Sevgili Gülistan kızım 6 yıl hepimiz kandırıldık

1 gün önce 30

Sonra hastane başhekimine... Bazı kamu görevlilerine ulaşınca...

Vali Tuncay Sonel’i aradım.

“Niye aradım?”

Çünkü şaşkındım.

Kendime “İnsan bu kadar mı yanılır?” diye soruyordum.

Çünkü Vali Sonel hakkında birkaç kez yazı yazmıştım.

Özellikle Tunceli ve Ordu’da öksüz çocuklara “Babanız hayatta olsa ne istersiniz?” diye mektuplar yazdırıp,

Sonra o istekleri bayram sabahı birer hediye olarak çocuklara götüren bir valiydi.

Şaşkındım çünkü...

Ordu’da da benzeri yardımlarla anılıyordu. Tunceli’den mektuplar alıyor, örneklerini bana gönderiyordu.

Ordu’da şehit ve gazi çocuklarına yaptığı yardımlar, bayram sürprizleri vardı.

Yanlış hatırlamıyorsam, Vali Sonel’in bu yardımları için övgü dolu bir yazıyı da Ahmet Hakan yazmıştı.

Eminim şimdi o da şaşkın.

Hatta son olarak Vali Sonel, daha 15 gün önce kendisine gelen bir mektubu bana göndermişti.

Uzunca bir mektuptu:

Tam bu mektubu, “Bir kamu görevlisi için bundan güzel teşekkür olur mu?” diye yazmayı düşünüyordum ki...

Gülistan kızımızın soruşturması bomba gibi patladı.

6 yıldır kayıp olarak bilinen zavallı kız için şimdi cinayet soruşturması var.

Vali Sonel’in koruması ve oğlu tutuklandı.

Kendisi gözaltına alındı.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı, dört dörtlük bir soruşturma yürütüyor.

“Allah Allah” diyordum...

“Bu kadar yardımlarla anılan bir vali nasıl böylesine organize bir vahşetin içinde olur?”

“Bu kadar mı yanılırız?”

Böyle örgütlü bir cinayet ve örtbas iddiası varken bana nasıl böyle “yardım hisleri” içeren mektuplar gönderir?

Öksüz çocuklara bayram hediyeleri verirken,

Bir başka çocuğu oğlunun öldürdüğü iddiasından haberi var mıydı?

Vardıysa bu nasıl bir “sahte ruh hali”ydi.

Olay ilk duyulduğunda bu düşüncelerle aradım. Elazığ’da avukatının yanındaydı.

Şimdi bana söylediklerini buraya yazmıyorum. Çünkü içim elvermiyor. Ama en azından şunu söyleyebilirim:

Bir genç kızı hamile bırakıp öldürmekle suçlanan birisi. Yani oğlu.

Gözaltına alınırken nasıl böyle bir soru sorabilir?

Hayır o soruyu buraya yazmayacağım. Çünkü Gülistan kızımızın ruhuna saygım var.

Elbette yargı sonunda her şeyi ortaya çıkartacak.

Özellikle Tunceli Başsavcısı’nın titizliği,

Kamuoyunun duyarlılığı sayesinde gerçekleri öğreneceğiz.

Sonuçta zavallı kızı sürükledikleri vahşete kim karıştıysa cezasını çekmeli.

Gülistan kızımızın ailesine sabırlar diliyorum.

Sevgili kızım,

Nurlar içinde yat.

Ne yazık ki,

Bayram sürprizleriyle, öksüz çocuklara verilen hediyelerle kandırılmışız.

Uyutulmuşuz.

Oysa daha fazla sorgulayabilirdik.

6 yıl boyunca hamasi yardımlar ve mektuplarla uyutulmuşuz.

Özür dilerim kızım.

Ve bana gelince,

50 yıldır bu mesleğin içindeki bir gazeteci olarak, şimdi kendi kendime diyorum ki:

“Hâlâ şaşıracağımız, öğreneceğimiz, şoka gireceğimiz olaylar kalmış...”

Tabii bir de şu var: “İçinde insan olan hiçbir şey bizi şaşırtmasın. Ve Allah kimseyi evladıyla imtihan etmesin.”

Habere git