi ve Oval Ofis'te ABD Başkanı Trump ile bir araya geldi. Bir ilk niteliği taşıyan görüşmenin sonunda iki liderin birbirine hediyeler verdiği ve sohbet ettiği esprili anlar sosyal medyada geniş yer buldu.
![]()
2025'E DAMGA VURAN İSİM: DONALD TRUMP
2025’e damga vuran isimlerden biri tartışmasız Donald Trump oldu. Trump’ın yeniden başkan olması, 2025’in daha ilk aylarında hem ABD içinde hem küresel düzlemde “alışılmışın dışında” bir tempo yarattı.
Yılın ilk aylarından itibaren göç, sınır güvenliği ve federal kurumlara ilişkin aldığı kararlar, “Trump 2.0” olarak adlandırılan yeni dönemin tonunu belirledi. İç politikada kutuplaşma derinleşirken, Trump’ın doğrudan ve filtresiz dili hem destekçilerini konsolide etti hem de muhalefeti daha görünür hale getirdi. ABD kamuoyunda siyaset, bir kez daha Trump etrafında şekillendi.
Dış politikada ise “Önce Amerika” yaklaşımı 2025 boyunca belirleyici oldu. NATO müttefiklerine savunma harcamaları konusunda yapılan baskı, Ukrayna savaşı bağlamında dile getirilen “hızlı çözüm” söylemi ve Orta Doğu’da özellikle İsrail merkezli tutum, Washington’ın geleneksel müttefikleriyle ilişkilerinde gerilime yol açtı. Bu süreçte ABD’nin küresel rolü ve güvenilirliği uluslararası kamuoyunda yoğun biçimde tartışıldı.
Ekonomide Trump’ın korumacı söylemleri ve ticaret politikalarına dair mesajları, piyasalarda dalgalanmalara neden oldu. Çin ve Avrupa Birliği ile olası ticari gerilimler yakından izlenirken, Trump’ın her açıklaması finans çevreleri tarafından anında fiyatlandı. Medya üzerindeki güçlü gündem belirleme etkisiyle Trump, 2025’te yalnızca ABD iç siyasetini değil, küresel tartışmaları da yönlendiren başlıca aktörlerden biri oldu.
![]()
TRUMP'A GÖRE TRUMP
ABD Başkanı Donald Trump, siyasi kariyeri boyunca yalnızca politikalarıyla değil, kendisini merkeze koyan iddialı söylemleriyle de dikkat çekti. Kimi zaman ekonomik başarıları, kimi zaman orduyu yeniden inşa ettiğini ya da savaşları bitirdiğini öne süren Trump’ın bu ifadeleri, liderlik anlayışını ve siyasi iletişim tarzını açık biçimde yansıtıyor.
İşte ABD liderinin kamuoyunda en çok ses getiren cümlelerinden bazıları:
“I ended eight wars.” (Sekiz savaşı bitirdim.)
“I alone can fix it.” (Bunu tek başıma ben düzeltebilirim.)
“Nobody knows more about taxes than I do.” (Vergiler konusunda benden daha bilgili kimse yok.)
“I know more about ISIS than the generals do.” (DEAŞ’ı generallerden daha iyi biliyorum.)
“No one has done more for the Black community than Donald Trump.” (Siyahiler için Donald Trump’tan daha fazlasını yapan olmadı.)
“I’m the most transparent president in history.” (Tarihin en şeffaf başkanıyım.)
“We’ve done more in a short period of time than any administration in history.” (Bu kadar kısa sürede tarihteki herhangi bir yönetimden daha fazlasını yaptık.)
“Nobody respects women more than I do.” (Kadınlara benden daha çok saygı duyan yok.)
“We built the greatest economy in the history of the world.” (Dünya tarihinin en büyük ekonomisini kurduk.)
“The stock market is at an all-time high because of me.” (Borsa benim sayemde rekor kırdı.)
“I rebuilt the military.” (Orduyu ben yeniden inşa ettim.)
“Many people say I’m the greatest president since Abraham Lincoln.” (Birçok kişi Lincoln’den sonraki en büyük başkan olduğumu söylüyor.)
“Nobody’s ever seen anything like this.” (Kimse daha önce böyle bir şey görmedi.)
![]()
Trump ile Zelenski arasında Beyaz Saray'da yaşananlar, diplomatik teamül sınırlarını aştı.
2025’İN UNUTULMAZ ANLARI
Zelenski ile yaşadığı tartışma: ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna lideri Volodimir Zelenski ile yaptığı görüşmede, savaşın gidişatına ilişkin sert ifadeler kullandı. Trump’ın “ABD her şeyi tek başına sırtlandı” sözleri diplomatik gerilime yol açtı.
Putin ile Alaska zirvesi: Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Alaska’da sürpriz bir zirvede bir araya geldi. Görüşme, Ukrayna savaşı ve küresel güvenlik dengeleri açısından “yeni bir sayfa mı açılıyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
Şara ve Salman görüşmesi: Trump’ın Orta Doğu turunda Şara ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile gerçekleştirdiği temaslar dikkat çekti. Enerji, güvenlik ve normalleşme mesajlarının verildiği görüşmeler, Washington’un bölgeye dönüş hamlesi olarak yorumlandı.
![]()
Elon Musk ile sıkı dostluk, ani ayrılık: Trump ile teknoloji milyarderi Elon Musk arasındaki yakın ilişki, kamuoyu önünde yaşanan polemiklerle kısa sürede sona erdi. Sosyal medya üzerinden yapılan karşılıklı açıklamalar gündeme damga vurdu.
BM zirvesindeki prompter arızası: Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşması sırasında prompter arızasıyla karşılaştı. Metinden kopan Trump’ın doğaçlama sözleri ve salondaki tepkiler, zirvenin en çok konuşulan anlarından biri oldu.
![]()
TRUMP’IN 2025 TAKVİMİ
Ocak 2025 | Trump Beyaz Saray’a Döndü: Yemin töreni günlerce konuşuldu
Şubat 2025 | NATO’ya Savunma Harcaması Uyarısı: Trump ilk iş olarak NATO'ya gözdağı verdi ve müttefiklerine savunma harcamalarını artırmaları yönünde çağrıda bulundu
Mart 2025 | Beyaz Saray’da Zelenski ile Tartışma: Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile yapılan görüşmede, ABD’nin Ukrayna’ya desteği ve savaşın geleceği konusunda sert görüş ayrılığı yaşandı. Görüşmenin tonu diplomatik teamüllerin dışına çıktı
Nisan 2025 | Gazze Savaşı – İsrail’e Açık Destek: Trump, Gazze savaşı sırasında İsrail’e desteğini açık biçimde sürdürdü. ABD’nin arabulucu rolü tartışmaya açıldı.
![]()
Mayıs 2025 | Çin ve Tayvan Hakkında Sert Açıklamalar: Trump, Çin’i “stratejik rakip” olarak tanımladı; Tayvan konusunda net uyarılar yaptı. ABD–Çin ilişkilerinde yumuşama ihtimali azaldı.
Haziran 2025 | Alaska’da Putin ile Görüşme ve İran gerilimi: Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yüz yüze görüştü. Ukrayna savaşı sürerken ABD–Rusya doğrudan temas kurdu. Görüşme yeri ve zamanlaması dikkat çekti Trump yönetimi, taraflara ateşkes ve müzakere yönünde baskıyı artırdı. Avrupa’da diplomasi trafiği hızlandı.
İran ile İsrail arasında 12 gün süren doğrudan çatışma yaşandı; ABD diplomatik olarak devreye girdi.
![]()
Temmuz 2025 | ABD–Venezuela Hattında Sertleşme: Trump, Venezuela yönetimine yönelik sert açıklamalar yaptı; yaptırım sinyali verdi. Latin Amerika’da ABD gerilimi yeniden yükseldi. ABD'nin peş peşe operasyonları tansiyonu daha da yükseltti
Ağustos 2025 | Göç Politikalarında Sert Uygulamalar: Trump yönetimi sınır güvenliği ve göç uygulamalarını sertleştirdi. Bu durum ABD içinde protestolar, uluslararası insan hakları eleştirilerine neden oldu
Eylül 2025 | BM Haftası – Trump’ı öfkelendiren aksilik ve 20 maddelik Gazze planı: Trump, küresel krizlere “önce ABD” perspektifiyle yaklaşacağını yineledi. Müttefiklerle mesafeli ama net bir çizgi. Kürsüde yaşanan prompter arızası ve Trump'ın öfkesi günlerce konuşuldu
29 Eylül’de Trump, Beyaz Saray’da Gazze için 20 maddelik ateşkes planını açıkladı.
Ekim 2025 | Gazze ateşkesi: Gazze planı taraflarca imzalandı ve ateşkes fiilen yürürlüğe girdi.
Kasım 2025 | İsrail’e mesaj: Trump, Gazze ateşkesi sonrası İsrail ve bölge aktörlerine “plan dışına çıkılmayacak” mesajı verdi
![]()
Aralık 2025 | Altın kart uygulaması başladı: ABD yönetimi, 1 milyon dolar karşılığında yabancı başvuru sahiplerine "hızlandırılmış vize süreci ve uzun vadede vatandaşlığa geçiş imkanı" sunan "Trump Altın Kart (Trump Gold Card)"ı uygulamaya koydu.
DOĞAL AFETLER
AVRUPA'DA SICAK HAVA DALGALARI VE YANGINLAR
2025 yılında Avrupa’nın birçok bölgesinde sıcak hava dalgaları, toplum yaşamını ve doğal çevreyi derinden etkiledi. Kıtanın güneyinde, özellikle haziran ve temmuz aylarında sıcaklıklar birçok bölgede 40 derecenin üzerine çıkarak sağlık ve yangın riskini artırdı. Fransa’da da benzer şekilde sıcak hava dalgası sırasında elektrik şebekelerinde sorunlar yaşandı ve yetkililer, kesintilerin yüksek talep ve sıcaklık baskısıyla ilişkisini araştırdıklarını açıkladı. Yunanistan’da uzun süren sıcak ve kurak hava koşulları, farklı bölgelerde orman yangınlarının çıkmasına neden oldu ve çok sayıda yerleşim birimi tedbir amaçlı boşaltıldı. Bulgaristan’da da yüksek sıcaklıkların etkisiyle tarım arazileri ve ormanlık alanlarda yangınlar görüldü, bazı bölgelerde ulaşım geçici olarak durduruldu. Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nde yaz aylarında çıkan büyük çaplı yangınlar, geniş alanların zarar görmesine neden oldu. Lefkoşa yakınlarına kadar yayılan yangınlar, itfaiye ekiplerinin yoğun çabalarıyla söndürülebildi.
![]()
HİNDİSTAN-PAKİSTAN SICAK HAVA DALGASI
2025 yılında Hindistan ve Pakistan’da aşırı sıcak hava dalgaları yılın başından itibaren etkisini artırarak bölge genelinde yaşamı zorlaştırdı. "2025 Hindistan-Pakistan sıcak hava dalgası" adı verilen bu olay, Nisan ayı başında başlayıp Temmuz’a kadar sürdü ve her iki ülkede mevsim normallerinin çok üzerinde sıcaklıklar kaydedildi. Hindistan’ın kuzey ve batı bölgelerinde sıcaklıklar sıklıkla 40 derecenin üzerine çıktı ve özellikle Rajasthan gibi eyaletlerde ölçülen maksimum değerler normalin 5–8 derecenin üstüne çıktı. Pakistan’da da Belucistan ve Pencap gibi bölgelerde termometreler 47–48 °C seviyelerini buldu ve sıcak hava stresi halk sağlığını tehdit etti. Bölgesel meteoroloji birimleri, bu dönemde güç talebinin arttığını ve elektrik şebekelerinde kesintiler yaşandığını bildirdi; özellikle klimaların yaygın kullanımı nedeniyle enerji talebinin şebekeye yük bindirdiği değerlendirildi. Sıcakların etkisine bağlı olarak tarım sektöründe de ciddi sıkıntılar görüldü ve mahsul üretimi olumsuz etkilendi. Sağlık otoriteleri, başta yaşlılar ve çocuklar olmak üzere risk altındaki gruplar için uyarılarda bulundu. Sıcak hava dalgası süresince 455 kişinin dolaylı etkiler nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi.
SENYAR SİKLONU
Senyar Siklonu, Kasım 2025’te Güneydoğu Asya’da nadir görülen tropikal siklonlardan biri olarak Malakka Boğazı üzerinde oluştu ve şiddetli yağışlarla büyük yıkıma yol açtı. Aşırı yağış dalgası, özellikle Endonezya’nın Sumatra adası, Tayland, Malezya ve çevre bölgelerde etkili oldu ve milyonlarca insanı doğrudan etkiledi. Siklonun tetiklediği yağışlar sonucunda oluşan seller ve heyelanlarda binlerce kişi hayatını kaybetti ve yüz binlerce kişi evlerini kaybetti. Endonezya’nın Sumatra bölgesinde yoğun yağışlar yolları, köprüleri yıktı ve acil ulaşımı zorlaştırdı; yüzlerce kişinin kaybolduğu açıklandı. Sri Lanka, Tayland ve Malezya gibi ülkelerde de siklon kaynaklı ani seller sonucu birçok kişi hayatını kaybetti ya da kayboldu.
![]()
ABD'DE YANGINLAR VE SELLER
ABD’de yangınlar ve seller ülke genelinde ciddi insani ve ekonomik etkilere yol açtı. Ocak ayında Los Angeles ve çevresinde başlayan orman yangınları, rüzgârın etkisiyle hızla yayılarak onlarca binayı yok etti ve çok sayıda yerleşim yerinin tahliye edilmesine neden oldu; bu yangınlarda 25 kişi hayatını kaybetti. Los Angeles’ta yangın alanları çevresindeki bölgelerde yüz binlerce insan güvenlik gerekçesiyle evlerini terk etmek zorunda kaldı. ABD’nin batı kıyısındaki yangın sezonu, Kaliforniya dışında Utah ve Colorado gibi eyaletlerde de geniş alanları etkileyen büyük yangınlarla devam etti ve bu yangınlar milyonlarca dönümlük ormanlık alanı etkiledi.
![]()
Yazın ilerleyen dönemlerinde ise New Mexico gibi eyaletlerde ani ve şiddetli yağışlara bağlı seller görüldü. Kuzey California'da ise aşırı yağışlar sele yol açtı ve bölgede su baskınları nedeniyle can kayıpları yaşandı. Ekstrem hava olayları, 2025’te ABD’de yangın ve su baskınlarının ekonomik maliyetlerini yüz milyarlarca dolara yükseltti. Texas’ın merkez bölgelerini vuran sel felaketleri ise en az 135 kişinin ölümüne neden oldu. 2025 yılında ABD’de yangın, sel ve şiddetli fırtınalar nedeniyle 600'den fazla kişi yaşamını yitirdi.
![]()
KAMÇATKA DEPREMİ
2025 yılında Rusya’nın doğusunda yer alan Kamçatka Yarımadası açıklarında meydana gelen 8,8 büyüklüğündeki deprem, bölge ve çevresinde ciddi sarsıntılara yol açtı. Deprem, 30 Temmuz 2025’te yerel saatle sabah erken saatlerde deniz tabanında oluştu ve 21. yüzyılın en büyük üçüncü depremi olarak kayıtlara geçti. Deprem, Petropavlovsk-Kamçatsky kenti yakınlarındaki sismik kuşakta gerçekleşti. Yarımadada ve çevresinde yüzlerce küçük ve orta şiddetli artçı sarsıntı kaydedildi. Deprem sonrasında Pasifik Okyanusu kıyılarındaki Rusya, Japonya ve ABD’nin batı sahillerinde tsunami uyarıları verildi. Pasifik ülkeleri tsunami riski nedeniyle Bölgede acil durum ilan ederek ve kıyı şeritlerinden uzak durulması çağrıları yaptı. Japonya’nın kuzeyindeki sahil kesimlerinde siviller, tsunami uyarısı geçene dek yüksek noktalarda bekledi. Resmî raporlarda, doğrudan deprem nedeniyle geniş çaplı can kayıplarının bildirilmediği ancak yaralanmaların yaşandığı aktarıldı. Depremin ardından Kamçatka bölgesindeki Krasheninnikkov Yanardağı aktif hale gelerek lav püskürttü.
MYANMAR DEPREMİ
Myanmar’da 28 Mart’ta meydana gelen şiddetli deprem, bölge ve çevresindeki ülkeleri etkileyen geniş çaplı bir felakete dönüştü. Depremin merkez üssü, Myanmar’ın Mandalay ve Sagaing bölgeleri yakınlarında kaydedilen 7,7 büyüklüğündeki ana sarsıntı oldu ve kısa süre sonra 6,4 büyüklüğünde bir artçı sarsıntı ile ardından geldi. Sarsıntılar, Myanmar’da evlerin, kamu binalarının ve kritik altyapıların ciddi şekilde zarar görmesine yol açtı. Bölgede on binlerce bina çöktü ya da ağır hasar aldı. Deprem nedeniyle Myanmar’da binlerce kişi hayatını kaybetti, on binlerce kişi yaralandı ve yüzlerce kişinin kayıp olduğu bildirildi. Myanmar'da devam eden iç savaş nedeniyle depremin yol açtığı kayıplara ilişkin kesin veriler bulunmuyor. Deprem Tayland’da Bangkok gibi büyük şehirlerde de binaların hasar görmesine neden oldu.
![]()
FİLİPİNLER'DEKİ DEPREMLER
Filipinler'in Cebu Adası açıklarında 6,9 büyüklüğünde deprem kaydedildi. Deprem özellikle Visayas bölgesinde ciddi yıkıma yol açtı; ölü sayısı yetkililerce 70’lere yükseltildi ve yüzlerce kişi yaralandı, binlerce ev hasar gördü. Ekim ayında Filipinler’in güneyindeki Mindanao Adası açıklarında 7,4 büyüklüğünde başka bir şiddetli sarsıntı meydana geldi ve tsunami uyarısı yapıldı. Aynı dönemde Isabela eyaletinde 6,7 büyüklüğünde farklı bir deprem daha kaydedildi. Pasifik Ateş Çemberi'nde yer alan Filipinler, aktif fay hatlarıyla çevrili olması nedeniyle büyük depremlerin sıkça görüldüğü bir ülke olarak biliniyor.
UÇAK KAZALARI
HİNDİSTAN UÇAK KAZASI
Haziran ayında Hindistan’da yaşanan uçak kazası, uluslararası sivil havacılık tarihinin en ölümcül kazalarından biri oldu. Air India’nın AI171 sefer sayılı Boeing 787-8 Dreamliner uçağı, Ahmedabad’dan Londra’ya gitmek üzere havalandıktan kısa süre sonra düştü ve uçağın enkazı bir tıp okulunun yurdu binasına çarptı. Kazada uçaktaki 230 yolcu ve 12 mürettebattan 241 kişi hayatını kaybetti, yere düşüş sırasında enkaz bölgesinde bulunan 19 kişi de yaşamını yitirdi. Kazanın ardından yürütülen kurtarma çalışmalarında, sadece bir kişi sağ olarak kurtarıldı. Yetkililer, 11A koltuğunda oturan Vishwash Kumar Ramesh'in kazadan sağ kurtulmasını "mucize" diye tanımladı. Ramesh, kazanın hemen ardından uçağın enkazında bir açıklık bulduğunu ve buradan çıkarak kurtulduğunu söyledi.
![]()
San Diego’da meydana gelen kazada Cessna Citation 2 tipi jet düştü, uçaktaki 6 kişi yaşamını yitirdi.
ABD'DEKİ UÇAK KAZALARI
ABD’de sivil ve askerî uçak kazaları 2025'te benzeri görülmemiş seviyeye çıktı. Ocak ayının sonunda Washington DC yakınlarında Ronald Reagan Havalimanı’na yaklaşırken bir yolcu uçağı ile bir askeri helikopterin çarpışması sonucu 67 kişi yaşamını yitirdi. Kazada hem uçaktaki yolcular hem de helikopter mürettebatı hayatını kaybetti. Aynı dönemde Philadelphia yakınlarında Med Jets adlı hava ambulansının düşmesiyle 5 kişiden oluşan mürettebat ve uçağın düştüğü bölgedeki 2 kişi öldü. Mayıs ayında San Diego’da Cessna Citation 2 tipi jet düştü, uçaktaki 6 kişi yaşamını yitirdi. Kasım ayında Kentucky’de UPS kargo uçağı kalkış sırasında düştü, 15 kişi yaşamını yitirdi. Aralık ayında ise North Carolina’da bir jet kalkış sırasında düştü, kazada 7 kişi öldü. Ayrıca Massachusetts ve Texas'ta bir günde 2 ayrı küçük uçak kazasında toplam 4 kişi hayatını kaybetti. Colorado’da iki küçük uçak havada çarpıştı; kazada 1 kişi yaşamını yitirdi, 3 kişi de yaralandı. 6 Şubat’ta Bering Air’a ait Cessna 208B Grand Caravan uçağı Alaska’da Unalakleet’ten Nome’ye uçarken Norton Sound üzerinde düşerek uçaktaki 10 kişinin tamamının ölümüne yol açtı. Arama kurtarma ekipleri uçağın enkazını buldu ancak kimse kurtarılamadı.
![]()
RUSYA’DA UÇAK KAZASI
24 Temmuz 2025’te Rusya’nın uzak doğusundaki Amur Oblastı’nda Angara Airlines’a ait bir Antonov An-24RV uçağı, Tynda Havaalanı’na inişe hazırlanırken kötü görüş koşullarında ormanlık alana çakıldı. Uçakta bulunan 42 yolcu ve 6 mürettebat dahil olmak üzere tüm 48 kişi hayatını kaybetti.
HONDURAS’TAKİ KAZADA 5 KİŞİ KURTULDU
17 Mart’ta Honduras’tan ayrılan Aerolínea Lanhsa’ya ait Jetstream 32 uçağı kalkıştan kısa süre sonra denize çakıldı. Uçakta bulunan 15 yolcu ve 2 mürettebattan 12’si yaşamını yitirdi, 5 kişi yaralı kurtarıldı.
![]()
F-16 VE F-35 KAZALARI
Ocak ayında Alaska’daki Eielson Hava Kuvvetleri Üssü’nden eğitim uçuşu yapan bir F-35A savaş uçağı düşerken pilot zorunlu fırlatma koltuğunu kullanarak kurtuldu, olayda can kaybı yaşanmadı. 31 Temmuz'da California’daki Lemoore Donanma Hava Üssü yakınlarında bir F-35C modeli de tarlaya düştü ve yine pilot fırlatma sistemi sayesinde hayatta kaldı. ABD Hava Kuvvetleri'ne (USAF) ait F-16 savaş uçağı, 4 Aralık'ta Nevada’daki Nellis Hava Kuvvetleri Üssü’ne bağlı “Thunderbirds” akrobasi timinin bir parçası olarak rutin eğitim uçuşu icra ederken Kaliforniya’nın San Bernardino bölgesi yakınlarında yere çakıldı. Kazada pilot, düşüşten önce fırlatma koltuğunu kullanarak uçaktan ayrılmayı başardı ve hafif yaralarla hastaneye kaldırıldı.
2025'TE GÜNDEMİN ÇOK KONUŞULANLARI
![]()
BLUE ORIGIN NS-31 6 KADINLA UZAYA ÇIKTI
Amazon'un kurucusu Jeff Bezos'un uzay şirketi Blue Origin'in uzay turizmi programı New Shepard bu kez tamamı kadınlardan oluşan mürettebatlı uçuşla gündeme geldi. 14 Nisan günü yapılan ve 10 dakika 21 saniye süren uçuşta Bezos'un o zaman nişanlısı şu an ise eşi olan gazeteci Lauren Sanchez'in yanı sıra NASA havacılık ve uzay mühendisi Aisha Bowe, film yapımcısı Kerianne Flynn, gazeteci Gayle King, vatandaşlık hakları aktivisti Amanda Nguyen ile pop yıldızı Katy Perry yer aldı. Böylece Rus kozmonot Valentina Tereshkova'nın 1963'te Vostok 6 ile tek başına uzaya çıkan ilk kadın unvanını elde etmesinden bugüne ilk kez, sadece kadınlardan oluşan bir mürettebat uzay uçuşu gerçekleştirdi. Ancak bu sembolik önemine karşın NS-31'in yolculuğu övgüden ziyade eleştiri aldı ve alay konusu oldu.
![]()
İBER YARIMADASI KARANLIĞA GÖMÜLDÜ
Avrupa senkronize elektrik ağında 28 Nisan günü öğle saatlerinde baş gösteren problemler sonucu, kıtanın en büyük ülkelerinden bazıları elektriksiz kaldı. Kıtanın bazı yerlerinde 10 saat süren kesinti, bazı yerlerde daha da uzun süre devam etti. Portekiz, İspanya ve Andora'nın yanı sıra Fransa'nın güneybatısını etkileyen kesinti sonucu telekomünikasyon ve ulaşım sistemleri kullanılmaz hale geldi, acil durum hizmetleri askıya alındı. İspanya'da 7, Portekiz'de 1 kişi mum yangını, jeneratör egzozu zehirlenmesi gibi kesintiyle alakalı nedenlerle hayatını kaybetti. Elektrik kesintisi Fas, Grönland, Kanarya Adaları gibi noktalarda da internet erişim sorunlarına yol açtı. İspanya hükümeti kesintinin ülkenin güneyindeki küçük kesintilerin tetiklediği bir zincirleme reaksiyon sonucu yaşandığı açıklamasını yaparken Avrupa Elektrik İletim Sistemi İşleticileri Birliği'nin (ENTSO-e) kesin raporu 2026 başlarında açıklanacak.
![]()
YENİ PAPA SEÇİLDİ
Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Francis, 21 Nisan günü 88 yaşında hayatını kaybetti. 2013'ten bu yana görev yapan Francis'in ölümünün ardından, Vatikan'da yeni papayı seçmek için hummalı çalışmalar başladı. Süreç 8 Mayıs akşamı sürpriz bir ismin seçilmesiyle sona erdi: ABD ve Peru vatandaşlığı bulunan kardinal Robert Francis Prevost, 14'üncü Leo ismiyle, Katolik Kilisesi'nin 267'nci papası olarak göreve başladı. Kilise içinde orta yolcu sosyal görüşleriyle tanınan Papa Leo, ilk ayininde dünyadaki inanç yoksunluğuna değinirken, kendi idaresindeki Katolik Kilisesi'nin "bu dünyanın karanlık gecelerini aydınlatacak bir fener" olacağını söyledi. Papa Leo'nun ilk yurtdışı ziyaretindeki adresleri ise Türkiye ve Lübnan oldu. Selefinin Birinci İznik Konsili'nin 1700'üncü yıldönümünde İznik'e gelme arzusunu yerine getiren Papa Leo'nun ziyareti, ülkemizde büyük ses getirdi.
![]()
LOUVRE MÜZESİ SOYULDU
Dünyanın en fazla ziyaret edilen müzesi en hareketli günlerinden birinde, 19 Ekim Pazar sabahı sadece 7 dakika içinde soyuldu. Yüzlerinde maskeler, ellerinde taşlama makineleriyle Louvre'a gelen dört hırsız, müzenin Napoleon ve Josephine Bonaparte koleksiyonunda bulunan dokuz parçayı çalarak ortadan kayboldu. Film senaryolarını aratmayan soygun hem müze yönetimini hem de Paris hükümetini eleştiri oklarının hedefine oturttu. Soruşturma kapsamında toplam 11 kişi gözaltına alındı. Bunlardan altısı serbest bırakılırken, beşi hakkında iddianame hazırlandı. Yetkililer tarafından yapılan ilk açıklamalarda hırsızların "profesyonel" oldukları iddia edilirken, ilerleyen zamanda tam aksi yönde bilgiler geldi. Maddi değeri 88 milyon euro olarak hesaplanan mücevherlerin akıbeti ise halen belli değil.
![]()
O ARTIK SADECE 'ANDREW MOUNTBATTEN-WINDSOR'
2024 yılını Kral Charles ve Prenses Catherine'in hastalık haberlerinin gölgesinde geçiren İngiltere Kraliyet Ailesi, 2025 yılında da hiç gündemden düşmedi. Aile içi çalkantılar özellikle ülke basınının manşetlerinden inmezken merhum Kraliçe Elizabeth ile Prens Philip'in ortanca oğulları Andrew'nun skandalları ayyuka çıktı. Andrew'nun çok sayıda cinsel suçtan hüküm giyen ve 2019 yılında cezaevinde hayatına son veren ABD'li finansçı Jeffrey Epstein ile olan yazışmalarının Daily Mail gazetesinde yayımlanması, ağabeyi Kral Charles için bardağı taşıran son damla oldu. Buckingham Sarayı'ndan 30 Ekim'de yapılan açıklamada, daha önce York Dükü ünvanını bıraktığını ilan eden Andrew'nun "prens" ünvanının da elinden alındığı bildirildi. Bu kararın ardından birçok resmi kurum Andrew'nun ünvanlarının alındığını açıkladı. Son olarak aralık ayı ortasında Savunma Bakanlığı, Andrew'nun son askeri ünvanı olan onursal koramiral rütbesinin de alındığını duyurdu. Kral Charles'ın Andrew'nun uzun zamandır kira vermeden yaşadığı, Windsor'da bulunan konutu Kraliyet Locası'nı da boşaltmasına hükmetmesi yaşanan skandalın bir diğer boyutu oldu. İngiliz basınına göre, Andrew şimdilerde günlerini Norfolk'ta bulunan Sandringham Mülkü'ndeki Marsh Çiftliği'nde at binip televizyon seyrederek geçiriyor.
![]()
NEW YORK'UN İLK MÜSLÜMAN BELEDİYE BAŞKANI: ZOHRAN MAMDANI
Zohran Mamdani, bundan bir yıl önce ABD siyaset sahnesinde ismi bile duyulmamış bir insanken, 4 Kasım günü yapılan yerel seçimlerde tarihe geçti. Kendini "demokratik sosyalist" olarak tanımlayan 34 yaşındaki Mamdani, oyların yüzde 50,78'ini alarak, "New York'un ilk Müslüman belediye başkanı" unvanını elde etmeye hak kazandı. (Halen 'mayor-elect' statüsünde olan Mamdani'nin yemin töreni 1 Ocak günü yapılacak.) Sosyal medya stratejisiyle öne çıkan, TikTok ve Instagram gibi platformlarda yayınladığı videolarla sadece New York'ta ve ABD'de değil uluslararası kamuoyunda da ses getiren Mamdani'nin seçmen kitlesini ağırlıklı olarak ilk kez oy kullanan gençler ve beyaz olmayan işçi sınıfı vatandaşlar oluşturdu. Mamdani kampanyası boyunca "New York'ta hayat daha kolay olabilir" mesajıyla ve şefkatli yaklaşımıyla dikkat çekti. Akılda kalıcı içerikleri ve sokaklara çıkıp kendisini eleştirenler dahil insanlarla tanışıp sohbet etmek konusundaki ısrarıyla Mamdani, Andrew Cuomo ve Curtis Sliwa'yı geride bıraktı. Tüm kampanyası boyunca hedefine koyduğu ABD Başkanı Donald Trump bile, seçimden iki hafta sonra Oval Ofis'te ağırladığı Mamdani hakkında, "Bu adam şu anda New York’a odaklanmış durumda. Gerçekten harika bir iş çıkarma şansı olduğunu düşünüyorum. Ona yardım edeceğiz. Sanırım çok mantıklı bir insanla tanıştım. New York’u yeniden harika görmek isteyen ve buna odaklanan bir adamla tanıştım" diye konuştu.
![]()
ZAYIFLAMA İLAÇLARI 'DEVRİMİN EŞİĞİ'NE GELDİ
Kısaca "zayıflama iğneleri" olarak bilinen GLP-1 reseptör agonisti türü ilaçlar, 2025 yılında tıp, magazin ve ekonomi gündemlerini aynı anda şekillendirmeyi başardı. Tıp dergilerinde bu ilaçların etkileri ve yan etkilerine dair araştırmalar peş peşe yayımlanırken, magazin gazeteleri de birkaç yıl önce beden olumlama hareketinin neferi olan ünlülerin verdikleri kilolarla yepyeni görünümlere kavuştuğunu anlata anlata bitiremedi. İlaçları üreten şirketlerin hisseleri ise uluslararası piyasalarda sağlık sektörüne yatırım yapmak isteyenlerin radarındaki yerini korudu. O kadar ki The Economist dergisi, 12 Kasım'da yayımladığı, 2026'da dünyayı nelerin beklediğine ilişkin kapak dosyasında, zayıflama iğnelerine geniş bir yer ayırdı. Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu birçok ülkede bu ilaçlara ilişkin patentlerin sürelerinin 2026 yılı itibarıyla dolacağına dikkat çeken dergi, bunun sonucunda hap formunda alternatiflerin ve daha ucuz jenerik ilaçların piyasaya çıkacağını ve zayıflama ilaçlarının kullanımının 'küreselleşeceğini' öngördü. Bu küreselleşmenin etkilerinin çok büyük olacağını yazan The Economist, "Dünya Obezite Federasyonu'na göre, 2025 yılında dünyada yetişkinlerinin beşte ikisi aşırı kilolu veya obez kategorisindeydi. Bu oran 2030 yılına kadar yüzde 50'ye yani 3 milyar insana çıkabilir. Erişimin genişletilmesi kilo kaybının ötesinde büyük faydalar sağlayabilir zira yeni ilaçlar birçok başka rahatsızlığa da yardımcı olabilecek gibi görünüyor. Maliyetler düştükçe ve erişim genişledikçe, 2026 yılı sadece ticari bir dönüm noktası değil, aynı zamanda tıbbi bir devrim olarak da tarihe geçebilir" yorumunu yaptı.
![]()
'YILIN KİŞİSİ' YAPAY ZEKA SEÇİLDİ
Yapay zeka aslında bir süredir küresel gündemin ilk sıralarında yer alıyor ancak 2025, kelimenin tam anlamıyla yapay zekanın yılı oldu. İş hayatından bilime, sanattan spora her alanda yepyeni ufuklar açan yapay zeka uygulamaları aynı zamanda sık sık endişelerle de anıldı. Bu endişeleri dile getirenlerin başında "yapay zekanın babası" olarak tanınan Geoffrey Hinton gibi isimler yer alırken, özellikle ABD'de yapay zeka asistanlarının yönlendirmesiyle hayatına son verdiği iddia edilen kişilerin ailelerinin açtığı davalar büyük ses getirdi. Ancak hiçbir felaket senaryosu, yapay zekanın astronomik yükselişine engel olamadı. OpenAI, Google, xAI, Anthropic, Meta gibi devler, ürünlerini her gün biraz daha geliştirirken gelirlerini de katlamayı sürdürdü. O kadar ki Nvidia, yapay zekanın doğurduğu mikroçip talebi sonucu 5 trilyon dolar piyasa değerine ulaşan ilk şirket oldu. Bütün bunlar, TIME dergisinin 11 Aralık’ta yayımlanan 'Yılın Kişisi' seçkisinde yapay zekanın mimarlarını zirveye taşıdı. Dergi kapak fotoğrafında Nvidia CEO'su Jensen Huang'ın yanı sıra, xAI kurucusu Elon Musk, Anthropic CEO'su Dario Amodei, AMD CEO'su Lisa Su, Meta CEO'su Mark Zuckerberg, DeepMind Technologies CEO'su Demis Hassabis, Stanford Üniversitesi İnsan Merkezli YZ Enstitüsü Direktörü ve World Labs CEO'su Fei-Fei Li ile OpenAI CEO'su Sam Altman'ı bir araya getirdi.
![]()
Musk'ın annesi Maye ve oğlu X ile birlikte ABD Başkanlık uçağı Air Force One'da seyahat etmesi ülkede büyük tartışma yarattı.
ELON MUSK TRİLYONERLİĞE BİR ADIM DAHA YAKLAŞTI
2025 yılının en çok konuşulan isimlerinden biri hiç şüphesiz dünyanın en zengin insanı Elon Musk oldu. Musk, yıla Tesla CEO'su ve SpaceX kurucusu gibi ünvanlarının yanına "özel hükümet çalışanı" ünvanını da ekleyerek başladı. Donald Trump'ın göreve gelir gelmez imzaladığı kararnameyle hayata geçirdiği Hükümet Verimliliği Bakanlığı'nın (DOGE) fikir babalarından olan Musk, bir süre Trump'ın 1 numaralı danışmanı gibiydi. Oğluyla Oval Ofis'te, annesiyle Air Force One'da görüntü veren Musk, bir yandan da federal kurumların personel sayılarını ve harcamalarını kısmak için elinden geleni yapıyordu. Ancak geçmişteki atışmalarıyla akıllarda kalan Trump ile Musk'ın ittifakı yine uzun ömürlü olmadı. Yaz başında DOGE'dan ayrılan Musk, haziran sonunda Trump'ın Büyük Güzel Tasarı olarak anılan vergi indirimi yasa tasarısını açıkça eleştirip Amerika Partisi'ni kurma tehdidini savurunca ipler tamamen koptu. Musk kendi partisini kurmasa da yeri geldi şirketleriyle ilgili haberlerle yeri geldi sahibi olduğu sosyal medya platformu X'teki tartışmalı paylaşımlarıyla 2025'in geri kalanında da gündemden düşmedi. Ama en çarpıcı gelişme yılın sonunda yaşandı: Musk, 16 Aralık günü, serveti 600 milyar doları geçen ilk insan oldu. Forbes'a göre, Musk'ın serveti 29 Aralık 2025 itibarıyla 744,6 milyar dolar. Bu meblağın büyük bir kısmını Tesla ve SpaceX hisseleri oluştururken, Musk'ın dünyadaki ilk dolar trilyoneri olacağına da kesin gözüyle bakılıyor.
EKONOMİDE 2025
2025 oldukça sıra dışı ekonomik gelişmelere sahne oldu. Yıla damgasını vuran olay ise Trump'ın tarifeleri oldu. ABD Başkanı Donald Trump'ın her ülke için açıkladığı yeni gümrük tarifeler ile başlayan süreç uzun süre gündemi meşgul etti. ABD'nin AB, Hindistan, Brezilya ve Çin ürünleri için açıkladığı yeni gümrük vergileri tansiyonun yükselmesine sebep oldu. Özellikle ABD ile Çin'in açıkladığı yeni karşılıklı tarifeler adeta ticaret savaşının fitilini ateşledi. ABD ile Çin arasında yapılan müzakereler sonucu taraflar tarifelerin düşürülmesi konusunda anlaşmaya vardı.
![]()
Fed Başkanı Jerome Powell
KÜRESEL PİYASALAR
Piyasalar ise Trump'ın tarifeleri ile ısındı. Tarife krizinin etkisi, ABD Merkez Bankası Fed'in 2 kez 25 baz puan faiz indirimine gitmesi ve jeopolitik gelişmeler eşiğinde altın 2025 yılında yüzde 70'in üzerinde değer kazandı. Altının ons fiyatı uluslararası piyasalarda 4500 doları aştı. Yurtiçi piyasalarda ise gram altın fiyatı 6200 TL'yi geçti. Ancak 2025 yılının yıldızlarından biri gümüş oldu. Otomotiv sektörü, veri merkezleri ve yapay zeka teknolojisi için gerekli bir element olan gümüşe talep artarken spot gümüşün fiyatı 2025'te yüzde 141 değer kazanarak 70 doları aştı. Bitcoin 2025'te 122 bin doları görerek rekor kırdı. Petrol fiyatları ise Trump tarifeleri, İsrail'in yıl içerisinde Gazze, Suriye, İran ve Lübnan'a saldırıları, Rusya-Ukrayna Savaşı ve OPEC+ ülkelerinin üretim kararları ile dalgalı bir seyir izledi. 2025 yılı başında 82 dolara kadar çıkan Brent petrolün varil fiyatı şu günlerde 62 dolar seviyesine kadar indi.
2025 yılı yapay zeka çılgınlığının devam ettiği bir yıl oldu. Yılın hemen başlarında Çinli firma Deepseek yayınladığı sohbet robotu ile teknoloji piyasasını sarstı. Buna karşın teknoloji hisselerindeki ralli 2025 yılında da devam etti. Dünyada 5 trilyon dolar büyüklüğe ulaşan ilk şirket olan ABD'li yapay zeka çip üreticisi Nvidia 2025 yılı boyunca dünyanın en büyük şirketi olma unvanını kimseye kaptırmadı. Bunun yanında ABD'nin Çin'e yönelik çip üretim yaptırımları yılın bir diğer sıcak konusu oldu.
![]()
TÜRKİYE EKONOMİSİ
Tarife savaşları nedeniyle küresel ekonomide yavaşlama gösterirken Türkiye'nin ekonomisi büyüdü. 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 büyüyen Türkiye'nin Gayri Safi Yurt içi hasılası 2025 yılında yıllık 1.5 trilyon doları aştı. Böylece 2025 yılında Türkiye dünyanın en büyük 16. ekonomisi haline geldi. 2025 yılı ise enflasyonla mücadele açısından önemli bir yıldı. Dezenflasyon yıl boyunca ivmesini sürdürürken Kasım ayında enflasyon yüzde 31,07 ile son 2 yılın en düşük seviyesine geriledi. Merkez Bankası rezervleri 190 milyar doları aşarak rekor seviyelere ulaştı. Borsa İstanbul 100 endeksi ise yıl içinde 11 bin puanı aştı.
2025 YILININ YILDIZI TÜRK SAVUNMA SANAYİSİ
2025 yılında Türk Savunma Sanayisi için oldukça güzel gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu. Yılın ilk aylarında Milli Savunma Bakanlığı Türk Deniz Kuvvetlerinde aynı anda 30'dan fazla geminin inşasını sürdüğünü açıkladı. MSB, 285 metre boyunda olacak Milli Uçak Gemisi MUGEM'in, milli hava savunma muhribi TF-2000'in ve yerli ve milli denizaltı projesi MİLDEN için ilk saç kaynağının yapıldığını açıkladı. Yılın sonlarına doğru MSB TF-2000 hava savunma muhribinin ilk blok inşasına başlandığını da duyurdu. Her biri 149 metre olacak bu gemilerden ilkinin 2039 yılında envantere girmesi hedefleniyor. Ayrıca milli denizaltı projesi MİLDEN'in test bloğu yapımına başlandığı da açıklandı. Bu test bloğu üzerinde yapılacak testler doğrultusunda milli denizaltılar üretilecek.
Türk Deniz Kuvvetlerindeki faaliyetler bununla sınırlı kalmadı. İstif sınıfı fırkateynler, Hisar sınıfı açık deniz karakol gemileri ve Reis sınıfı denizaltılarla birlikte birçok geminin yapımına devam edildi. Milli Gemi Projesi (MİLGEM) kapsamında üretilen İstif sınıfı firkateynlerden 3'ü olan TCG İzmit, TCG İzmir ve TCG İçel denize 2025 yılı içerisinde indirildi. Deniz testleri devam eden bu gemilerin önümüzdeki yıl envantere katılması planlanıyor. Bunun yanında 2025 yılında envantere giren gemiler Ç-159 çıkarma gemisi ve Reis sınıfı denizaltılardan TCG Hızır Reis oldu.
![]()
MİLGEM sınıfı korvetler baz alınarak tasarlanan ve Pakistan'a ihraç edilen Cinnah sınıfı korvetlerden ikincisi olan Hayber, 2025 yılında Pakistan donanmasına teslim edildi. Bunun yanında yine MİLGEM projesinin bir parçası olan Hisar sınıfı açık deniz karakol gemilerinden ilki olan TCG Akhisar, NATO ve AB üyesi olan Romanya'ya satıldı. Toplamda 10 adet üretilecek Hisar sınıfı savaş gemilerinden TCG Koçhisar'ın deniz testlerine ise devam edildi
Portekiz için üretilen 2 adet Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemilerinin ilk sac kesimi de yapıldı. 2025 yılında Türk Deniz Kuvvetleri envanterini yerli ve milli ULAQ, SANCAR gibi silahlı insansız deniz araçları (SİDA) ile güçlendirdi.
Türk havacılığı oldukça dolu bir 2025 yılı geçirdi. TUSAŞ tarafından yapımı devam eden Türkiye'nin ilk 5. nesil savaş uçağı KAAN'ın Endonezya'ya satışı için sözleşme imzalandı. KAAN satışı KAAN'ın 2028 yılından itibaren seri üretime geçmesi bekleniyor. Endonezya ise 48 adet KAAN satın alacak. Bir diğer yerli ve milli uçak projesi Hürjet'in seri üretim öncesi son testlerine devam edildi. 45 adet Hürjet'in İspanya'ya satılması için sözleşme imzalandı.
![]()
Havacılıkta bir diğer gelişme ise ASELSAN üretimi MURAD AESA radarı oldu. Önce Baykar üretimi TİHA Bayraktar AKINCI'da denen MURAD AESA radarı, ardından Özgür Projesi ile modernize edilen F-16 Block 30 uçağına takıldı. Son olarak Baykar üretimi jet motorlu İHA Bayraktar KIZILELMA, MURAD AESA radarı ile tespit ettiği hedefi Roketsan üretimi yerli ve milli görüş ötesi Gökdoğan füzesi ile imha etti. Böylece tarihte ilk kez bir İHA, görüş ötesi bir hedefi imha etmiş oldu. MURAD AESA radarı birden fazla hedefi aynı anda tespit edip takibini yapabiliyor. Ayrıca 200 km ötesine kadar hedefleri tespit eden bu radar, menzili içindeki bölge ve hedeflerin 3 boyutlu haritalandırmasını da yapabiliyor.
2025'in bir diğer önemli gelişmesi ise Eurofighter Typhoon savaş uçağının alımı oldu. Yapılan anlaşmaya göre İngiltere, Almanya, İspanya ve İtalya ortak yapımı savaş uçağı Eurofighter Typhoon'dan 20 adet satın alacak. Katar ve Umman'dan alınacak 24 adet ikinci el Eurofighter Typhoonlar ile beraber Türk Hava Kuvvetleri bu uçaktan toplam 44 adet envanterine katacak. Uçakla beraber Meteor füzesi ve Brimstone gibi mühimmatlar da tedarik edilecek.
![]()
Sadece hava araçları konusunda değil Türk Savunma Sanayi füze ve mühimmat konusunda da oldukça yoğun bir yıl geçirdi. Roketsan üretimi yerli ve milli balistik füzesi Tayfun'un denemelerine devam edildi. Tayfun füzesinin denemelerde 5.5 mach ile hipersonik hızlara çıktığı bildirildi. Yine Roketsan görüş ötesi hava hava füzesi Gökdoğan ile görüş içi hava hava füzesi Bozdoğan, 2025 yılında TSK envanterine girdi. Bunun yanında Savunma Sanayi Başkanlığı, Türkiye'nin Gök Vatan'ını oluşturacak hava savunma sistemlerinin tamamı olan Çelik Kubbe'nin güçlendirilmesi amacıyla 6,5 milyar dolarlık sözleşme imzaladı.
2025 ayrıca Türk Savunma Sanayi Şirketleri için parlak bir yıl oldu. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı (SSB) Haluk Görgün, Aralık ayında yaptığı açıklamada, sektörün 2025 itibarıyla 8,5 milyar dolar seviyesinde ihracata ulaştığını ifade etti. 2025 yılında dünyanın en büyük 100 savunma sanayi şirketi arasında ASELSAN, Baykar, TUSAŞ, Roketsan ve MKE'nin de girdiği açıklandı.
2025 yılı kara kuvvetleri için de oldukça önemli bir yıldı. Yerli ve milli Altay tankı 2025 yılında seri üretime girerken üretilen ilk 3 tank Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edildi. Bunun yanında Altay tankının üretici firması BMC yeni üretim tesisini hizmete aldı.
DÜNYADAN MAGAZİN OLAYLARI
Geride kalan 365 gün boyunca magazin dünyasında birçok olay yaşandı. Bazıları tatlı bir meltem gibi esip geçti, bazıları da unutulmamak üzere hafızalara kazındı. En mutlu olaylardan yani evliliklerden başlayıp 2025’e damgasını vuran olayları ve isimleri hatırlayalım...
YILIN EN PAHALI, EN GÖSTERİŞLİ VE EN ÇOK ELEŞTİRİLEN DÜĞÜNÜ
Hem pırıltısıyla hem de yağmur gibi yağan eleştirileriyle en çok konuşulan bu düğünün mutlu çifti, dünyanın en zengin insanlarından biri olan Jeff Bezos ile Lauren Sanchez. Çift, Venedik'teki San Giorgio Maggiore'de 27 Haziran'da hayatlarını resmen birleştirdi. Düğüne de spor, sanat, siyaset, müzik, hatta kraliyet dünyasından katılmayan kalmadı. Lauren Sanchez ile Jeff Bezos'un düğünü için 46 ile 56 milyon dolar arasında para harcandığı konuşuluyor. Bazıları bu düğünü bir masal gibi izlerken bazıları da çifti "gösteriş tutkunu" düğünü ise "görgüsüzlük" olarak nitelendirdi.
![]()
GENÇ ÇİFT İLK BEBEKLERİNE KAVUŞTU
2025 yılında gösteri dünyasının, bebek sahibi olan ünlüleri de vardı. Ama bunların içinde çok konuşulan bir tanesi vardı ki o herkesten daha farklıydı. Gencecik yaşında hem şöhret hem servet kazanan Millie Bobby Brown ile geçen yıl evlendiği Jake Bongiovi, ilk bebeklerine kavuştu. Bu mutlu haberin şaşırtmasının nedeni, genç çiftin kızlarına doğal yollarla değil evlat edinme yöntemiyle kavuşmasıydı. Daha 21 yaşında olan Millie ile 23 yaşındaki kocası Jake'in neden bunca acele ettiği, neden evlat edindiği merak konusu oldu. Millie Bobby Brown, çok çocuklu bir ailede büyüdüğünü ve kendisinin de öyle geniş bir aileye sahip olmak istediğini söyledi.
Millie Bobby Brown ile ünlü müzisyen Jon Bon Jovi'nin oğlu olan Jake, kızlarının ismini açıklamadıkları gibi yüzünü de henüz kimseye göstermiş değiller.
AMBER HEARD BU KEZ BEBEKLERİYLE KONUŞULDU
Johnny Depp ile olaylı ayrılığının ardından Hollywood'u terk edip İspanya'ya yerleşen Amber Heard de bu yıl biri kız diğeri erkek ikiz bebek sahibi oldu. Ünlü oyuncunun 2021 doğumlu bir kızı daha olduğunu hatırlatıp başka ilginç bir konuya geçelim. Amber Heard'ün her üç bebeğinin de nasıl dünyaya geldiği bilinmiyor. Büyük olasılıkla taşıyıcı anne yöntemi kullanıldı ama bebeklerin babası muamma. Büyük kızının doğumundan sonra gündeme gelen, sperm donörünün Elon Musk olduğu söylentileri ikizlerin Heard'ün ailesine katılmasıyla bir kez daha gündeme geldi. Elon Musk demişken onun da bu yıl içinde çocuklarının sayısını 14'e çıkardığını not düşelim.
![]()
KRALİYET AİLELERİ DE BÜYÜDÜ
Kraliyet ailelerini de unutmayalım...İngiliz kraliyet ailesinin başını çok ağrıtan eski Prens Andrew ile Sarah Ferguson'ın büyük kızı Beatrice ve kocası Edoardo Mapelli Mozzi, Athena adını verdikleri ikinci kızlarını kucaklarına aldı. Çiftin Sienna adında bir kızı daha bulunuyor.
İsveç kraliyet ailesinin "halktan gelini" Sofia ile Prens Carl Philip de bu yıl üç erkek bebeğin üstüne ilk kızlarına kavuştu. Ines adı verile minik bebek şubat ayında dünyaya geldi.
Ürdün kraliyet ailesi de bu yıl bebek sevinci yaşadı. Veliaht Prens Hüseyin ile Prenses Rajwa'nın kızları İman'ın doğumuyla geçen yıl ilk kez torun sahibi olan Kraliçe Rania ile Kral Abdullah bu yıl ikinci kez torun sevinci yaşadı.
Çiftin büyük kızı İman ile damatları Jameel Thermiotis'in Amina adını verdikleri bir kızları dünyaya geldi.
![]()
TAYLOR SWIFT VE TRAVIS KELCE NİŞANLANDI
Ünlüler dünyasından gelen güzel haberlerden biri de müzik dünyasının en ünlü ve zengin yıldızlarından Taylor Swift'in Travis Kelce ile nişanlanması oldu. Amerikan futbolu yıldızı olan Kelce, sevgilisi için özel olarak tasarladığı yüzükle ağustos ayında Swift’e evlenme teklif etti. Yeni yılın en çarpıcı olaylarından biri büyük olasılıkla onların düğünü olacak.
![]()
YILIN EN 'AYRILIK GİBİ OLMAYAN' AYRILIĞI
Bu yılın şubat ayı, Jennifer Lopez ile Ben Affleck için de ayrılığın zamanı oldu. Yıllar önce nişanlanıp ayrılan, ikinci denemede evlenen Bennifer'ın yuvası sadece iki yılda dağıldı. Şubat ayında da boşanmaları resmen sonuçlandı. Bir zamanların Bennifer'ı boşandı boşanmasına ama bir türlü de tam olarak kopamadılar. Evliliklerinin son döneminde birlikte çalıştıkları Örümcek Kadının Öpücüğü filminin galasında kamera karşısında samimi görüntüler sergilediler. Hem de sanki barışacakmış gibi.
Bu arada Lopez ile Affleck'in eski evliliklerinden dünyaya gelen çocuklarının birbirleriyle hala görüştüğünü hatırlatalım. Lopez'in, eski kocasının çocuklarıyla zaman zaman alışveriş turuna çıktığını da…
İKİ YUVA YIKAN YASAK AŞKIN KAHRAMANLARI ORTAYA ÇIKTI
Son iki yıla damgasını vuran boşanma davasının kahramanları Deborra Lee Furness ile Hugh Jackman oldu. Dile kolay tam 27 yıl aynı yastığa baş koydular. 2023'te ayrılık açıklaması yaptıklarında da herkes şaşkınlıktan dondu kaldı. Ama yaşananlar gerçekti. Jackman ile Furness bu yıl mayıs ayında resmen boşandı. Evliliği yıkanın Jackman'ın, The Music Man adlı müzikalde birlikte oynadığı Sutton Foster ile yasak aşkı olduğu da ortaya çıktı. Bu haber "iyi aile babası" olarak tanınan Jackman'ın hayranlarını da yıktı. Birlikteliklerini neredeyse iki yıl saklayan Hugh Jackman ile Sutton Foster bu yılın ocak ayında ilk kez kamera karşısına çıktılar birlikte. Hem de el ele! Bu aşk ikisinin de evliliğine mal oldu. Boşanan tek kişi Jackman değildi, Foster da kocası Ted Hughes ile evliliğini bitirdi.
![]()
YILIN SÜRPRİZ ÇİFTİ: SANAT-SİYASET AŞKI
Bu yıl çok konuşulan ayrılıkların yanı sıra olmayacak kişiler de aşklarını ilan etti, 'Olmayacak' dedik çünkü milyonlarca insan yıllarca düşünse bu çiftlerin aşk yaşayacağı kimsenin aklına gelmezdi. Bu listenin ilk sırasında Katy Perry ile Justin Trudeau var. Katy Perry, uzatmalı nişanlısı ve kızı Daisy Dove'un babası ünlü oyuncu Orlando Bloom ile yollarını ayırdı. Hayranları önce bu olup bitene inanamadı. Sonrasında daha da inanılmaz bir gelişme oldu. Katy Perry'nin, Kanada'nın eski başbakanı Justin Trudeau ile birlikte olduğu ortaya çıktı. İkili, önce saklanıp gizlense de bu çok uzun sürmedi. Sonunda el ele ortaya çıktılar.
![]()
YASAK AŞK KAÇAMAĞINI BİRKAÇ SANİYEDE BÜTÜN DÜNYA ÖĞRENDİ
Bu yıl temmuz ayında ABD'nin Boston şehrindeki Coldplay konserinde örneğine rastlanmayacak bir olay yaşandı.
Konserinde seyirciler arasında gezinen öpücük kamerası sarmaş dolaş bir çifti yakaladı. Normalde böyle durumlarda kameraya takılan çiftler, ya gülümser ya da birbirlerine öpücük kondururdu. Ama o yakalanan o çift için durum öyle olmadı.
Kadın da erkek de kendilerini dev ekranda görünce birden ayrılıp kaçacak yer aradılar. Bu alışıldık bir durum değildi. Gerçek sonradan ortaya çıktı. Birbirleriyle sarmaş dolaş yakalanan o çift, aslında başkalarıyla evliydi. Yasak bir ilişki yaşıyorlardı ve gerçekten de yakalanmışlardı.Üstelik sadece stadyumdaki konser seyircisine değil, bütün dünyaya!
Bu kaçak aşıklar aynı şirkette çalışan CEO Andy Byron ile İnsan Kaynakları Müdürü Kristin Cabot'tu. İkisi de evliydi ve düpedüz konserde kaçamak yapmışlardı. Zaten Coldplay grubunun solisti Chris Martin de onların kaçtığını görünce "Ya yasak ilişki yaşıyorlar ya da utangaçlar" dedi.
Aylar geçtikten sonra Kristin Cabot ilk kez konuştu. Yaptığının uygunsuz olduğunu kabul etti ama internette kendisine yöneltilen ölüm tehditlerinin de abartı olduğunu söyledi. Bu arada Kristin Cabot ile kocası Andrew boşandı. Andy Byron ise karısından boşanmadı. Ama karısı sosyal medyada bekarlık soyadını kullanmaya başladı.
MÜZİK, SİNEMA VE TELEVİZYON DÜNYASINDA 2025'İN ACI KAYIPLARI
![]()
ÜNLÜ OYUNCU VE KARISI EVLERİNDE ÖLÜ BULUNDU
Elbette her ölüm acıdır ama ünlü oyuncu Gene Hackman ile 30 yıllık eşi Betsy Arakawa'nın ölümü bir başka yürek burkucu oldu... 95 yaşındaki Hackman ile piyanist eşi 65 yaşındaki Betsy Arakawa, bu yılın şubat ayında Santa Fe'deki evlerinde ölü bulundu. İkisinin birden ölümü zaten başlı başına bir trajediydi ama olayın ayrıntıları ortaya serildikçe durum daha da üzücü bir hale gelmeye başladı. Hackman, evin girişine yakın bir odada karısı da banyoda ölü bulundu. Köpeklerinden biri de hayata veda etmişti, diğeri sağdı. Zaman geçtikçe önce Betsy Arakawa'nın hanta virüsten öldüğü ortaya çıktı. Hackman ise bir süredir Alzheimer tedavisi görüyordu. Karısının cansız bedeniyle bir hafta birlikte yaşamıştı ama olan bitenin farkında bile değildi. Hackman da karısından bir hafta sonra kalp hastalığı yüzünden hayata veda etti. Hackman'ın eski karısından dünyaya gelen çocuklarının ise uzun süredir oyuncuyu arayıp sormadığı ortaya çıktı.
![]()
ÜNLÜ YÖNETMEN VE KARISI OĞULLARININ ELİNDE CAN VERDİ
Yılın son ayında ise bundan daha korkunç bir ölüm haberi geldi Hollywood'dan. Başta Harry Sally'ye Tanışınca olmak üzere nice filme imza atan Rob Reiner ve karısı Michele'in cansız bedenleri evlerinde bulundu. İkisi de bıçaklanarak hayata veda etmişti. İşi daha da korkutucu boyuta getiren ise onları bıçaklayan kişinin kendi kanlarından canlarından oğulları Nick Reiner olmasıydı.
SON ARZUSUNU GERÇEKLEŞTİRDİ, 17 GÜN SONRA ÖLDÜ
Yılın dünyayı sarsan kayıplarından biri de Ozzy Osbourne’du... Yıllarını geçirdiği ABD’den “memleketimde ölmek istiyorum” diyerek İngiltere’ye Birmingham’a döndü Osbourne... En büyük arzusu kendisini üne kavuşturan Black Sabbath ile bir veda konseri vermekti. Osbourne, bunu gerçekleştirdi. Veda konserinden 17 gün sonra da hayata veda etti.
![]()
YILIN SON KAYBI: BRIGITTE BARDOT
Yılın son kaybı, 91 yaşındaki Fransız aktris Brigitte Bardot oldu. 1956 yılında seyirciyle buluşan "Ve Tanrı Kadını Yarattı" filmi, gişede büyük bir başarı elde edemese de bir yıldızın doğuşuna vesile oldu. 23 yaşındaki Brigitte Bardot, güzelliği ve seksapeliyle sadece ülkesi Fransa'da değil tüm dünyada kadınların kıyaslandığı bir mihenk taşına dönüştü. 39 yaşındayken oyunculuğu bırakıp hayvan hakları savunucusu kimliğiyle öne çıkan Bardot'nun ölümünü de bu amaçla kurduğu Fondation Brigitte Bardot duyurdu.
2025 yılında başka tanınmış isimler de hayata veda etti. Ünlü oyuncular Diane Keaton, Diane Ladd, Robert Redford, Michael Madsen, Val Kilmer, Richard Chamberlain, Michelle Trachtenberg, Graham Greene, Terence Stamp, Loni Anderson, güreşçi ve TV yıldızı Hulk Hogan, modacı Giorgio Armani, caz müzisyeni Jack Mangione, müzik dünyasının yıldızı Roberta Flack, bir başka ünlü şarkıcı Marianne Faithfull, oyun yazarı Tom Stoppard, yönetmen David Lynch hayata veda eden ünlülerden.
Video montaj: Anıl Aydın, Onur Hasançebioğlu
İnfografikler: Harun Elibol

2 ay önce
48










English (US) ·