
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasından satır başları;
Değerli çiftçi kardeşlerim, kıymetli üreticilerimiz, Tarım ve Orman Bakanlığımızın kıymetli mensupları, saygıdeğer misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle sizlerle bir arada olmaktan, sizleri milletin evinde ağırlamaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, bu gazi mekâna hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz.

Üretim ve bereketin havasını soluduğumuz bu kıymetli buluşmada emeği geçen Tarım Bakanlığımıza yürekten teşekkürlerimi iletiyorum. Sizlerin şahsında 81 ilimizin tamamında toprağını alın teriyle sulayan, mahsulünü emeğiyle harmanlayan, üretimiyle Türkiye'nin gücüne güç, sofrasına bereket katan tüm çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü'nü şimdiden tebrik ediyorum.
Çiftçilerimizin tamamının bolluk ve bereketle dolu, verimli bir yıl geçirmesini diliyor, Rabbim emeklerinizi en güzel şekilde mükâfatlandırsın diyorum. Son olarak Gazze ve Batı Şeria başta olmak üzere gönül coğrafyamızın farklı yerlerinde bir zamanlar ekip biçtikleri toprakları gasp edilen, arazileri maalesef kanla ve kahırla sulanan tüm kardeşlerime buradan en güçlü dayanışma mesajlarımı gönderiyorum. Cenab-ı Allah o bereketli toprakların inşallah yeniden şenlendiği, ağaçların tekrar yeşerdiği, çocukların neşeyle gülüp eğlendiği o güzel günleri görmeyi hepimize nasip eylesin.

Konuşmamın başında şu hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Bugün Türkiye'de tarım ve hayvancılık ayaktaysa, üretim ve ihracat her sene yeni rekorlar kırıyorsa bunda sizin alın teriniz var. Bugün Türkiye'de toprak ve su kaynaklarımız, ormanlarımız en verimli surette korunuyorsa bunda sizin dikkatinizin etkisi var. Soframıza gelen her üründe sizlerin hâlis niyeti, tertemiz emeği, samimi gayreti var. Türkiye'de vesayet zincirleri kırıldıysa, demokrasimiz daha da güçlü bir yapıya kavuştuysa bunda sizlerin hayır duası ve desteği var. Millî Mücadele'nin zaferle taçlanmasında, 15 Temmuz ihanetinin bozguna uğratılmasında sizlerin çok büyük rolü var. 15 Temmuz gecesi traktör lastiklerini ateşe veren, sokaklara, caddelere, meydanlara akın eden, millî iradeyi canı pahasına müdafaa eden tüm çiftçilerimize bugün bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Allah sizlerden razı olsun. Yokluğunuzu bu ülkeye, bu millete, bu ümmete göstermesin.
Kıymetli misafirler, tarım ve toprak bizim değerler piramidimizde çok mühim bir yere sahiptir. Her şeyden önce biz, dünyayı ahiretin tarlası olarak gören bir inancın mensuplarıyız. Ekip biçtiklerimizde, yapıp ettiklerimizde bu tarlayı en güzel, en verimli şekilde sürmenin çabasındayız. Toprak bizde tıpkı su gibi azizdir. Hayattır, nimettir, berekettir. Toprak aynı zamanda saflık ve temizlik vesilesidir. Suya erişemediğimiz yerlerde toprakla teyemmüm etmemiz, içinde pek çok mananın bulunduğu bir hikmet âleminin işaretidir. Bizim için toprak yalnızca üstündeki nimetlerle değil, altında medfun olan peygamberlerle, şehitlerle, velilerle, gönül erleriyle de değerlidir. Burada merhum Yahya Kemal'e atfedilen bir anekdotu sizlerle paylaşmak isterim. 1920'li yılların ikinci yarısıdır. Yahya Kemal, Avrupa'nın bir şehrinde büyükelçidir. Bir gün kendisine yabancı bir diplomat tarafından ülkemizin nüfusu sorulur. Yahya Kemal hiç düşünmeden 80 milyon cevabını verir. Ortamdakilerden biri, “Efendim, ülkenizde geçtiğimiz günlerde nüfus sayımı yapılmış. Gazetelerden okuduğumuza göre Türkiye'nin nüfusu yaklaşık 14 milyon olarak tespit edilmiş.” der. Bunun üzerine Yahya Kemal yine hiç duraksamadan ders niteliğindeki şu cevabı verir. “Ben toprağın altındakileri de saydım. Zira biz onlarla birlikte yaşarız.
939 MİLYAR LİRA DESTEK
Evet değerli kardeşlerim, toprak bizim için üstündekilerle birlikte altındakilerle de mübarektir. Bu anlayışla göreve geldiğimiz 2002 yılından bu yana toprağımızın ve onu alın teriyle işleyen çiftçilerimizin adeta üzerine titredik. Geçtiğimiz yıl doğrudan destek, kredi desteği, yatırım ödeneği, müdahale alımları ve ihracat destekleri dâhil toplam 706 milyar lira destek verdik. Bu yıl için bu rakamı tam 939 milyar liraya çıkardık.
Şu gerçeği artık herkes kabul ediyor. Su stresi ve iklim krizinin yanı sıra son dönemde patlak veren salgın, sıcak savaş ve çatışmalar gıda arz güvenliğinin önemini tescillemiştir. Son dönemde “gıda milliyetçiliği” denilen kavramın küresel ölçekte yaygınlık kazandığını görüyoruz. Türkiye olarak hamdolsun tüm bunlara karşı tedbirlerimizi önceden aldık. “Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır.” diyerek planlamamızı bu gerçeklere göre yaptık. Bir taraftan dengeli dış politikamızla etrafımızı saran ateş çemberinden ülkemizi ve milletimizi korurken, diğer taraftan 86 milyon vatandaşımızın gıda emniyetini sorunsuz şekilde sağlamayı başardık. İran'ı ve Körfez'deki kardeş ülkeleri derinden sarsan çatışmaların tarımsal üretimimizi etkilememesi için ilk günden beri teyakkuz hâlindeyiz.
"GÜBRE STOKLARIMIZ YETERLİ SEVİYEDE"
Tarımda gübre ve gübre ham madde tedariklerini zaten yapmıştık. Gübre stoklarımız yeterli seviyededir. Ayrıca gümrük vergisinin sıfıra indirilmesinden ihracatın durdurulmasına kadar ilave bir dizi tedbiri de hayata geçirdik. Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorunumuz yoktur. Gübrede ise artık güzlük ekilişler için hazırlıklarımızı yapıyoruz. Cennet vatanımızda şu anda 206 çeşit tarım mahsulü yetişiyor. Bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız.
"SEBZE ÜRETİMİNDE DÜNYA ÜÇÜNCÜSÜYÜZ"
Bakınız şu rakamları biz değil, uluslararası kuruluşlar söylüyor. Sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyvede dördüncüyüz. Yirmi bir bitkisel ürün mahsulünde ise ilk üçteyiz. Çiğ sütte, sığır etinde, tavuk etinde, yumurtada aynı şekilde dünyada ve Avrupa'da ilk sıralardayız. Bal üretiminde Avrupa'da lider, su ürünleri yetiştiriciliğinde ikinci sıradayız. Tohumculukta dünyada ilk 10 ülke arasındayız. Dünyanın tam 117 ülkesine tohum ihracatı gerçekleştiriyoruz.
"SULAMA KONUSUNDA BİR SIKINTIMIZ BULUNMUYOR"
Çok şükür, bu yılın başından itibaren yağışlar iyi seyrediyor. Barajlarımız doluyor. Sulama konusunda da herhangi bir sıkıntımız bulunmuyor. Zirai don ve kuraklık hadiseleri sebebiyle bir önceki sene düşüş yaşayan bitkisel üretimimiz bu yıl inşallah yeniden yükselişe geçecek. Hububat gibi stratejik ürünler başta olmak üzere birçok üründe inşallah bu yıl çok bereketli bir yıl olacak.
Kıymetli kardeşlerim, kırsal kalkınma sadece tarım değil, kalkınma politikamızın da temelini teşkil ediyor. Bu alandaki önceliğimiz bilhassa gençler ve kadınların kırsal kalkınmanın ana aktörü hâline gelmesidir. Amaç özellikle anaç hayvan sayımızı artırmak, aile işletmelerimizi güçlendirmek, kadın ve gençlerimizin hayvancılıkta daha fazla yer almalarını sağlamaktır. Üzerinde özellikle durduğumuz hedeflerdir. “Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek” ve “Kırsalda Bereket, Küçükbaş’a Destek” projelerimiz üreticilerimiz nezdinde büyük rağbet gördü. Vatandaşlarımızın düşük maliyet ve uygun kredilerle hayvan temin ettiği, bir yıllık bakım ve besleme giderleri ile sigorta primlerinin devlet tarafından karşılandığı bu destek programlarını sürekli hâle getireceğiz. Büyükbaş destek programımız meyvelerini vermeye başladı. Hamdolsun buzağılar doğuyor. Sürüler büyüyor. Üretim güçleniyor. Küçükbaş destek programımızda ise başvurular tamamlandı. Hak sahiplerine ilk hayvan teslimatını önümüzdeki ay yapacağız.
"TARIMSAL YATIRIMLARI PLANLAYACAĞIZ"
Diğer yandan kırsal kalkınma yatırımları programına ayırdığımız tam 10 milyar liralık bütçenin de yüzde 20’sini yine gençlere ve kadınlara, yüzde 30’unu da aile işletmelerimize tahsis ettik. Bu sene hem hibe desteği oranımızı hem de destek alacak proje limit tutarını artırdık. Program kapsamında 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde tutarın yüzde 50 ile yüzde 70’i arasındaki kısmını hibe edeceğiz. Başvurular 12 Haziran’a kadar devam edecek. Gençlerimizi, hanım üreticilerimizi, tarımla iştigal eden tüm vatandaşlarımı bu avantajlı programdan faydalanmaya davet ediyorum. Kıymetli misafirler, tarımda hangi ürünün nerede ekileceğini belirlediğimiz devrim niteliğindeki üretim planlamasında iki yılı geride bıraktık. Hayvancılıkta da besi, süt ve kanatlı üretim bölgelerini tespit ederek buralara yapılacak yatırımlara ekstra teşvikler sağlıyoruz. Başta üretim planlaması olmak üzere hayata geçirdiğimiz uygulamalar sayesinde hamdolsun hâlihazırda gıda arz güvenliği sorunumuz yoktur. Ancak hem bu çalışmaların sürdürülmesi hem de gelecekte gıda sorunu yaşanmaması için yeni düzenlemeleri ve destek mekanizmalarını da hayata geçiriyoruz. Bu vesileyle kırsal kalkınmada yeni bir hamle olarak gördüğümüz projemizi sizlerle ve milletimizle paylaşmak istiyorum. Şimdi bakınız değerli kardeşlerim, tarımda planlamanın ikinci safhasına geçiyoruz. Bu yeni aşamada artık tarımsal yatırımları da planlayacağız. Tarım sektörünün ana damarı olan siz kıymetli çiftçilerimizin emeğinin zayi olmayacağı, pazarlama sorunu yaşamayacağı, ürünlerinin doğru yerde ve doğru sanayi tesisinde işleneceği bir sistemi inşallah hayata geçiriyoruz. Bakanlığımız aracılığıyla Dünya Bankası tarafından sağlanacak kaynakla uygulanacak Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi’ni bu yıl içinde başlatıyoruz. Projeyle tarım ve gıda alanına yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracağız.
Tutarının yüzde seksenine kadar geri ödemeli finansman ve kredi garanti sistemi destekleri sağlayacağız. İşletmelerimize yirmi dört ay geri ödemesiz, yedi yıla kadar vadeli ve proje büyüklüğüne göre 10 milyon dolara kadar finansman imkânı sağlayacağız. Bu finansman desteği tarım ve gıda alanında yapılacak tesis inşaatı ve makine ekipman yatırımlarına verilecek. 10 yıl boyunca planladığımız 5,3 milyar dolarlık bu finansman paketinin ilk 750 milyon dolarını 2026 yılı içinde girişimlerimizin kullanımına açıyoruz. Yine bu proje kapsamında Kredi Garanti Fonu'nun da dâhil olacağı mekanizmayla krediye erişimde sorun yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturacağız. Böylece 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabilecekleri yeni kanallar oluşturacak, 250 bin vatandaşımıza yeni istihdam imkânı getireceğiz. Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi'nin çiftçilerimize, üreticilerimize ve Türk tarımına hayırlı olmasını diliyorum. Bu düşüncelerle buluşmamızı teşrif eden siz kıymetli kardeşlerime bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizlerin ve tüm çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü'nü şimdiden tebrik ediyorum. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyor, sizleri Allah'a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun. Kalın sağlıcakla.
Tarımda planlamanın 2. aşamasına geçiyoruz
7 yıla kadar vadeli 10 milyon dolara kadar finansman imkanı
500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturacağız. 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabileceği yeni kanallar oluşturacağız.











English (US) ·