
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da “DEİK 39. Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni”ne katıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasından satır başları;
Öncelikle 1985 yılından beri özel sektörümüzün dış ekonomik ilişkilerinde lokomotif görevi üstlenen DEİK’imizin siz değerli üyeleriyle bir araya gelmekten duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Bu güzel buluşmaya vesile olan DEİK yönetimine teşekkür ediyor; 39. Olağan Genel Kurulun ülkemiz, milletimiz, iş insanlarımız ve siz değerli üyelerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Bu sene 41. yaşını kutlayan DEİK’e 41 kere Maşallah diyorum. Bu vesileyle kuruluşundan itibaren DEİK yönetiminde, iş konseylerinde, faaliyetlerinde görev almış; bu ülkenin kalkınmasına ve büyümesine omuz vermiş DEİK mensuplarına şükranlarımı sunuyorum. Merhum Özal’ın vizyonuyla 41 sene önce başlayan bu yolculuk boyunca DEİK üyelerinden ebedi aleme göçenleri rahmetle anıyor; hayatta olanlara hayırlı, sağlıklı, bereketli ömürler diliyorum.

Dış politikada ön yargılarla hareket etmedik. Tüm ülkelerle ilişkilerimizi kazan-kazan temelinde geliştirme çabasında olduk.
Afrika, Latin Amerika ve Asya gibi daha önce ihmal edilmiş coğrafyalarla ilişkilerimizde yeni açılımlara imza attık. Dünyanın birçok ülkesiyle kültürel ve ekonomik münasebetlerimizi güçlendirdik.
Darbe girişimlerinden ekonomimizi hedef alan sabotajlara, depremlerden bölgesel savaşlara kadar bir başka ülkenin başına gelse yere serecek badireleri nasıl atlattığımıza sizler şahitsiniz.
Son verilere göre; savunma ve havacılık ihracatı ocak-mayıs döneminde 3 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece savunma ihracatımızda yılın ilk 5 ayında yüzde 29,5 artış oldu.
Tatil etkisiyle dış ticaretimizde yavaşlama yaşandı. Ancak ihracatın ithalatı karşılama oranı yükseldi. Haziran takvim etkisinin ortadan kalkmasıyla birlikte ihracatta yeniden güçlü bir ivme yakalayacağımıza inanıyoruz. Gelişmiş ülkeler dahil dünyayı etkileyen sancılı atmosfere karşın Türkiye olarak büyümememizi 23 çeyrektir sürdürüyoruz. İran savaşının sebep olduğu enerji şok dalgalarının sakinleşmesiyle enflasyon tarafında hedefimizi yakalayacağımıza inanıyoruz.
Türkiye'de iş başında deneyimli güçlü kadroların bulunması tüm bu küresel meydan okumaları yönetmede ülkemize tarihi bir avantaj kazandırmaktadır. Dünyanın bir çok ülkesinde temel sorun kelebek ömürlü hükumetler meselesidir. Bizim 70'lerde ve 90'larda sık yaşadığımız ve 2002 ile çözüme kavuştuğumuz bu problemle bugün batılılar yüzleşmekte. Onlar tek bir krizle dahi doğru düzgün baş edemezken biz farklı cephelerde pek çok sorunla baş edebiliyoruz. Ülkemizi çatışmalardan uzak tutarken kimseden çekinmeden hakkı ve adaleti sağlamak için çalışıyoruz.

Türkiye terör, vesayet ve istikrarsızlık gibi kronik sorunlarını çözdükçe küresel ortamda marka değerini de artırmaktadır. İş dünyasının bu hassasiyetini de çok anlamlı buluyorum. Hem iktidar hem de ittifak olarak üzerimize düşenleri yapmaya devam edeceğiz.
Küresel ve bölgesel krizlerin eksik olmadığı bu dönemde hükümetimizi reel sektörün yanındadır. Türk malı ürünleri dünyanın her köşesine ulaştıran ihracatçıları yalnız bırakmadık. Eximbank bankamızın sermayesini 13 milyar dolardan 100 milyar dolara çıkardık. Bankamızın sigorta desteği 26 milyar dolara ulaştı. İnşallah bankamız 60 milyar dolar ile rekor kıracak. Merkez Bankası'nın kullandırdı reeskont kredileri 1 trilyon TL'yi aştı. Eşel-mobil sistemi ile vatandaşlarımızı koruyoruz. Sanayide yüksek katma değerli üretimi teşvik etmek için avans kredisi ve hit30 programlarımızı daha önce devreye almıştık. Finansmana erişim konusunda yaşanan güçlüklerin farkındayız. Kabine toplantısında Türk ekonomisinin durumunu masaya yatırırken finansman meselesini de ele aldık. Kapsamlı bir çalışma için ekonomi yönetimine talimat verdik.
DEİK başta olmak üzere iş dünyamızın yeni pazarlara açılmasına önem veriyoruz, sizden gelecek önerilere de açığız.
Etrafımızı saran toz bulutu dağıldığında bunun en büyük kazananı Türkiye olacaktır. İstanbul Finans Merkezi'ni uluslararası ticaretin bölgesel üssüne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Buradan elde edilen kazançları 20 yıl boyunca vergiden muaf tutuyoruz. Şirketler için çok güçlü teşvikler getiriyoruz. Transit ticareti İstanbul üzerinden sürdüren şirketlere vergi teşvikleri getiriyoruz.
Kurumlar vergisi oranını yarıya indirdik. Sanayicimiz ve çiftçimiz artık yüzde 12,5 kurumlar vergisi ödeyecek. Uluslararası şirketlerin merkezlerini Türkiye'ye taşımaya çağırıyoruz. Operasyonlarını Türkiye'den yönet avantajlardan yararlan. Yurt dışında yaşayan girişimcilere ve vatandaşlara yeni bir çağrı yapıyoruz. Türkiye'ye gelin, Türkiye'ye yerleşin, büyüme hikayesinin parçası olun. Türkiye'ye yerleşen yabancılar ve yurt dışındaki vatandaşlarımız 20 yıl boyunca vergi ödemeyecek.











English (US) ·