Türkiye genelinde hava sıcaklığı etkisini sürdürürken bazı bölgelerde düşüşe geçen termometreler, sonbahar havasını hissettirmeye başladı. Ancak El Nino’nun güçlenmesiyle Avrupa’da önümüzdeki aylara ilişkin hava tahminleri dikkat çekti. Peki sonbahar ve kıs döneminde Avrupa ve Türkiye'yi ne bekliyor? Bu hafta hava nasıl olacak? İşte tüm detaylar...
Hürriyet'in haberine göre;
Yaz mevsiminin sona ermesiyle birlikte Avrupa’da gözler sonbahar ve artık yavaş yavaş yaklaşan kış hava koşullarına çevrildi. Özellikle sıcaklıkların ne zaman düşeceği, yağmurlu günlerin ne zaman başlayacağı, sonbaharın tam olarak kendini ne zaman hissettireceği, bu kış ilk kar yağışlarının ne zaman görüleceği ve kış boyunca kar yağışlarının nasıl bir seyir izleyeceği merak edilirken, uzun vadeli hava tahminlerinde dikkat çeken bir tablo ortaya çıktı.
Meteorolojik modeller, etkisini güçlendiren El Nino hava olayının önümüzdeki aylarda Avrupa’nın hava düzenleri üzerinde etkili olabileceğine işaret ediyor.
SICAKLIKLAR YÜKSELMEYE DEVAM EDİYOR
El Nino, tropikal Pasifik Okyanusu’ndaki deniz yüzeyi sıcaklıklarının uzun dönem ortalamasının üzerine çıkmasıyla ortaya çıkan büyük ölçekli bir iklim olayı. El Nino’nun gücü, Güney Amerika kıyılarından başlayarak ekvator boyunca uzanan Pasifik’teki belirli bir bölge olan ‘Nino 3.4’ üzerinden takip ediliyor.
Normal şartlarda bu bölgede deniz yüzeyi sıcaklıklarının kuzey yarımküre yazında kademeli olarak düşmesi bekleniyor. Ancak 2026’da bunun aksine sıcaklıkların yükselmeye devam ettiği görülüyor. Mevcut tahminler, 2026-27 El Nino’sunun eşiği aşabileceğini ve geçmişteki güçlü El Nino olaylarının üzerine çıkabileceğini gösteriyor. Özellikle 1997, 2015 ve 2023’te başlayan güçlü El Nino olaylarıyla karşılaştırıldığında, bu yılki gelişimin çok daha dikkat çekici olması bekleniyor.
Türkiye’de ise takvim eylül ayının ortalarına yaklaşmasına rağmen sıcak hava etkisini sürdürüyor. Özellikle güney kesimlerde yaz sıcaklarını aratmayan değerler ölçülüyor. Türkiye’nin en sıcak illerinin başında gelen Adana’da geçtiğimiz günlerde termometreler 43 dereceyi gösterdi. Eylül ayının ortalarına gelinmesine rağmen sıcaklıkların bu seviyelere ulaşması, yaz mevsiminin etkisinin Türkiye’de ne kadar uzun sürdüğünü bir kez daha ortaya koyuyor.
SONBAHAR HAVASI NE ZAMAN BAŞLAYACAK?
İstanbul Aydın Üniversitesi’nde görevli Meteoroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Güven Özdemir, önümüzdeki sonbahara ilişkin değerlendirmesinde özellikle ekim ayına dikkat çekti. Özdemir’e göre mevcut uzun vadeli modeller, Avrupa’nın güney ve batısında yağışların artabileceğine, Avrupa’nın büyük bölümünde ise sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde kalabileceğine işaret etti.
EKİM AYINA DİKKAT!
Dr. Öğretim Üyesi Güven Özdemir, ekim ayına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Ekim, sonbaharın en ilgi çekici ayı olma özelliği gösterebilir. Burada modeller daha dikkat çekici. Copernicus’un ağustos güncellemesinde Avrupa’nın güney ve batısında sonbaharın daha yağışlı geçmesine yönelik sinyal bulunuyor. Aynı zamanda Avrupa’nın büyük bölümünde sıcaklıkların normalin üzerinde olma olasılığı yüksek. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) ekim tahmini de Türkiye genelinde normalden fazla yağış öngörüyor.”
Özdemir, bu iki tahmin birlikte değerlendirildiğinde Türkiye açısından ortaya çıkabilecek hava tablosunun klasik anlamda “serin ve yağışlı bir sonbahar” olmayabileceğine dikkat çekti. Uzman ismin değerlendirmesine göre Türkiye’de daha çok ılık, nemli ve zaman zaman çok yağışlı bir hava düzeni görülebilir:
“Bu iki tahmini birlikte düşündüğümüzde Türkiye için olası senaryo: Ilık + nemli + zaman zaman çok yağışlı. Yani sıcaklık düşecek ama yağış başlayacak. Bu klasik bir ‘serin ve yağışlı sonbahar’ yerine, daha çok: sıcak, çok sıcak, ani serinleme, kuvvetli yağış ve yeniden ılık şeklinde dalgalanan bir sonbahar olabilir.”
KASIM AYININ İKİNCİ YARISINDA SOĞUK HAVA GİRİŞLERİ OLABİLİR
Sonbaharın ilk bölümünde ekim ayı öne çıkarken, kasım ayının özellikle ikinci yarısı da atmosferik koşullar açısından daha yakından takip edilecek. Güven Özdemir bu döneme ilişkin değerlendirmesinde ise şunları söyledi:
“Kasım konusunda henüz kesin konuşmak için erken. Ama ılık sonbaharın devamı, artan yağış, zaman zaman güçlü soğuk hava girişleri şeklinde olursa özellikle kasımın ikinci yarısını daha dikkatli izlememiz gerekiyor. Çünkü o dönemde El Nino güçlenecek, kuzey yarımkürede kutupsal soğuma artacak, jet akımı daha fazla dalgalanabilecek, denizlerimiz ve özellikle Akdeniz hâlâ sıcak kalacak.”
BU HAFTA HAVA NASIL OLACAK?
İstanbul’da 14-20 Eylül haftasında sıcaklıkların haftanın ilk günlerinde mevsim normallerinin üzerinde veya normallere yakın seyretmesi beklenirken, haftanın ikinci yarısında atmosferik hareketliliğin artması ve serinleme ihtimalinin yükselmesi öngörülüyor.
Güven Özdemir, 14-20 Eylül haftasına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Bu hafta İstanbul açısından önemli değeri taşıyabilecek bir geçiş haftası. Ancak burada önemli bir ayrım yapalım: El Nino’nun kendisini İstanbul’da doğrudan ‘şu gün hava böyle olacak’ şeklinde görmek mümkün değil. El Nino’nun etkisi daha çok atmosferik dolaşım üzerinden, haftalar ve aylar ölçeğinde ortaya çıkıyor. 14-15 Eylül’de sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde veya normallere yakın seyredebilir. 16-17 Eylül’de daha değişken bir atmosfere geçiş ihtimali artıyor. 18-20 Eylül’de ise serinleme ve yer yer yağış ihtimali önceki günlere göre yükseliyor. Ancak şu aşamada kuvvetli ve sürekli bir yağış sisteminin kesin olduğunu söylemek mümkün değil.”
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün mevcut haftalık değerlendirmelerinde de 11-17 Eylül döneminde iç ve batı bölgelerde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesinin beklendiği belirtiliyor. İstanbul'da önümüzdeki haftanın genel karakterini değerlendiren Özdemir, özellikle haftanın ikinci yarısına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Dolayısıyla İstanbul’da haftanın ana karakterini şimdilik; sıcak başlayan, ikinci yarısında atmosferik hareketliliğin ve serinleme ihtimalinin arttığı bir hafta olma ihtimali yüksek görülüyor.”

Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi’nin (ECMWF) 2026/2027 Kış Sezonu Kar Yağışı Tahmini
İLK KAR YAĞIŞI İÇİN GÖZLER SONBAHARIN SONLARINDA
Meteoroloji uzmanlarının dikkat çektiği önemli konulardan biri de sezonun ilk kar yağışının zamanlaması. Daily Mail’de yer alan haberde uzun vadeli tahminlerde kasım ayında Avrupa'nın birçok bölgesinde kar yağışlarının normalin altında kalabileceği öngörülüyor.
Bu durum, kışın bazı bölgelerde geç başlaması ihtimalini gündeme getiriyor. Ancak ‘normalin altında kar yağışı’ ifadesinin yanlış anlaşılmaması gerekiyor. Bu ifade, bir bölgede hiç kar yağmayacağı anlamına gelmiyor. Uzun yıllar ortalamasına göre daha az kar yağması anlamına geliyor.
Örneğin normal şartlarda kış boyunca toplam 100 santimetre kar alan bir bölgede, bu sezon 25-30 santimetre kar yağması durumunda da meteorolojik açıdan ‘mevsim normallerinin altında kar yağışı’ ifadesi kullanılabilir. Dolayısıyla önümüzdeki kış için yapılan değerlendirmelerde esas dikkat çekilen konu, karın tamamen ortadan kalkması değil; kar yağışlarının miktarında ve süresinde azalma ihtimali.
ARALIK AYINDA DA ILIK HAVA ETKİSİ GÖRÜLEBİLİR
Yine aynı haberde Avrupa genelindeki uzun vadeli modellerde aralık ayı için kıtanın büyük bölümünde normalin altında kar yağışı ihtimali öne çıkıyor. Tahminlere göre batı ve güneybatı yönlerinden gelecek hava akımları, kıtaya daha ılık hava taşıyabilir. Bu hava sistemleri aynı zamanda yağış getirse de sıcaklıkların yüksek olması nedeniyle yağışların önemli bölümü kar yerine yağmur şeklinde gerçekleşebilir. Kışın ilerleyen dönemlerinde ise atmosferik sistemlerin nasıl şekilleneceği de büyük önem taşıyor.
Ocak ayına ilişkin mevcut tahminlerde, Avrupa’nın güney kesimlerinde etkili olması beklenen yüksek basınç sisteminin hava sıcaklıklarını ve yağış düzenini etkileme ihtimali üzerinde duruluyor. Şubat ayı ise özellikle önemli. Normal şartlarda Avrupa’nın birçok bölgesinde kış koşullarının güçlü şekilde hissedildiği ve kar yağışlarının arttığı dönemlerden biri olan şubat ayında, yüksek basınç sisteminin uzun süre etkili olması halinde kar yağışlarındaki açık daha belirgin hale gelebilir.
TÜRKİYE’NİN KIŞINDA KRİTİK SORU: YAĞIŞ MI, SICAKLIK MI?
Türkiye’nin önümüzdeki kış döneminde kar yağışı açısından nasıl bir tabloyla karşılaşacağı merak edilirken, özellikle batı bölgelerinde sıcaklık ve yağış koşullarının belirleyici olması bekleniyor. Güven Özdemir, Türkiye’nin kış mevsimine ilişkin değerlendirmesinde, kar yağışını yalnızca El Nino gibi tek bir iklim olayı üzerinden değerlendirmenin doğru olmayacağını belirterek, atmosferde aynı anda etkili olan çok sayıda faktöre dikkat çekti. Özdemir, özellikle batı ve alçak kesimlerde kar yağışı açısından ortalamanın altında bir sezon ihtimalinin bulunduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Kar açısından özellikle batı ve alçak kesimler için riskli, ortalamanın altında bir sezon olabilir diyebiliriz. Çünkü Türkiye’nin kar yağışını belirleyen temel mekanizma El Nino’dan çok daha karmaşık. Sibirya yüksek basıncı, Balkanlar’dan gelecek soğuk hava, İskandinav blokajı, Azor yüksek basıncının konumu, Kuzey Atlantik jet akımı, Akdeniz’deki siklonlar ve Karadeniz’in sıcaklığı birlikte çalışıyor. Özellikle İstanbul, Marmara, Ege ve Batı Karadeniz açısından 850 hPa seviyesinde -5 derece ve altındaki hava kütlesinin Türkiye’ye ulaşması tek başına yeterli olmasa da kar yağışı açısından çok önemli bir faktör.”
TÜRKİYE'NİN KIŞI BÖLGELERE GÖRE FARKLILIK GÖSTERECEK
Güven Özdemir’e göre Türkiye’nin tamamını tek bir kış senaryosu içerisinde değerlendirmek doğru değil. Bölgesel farklılıkların oldukça belirgin olabileceğini ifade eden Özdemir, Türkiye’yi Doğu Anadolu, İç Anadolu ve yüksek kesimler ile Marmara-İstanbul-Ege kıyıları olmak üzere üç farklı bölgesel karakter üzerinden değerlendirdi.
Doğu Anadolu’da yüksek rakım nedeniyle kar potansiyelinin güçlü kalacağını belirten Özdemir, Erzurum, Kars, Ardahan, Ağrı ve Hakkâri gibi illerde kar sezonunun tamamen zayıflamasının daha güçlü sıcaklık anomalileri gerektireceğini söyledi. Özdemir, Doğu Anadolu için şu ifadeleri kullandı:
“Doğu Anadolu açısından ‘karsız kış’ beklemek doğru olmaz. Bölgenin yüksek rakımı nedeniyle sıcaklıklarda yükselme yaşansa bile kar potansiyeli yüksek kalacaktır. Erzurum, Kars, Ardahan, Ağrı ve Hakkâri gibi bölgelerde kar sezonunun tamamen zayıf geçmesi için çok daha güçlü bir sıcaklık anomalisinin ortaya çıkması gerekir. Dolayısıyla doğuda kar yağışının tamamen ortadan kalktığı bir kış senaryosundan söz etmek şu aşamada doğru değil.”
‘İÇ ANADOLU VE YÜKSEK KESİMLERDE NORMALİN BİRAZ ALTINDA BİR KAR İHTİMALİ SÖZ KONUSU OLABİLİR’
İç Anadolu ve yüksek kesimlerde ise normalin biraz altında bir kar ihtimalinin gündeme gelebileceğini belirten Özdemir, buna rağmen birkaç güçlü soğuk hava dalgasının bölgedeki kar yağışını önemli ölçüde artırabileceğini ifade etti:
“İç Anadolu ve yüksek kesimlerde normalin biraz altında bir kar ihtimali söz konusu olabilir. Ancak burada da birkaç güçlü soğuk hava dalgasının tabloyu tamamen değiştirebileceğini unutmamak gerekiyor. Balkanlar veya kuzey sektörlerden gelecek güçlü bir soğuk hava dalgası Ankara, Konya, Eskişehir ve Kayseri gibi kentlerde ciddi kar yağışlarına neden olabilir. Yani sezonun genel ortalaması tek başına belirleyici olmayacak; güçlü sistemlerin ne zaman ve hangi koşullarda geleceği çok daha önemli olacak.”
İSTANBUL VE MARMARA İÇİN DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRME
Kış mevsiminde en hassas bölgelerden birinin Marmara, özellikle de İstanbul ve çevresi olduğunu belirten Güven Özdemir, bu bölgelerde kar yağışının sezon geneline yayılan, uzun süreli ve sık bir karakter göstermesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.
Ancak bunun İstanbul'un kar görmeyeceği anlamına gelmediğinin altını çizen Özdemir, aksine sıcaklıkların uzun süre yüksek seyrettiği dönemlerin ardından kısa süreli ancak çok güçlü soğuk hava dalgalarının etkili olabileceğine dikkat çekti.
“Marmara, İstanbul ve Ege kıyıları bu açıdan daha hassas bölgeler. Kar yağışının sezon geneline yayılmış, uzun süreli ve sık bir şekilde görülmesi beklenmemeli. Fakat bu, İstanbul’un hiç kar görmeyeceği anlamına gelmemelidir. Tam tersine, bazı kışlarda uzun süre ılık hava koşullarının ardından birkaç günlük çok sert bir soğuma yaşanabilir ve bu süreçte kuvvetli kar yağışı görülebilir. Ardından hava yeniden hızla ısınabilir. Dolayısıyla İstanbul açısından kışın karakteri uzun süreli soğuktan ziyade, ılık dönemlerin arasına giren kısa ama etkili soğuk hava dalgaları şeklinde olabilir.”
‘ILIK KIŞ, KARSIZ KIŞ DEMEK DEĞİL’
Güven Özdemir, kış mevsiminin genel sıcaklık ortalamasının yüksek çıkmasının o kış içerisinde kar yağışı yaşanmayacağı anlamına gelmediğini de özellikle vurguladı. Özdemir’e göre Türkiye’de kar yağışı açısından asıl kritik unsur, soğuk hava dalgalarının zamanlaması ve etkili olduğu dönem. Bu noktada önemli bir ayrım yapılması gerektiğini belirten uzman isim, şu değerlendirmede bulundu:
“Burada en önemli vurguyu şu şekilde yapabiliriz: Ilık kış, karsız kış demek değildir. Türkiye’de kar açısından kışın ortalama sıcaklığından ziyade soğuk hava dalgalarının zamanlaması çok önemlidir. Bir kışın genel sıcaklık ortalaması normalin üzerinde çıkabilir ancak o sezon içerisinde birkaç günlük çok güçlü bir soğuk hava dalgası yaşanabilir. Bu kısa süreli sistem, özellikle İstanbul ve Marmara’da kışın en önemli kar olayını meydana getirebilir. Bu nedenle yalnızca sezonun ortalama sıcaklığına bakarak ‘bu kış kar yağmayacak’ şeklinde kesin bir değerlendirme yapmak meteorolojik açıdan doğru olmaz.”











English (US) ·