

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Kanal D dizisi ‘Daha 17’nin çekimleri Bodrum’da devam ediyor. Röportaj için sözleşiyoruz, izin gününde sabah uçağa binip akşam geri dönecek şekilde İstanbul’a geliyor. Not alın, onu birkaç sene sonra daha sık göreceğiz. Sarı saçlarıyla adeta parlıyor. Keskin yüz hatları ve güçlü bir enerjisi var. Oyunculuğa takıntılı. Ata Yaşat’ı yakından tanıyalım...
◊ Bu yaz ekranı etkisi altına alan isimlerden birisin. Çok merak ediliyorsun. Kimsin sen?
Ben Ata. 23 yaşındayım. 30 Ağustos’ta 24 olacağım. Kırklareliliyim ama Ankara’da doğup büyüdüm.
◊ Nasıl bir ailede büyüdün?
Babam diş hekimi, annem memurdu. Bir erkek kardeşim var. Hayatım Ankara’da geçti. Şu anda da Bodrum’dayım.
◊ Oyuncu olmak nereden çıktı?
Çankaya Üniversitesi’nde bilgisayar mühendisliği okuyorum, üçüncü sınıftayım. Geçen seneye kadar da Amerikalı bir yapay zekâ şirketinde bilgisayar mühendisi olarak uzaktan çalışıyordum. Kendime hayatımın böyle ilerlemeyeceğini söyledim. Ve okulu dondurdum, oyunculuk serüvenine tekrardan girdim.
◊ Daha önce de oyunculuk mu yapıyordun?
Kendimi bildim bileli oyuncuydum. Babam 4-5 yaşında beni tiyatroya yazdırdı. Orada Aslan Kral’ın oğlu Simba’yı oynadım. Sonra küçük küçük tiyatrolarda rol aldım. Ardından günlük bir diziye başladım, Ankara’da çekiliyordu, 8 yaşındaydım. Sonra ‘Sadakatsiz’de üç bölüm rol aldım, ‘Alev Alev’de oynadım. Bir yandan da okulu devam ettirmem gerekiyordu, başarılı da bir öğrenciydim. YKS’de kendimce iyi bir puan aldım ve bilgisayar mühendisliğine yerleştim. Ama fark ettim ki hayatım böyle ilerlemeyecek, ilerletemem.

◊ Oyunculuk sevdan ağır bastı yani...
Ben aslında çok delüzyonelim.
◊ O ne demek?
Ben kendimi ful oyunculuğa inandırıyordum. Yani her detayıyla kamera önü, set, sahneler, her şeyi kafamda kurmuştum. Bütün hücrelerimle inanıyordum. Arkadaşlarımla konuşuyor, onları da inandırıyordum. Yani bir anda hayatım çok fazla değişti ama ben zaten içimde bunu yaşıyordum ve arkadaşlarım da “Bunun olacağını biliyorduk” diyor.
◊ Oyunculuktan ne bekliyorsun?
Sonuçta hepimiz bir karakteriz. Ben buraya Ata olarak geldim. Gerçekte canlandırdığım Teoman karakterinin yaptığı şeyleri yapmam. Ama oyuncuyken her şey olabiliyorum, bu beni çok mutlu ediyor. Bundan sonra da oyuncu olarak çok farklı şeyleri deneyimleyeceğimi düşünüyorum. Bakalım hayat bana ne gösterecek.
◊ Senin yaş grubunda birçok yeni oyuncu hayatımıza giriyor. Sence neden seni izleyelim?
Dediğim gibi ben delüzyonelim. Her gece duşa girmeden önce bunların planını kuruyor ve hepsinin olacağını içten içe biliyordum. Kendime çok inandığım için insanların da bana inanacağını düşünüyorum. Bir yandan da oyunculuk konusunda takıntılı olduğumu biliyor ve görüyorum. O yüzden bu konuda belki fark yaratırım.
◊ Oyuncu olarak beğendiğin kimler var?
En son izlediğim Türk dizisi ‘İçerde’ydi ve Aras Bulut İynemli’yle Çağatay Ulusoy’u o dizide çok beğenmiş, hayran kalmıştım. Kıvanç Tatlıtuğ’u çok beğeniyorum. Özellikle Kuzey Tekinoğlu karakteri... Onun yüzünden spora başlamıştım. Bunlar benim hayatımda etkili olan oyuncular. İlerideki hedefim insanların hayatında etkili olacak karakterler canlandırmak.
◊ Seni hiç tanımayan birine kendini anlatmak için bir kelime seçsen ne olurdu?
Pozitif.
◊ Bir hayat motton var mı?
Bir şeyi çok istiyorsan ve olduysa tadını çıkar, keyfine var. Bir şeyi çok istiyorsan ve olmadıysa, süper, demek ki daha iyisi olacak.?

‘Bir dönerciye girdim, fısır fısır konuşmaya başladılar’
◊ Instagram’da ilk dizi başladığında 13 bin olan takipçin bugün 1 milyon… Doğruyu söyle, biraz havalandın mı?
Havalanmadım. Sonuçta insanların sevgisi beni çok mutlu ediyor. Tamam, sosyal medyadaki rakamlar çok güzel, çok keyifli ama sokakta da o sevgiyi görüyorum. Mesela küçük bir çocuk geliyor, sarılıyor, ağlıyor; orada içim gidiyor. Ya da geçen gün bir teyze geldi; “Kavga etme kuzum” dedi, o kadar mutlu oluyorum ki.
◊ Peki, bir şeylerin değiştiğini ve tanındığını ilk nasıl anladın?
İlk bölümden sonra Bodrum’da bir dönerciye girdim, fısır fısır konuşmaya başladılar. ‘Daha 17’ dediklerini duyuyordum. Sonra “Yok, o değildir herhalde” dediler. Teoman kelimesini duydum. Beş dakika sonra fotoğraf çektirmeye geldiler.
◊ Sosyal medyada çok iltifat alıyorsun. En ilginç mesaj neydi?
Bunu Nesrin’le (Cavadzade) konuştuk; “Anama ana diyesin” yazmış biri, o yoruma çok gülmüştük.
◊ Peki, şöhreti sevdin mi?
Sevdim tabii. İnsanların ilgisi ve sevgisini sevmemek ayıp olur zaten.
‘Hayatıma girecek kişiye haksızlık yapmak istemem’
◊ Ekranda sarışın erkek oyuncu çok az, bu sence kariyerini nasıl etkileyecek?
Bence hiç etkilemeyecek çünkü bu tamamen aurayla alakalı.
◊ Sen hep yakışıklı mıydın?
Estağfurullah. Küçüklüğümden beri bir ilgi vardı. O yüzden alışkınım. Sonradan olsaydı beni daha farklı etkileyebilirdi, bunu başka insanlarda gözlemledim.
◊ Hayatında biri var mı?
Yok, tamamen kariyerime odaklıyım. Hayatıma girecek kişiye haksızlık yapmak istemem çünkü onunla ilgilenemem.
◊ ‘Daha 17’de aşkı da görüyoruz. Aşk sana ne ifade ediyor?
Bir anda çok fazla dopamin hissettiriyor. Onu gördüğünde çok mutlu oluyorsun, bunu yaşadığımı sanmışımdır belki ama daha o kadar deneyimlediğimi düşünmüyorum. Hayatımın ilk kısımlarındayım.

◊ Kızlar sana bayılıyor. Nasıl biri ilgini çeker?
Kendi hayalleri, hedefleri olan insanlar ilgimi çekiyor.
◊ Fiziksel bir arayış yok mu?
Yok, aura meselesi, o enerjiyi seviyorum.
‘Dünyanın en sıkıcı şeyi olsa da eğlenmeye odaklanıyorum’
◊ Teoman izleyenleri yaptıklarıyla sinirlendiren bir karakter, sen ilk okuduğunda ne hissettin?
Kötü ama bunun bir altmetni var. Neden kötü, nasıl buralara geldi? Bunlar çok etkiledi. Okurken çoğu yerde gözlerim doldu. Ve iyi ki Teoman olmuşum. Karakterimi oynarken çok hissediyorum, bu da beni çok mutlu ediyor.
◊ Teoman’ın kibrinin ne kadarı sende vardır?
Çok çok çok az… Teoman çok üst perdeden bakıyor. Sürekli burnu havada. Teoman’ın kibrinin yüzde 1’inin bile bende olmamasına uğraşıyorum. Çünkü kibre kapılabileceğimiz bir sektördeyiz.
◊ Teoman’ın sana en benzeyen yanları neler?
Teoman çok eğlenceli. Ben de
bir şeyi yaparken dünyanın en sıkıcı şeyi olsa da eğlenmeye odaklanıyorum.
◊ Onu izlerken biz sinirleniyoruz. Sen oynarken ne düşünüyorsun?
Oynarken değil de okurken “Ya bir dur artık” diyorum ama oynarken karakteri yargılamamam lazım, o yüzden karakterin içindeyken hiç yargılamıyorum. Haklıyım ki bunu yapıyorum diye düşünüyorum.
◊ Canlandırdığın karaktere sosyal medyada yorumlar nasıl?
“Tam nefret ediyoruz, kızıyoruz. Beş dakika sonra Teoman’a üzülüyoruz, beş dakika sonra yine kızıyoruz” diyorlar. Karakterde bir ‘roller coaster’ edası var.
‘Bu diziye seçilmeden önce parmağım koptu’
◊ Senin canlandırdığın karakter gibi travmaların var mı?
Herkesin travmaları vardır ama ben bunları çok fazla duygusallaştırmıyorum. Ders olarak cebimde kalıyor. Bunun ajitasyonunu yapmak da bana güçsüzlük geliyor. Yoksa hepimizin iniş çıkışları oluyor. Mesela bu diziye seçilmeden önce parmağım koptu.
◊ Nasıl parmağın koptu?
Spor yaparken sandalye kırıldı, 40 kilo dambılın altında kaldı. Tamamen koptu. Parçayı yerden aldım, hastaneye gittim.
◊ Ne diyorsun! Sonra ne oldu?
2,5 hafta hastanede kaldım. Doktor “Parmağını yüzde 90 ihtimalle keseceğiz” dedi. Çünkü yeniden dikilmesi için kanama olması gerekiyormuş, genelde de orada kanama olmuyormuş. 2,5 hafta boyunca sürekli acaba ameliyata alacaklar mı diye düşündüm. Çok şükür sonunda parmakta kanama oldu ve dikildi. Ardından bu dizi geldi. O yüzden ne kadar kötü bir şey yaşasam da eninde sonunda güzel şeylerin beni bulacağını düşünüyorum.
‘Hiç zorbalığa uğramadım’
◊ Kötü bir karakteri oynadığın halde, ciddi bir fan kitlen oldu. Kötüyü sevdirmeyi başardın. Nasıl hazırlandın?
Yönetmenlerimiz Emre Hoca (Kabakuşak) ve Neşe Hoca’yla (Kelsoy) zaten çok konuştuk. Ben de çok çalıştım. Sürekli filmler izledim.
◊ Neleri izledin?
‘Otomatik Portakal’ı çok izledim. Oradaki Alex karakterinden etkilendim. ‘Para Avcısı’nda (The Wolf of Wall Street) Leonardo DiCaprio’nun oynadığı karakteri ve Heath Ledger’ın Joker’ini çokça izledim. Notlar aldım, günlük yazmaya başladım. Hatta Ankara’da karakterim Teoman’ın günlüğü var. Çok fazla Teoman’a maruz kaldım, çok fazla kendimi ona maruz bıraktım. İlk set sahnem kral dairesindeki sahneydi, “Topraklarıma hoşgeldiniz” diyordum. “Oyun” dendiği anda bana o zamana kadar çalıştığım Teoman’ın duygularının hepsi tak diye geldi. Dediğin gibi farklı bir karakter ama sağ olsun insanlar sevdi. Çok mutluyum.
◊ Bu karakter içindeki kötüyle yüzleşmeni sağladı mı?
Evet, özellikle sete çıkmadan önce.
◊ Nelerle yüzleştin kendine dair?
Okurken şunu fark ettim; yadırgadığımız şeyler bizim aslında istemeden de yaptığımız şeylermiş. Ve biz kendimiz yaptığımız için hep bir kılıf bulabiliyormuşuz. Ama aslında bunları yapan biziz.
◊ Senin karakterin arkadaşlarını zorbalayabiliyor. Sen hiç akran zorbalığına maruz kaldın mı?
Küçüklüğümden beri farklıydım. Sonuçta sarışın bir çocuğum, ister istemez dikkat çekiyorsun. Belki biraz da o yüzden spora başlamışımdır. Ama hayatımda hiç zorbalığa uğramadım. Çünkü yanımda hep beni seven birileri vardı. Lafla zorbalık yapıldığında da ben hiçbir zaman umursamadım. İnsan kendini bildiğinde etkilenmiyor. Şimdi de farklı yorumlar geldiği oluyor. Gülüp geçiyorum çünkü onlar kötü niyetle yapılan şeyler. Bence onlar da zorbalık.
◊ Peki, sen hiç zorbaladın mı birilerini?
Bilinçli olarak zorbalamamışımdır. Ama istemeden birilerinin illaki kalbini kırmışımdır, herkes gibi.

5 gün önce
43










English (US) ·