SON DAKİKA... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'ye el uzatanın eli yanar!

1 saat önce 17
 Türkiye'ye el uzatanın eli yanar!

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasından satır başları; 

Aziz milletim, değerli milletvekili arkadaşlarım, saygıdeğer misafirler sizleri en kalbi duylarımla hürmetle muhabbetle selamlıyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım yarın milletimizin ortak değerlerinin, ortak geçmiş ve gelecek tasavvurunun en veciz nişanesi olan milli mutabakat metnimiz olarak gördüğümüz İstiklal Marşı'mızın kabulünün 105. yıl dönümünü kutlayacağız.

 Türkiyeye el uzatanın eli yanar

"TÜRK'ÜN HÜRRİYETİNE DOKUNULAMAZ"

İstiklal Harbimizin başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Meclis Başkanı sıfatıyla göz yaşlarının sel olup aktığı o tarihi günlerde bu hakikati şöyle dile getirmiştir; Bu marş bizim inkılabımızın ruhunu anlatır. İstiklal Marşı'nda davamızı anlatması bakımından büyük manası olan mısralar vardır. En beğendiğim yeri şu mısralardır; "Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet, hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklal. Benim bu milletten asla unutmamasını istediğim mısralar işte bunlardır. Bu demektir ki, efendiler, Türk'ün hürriyetine dokunulamaz.

Değerli kardeşlerim burada özellikle önceki hafta yaşanan süfli ve seviyesiz tartışmalar babında yayınladıkları rezil bildirilerle devletimizin kurucu kodlarına ve milletin inanç değerlerine düşmanlık edenlerin İstiklal Marşımızı bir kez daha okumalarını anlayana kadar tekrar tekrar okumalarını kendilerine tavsiye ediyorum. Evet, milli mücadeleyi zafere ulaştıran, Türkiye Cumhuriyeti'nin temelini atan, Türk milletinin mayasını çalan asli değerler işte bunlardır. Ezan'dır, Kur'an'dır, şehadettir, bayraktır, hürriyettir ve her gönülde yaşayan İlahi Kelimetullah davasıdır.

"CEDDİMİZE DE SIRTIMIZI ASLA DÖNMEYİZ"

Asya'dan Afrika'ya Kafkaslardan Balkanlara kadar Türkiye denilince, Türk milleti denilince akla ilk neyin geldiği belli değil midir? Allah aşkına bu değişmez gerçeklere gözlerini kapamak bu hakikatlere sırt çevirmek mümkün mü? Sırf birilerinin işine gelmiyor diye aslımızı, neslimizi, ruh kökümüzü inkar mı edelim? Nesli tükenmekte olan üç beş kart yobaz rahatsız oluyor diye bizi biz yapan kurucu değerlerimizi yok mu sayalım? Beyefendiler istemiyor diye Allah Allah nidalarıyla üç kıta yedi iklimde at koşturan kahraman ecdadımızı red mi edelim? Kimse kusura bakmasın. Biz bunu yapmayız, yapamayız. Biz aslımıza da, ceddimize de sırtımızı asla dönmeyiz. Kim ne derse desin. Kim hangi bildiri yayınlarsa yayınlasın. Bizi biz yapan hasretlere sıkı sıkıya sarılacağız.

"DOST VE KARDEŞLERİNE SIRTINI DÖNEN BİR ÜLKE DEĞİLİZ"

Çok değerli yol ve dava arkadaşlarım bölgemizde uzun bir süredir krizlerin ve çatışmaların ardı arkası kesilmiyor. Kuzeyimizden güneyimize mevcut çatışmalar sona ermeden maalesef bunlara her gün bir yenisi ekleniyor.

İşte en son İsrail'in tahrikleriyle komşumuz İran'a karşı başlatılan savaş hem coğrafyamızda hem de küresel ekonomi üzerinde ağır bir tahribat oluşturdu. Sorunların masada çözülme imkan ve ihtimali varken yanlış hesaplar yanlış değerlendirmeler ve elbette gözünü kan bürümüş bir şebekenin kışkırtmaları neticesinde bölgemiz yeniden kan ve barut kokusuyla kaplandı. Saldırının başladığı ilk gün bir ilkokulda maalesef 175 kız öğrenci katledildi. İran'da hayatını kaybedenlerin sayısı 2000'e ulaştı. Bu arada dini lider Ali Hamaney başta olmak üzere üst düzey İranlılar suikast yoluyla öldürüldü.

Komşumuz İran'ın altyapısına ağır zayiat verdirildi. Ekonomik ambargo ve ağır yaşam koşulları altındaki İran halkı şimdi de her gün devam eden bombardımanla hayatta kalma mücadelesi veriyor. Kadın, çocuk, yaşlı, sivil ayrımı yapmadan topyekun bir halka gelişmelerde hiçbir sorumluluğu yokken ağır bedeller ödetildiğini üzülerek görüyoruz. Petrol üretim tesislerinin su ve enerji altyapısının ulaştırma altyapısının vurulduğuna insanların cezalandırıldığına şahit oluyoruz. Öte yandan İran'a yönelik saldırılar, başta petrol fiyatlarının artması olmak üzere küresel ekonomi üzerinde de ciddi baskı kuruyor. Şimdiden sadece savaşın bizzat içindeki ülkeler değil, bütün dünya bu çatışmaların faturasını ödemeye hazırlanıyor. Bu anlamsız.

 Türkiyeye el uzatanın eli yanar

Kuralsız ve hukuksuz savaşın devam etmesi durumunda daha fazla can ve mal kaybı olacağını küresel ekonominin faturasının daha da kabaracağını hepimiz şimdiden görüyoruz. Bakınız burada bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Türkiye olarak çevresindeki krizlere duyarsız kalan kriz anlarında dost ve kardeşlerine sırtını dönen bir ülke değiliz. Biz bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyetiyle hareket eden nemelazımcı bir ülke hiç değiliz. Tam tersine biz, krizlerin çözümü için risk alan, sorumluluk alan, gerektiğinde elini taşın altına koyan bir devletiz, böyle bir hükümetiz. Nitekim gerilimin çatışmaya dönüşmesini engellemek, meselenin müzakere ile çözülmesini sağlamak için yıllardır çaba sarf ediyorduk.

"BU SAVAŞ BÜYÜMEDEN, BÖLGEYİ TAMAMEN ATEŞE ATMADAN DURDURULMALIDIR"

Çatışmaların başladığı günden bugüne hem İran hem Amerika Birleşik Devletleri hem de ilgili bölge ülkeleriyle temaslar kurduk. Bu kapsamda 20'nin üzerinde telefon görüşmesi gerçekleştirdim. Diğer arkadaşlarımız aynı şekilde muhataplarıyla sürekli temas içinde oldular. Elbette şu anda da silahların susması için umudumuzu halen kaybetmedik. Bu savaş büyümeden, bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak pekala mümkündür. Yeniden masaya ve müzakereye dönülmesi, yeniden diplomasinin devreye alınması için girişimlerimizi sabırla sürdürüyoruz. İçinde bulunduğumuz sürecin hassasiyetine binaen çok dikkatli konuşuyor, kelimelerimizi özenle seçiyoruz. Türkiye'yi rotasında tutmak ve etrafını saran ateşten korumak için son derece temkinli hareket ediyoruz.

Aynı şekilde başta mezhep kavgası olmak üzere bölgemizde sahnelenmek istenen kanlı senaryolara karşı da gerekli tedbirleri alıyoruz. Dün milli savunma ve dışişleri bakanlarımız gazi meclisimizi kapalı oturumda bilgilendirdi.

"TÜRK MİLLETİNİN KARAKTERİNİ TANIMAK İSTEYENLER KIBRIS'A BAKSIN, İSTİKLAL HARBİ'MİZE BAKSIN"

Değerli milletvekillerimiz İran'a saldırılar devam ederken aralarında kimi eski İsrailli yöneticiler ile ücreti mukabilinde tetikçilik yapan kiralık kalemlerin de olduğu belli çevreler ülkemizle ilgili çeşitli iddialarda bulunmuşlardır. Akıllarınca liste yapan bu aklı evvellere şunu açık açık söylemek isterim. Düğmeye basılmışçasına eş zamanlı olarak uluslararası medyaya servis edilenlerin amacını ve hedefini biz çok iyi biliyoruz. Türkiye düşmanı lobiler tarafından sistemli şekilde yürütülen kampanyaların ardındaki asıl niyetinde gayet farkındayız. Allah'ın izniyle biz bu oyuna kesinlikle düşmeyeceğiz. Sağduyuyu ve soğukkanlılığı elden bırakmayacağız. Türkiye ülkelerden bir ülke değildir. Bu millet sıradan bir millet değildir. Türkiye'nin ve Türk milletinin karakterini tanımak isteyenler Kıbrıs'a baksın, İstiklal Harbi'mize baksın, Çanakkale zaferimize baksın.

En son 15 Temmuz'da sadece içimizdeki hainleri değil, onların ipini tutanları da milletin gücüyle, milletin azmiyle rezil, rüsva edip bozguna uğrattık. Bu millet, namahremine uzanacak eli, geçmişte olduğu gibi bugün de yarın da çelik gibi iradesi ve cesaretiyle kıracak güçtedir, azimdedir, kudret ve kuvvettedir. Üstelik bugünün Türkiye'si dünden çok farklıdır. Türkiye iç cephesini güçlendirmiştir. Türkiye Terörsüz Türkiye projesi ile gücüne güç katmıştır. Savunma sanayimizdeki atılımlarla ordumuzun caydırıcılığı daha da artmıştır. Türkiye edilgen konumdan çıkmış bölgesinde denklem kurucu oyun kurucu rol üstlenmiştir. Türkiye'ye el uzatanın eli yanar, Türkiye'ye dil uzatanın dili yanar.

Tekrar söylüyorum. Biz macera peşinde değiliz. Gerilim peşinde asla değiliz. Biz bölgemizin her karışında ve köşesinde sulhü sükunun hakim olmasından yanayız. Biz savaşlardan bitap düşmüş, bıkmış, yorulmuş Orta Doğu'nun bir an önce hasretini çektiği kalıcı barışa ve istikrara kavuşmasından yanayız. Suriye'nin, geçmişte Irak'ın toprak bütünlüğünü savunduğumuz gibi, bugün de İran'ın, Lübnan'ın, bölgedeki tüm ülkelerin toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Bakın, bizim gerek ülkemiz içinde, gerek bölgemizde adaletten, huzurdan, barıştan başka hiçbir gayemiz yok. Kim olursa olsun, hiçbir ülkenin egemenliğinde, topraklarında gözümüz yok. Ama topraklarımıza göz diken, egemenliğimize kast eden, ve dahi macera arayan olursa hodri meydan demekten çekinmeyiz.

 Türkiyeye el uzatanın eli yanar

Değerli kardeşlerim bölgemizdeki çatışmalarda gördüğümüz gibi artık savaşlarda boyut ve biçim değiştirmektedir. Dijital platformlar ve yapay zeka teknolojileri sivil ve askeri olmak üzere iki yönlü kullanılmaktadır. Avrupa ülkeleri dahil dünyanın birçok yerinde dijital mecralarla ilgili soru işaretleri yükselmekte şüpheler artmakta dijitalleşmenin sağlıklı bir zeminde ilerlemesi için önlemler gündeme gelmekte ve alınmaktadır. Şurası bir gerçek ki eğitimden ulaşıma sağlıktan haberleşmeye kadar geniş bir yelpazede dijitalleşmenin sağladığı avantajlardan elbette hepimiz istifade ediyoruz.

EMEKLİYE MÜJDE

Son olarak emeklilerimize bir müjde vermek istiyorum. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini her yıl olduğu gibi yine bayram öncesinde hesaplara yatırıyoruz. Ayrıca emeklilerimizin bu ayki emekli maaş ödemelerini de öne çekerek 14 Mart'tan itibaren ödemeye başlıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun diyorum.

Habere git