Meltem Fıratlı / meltem.firatli@hurriyet.com.tr
Oluşturulma Tarihi: Kasım 23, 2025 07:00
Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde özel bir performansa ev sahipliği yapacak. Performansın çıkış noktasını müzedeki ‘Birlikte/Togæther’ sergisini ziyaret edenlerin şiddet, umut, beden ve güç temalarında yoğunlaşan soruları oluşturuyor.
Eylül ayından bu yana Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde (SSM) Suzanne Lacy’nin ‘Birlikte/Togæther’ sergisi devam ediyor. Toplum odaklı performans sanatının öncülerinden olan sanatçının sergisi sırasında ziyaretçilerin dikkatini çeken ayrıntılardan biri de galerideki bir kutu ve yanındaki boş kâğıtlar. Bu kutu ziyaretçilerin zihinlerinde beliren soruları kâğıda yazıp içine atmaları için konmuştu. İki ayı aşkın bir sürede kutularda 500’e yakın soru birikti. Şiddet, umut, beden ve güç temalarında yoğunlaşan sorular 25 Kasım’da düzenlenen özel bir performansla ortak bir deneyimin parçası olacak. Performans, Kadir Has Üniversitesi Oyunculuk Bölü-
mü’nden dokuz öğrenci tarafından sahnelenecek. Toplanan sorular ilerleyen dönemde müze tarafından kamuya açılacak. ‘Sessiz Sorular’ performansının yönetmenliğini ve tasarımını üstlenen Ayşe Draz sorularımızı yanıtladı.
500’e yakın sorudan bahsediyoruz. Performansın hazırlık sürecinde soruları okumayı bitirdiğinizde sizde bıraktığı duygu, düşünce ne oldu?
Bu soruları okuduğumda, önce hepimizin düşüncelerinde, sessizce aklımızdan geçirip bir türlü dile dökemediğimiz sorularda, yalnız olmadığımızı hissettim. Aynı zamanda, toplumsal yapıların yüzeyinin altında biriken şiddetin hepimizi ne kadar derinden yaraladığını, insanların aslında ne kadar paylaşma ihtiyacı taşıdığını düşündürdü. Kendini ifade edebilmek için güvenli alanlar açıldığında bunun ne kadar güçlü ve iyileştirici bir etki yaratabileceği çok net bir şekilde görünür oldu.
Performansta erkek sanatçılar da var...
Topladığımız sorular yalnızca ‘kadın olmaya’ değil; toplumsal cinsiyetten bağımsız olarak hepimizin içinde olduğu yapılara, emek, aile ilişkileri gibi ortak deneyimlere dair. Aynı sorunun bir kadın tarafından okunmasıyla bir erkek tarafından okunması arasında çok belirgin bir yankı farkı oluşuyor. Çünkü hepimiz ‘söylenenleri’ kendi birikimlerimiz, deneyimlerimiz ve içselleştirdiğimiz toplumsal kodlar üzerinden duyuyoruz. Hem bu farklı yankılara
hem de bu farklı duyma biçimlerine alan açmak, performansın önemli bir boyutuydu. Öte yandan toplumsal cinsiyet sadece kadınların meselesi değil; bu yapıyı oluşturan tüm paydaşların sorumluluğunda olan bir alan.

Tanıklık etmek, bir topluluğun parçası gibi hissetmek ve ortak hafıza oluşturmak neden önemli?
Kadına yönelik şiddet ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği söz konusu olduğunda tanıklık, bence bir empati beklentisinden öte toplumsal bir sorumluluk. Çünkü şiddet yalnızca bireysel hikâyelerde kalmıyor, içinde olduğumuz toplumsal yapılarda tekrar tekrar yeniden üretiliyor. Birlikte tanıklık etmekse bu yapının görünmez katmanlarını açığa çıkarma ve onları sorgulama ihtimalini güçlendiriyor. Ortak bir hafıza oluşturmak da bu yüzden önemli. Sessiz kalan, bastırılan ya da bireysel bir utanç gibi içselleştirilen deneyimlerin kolektif bir alanda yankı bulması iyileştirici ve dönüştürücü bir etkiye sahip. Bu deneyimde benim için esas olan, kimsenin tek başına taşımak zorunda olmadığı bir yükün, sesler ve bedenler aracılığıyla ortak bir alanda paylaşılıp yeniden anlamlandırılabilmesi. Bir topluluğun parçası gibi hissetmek, özellikle böyle kırılgan konularda, yalnız olmadığımızı hatırlatıyor. Hepimizi, bu meselenin sadece kadınların değil, içinde olduğumuz toplumsal ilişkilerin meselesi olduğunu fark etmeye davet ediyor.
Arenada okundu
‘Sessiz Sorular’ için hazırlanan kutu, müzede ‘Kendi Elinle’ adlı performansın video enstalasyonunun gösterildiği bölümde. ‘Kendi Elinle’ (2014-2015) kadınlara yönelik şiddetin sıkı yasal önlemlere rağmen engellenemediği Ekvador’un Kito şehrinde gerçekleştirilen bir toplumsal performans. 10 bini aşkın kadından toplanan mektuplar şehrin boğa arenasında erkek katılımcılar tarafından okunmuştu. Bu performansa 2 bin kişi tanıklık etmişti.

3 ay önce
41










English (US) ·